sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

zamanyoksunu zamanyoksunu
8 aydır çalıştığım fabrikada terfi aldım sözlük.
işini yapıp geçen sorumluluk almadan mesai sonunda evine yorgun argın dönen elemanın biriydim.
bu gün -18 depoda 3 bin palet ürünün sorumluluğunu aldım.
başarmam lazım öğrenmem lazım. bir tarafım çok sevinçli diğer tarafımda bu kadar çok şeyi bu kadar kısa zamanda nasıl öğreneceğim derdinde.

neyse yıllanmış elemanların o kıskanç tavırlarına nispet yaparcasına üstesinden geleceğim.

gece mesaisi yok lan, o bile yeter.

evlilik hazırlığı

purge me purge me
ben bunu seven kadın görmedim. yerseniz yani. herkes sevmiyor abi herkes. biri de sevmez mi? yoook. tüm kızlar sevmiyor ve gereksiz görüyor bunca telaşı, harcanan emeği, stresi, parayı. sevmiyorlar kardeşim, zorla mı? hah şöyle, hizaya gelin. zorla sevdiremezsiniz kimseye bir şeyi. evet evet yanlış tahmin etmediniz, laf şu bakın, fiks: onun yerine daha güzel bir balayı yapabiliriz aşkım en fazla. bunca taksit ile hayata başlamaya ne gerek var aşkım...

...ama bir kere de şaşırayım ben ya. şimdiye kadar olmadı. uzun ilişkilerde ne zaman artık iş o noktalara doğru ilerlese, aniden gelinim mutfakta moduna geçiş başladı. veee o artık gına gelen cümle kalıpları..

- en azından yemeği xxx yerde organize ederiz aşkım.
- düğün de yapmıcaz zaten. en azından aşkım......
- aaa, liseden melisa'nın yeri çok ayrı aşkım onları kesin çağırmak isterim aşkım
+ e ufak dedik, 60 kişi oldu aşkım?
- ama düğün yapmıcaz aşkım, ne düğün ne gelinlik
- düğünde gelinlikte gözüm yok aşkım ama küçüklükten beri hep şu çeşit yatak odası isterdim, sadece o aşkım
- bizimkiler öyle çeyiz eşya önem vermez aşkım ama sadece xxx ister dururdu annem aşkım

yav aşklarım, değerli kızlar: bu bi çeşit düğün işte amk.
el ele ve ufak bir çevre ile ya da en yakın dostlarla yemek yiyerek sessiz sedasız yaparız hayalleri ile başlayan her maceram, kına gecesine kadar gitti benim aga. olm seviyorsunuz işte bu tip işleri be aşklar. yüzde 97 böyle desem şimdi herkes saldırıp ben yüzde 3'lük dilimdeyim diyecek sldkjfsk. ya neyse. tamam evet çok gereksiz bişi evlilik hazırlığı canlarım. öyle diyorsanız öyledir.

- aşkım hilmi dayımlar bodrumda ya hani. gelemedi o hastalığı yüzünden. sadece onun yanına gitmeyi, seni görmesini isterim aşkım. o benim için çok önemli, baba gibi aşkım
+ aşkım eve ziyaretlere geçtik?????
- ama düğün istemedim aşkım sdlkfjsdklfj

olm bi gidin lan sdlfjkk.
2

leyla ile mecnun

hödük hödük
+ neden döndün pakize?
- neden gittin diye sorarsın zannediyordum...
+ aradan on yıl geçti. o kısmını tamamiyle geçtim artık. on yıldır, hemen her gece düşündüm "nerde hata yaptım" diye. her sabah yeni bir cevapla uyandım. gidişine hak vermeye çalıştım kendimce. tam yokluğuna alıştım, kendimi suçlamaktan da vazgeçtim. tam... neden döndün?
4

instela yazarlarının ruh halleri

tıhmınlı tıhmınlı
yemin ederim bilmiyorum...
bir yanım isyankar kalk haykır diyor diğeri bok yeme otur oturduğun yerde diyor...
anasını bacısını sikim aşırı savaş halinde içimde her yer...
hayattan bıkmış, hiçbir şeyden zevk almayan...
bir taraftan da çık dışarı bütün haşarı çocukluğunu yap diyor...
sikerim böyle ruh halini yazarken bile kızıyorum kendime...
i̇ş yerindeyim sarhoş olasım var...
dışarı çıkıyorum uykum var...
eve geliyorum bıçak sokmuş gibi ne uyku kalıyor ne birşey...
sonuçta bir iyi bir kötü işte hayat gibi...
i̇steyeceğiz, yaşayacağız, yazılacak bakalım nereye kadar..

bass gitarı harika olan şarkılar

who can defeat him who can defeat him
[001] sade - no ordinary love

[002] iron maiden - remember tomorrow

[003] chic - good times

[004] flört - modern ortam romantikleri

[005] gökhan kırdar - fotoğraflar

[006] barış manço - dönence

[007] opeth - to bid you farewell

[008] yavuz çetin - yaşamak istemem

[009] anathema - lost control

[010] muse - uprising

[011] oi va voi - refugee

[012] mazhar fuat - adımız miskindir bizim

[013] alice in chains - would

[014] özlem tekin - a şık

[015] tool - parabola

[016] rush - animate

[017] kurban - yemen türküsü

[018] barış manço - alla beni pulla beni

[019] laço tayfa - surmat

[020] the omnific - objets de vertu

[021] opeth - in my time of need

[022] tame impala - it is not meant to be

[023] alice in chains - stone

[024] heaven and hell - black sabbath

[025] mavi sakal - ister misin

[026] tool - pneuma

[027] victor wooten - funky d

[028] vega - uçları kırık

[029] kurban - yine

[030] asu maralman - bağrı yanık dostlara

[031] tcm * - blunts and robots

[032] alpinestars - burning up

[033] dennis edwards - don t look any further

[034] malt - deprem

[035] çilekeş * - gözaltı

[036] jamiroquai - runaway

[037] the omnific - sonorous

[038] primus - american life

[039] thin lizzy - dancing in the moonlight

[040] mc hammer - u can t touch this *

[041] fleetwood mac - the chain

[042] bill withers - lovely day

[043] alice in chains - rotten apple

[044] e l o* - last train to london

evlilik hazırlığı

sickgod sickgod
i̇çinde bulunduğum ve evli arkadaşlarımın adlandırması ile "her canlı ölümü tadacaktır." süreci. hele bir de dedikodudan nefret ediyorsanız, hayatınızda bundan yoğun dedikoduya maruz kalamayacağınız için muhtemelen kusma nöbetlerinin de geleceği süreç. maddiyattan hiç bahsetmiyorum. adet denilen dogmalara da girersem burda bir anksiyete krizi yaşayacağımdan bu giriyi burada noktalıyorum.
4

doların 9 lira olması

gamlı baykuş gamlı baykuş
bugün aldığım herhangi bir şeyi yarın aynı fiyata bulamamama sebep olan hadisedir.
eskiden bir şey yeni çıktığında alacak olsam annem; "kızım bekle biraz da ucuzlasın." derdi.

asdfghjkl şimdilerde bu cümle komik geliyor di mi? bakınca 5-10 sene önce kuruyorduk bu cümleleri, bir şey alıyorduk, sonra ucuzluyordu; içimiz acıyordu. şimdi aldığım her şey yarın daha pahalı.

geçen sene çamaşır makinesi aldım ve 7 bin tl idi. geçen gün arkadaşım bakıyordu ve benim makinenin 13 bin lira olduğunu gördüm. zam oranına bakıyorum, aldığım maaşa bakıyorum ve evet; artık delirmenin eşiğindeyim bu ülkede.

8 yıllık sözlük yazarı olup imladan bihaber olmak

harmonai harmonai
ben bu konuda çok iddialı değilim ama elimden geldiği kadar dikkat ederim. öğrenmek sonu olmayan bir süreçtir ve kimse ben oldum diyemez.

bunu da açıkça;
"bu görevi senelerce buralarda hiç üşenmeden yerine getirenleri gerçekten aslında takdir etmek lazım. bu ne azimdir, bu ne kararlılıktır böyle azizim? her yazıda berbat bir imla ile yazabilmeye özen gösterme çabası müthiş." paragrafındaki anlatım bozukluklarından anlayabiliriz. virgülsüz cümleler için emin değilim; o yüzden de eksikliğini nefesimin yetmemesine bağlıyorum.

kabak kızartması

olea olea
ince ince yuvarlak dilimlerin soda, kabartma tozu ile yıkanıp yumurta ve una bulanmış halinin kızgın yağda altın sarısı rengini alması ve tabakta sarımsaklı yoğurtla buluşması bir şölendir

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

sana söyleyeceklerim var sana söyleyeceklerim var
çocuklar hızla büyürken bizler de küçülüyormuşuz yavaş yavaş.

akşam oğlum geldi, havaalanından aldım onu. çokça gözyaşı vardı elbette. o giderken yutkunup, onu üzmemek adına kendimi sıka sıka tuttuğum tüm yaşlar sarılınca dökülüverdi istemsizce. dönüş yolunda biraz dedikodu yaptık, biraz sırlarımızı paylaştık.
ben anlatırken baktım saçımı seviyor. öptü sarıldı yandan yandan sonra. "anne, alacağın her kararda arkandayım, yeter ki mutlu ol." dedi. beynimde bir ışık çaktı o an. yer cücesi olduğu yıllarına gittim birden. kendine güveninin gelişmesi ve herhangi bir şeye başlamakta tereddüt etmemesi için, o yaşlarda güven aşılamanın kritik nokta olduğu bilgisiyle hep "sana güveniyorum, yapabilirsin kuzu." dediğim zamanlar geldi birden gözümün önüne. bildiğin o ittirici gücü bana şimdi kendisi veriyor bu çocuk adam. kendimi anne gibi değil, çocuk gibi hissettim o an. onun koluna kanadına sığınmış bir çocuk gibi. ben biraz küçüldüm o biraz büyüdü gibi o an.

(şimdi uyuyorsun ve uyurken yine o küçük, savunmasız çocuk oldun. saçını sevdirdin, sırtını kaşıttın. öptün öptün sarıldın ve huzurla uykuna daldın. sen bana, güvenli alanına geldin, ben yanında biraz anne biraz gücüne muhtaç çocuk oldum. bu da bugünün bana bir notu olsun.)

doların 9 lira olması

o c o c
uretime ve ihracata odakli bir ekonomiye donulmedigi surece 10 da olacak, 11 de olacak. cok basit bir enflasyon hesabi. yillardir ortaokul matematigiyle her yere yaziyorum, (1+paranin dolar karsisinda enflasyon farki) uzeri (5 yil) carpi (dolarin su anki tl karsiligi) = dolarin 5 yil sonraki degeri. tabi ki direk boyle olmuyor ama bir grafik cizerseniz, zamanla bu ortalamaya yakinsiyor. yakinsamak zorunda cunku akan para hicbir sey degilse arbitraj imkani dogdugu icin bu yone dogru meylediyor. ulkede yuzde 70 enflasyon varken dolarin artmasina sasirmayin.

bizim gerizekali comarlar daha dunya devi diye aglaya, iktidar herkesi hain diye etiketleye dursun, ekonomi sizin bahanelerinizi umursamaz. sesini cikarani iceri alabilir, milletin malina el koyabilirsiniz. bunlar direk parayi dolasima soktugu icin ekonomiyi biraz rahatlatabilir bile. ama sonunda deniz bitince (bu para olmak zorunda da degil, uluslararasi arenada guvensizlik cokup kredi notunuz dibi gorunce de) paraniz deger kaybeder.

her ne kadar 2023'te akp kaybedecek gibi dursa da, ben ulkenin geleceginden umutlu degilim. bunun sebebi sadece bu enkazi toparlayacak neslin essek gibi calisip hayat yasamayacak olmasi da degil. hala bir kesim tayyip'in cok iyi isler yaptigini saniyor (yol yapdik kopru yabdik). daha da kotusu calsin ama calissin diyor. bu zihniyet degismedikce ileride de ulkenin adam olmasi mumkun degil cunku ufacik bir ekonomik refah belirtisinde bile insanlar eski ahlak aliskanliklarina donecek.

son olarak cidden allah insanimiza sabir versin. gecenlerde bir roportajda adamin biri mercimegin kilosu 18 lira olmus dedi. ben yasadigim ulkede tl cinsinden daha ucuza aliyorum, ki asgari ucret 5-6 kat daha fazla. yillar once arkadaslarim teselli niyetine liraya cevirince ayni/daha fazla diyorlardi, ama artik o da bitmis.

akp'ye tesekkur etmek lazim. once bir ulke demokrasiden diktatorluge nasil gecer onu gosterdiler, simdi de insanlar gunde 1 dolarin altina nasil yasiyor somuruluyor onu gosterecekler.
1