sri nisargadatta maharaj

fucar fucar
aydınlanmak için kendi içine bak diyen bilgelerden biri.

bilincin sonsuzluğunda bir ışık belirir, minicik bir nokta halinde,
bir kağıt üzerine yazı yazan bir kalemin sivri ucu gibi hızla hareket ederek
şekiller, düşünceler ve duygular, kavramlar ve fikirler çizer.
iz bırakan mürekkep, bellektir.
siz o küçük noktasınız. ve sizin devinimlerinizle dünya her an yeniden yaratılır.
devinmeyi kesin, dünya da olmayacak.
içinize bakın, göreceksiniz ki o ışık noktası, muazzam ışığın bedende "ben-im" duygusu halindeki yansımasıdır. sadece ışık vardır. diğer her şey görünümdür.
yaşlı timsah yaşlı timsah
sen kimsin sorusuna cevap arayan filozof.

bir röportajından ben o'yum adlı kitap ortaya çıkmış ve dünyada milyonlara ulaşmıştır.

gazeteci sorduğu sorularda şeytanın avukatlığı yapmıştır.
ve büyük düşün ustası maharaj bütün soruları resmen satranç oynar gibi cevaplamış.
zeka ve ruh iç içe girmiş.

okunması tavsiye edilen değerli bir eserdir ben o'yum.
anime anime
"gerçek bir arayış içinde olan kişi, kendisini arayan kişidir.

biri dışında tüm sorulardan vazgeç: ben kimim? her şeyden sonra emin olduğun tek gerçek senin var olduğundur. 'ben' kesindir. 'ben buyum' ise değildir. gerçekte ne olduğunu bilmek için uğraş.

ne olduğunu bilmek için ise önce ne olmadığını araştırıp bilmelisin.

sen olmayan her şeyi -bedeni, duyguları, düşünceleri, zamanı, uzayı, şunu ya da bunu- somut ya da soyut, sen olarak algılayabileceğin her şeyi keşfet. algılama fiilinin kendisi, senin algıladığın şey olmadığını gösterir.

akli düzeyde, ancak negatif (sen olmayan) terimlerle tarif edilebileceğini ne denli açık ve kesin bir biçimde anlarsan, arayışın da o denli çabuk sona erer ve sınırsız varlık olduğunu idrak edersin."

- sri nisargadatta maharaj, ben o'yum.
lanetlizeynep lanetlizeynep
dünyanızın zihninizden bağımsız olduğunda ısrar ediyorsunuz. bu nasıl olabilir? başka insanların zihinlerini bilme arzunuz, kendi zihninizi bilmeyişinizden dolayıdır. önce kendi zihninizi bilin, o zaman başka zihinler sorusunun ortaya çıkmadığını fark edeceksiniz; çünkü başka insanlar yoktur. siz ortak faktörsünüz, zihinler arasındaki tek bağlantı sizsiniz. sözünün sahibi hintli filozof'tur.
pan57 pan57
''her şeyi olmasını istediğiniz gibi değil, olduğu gibi görmeye çalışın'' buradan var olan, olmuş ve olacak her yere gidilir. platonun mağarasından ilk adımı atmakla başlar her şey. her şey böyle başlar.
ctrl x ctrl x
ziyaretine gelenlerin ona sorduğu soruların kayıtlarından oluşan bir kitabı var. kitabın adı
ben o'yum, akaşa yayınları. kitap 101 adet soru cevap şeklindeki kayıtların daktilosu.
kimi zaman tekrarlara gelse de varlık-yokluk, ben kimim? gibi soruların muhatabı olarak
verdiği cevapları barındırıyor.
---

...
soran: herkes kutsal metinlerden sözler aktarıyor.
mahara: sadece kutsal metinleri bilenler hiç bir şey bilmezler. bilmek olmaktir. ben neden söz ettiğimi biliyorum; bu okunanlardan ve söylenenlerden alıntı değildir.

---

soran: doğru yanıtı nasıl alabilirim?
mağara: doğru bir soru sorarak. bunu sözel olarak değil, ışınınıza göre yaşamaya cüret ederek yapabilirsiniz. gerçek uğruna ölmeye gönüllü olan bir insan onu elde edecektir.

---

soran: bütün bilmek istediğim, dünyanın dertleri ile nasıl başa çıkabileceğimizdir.
mahatma: siz onları kendi arzu ve korkularınızla yarattınız, siz onlarla başa çıkın. hepsi kendi gerçek varlığınızı unutmuş olmanızdan dolayı vardır. perdedeki filme gerçeklik verdiğinizden, oradaki seviyor, onlar için acı çekiyor ve onları kurtarmaya çalışıyorsunuz. bu yüzden işe kendinizle başlamalısınız. bunun başka yolu yoktur.

---

maharaj: ... hayat -ki kişi onun bir ifadesidir- kişiye rehberlik edecektir. kişinin sadece gerçeğin bir gölgesi olduğunu, ama gerçeğin kendisi olmadığını bir kez idrak ettiğinizde, üzülüp endişelenmeyi bırakırsınız...

---

soran: kuşkusuz, herkes huzuru hak eder.
maharaj: onu ancak huzuru bozmayanlar hak eder.
soran:ben huzuru nasıl bozuyorum?
maharaj: arzularınızın ve korkularınızın kölesi olarak.
ctrl x ctrl x
...
soran: ben başkalarını hoşnut etmekten değil, başkalarına yardım etmekten bahsediyorum.

maharaj: yapılmaya değer tek yardım, yardıma muhtaçlıktan kurtulmayı sağlamaktır. tekrarlanan yardım asla yardım değildir. siz o insanı tüm yardım ihtiyacının ötesine geçiremedikçe, bir başkasının yardımdan söz etmeyin.
...
ctrl x ctrl x
...
maharaj: benim grum, "insan yiyecek, giyecek, barınak, bilgi, sevgi verebilir, ama en büyük armağan aydınlanma müjdesidir" deri. haklısınız, aydınlanma en yüksek hayırdır. bir kez ona kavuştuğumuzda, onu sizden kimse alamaz.

soran: batı'da böyle konuşacak olsanız insanlar sizi deli sayarlar.

maraj: elbette öyle sayarlardı! cahil insanlara göre, onların anlayamadıkları her şey deliliktir. ne olur ki? bırakın onlar oldukları gibi olsunlar. benim olduğum gibi olmam benim liyâkatim değil, onların oldukları gibi olmaları da onların kusurları değil. en yüce gerçek kendisinin sayısız biçimde tezahür ettirir. onun isimleri ve şekilleri sonsuz sayıdadır. her şey aynı okyanustan çıkar ve yine orada birleşik bir olur; her şeyin kaynağı birdir. nedenler ve sonuçlar aramak zihnin meşgalesidir, olan sevilmeye değerdir. sevgi bir sonuç değil var'lığın zeminidir. her nereye gitseniz, orada var'lık, bilinç ve sevgi bulacaksınız. öyleyse neden tercihler yapmalı?
...
ctrl x ctrl x
insanların acı çektiklerini görüyorsunuz ve onlara elinizden gelen en iyi şekilde yardım etmeye çalışıyorsunuz. yanıt çok açıktır - önce kendinizi yardım ihtiyacının ötesine koyun. maksadınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce.

sri nisargadatta maharaj - ben o'yum