instela yazarlarının itirafları

elaine marie elaine marie
dün iş yerinde mesaiye kaldım sözlük. gece on bire kadar başımı kaldırmadım desem yeridir.

temizlik yapan abla da oğlunu beklemek için kalmış. sonuçta yapmak zorunda değil, iş saati bitmiş ama çalışıyorum diye bana kahve ve atıştırmalık bir şeyler getirdi. zahmet etme abla desem de dinlemedi.

bugün de işe giderken yaş pasta aldım. öğle arasında hatice ablayı çağırdım birlikte yiyelim diye. kadın nasıl mutlu oldu. bundan sonra haftanın birkaç günü ablayla yemek yicem, sohbeti de pek tatlıymış. iş sayesinde bir güzel insanla daha tanıştım. mutlu hissettiğim nadir günlerdendi bugün.
5

14 mart tıp bayramı

mutluluk perisi mutluluk perisi
aziz nesin, madımak katliamından neredeyse ölmek üzereyken cama yanaşan bir itfaiye merdiveninden inerek kurtuldum sandı, aşağı indiğinde "asıl öldürülecek hayvan burada!" diye biri tarafından kalabalığın önüne itildi. kalabalıktan ambulansa getirildiğinde doktor önlüğünü kendisine verip "önlüğü giyerseniz doktor olduğunuzu sanırlar, sizi tanımazlar" dedi ve onu öldürülmekten kurtardı. bu önlük hâlen nesin köyündeki odasında is lekeli, yanık ve yırtık tişörtüyle birlikte sergilenmektedir.
doktor; kim, ne demiş, ne yapmış, neye inanır diye düşünmez. idari amir değildir, savcı değildir, din görevlisi değildir, kolluk kuvveti değildir. doktorun işi yaşatmaktır. doktor yaşatır...

14 mart tıp bayramımız kutlu olsun!

annenin sevgiliyle ilgili ilk yorumları

pink flamingo pink flamingo
annem değil de anneannemin çok enteresan yorumları olurdu. mesela bir gün kuzenim sevgilisiyle ikinci kez anneanneme gittiğinde "hah, bak bu güzel, bir önceki getirdiğin neydi öyle, kurttan kulağı eksikti." demişti. halbuki kız aynı kızdı..sonraları kuzenim ayrıldıklarını söyleyince de "iyi olmuş, zaten esmer de değildi, unutma, karayı kahve diye içerler, sarıyı bok diye sıçarlar." demişti. kırıktı kırık, onunla tanıştıranda suç.

instela yazarlarının itirafları

chihiro ogino chihiro ogino
birkaç ay önce bi arkadaşımı beyin göçü kıvamında avustralya'ya kaptırdık. iyi bir üniversite mezunu ve nispeten entelektüel, kibar vb. övülesi bi adamdı işte. burada gelecek kaygısından bunalımdayken gidip yıllarca okuduğu bölümden alakasız bi iş yapıp maddi-manevi mutluluğun dibini gördü.
aynı adam gelecek kaygısı sebebiyle asla evlenmem kıvamındayken e haliyle her türlü kafa rahatlığını sağlayınca evlenme teklifini de yapmış, evleniyor.

değişen arkadaşım değil, ülke. akşam oldu hüzünlendim ben yine.
2

instela yazarlarının itirafları

kehkeşan kehkeşan
birisinden 2000 tl alacağım var. şubat ayında ödeyeceğini söylemişti, nisan geldi hala tık yok. denkleştirememiştir, başka ihtiyaçlar çıkmıştır, acil durumlar hasıl olmuştur eyvallah, insanlık halidir anlarım. fakat instagramda konserlerde, barlarda paylaştığı story leri gördükçe alnımdaki enayi yazısının belirginleştiğini hissediyorum. mekanların girişinde gamsız girilmez yazsa bu arkadaş asla giremezdi yav bu ne rahatlık:/

mado ya 742 tl hesap ödemek

bilmem hatırlar mısın bilmem hatırlar mısın
bu fiyatlarin boyle oldugunu 14 bardak cayi, 11 dolamayi, 12 sobiyeti, 10 suyu ve yaninda dondurmayi, turk kahvesini, bircok ivir ziviri yiyip icmeden once bilmiyor muydunuz?

mado'nun avukatligini yapmiyorum, soylemek istedigim serbest ekonomik duzen diye bir seyin oldugu. fiyatlar menude yaziyor. muhtemelen 8-10 kisi bir mekana gitmissiniz, yemissiniz, icmissiniz, miktar da bu gelmis. siz yemeden once de 2+2=4 idi siz yedikten sonra da oyle, sasirilan ne onu anlamadim. aranizda kimse bu parayi veremeyecek durumdaysa bolun kisi sayisina olsun bitsin. ha yok benden 74 lira da cikmiyor diyorsaniz gitmeyin oyle mekanlara, daha ucuz yerlere gidin. ben mesela en son 3-5 yil once gitmisimdir herhalde mado denen zirva yere.