sözlükte kadın olduğunu belirtme hastalığı

tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni tekel savaşçısı ahmet abinin yeğeni
maalesef yapmak zorunda kaldığım olay. başlarda bir süre belirtmedim ama sözlüğümüzün yalnız, ateşli ve ilgiye muhtaç kadınları mesaj kutumu doldurmaya başladı.

"ayyy yazılarınız çok güzel",
"ayy yazdığınız her şey mi komik olur ahahaha"
"ayyy bence sözlükteki en iyi yazar sizsiniz. ben seni acayip merak ediyorum fotoğrafını atsana."
"ya ahahaha bu nasıl kafa ya, facebook var mı? (kafadan facebooka nasıl geçti bilmiyorum)"
"yalnız yaşını cidden merak ettim, buradaki çoğunluk gibi liseli değilsin bence."
"sizin yerinizde olsam burada 1 dakika durmam ekşiye giderim, ben de orada yazıyorum, baya da popüler olursunuz orada."
"ya günlük seni okumak için giriyorum biliyor musun ahahah."

yav bi susun dedim artık herkese ayrı ayrı kadın olduğumu belirtmektense yazılarımın içinde belirtmeyi tercih ettim. hiç değilse erkekler yazsın o benim için daha ilgi çekici.

haa kadın olduğumu belirtene kadar 11 takipçim vardı şimdi 73 ahaksdbjbljb
1
leonardo da dinci leonardo da dinci
o bu sözlük için geçerli değil sanırım. kabak gibi profil fotosuna dişi sinek bile koysan anlaşılır cinsiyetin.

bu durum ekşi gibi kimin ne olduğu belli olmayan yerlerde olur. bir kadın olarak filan. ne gerek varsa artık.
confessions confessions
bazen neremizle güleceğimizi karıştırdığımız durumlara yol açıyorlar, bu bağyanlar.
örn; konu bir yemek...
biz kadınız, kadın eli değmesi vb gerekçelerle daha iyi yaparız demelerine gülüyorum.
kalkıp " a'be güzelim, dünyanın en iyi aşçıları neden kadınlardan olmuyor?" diyemiyoruz.
öyle ya... o zaman neden en büyük aşçılar kestirip kadın olmuyor? mesela; bülent ersoy kestirdiği halde olamadı di mi ama yeaaa.
onlara böyle desek, mutfak işini onlara kitlediğimiz belli olacak.
bu yazar kardeşimiz evli ise ""hııı demek öyleymiş."" diye elinden kepçeyi kocanın kafasına yavaşça(!) bırakıp "bundan sonra mutfak işi senin diyecek" biz de adamcağızın vebalini alacağız.
hem dışarda çalış, stres trafik çilesi ile eve gelip yemek mi hazırlayacağız? bu kadar dert az geliyor bir de ne pişireceğim, evde ne eksik, alışveriş listesi ile mi uğraşacağım? akşam yatağa yattığımızda halimiz kalmaz. alimallah, dükkan tadilat dolayısıyla kapalı diyen iç çamaşırı (iç çamaşırı alıp şişli de t-shirt üzerine yazı baskı yapan o birine yazdırmıştım)) giyip de mi yatalım?
hasan hüseyin oturup rakı masası kurduğumuzda fener beşiktaş galatasaray siyaset politika ekonomi karı kız muhabbetleri az geliyor bir de "ahmet bu ezmeyi nasıl yaptın? abi ya dün bulaşık yıkıyordum en sevdiğim fincan takımımı kırdım? benim karı acılı sevmiyor, dün yemekten sonra suratını astı, hüseyin o dolma içi tarifini versene, yok abi ya ben fairy deterjan kullanıyorum, ellerim bulaşık sonrası çok kuruyor vs." muhabbeti mi yapalım?
bunlar yetmez gibi bir de karıcığım benim yemeklerim mi güzel babanın yemekleri mi güzel diye soralım?

eşimin yaptığı yemeklerin %90 kısmını beğenmiyorum.
ama her seferinde teşekkür ediyor harika olmuş diyorum. bu onun iyi yemek yaptığı anlamına mı gelir?
avrat avrat
çıkarıp masaya vuracağım haberleri yok gariplerimin.

"hıhı. haklısınız avrat hanım ama yazdığınız konuyu bir de şöyle ele alalım... ya bura kastı dimi?"