sözlükçülerin eften püften başarıları

58 /
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
yeni evlendiğim zamanlar kayınpederde misafirliğe geldim. bunların kendi kendine kilitlenen ve neden olduğunu çözemedikleri bir mutfak kapısı var. anahtarı kapı arkasında kaldığı zaman kapandığında kendi kendine kilitleniyor. sebebini çözemedik.

baktım evde bir panik havası. yine anahtar üzerinde kapı kilitlenmiş. kayınçolar tornavidayla, bıçakla falan kanırtıyorlar. kayınpedere yalakalık yapmak için "açılın ben doktorum" hesabı olaya dahil oldum.

kayınçolara bir gazete getirmelerini söyledim. ambele olmuş gibi suratıma baktılar ama getirdiler. gazeteyi kapının altina sürdüm. anahtar deliğinden arkada kalan anahtarı hafifçe ittirdim. gazetenin üstüne düşünce çekip aldığım anahtar marifetiyle muzaffer bir komutan edasıyla kapıyı sakince açtım. kayınpederin gözünde acayip prim yapmıştım.
biradetbeyfendi biradetbeyfendi
starbuck'takinden daha güzel white chocolate mocha yapabiliyorum. ofiste de bunu yapmaya başladım epey müptelası oldu.

buna bir de cookie kurabiyesini ekledim bu ay. 2 deneme de başarılı oldu.
fırında pişerken gelen o koku muhteşem bir duyguymuş ama söylemeden geçemem. terapi gibi bir şey.
daha eften püften ne olabilir düşünüyorum aklıma gelirse yaparım.

tarifleri merak eden olursa aşağıya bırakıyorum.





mei kusakabe mei kusakabe
efteni püfteni bile yok. o kadar vasat bir insanım. hatta geçen gün sözlükte "yazık acıyorum sana, elimde değil mei hanım, bi de boğaziçi bitirmişsin senin emsallerin holding yönetiyor" şeklinde acıdılar bana. bir kez daha örselendim. haksız da sayılmaz gerçi. düşük iq belirtisi her türlü vasatlığın müptelasıyım neticede.
randolph carter randolph carter
lisedeyken karikatür yarışmasına katılıp "özendirme ödülü" diye acayip bir şey almıştım.

normalde dereceye girenlere para ödülü veriyorlardı. bana vermediler. "eh işte yapmışsın bir şeyler" minvalinde bir plaket verdiler. bir de belediye başkanı dereceye giren herkesi kebapçıya götürmüştü, ona hesap ödemedim. başarımın tek ödülü buydu yani.
sona sona
ilkokulda bütün hızlı okuma yarışlarını ben kazanırdım. öğretmen de bana kırmızı kalem, kurşun kalem alırdı ödül olarak.
purge me purge me
mahalle ve toplum baskısı yüzünden abazanlığını gizleme refleksi geliştirerek büyümüş, bunu bir savunma mekanizması yapmış hanımları kolayca algılayıp sikebiliyorum. ama artık bunu yapmayacağım çünkü insanlar birbirini sikmemeli. yaşlandım ve olgunlaştım.

yine de not: abazan olan onlar değil de sizmişsiniz gibi davranırsanız, vicdanen rahatlayıp, kendilerini aşina oldukları ahlak çemberinin dışına çıkarmadan sizin tarafınızdan yoldan çıkarılmış hissediyorlar ve bu günah için suçu size atarak daha kolay açıyorlar bacakları. çünkü onlara 5 yaşından itibaren, kadının cinsel arzularını toplum içinde dile getirmesinin hafifmeşreplik olduğu öğretildi. olay bu kadar basit. suistimal etmeyin. dozunda sikişin lütfen. teşekkürler.
caracal34 caracal34
cumhuriyetin 75. yıl kutlamalarında ilçede koşuya katılıp 3. olmuştum. ilk üç kişi platformuna çıkmıştım. kaymakam gömlek hediye ettiydi.
delikadirulen delikadirulen
lisede okul futbol takımında defans oyuncusuydum. defansın arkasına atılan topta rakip oyuncudan hızlı davrandım ama bir an ne yapacağımı şaşırıp kornere göndereyim derken önümde seken topu ceza sahası dışından kendi kaleme gönderdim. namussuz ayağıma nasıl da güzel oturdu. sezonun en güzel golüydü yemin ederim.
en tipsiz ördek yavrusu en tipsiz ördek yavrusu
ilk girişte oks'yi, üniversiteye giriş sınavını, kpss'yi, iş güvenliği uzmanlığı sınavını, ekys'yi kazanma. ilk yüksek lisans başvuruma kabul edilme. lisedeyken gençler de türkiye kickboks üçüncüsü olma, üniversite okurken büyüklerde samsun şampiyonu olma. her vatandaş gibi satranç ve kompozisyon yazmada minnoş dereceler. başka da başarı diyebileceğim bir şey yok :/
lakatos10 lakatos10
batıdaki küçük bir şehrin boks makinesi rekoru "şahsıma" ait. makinenin ordan araçla geçsem dahi şöyle bir yavaşlayıp rekoru geçen var mı yok mu kontrol ediyorum.
nattevagten nattevagten
artık nasıl başardıysam ters doğmuşum.
kuzenlerim, 'dünyaya geldiği günden beri kendi ayaklarının üstünde duran adam.' esprisi yapıyorlar bu yüzden.
3
58 /