sözlüklerde fakir edebiyatının sevilmesi

purge me purge me
tencerede daş kaynattım türünde ajitasyon içerikli girilerin veya öğrencilik anılarının sempati ile karşılanması durumu.
a sami bayraklı a sami bayraklı
ülke insanı olarak seviyoruz. koskoca bir millet zenginin allah belasını verse de dersini alsa diye bekliyor. sevilen zengin sayılıdır. çok mal haramsız olmaz bile demişiz zengini yermek için oysa yarımızın baksak geçmişinde parayı karı kıza yediren bir dede var. bende var yani dedemin babası, adaşım. köyü satmış oturak aleminde yemiş. helali hoş olsun. canı sağolsun cennet mekan.

geçenlerde hayata dair iç burkan anılar mı ne öyle bi başlık denk geldi, en beğenilen girilere göz attım, ilk sayfanın neredeyse hepsinde yoldan geçerken görülen zengin hayat vs fakirlik teması vardı. şu an tamamen sıkıyorum tabi gidip bakıp gelip yoo öyle şeyler yok demeyin de, genel olay işte burnu akan mendil satan fakir çocuk vs cafede oturup makarnaya dünyanın parasını bayılan insanlar. aşamıyoruz, seviyoruz. bu yeşilçam düzeyinde romantizm beni boğuyor boğuyor boğuyor duvara atıyor artık. gerçeklerle yaşamayı öğrenmemiz lazım. neyse sonu yok bağlayamadım. ilk paragraftan ikinciye geçişi de yapamadım zaten. öyle ortaya karışık olsun bu sefer de. görüşürüz.
10
acarabi acarabi
ülke insanlarımın çoğunluğu zengin olsa buralarda zengin edebiyatı yapardık diyemiyorum çünkü, bizler de zengin sayılabileceğimiz için sanırım bu yorumları belki de yapmıyor olurduk.
zaten eski zamanların ağlak ve ajitasyonun dibine vuran fakirlik edebiyatları pek paralanmıyor eskisi gibi.