sözlükte kadın olduğunu belirtme hastalığı

norsk
bu sözlükte son zamanlarda prim yapmanın başka bir yolu. mesaj kutunuzun kibar konuşan erkeklerle dolmasının sizin hayatınıza nasıl bir pozitiflik kattığını çözemiyorum.mesaj atan hemcinslerimi de.belki "verir" umudu hepinizin içinde olan bir umuttur ergenliğe atılan ilk adımdan bu yana.ama sözlükte görmediğin insandan da medet umulmaz ki amk.

örnek entariye şöyle bir göz atalım:

"bir kadın olarak hayvan haklarını destekliyorum"

-yani hayvan haklarını desteklemenin kadın olup olmamakla ne alakası var anlayamadım.neden burada takılıyorsunuz onu da çözebilmiş değilim,sizin kafanızdakiler için connected2,ribony tarzı bilimum yer var.

hülasa,beni aşırı derece rahatsız etmektesiniz.


edit:zorumuza mı gitmiş miş,cinsiyetçilik yapıyormuşuz :d şu erkekleri öyle kıskanıyorsunuz ki toplumsal hayatta,değer görmek için birer cinsel obje olmaya dünden razısınız.
poseidoneo
sözlükteki temel problemlerden biri olduğunu düşündüğüm hede. son zamanlarda benimde çok dikkatimi çekti ama sessiz kalmayı tercih ettim. bir şey söylesek feminist tayfa "huaaa cinsiyetçi, pis seksist" diyerek yaftalayacak ve ben hiç bu yellozlarla uğraşamayacaktım. ama burada bir kardeşimiz konuya girmişken sessiz kalmak bu şekilde düşünenlere yakışmaz. valla istersen 4 memen olsun ve ırkın "elf" olsun zerre umrumda değilsin ki; elflere karşı inanılmaz bir zaafım var.

her fırsatta kadın olduğunu belirterek, ülkenin abaza kesimine hitap ettiğinin farkında olduğunu biliyorum. bizim ülkede "karı karı karı" diye anıran büyük oranlı bir kitlenin peşinde dolaşması sana nasıl bir haz veriyor ondan da emin değilim. fakat sen bu kadar alakasız yerlerde, "kadınım ben kadınım" diye bağırdığında "aha geldi yollu" diyorum aklında olsun. anlıyorum prim yapmak istiyorsun ama rahatsız oluyorum değerli sürtük!

ben her yerde "erkeğim lan! erkeğim been!" diye bağırıyor muyum?
tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni
maalesef yapmak zorunda kaldığım olay. başlarda bir süre belirtmedim ama sözlüğümüzün yalnız, ateşli ve ilgiye muhtaç kadınları mesaj kutumu doldurmaya başladı.

"ayyy yazılarınız çok güzel",
"ayy yazdığınız her şey mi komik olur ahahaha"
"ayyy bence sözlükteki en iyi yazar sizsiniz. ben seni acayip merak ediyorum fotoğrafını atsana."
"ya ahahaha bu nasıl kafa ya, facebook var mı? (kafadan facebooka nasıl geçti bilmiyorum)"
"yalnız yaşını cidden merak ettim, buradaki çoğunluk gibi liseli değilsin bence."
"sizin yerinizde olsam burada 1 dakika durmam ekşiye giderim, ben de orada yazıyorum, baya da popüler olursunuz orada."
"ya günlük seni okumak için giriyorum biliyor musun ahahah."

yav bi susun dedim artık herkese ayrı ayrı kadın olduğumu belirtmektense yazılarımın içinde belirtmeyi tercih ettim. hiç değilse erkekler yazsın o benim için daha ilgi çekici.

haa kadın olduğumu belirtene kadar 11 takipçim vardı şimdi 73 ahaksdbjbljb
4
kahlolası frıda
nick ortada, profil fotoğrafı ortada bam bam bam. gerenk yok böyle hastalıklı triplere. millet girilerini stalklıcak da, yazdıklarında senin gizlediğin üç beş detayla kadın yazar olduğunu anlayacak da, sana meşaz atacak da. uf çok sıkıcısınız. ben burkina faso'da bu kadar sıkılmıyorum.
leonardo da dinci
o bu sözlük için geçerli değil sanırım. kabak gibi profil fotosuna dişi sinek bile koysan anlaşılır cinsiyetin.

bu durum ekşi gibi kimin ne olduğu belli olmayan yerlerde olur. bir kadın olarak filan. ne gerek varsa artık.
kahvefincanı
arkadaşlar kesinlikle kadın değilim hatta bir çok insana göre adamın dibi bazılarına göre adinin önde gideniyim farketmez düz kontak erkeğim ve en önemlisi kadınlar gibi birini severken diğerine trip atıp öbürünü heveslendirmem sevdim mi tam severim
bizde aşk present perfect tense dir ya kendisi devam eder (bkz: have)
yada perfect past tensedir etkisi devam eder (bkz: had)
sonuç olarak sevdiğini üzmeyeceksin senle yada sensiz mutluluğunu isteyeceksin birde şu tiplere gıcık oluyorum dün hayatımın kadını dediğine 2 gün sonra ayrılınca yada kız yüz vermeyince hayat kadını diyor ulan severken aklın nerdeydi
sonuç olarak adam gibi sevin sevilin başkasının sevgilerine de mani tuz biber olmayın kadınlar kadınlığını adamlar adamlığını bilsin
biliyorum sen de mi diyeceksin
hastalık değil gereklilik. aksi halde kime yürümen gerektiğini nereden bilecen? kimi favoriye alacağını, kimin favorisine teşekkür edip oluşacak kıvılcımdan sentetik ateşler umacağını nasıl anlayacan?

anlayamazsınız. kadın rengini belli edecek. edecek ki delikanlılar karanlıkta birbirini parmaklamasın.
instela nın şeyda sı
ne oldu? zorunuza mı gitti? size kalsa, kadın baskılansın; cinsiyetini gizlesin; pasif olsun değil mi? siz eril eril yazılar yazıp cinsiyetinizi bas bas bağırırken, kadın köşesine çekilsin, saklansın istiyorsununuz; ama boşuna. meydan, size kalmadı diye mi kabullenemiyorsunuz? o halde kabullenseniz iyi edersiniz. biz, saklanmayacağız. meydanı, size bırakmayacağız. siz ataerkilce yazarsanız, biz de böyle gösteririz size gününüzü. yok öyle istediğiniz gibi at koşturmak. instela'da yazmak, bizim de hakkımız. burası sadece erkeklerin değil. sadece erkekler yazsın diye yapıldı da bizim mi haberimiz yok? bu cinsiyetçiliğinizi aşsanız iyi edersiniz.

dipnot: erkek olduğu halde cinsiyetçi olmayan yazarlar da var. onlar, üzerine alınmasın.
confessions
bazen neremizle güleceğimizi karıştırdığımız durumlara yol açıyorlar, bu bağyanlar.
örn; konu bir yemek...
biz kadınız, kadın eli değmesi vb gerekçelerle daha iyi yaparız demelerine gülüyorum.
kalkıp " a'be güzelim, dünyanın en iyi aşçıları neden kadınlardan olmuyor?" diyemiyoruz.
öyle ya... o zaman neden en büyük aşçılar kestirip kadın olmuyor? mesela; bülent ersoy kestirdiği halde olamadı di mi ama yeaaa.
onlara böyle desek, mutfak işini onlara kitlediğimiz belli olacak.
bu yazar kardeşimiz evli ise ""hııı demek öyleymiş."" diye elinden kepçeyi kocanın kafasına yavaşça(!) bırakıp "bundan sonra mutfak işi senin diyecek" biz de adamcağızın vebalini alacağız.
hem dışarda çalış, stres trafik çilesi ile eve gelip yemek mi hazırlayacağız? bu kadar dert az geliyor bir de ne pişireceğim, evde ne eksik, alışveriş listesi ile mi uğraşacağım? akşam yatağa yattığımızda halimiz kalmaz. alimallah, dükkan tadilat dolayısıyla kapalı diyen iç çamaşırı (iç çamaşırı alıp şişli de t-shirt üzerine yazı baskı yapan o birine yazdırmıştım)) giyip de mi yatalım?
hasan hüseyin oturup rakı masası kurduğumuzda fener beşiktaş galatasaray siyaset politika ekonomi karı kız muhabbetleri az geliyor bir de "ahmet bu ezmeyi nasıl yaptın? abi ya dün bulaşık yıkıyordum en sevdiğim fincan takımımı kırdım? benim karı acılı sevmiyor, dün yemekten sonra suratını astı, hüseyin o dolma içi tarifini versene, yok abi ya ben fairy deterjan kullanıyorum, ellerim bulaşık sonrası çok kuruyor vs." muhabbeti mi yapalım?
bunlar yetmez gibi bir de karıcığım benim yemeklerim mi güzel babanın yemekleri mi güzel diye soralım?

eşimin yaptığı yemeklerin %90 kısmını beğenmiyorum.
ama her seferinde teşekkür ediyor harika olmuş diyorum. bu onun iyi yemek yaptığı anlamına mı gelir?
avrat
çıkarıp masaya vuracağım haberleri yok gariplerimin.

"hıhı. haklısınız avrat hanım ama yazdığınız konuyu bir de şöyle ele alalım... ya bura kastı dimi?"