sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

452 /
clotho clotho
ücret ödediğim alışveriş poşetlerinde market reklamı istemiyorum.

bir poşete ödeme yapıp sonrasında eve kadar marketin reklamını yapmış olmak çok saçma.
eskisindendebeter eskisindendebeter
doymak bilmezcesine burger king, mcdonald's, dominos, kfc, popeyes falan yemek istiyorum. ama jr. burger`ı bile zar zor bitiren ben...


ne bu açlık ya huu (üzgünsurat)
anabacı vokke anabacı vokke
bugüne kadar içime attığım her şey için ağlamak istiyorum. 3 saat kafa sikmeme tahammül edecek kim var bilemiyorum. son 10 senede o kadar çok şeyi içime attım ki...
1
bsrkknn bsrkknn
ben için için, derin derin, usul usul onu düşünürken..
nerede hata yapıyoruz yada daha doğrusu nerede hata yapıyorum?
hayır. asla. bu sefer ben değil.
hep benmişim, her benmişim, hiç benmişim.
üstüme düşenleri sindirdim, kabul ettim. her kabul ettiğimde, kabul edişlerimle cezalandırıldım.
neydi sorun?
tepkilerim, bağrışlarım, ısrarlarım, hüzünlerim, dertlerim, varlığım.
o kadar çok ben var ki şu dört duvar içerisinde, kendimi sığdıramadım.
kaybolan neydi bizde?
neyi kaybettik?
aşk?
sevgi?
saygı?
dur ben söyleyeyim.
aşkı çoktan geçtim ben, sevgi.
aşk belli süreden sonra sevgiye dönüşüyormuş bana öyle söylediler.
o zaman sevgidir.
çünküleri kusmak istemem buralara. herkes bir pay biçer kendi heybesindekilerle.
yine neyse. kocamanından.
yokluğumu bir gün yaşayacaksın genç adam, o zaman anlasan da neyleyeyim.. öptüm.
pennsatucky pennsatucky
çileğin; tipine, rengine, renk ahengine bakınca uber tadı varmış gibi geliyor, onu hevesle alıyorum ama yediğim zaman bir hüsran, bir hayal kırıklığı... çilek bir niteliksizliğe tabi tutulmuş. dünyanın en lezzetli? denilen çileğinde bile bir lezzetsizlik tadacağımdır. bir eksiklik hali var. rabbimin zoruna gitmesin ama olmamış... bilemiyorum... karpuz öyle değil misal, benzer renklere sahip üstelik. karpuz denildiğinde bile insanın ağzı sulanıyor. kelek mi çıkıyor, her şeye rağmen yine gidip alırım. 5 kere mi kelek çıktı, gider 6.yı alırım. tadı çürükçe gelen çilek için "hmm bu iyi değilmiş, bir daha alayım." demem. hatta "o tipi" beni tekrar yanılgıya düşürene kadar uzunca bir süre almam. çünkü içten içe bilirim ki tatmin edici bir tadı yok. tipiyle uyumsuz... öyle işte, çilek beni üzüyor...
haklisin haklisin
bütün gemileri yaktım iki gün önce. arkama bakmamaya çalışıyorum. i̇çimde az pişmanlıkla beraber kararlılıkla da ileriye doğru yürümek istiyorum. ama biri gelirde geriye bak derse hepten çökeceğim..
arthurdentintr arthurdentintr
okulumu bir sene daha uzattım, bu beni derinden sarstı. sanki hayatımdaki her şey artık bana acı veriyor gibi hissediyorum. sıradaki basamakta bakalım karşıma ne çıkacak..
antikavazo antikavazo
az önce sosyal medyada gezinirken, üniversiteden tanıdığım ne kadar "mal" varsa, hepsinin akademisyenlik yolunda doğudaki üniversitelerde devam ettikleri gerçeğiyle yüzleştim. sınavları ortalamayla geçen, daha kendi meramını dile getiremeyen hıyarlar bildiğin meslek adamı yetiştirecek öyle mi? hiç sanmıyorum.
böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
belki de ilk kez bu kadar içimden gelerek yazıyorum buraya.

cevap verdi!
özrümü kabul etti!

hayatta yaşıyoruz ve süregelen bu zamanda hayatımızdan geçen insanların isteyerek veya istemeyerek kalbini kırıyoruz. kimileri kalıyor, kimileri ise gidiyor. çocukluk mu, cahillik mi, sadece o zamanın şartları onu gerektirdiği için mi bilmiyorum. ama çok kalbini kırdığımı biliyorum. kalbinin üzerinde tepinip kırdığımı yani...o naif, beni büyük bir hassasiyetle sevip bekleyen bir adamın gururunu parça pinçik ettiğim için çok üzgünüm. bunu geri alamam, o zamanı geri getiremem ama sanırım düzeltebilirim. bu saatten sonra iki eski dost gibi bir kaç saat bir şeyler içip "ne güzel günlerdi" deyip laflayabiliriz sadece. belki bu bile olmasa en azından bir kaç günlüğüne aynı ülke sınırları içinde olup onunla aynı yerin havasını solumak bile iyi gelebilir kendimi affetmek için.

hayat bizi yanyana olur da getirirse yüzüne nasıl bakabilirim bilmiyorum ama, en azından çok üzgün olduğumu görüp mahcupluğumu hissetse bile yeter.
eski sevdiğim, eski dostum, başka diyarların adamı, çok özür dilerim...

kadere inanmazdım ama inanmış gibi yapardım, "kader bizi olur da bir gün bir araya getirirse..." diye başlardın ya cümleye, kader bizi iki sevgili gibi bir araya getirmeyecek belki ama , yine de bir kaç saat benimle konuşacağını bilmek...

dört gözle, inan ki dört gözle! bekliyorum ülkene gelmeyi!
harmonai harmonai
doğa, sessizlik bunlar benim tatil anlayışıma pek uymuyordu ama tam da bu şekilde harika bir hafta sonu geçirdim. ön yargı cidden kişinin kendini kısıtladığı bir prangaymış. en son ne zaman bu kadar güldüğümü,üç dört saatlik uykuya rağmen ne zaman bu kadar dinç hissettiğimi hatırlamıyorum. keyfimi uzunca bir süre kimse bozamaz.
isveç norveç danimarka isveç norveç danimarka
toplantılarda çıkıp ben şunu şunu yaptım şovu yapmadığım için geri bildirim aldım bugün.

bundan sonra yerden kalem alsam söyleyeceğim toplantıda. nedir bu şov görme isteği anlamıyorum!!
3
452 /