sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

clotho clotho
alış veriş sitelerinin sürekli babalar günü iletileri gönderilerine bir filtre bir kısıtlama getirmelerini öneriyorum.

aslan babana şunu al. canın babana bunu al. en büyük baba senin baban. sağ olsa kralını alırım da yok işte. yok. ayrıca bu tip firmaların inceden inceye bir burun sızlatmaya da hakkı yok.

babanız ölsün diyeceğim de bizim de ona hakkımız yok.

akşam keyfimin içine ettiniz.
iyi akşamlar.

müsilaj

radiance radiance
şimdi tutup da geri zekalı gibi "abi kanal istanbul yapılırsa oradan su gelir, müsilaj temizlenir" diyebilecek vatandaşlar için hemen not bırakalım, kimse kendisini rezil etmesin.

karadeniz oksijen fakiri bir deniz olmakla birlikte dip kirliliği yüksektir. özellikle çevre konusunda cahiliye devrini kökünden yaşamış sovyetler bunun bir numaralı sorumlusudur. karadeniz ve marmara arasında yükseklik farkı vardır. bu nedenle su akışı ağırlıklı olarak kuzey güney yönündedir.

hal böyleyken kanalın yapımı zaten ölüm döşeğindeki marmara'ya fatality çekeceği gibi ege denizini de yok edecektir.

ha bunların çevre mevre zerre umurunda değil. hepsi avantasının peşinde ondan önlemeliyiz falan da diyemiyorum. şimdiden allah rahmet eylesin.
3

yazarların söylemek istedikleri

al bashino al bashino
evet, sözün bittiği yer.. kendi ellerimle hastaneye götürdüm, ameliyat ettirdim, yine ellerimde son nefesini verdi, yine bu ellerle onu yıkadım, kefenledim, mezara indirdim ve gömdüm. ata'mı ağa'mı, sırtımı yasladığım çınarı, duvarı, ben baba'mı kaybettim. bu sabah yine gittim, toprağını suladım, mezarın etrafını taşlarla çevirdim, açtım ellerimi yalvardım allah'ıma onu cennetine alsın, onu yaptığı iyilik ve güzelliklerle kabul etsin diye ağladım. tarifsiz bir acı.

bir şey daha söyleyeyim mi?

ben dün babamı toprağa verdim ve bu sabah da amcamın öldüğünü öğrendim. belli ki yalnız kalmak istemedi abisini çağırdı yanına.

evet soracağım o soruyu: şimdi ben hangisine yanayım? ben şimdi ne yapayım nasıl edeyim nereye gideyim?

ey allah'ım güç ver ey allah'ım kuvvet ver, ey allah'ım n'olur acı verme yeter..

üniversite tercihi yapacaklara tavsiyeler

topalkırkayak topalkırkayak
yırtmak için bir bölüm seçmeyin. sevdiğiniz için olur, kültürlenmek için olur, zengin eş bulmak için olur, ortamlara akmak için olur ama yırtmak için olmaz.

benim zamanımda yırtmak için bölüm seçenlerin çoğu yırtamadı mesela.

hatta, bunların bir kısmı işsiz. bizim zamandaki garanti meslekler, geleceğin meslekleri denen şeyler şimdi para etmiyor. çok eskiden de bahsetmiyorum. 2004'te üniversiteye girmiştim ben.

çünkü, okuyarak yırtamazsın. yırtık bir yapın yoksa yırtamazsın. üniversite karakterine katkı sağlayabilir ama yeni bir karakter veremez. şu olabilir, bir okula girersin, hayvan gibi yardırırsın. sosyal çevreni de profesyonel olarak geliştirirsin. doğru zamanda doğru insanlarla karşılaşmayı beklersin. gerisi hikaye, birbirimizi kandırmayalım.

bir de, şunu paylaşmak istiyorum. okurken çok keyif aldığınız bölümden, işe başladıktan sonra nefret edebilirsiniz. zira, üniversitede edindiği yetkinliği iş hayatında uygulayabilen şanslı bir azınlık var sadece. geri kalanlarımız, mal patronlar için günü kurtarmak için çalışıyor.

pek parlak şeyler söylemedim ama söylediklerimin hepsi yaşadığım ya da çevreden gördüğüm şeyler. ben tercih yaparken ne yapmak istediğimden emin değildim, istediğim birkaç şeyden birine girdim. i̇kinci sınıftayken ne yapmak istediğime karar verdim. şansıma seçtiğim alanla ilgiliydi. şu anda istediğim şeyi yapıyorum. kararsızsanız orta yollu gitmeye bakın. ne şiş yansın ne kebap. her yola gelebilir bir şeyler bakının bence.

yatırım tavsiyesi değildir bir de. sonra gelip de, seni dinledik böyle oldu demeyin. eşşek kadar insanlarsınız, kendi kararlarınızı verin. swh.

türk erkekler gitsin italyan erkekler gelsin

dumrul dumrul
italyan erkekleri zorla getirmek gibi bir şansımız yok. bunun için kadınlara görev düşüyor. ama türk erkeklerinin gitmesi konusunda vizedir, oturumdur bu gibi engeller ortadan kalkarsa bir tek türk erkeğinin bile gitmeyi reddedeceğini zannetmiyorum.

memleketin en milliyetçi tipleri bile kapağı avrupa'ya atabilmek için malum insan kaçakçılığı şebekelerine 7.000 euro para bayılıyor. bu fırsatı kaçırır mı?

anksiyete geçirenler

subistaz5 subistaz5
avcı toplayıcı toplumlardan, ottan boktan sebeplerden dolayi depresyona giren, ıvır zıvır nedenlerden anksiyete geçiren toplumlara evrildik..

bir tanıdığım, yeni taşındığı evdeki kolileri bir türlü açamadığını, her defasında plan yapıp bir türlü düzene giremedigini söyleyerek koçluk seansi almıştı bu durum için...

ne kadar zavallı yaratıklara dönüştük bizler..

kaan ertem

dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
ezik şarkıcı altuğ, zıçan adam, efendi çocuk tanzer'in gündüz düşleri, erdener abi, kolpaçino ve diğerleri.

ergenliğimin, ilk gençliğimin bir parçası gitti adeta. benim o çağlarım annemin çektiği sonu gelmez rahatsızlıklarla geçti. tüm o patlamaya hazır endişe, korku, üzüntü, çaresizlik kumkumasında ne alkole sığındım ne uyuşturucuya, ne sigaraya... sığındığım tek yer mizah dergileriydi. kaan ertem belki de onların arasında en özel bir yere sahipti.

uzun zamandır böyle tuhaf hissetmemiştim. aslında uzun süredir aklıma dahi gelmiyordu. normalde çok etkilenmem böyle şeylerden ama tüm o tiplemeleri, onları okurken gülmelerim, o zor zamanlar, hissedilenler, yaşananlar, hepsi bir araya geldi resmigeçit yapıyor aklımda.

allah rahmet eylesin. bir gencin tutunduğu bir dal olduğunu bilmiyordu dahi. ne desem bilmiyorum. gerçekten üzgünüm.

internetten tanışılan kişiyle görüşmek

dudu hatın dudu hatın
günüm şüpheli bir ölüm haberiyle berbat bir şekilde başladı. gencecik, güzel bir hemşire internette tanıştığı biriyle bir pansiyonda buluşmuş. sabah tartışmışlar, buluştuğu adamın ifadesine göre intihar etmiş kadın. 3. kattan, sırt üstü düşmüş. i̇nanılır gibi değil.

kadın erkek fark etmeksizin, dikkatli olun. yalnız, korumasız, tedbirsiz buluşmayın.

sabah televizyon açıp, haberleri izlemiceğim artık.
1