22 kasım 2020 avmde yerde yemek yiyen vatandaşlar

retrouvailles retrouvailles
yazmayayım dedim ama yazacağım. abi benim imanım gevredi iki aydır. izinler iptal edildi. ekipten 3 kişi covid'e yakalandığı için raporlular. 6 tekniker full mesaiyle çalışıyoruz, eleman kalmadığı için. acil servis, yoğun bakım, katlar tıklım tıkış dolu. geleni geri gönderiyorlar, yatış yapacak oda kalmadığı için. ne olur yani o iki lokmayı yemesen, ne olur ya dişini sıksan da otursan evinde? vicdanı falan geçtim, bu konu vicdan çizgisinden çoktan çıktı zaten. ama kendi canınızın da mı kıymeti yok ya. bu kadar mı değersiz yaşamlarınız? allah biliyor ya merhametimi yitireceğim diye aklım çıkıyor. bunları görünce de diyorum ki, ne merhameti ya. evimi özledim. bu görüntüleri görünce aklıma sadece bu geliyor; evimi özledim.

sözlük yazarlarının tahammül edemediği şeyler

hz enki hz enki
- zaten yapacağım işi birinin söylemesi
- herhangi bir şeyi tekrar etmek-söylemek zorunda kalmak
- sadece adımla mesaj atan ya da 'slm, canım, mrhb' diyen tipler.
- iki değil beş ekmek alınca "ehüehüehü misafir var galiba" diyen dalyarak bakkal. adamın kendisine gıcığım ama ondan olabilir.
- telefonu kapattıktan sonra yanındakinin "kimdi, ne dedi?" şeklinde gereksiz darlaması
- atm'nin bozuk parayı hazneye değil dışarı tükürmesi
- konşunca maskesini indiren tip
3

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

godotyubekleyen godotyubekleyen
biri var. bulunduğum ilde. uzun zamandır takipleşiyoruz. bir şey bahane oluyor konuşuyoruz, çok çok nadiren. konuşmak istiyorum ama rahatsız ederim diye uzatmıyorum. ilerde bir şeyler olur mu diye de düşünmeden edemiyorum. keşke olsa be. insanlara bel bağlamam ama hep içten içe bir tesadüf olsun, biri girsin istiyorum hayatıma.
3

anın fotoğrafı

harmonai harmonai



bazı insanlar iyi ki varlar. bu kalpten gelen hediyeyi bir hafta bekledim ama değdi... notunu ayrı, hediyesini ayrı beğendim. geçen haftadan sonra bugün de iyi ki doğmuş hissettim. iyi ki yolumuz kesişmiş... kalpten gelen tüm güzellikler benim için dünyanın en özel, en güzel hediyeleri...

yonca evcimik

dumrul dumrul
bu ilk değil ki. daha önce de hayvan haklarına el atmaya kalkmıştı. nerede ne zaman popi yapacağını düşündüğü bir mesele varsa ona el atıyor. ama belli hassasiyetlere hitap etmeye çalışıyorsan ve o hassasiyetlerin aslında çok uzağındaysan, meseleleri hiç anlamamışsan rezil olduğunla kalıyorsun. kılışdar'ın allahlı kitaplı söylevleri gibi... tayyip'in demokrasi geyikleri gibi... binali'nin bilişim saçmaları gibi...

girmeyin şu toplara anam. popinizi en azından azıcık bildiğiniz kapılarda arayın.

alaattin çakıcı

dumrul dumrul
"hakaret suçu" hakkında bilmeniz gereken birkaç şey vardır.

1- hakaret suçunda ceza üst sınırı 2 yıldır. bir kişi hakkında açılmış yığınla hakaret davası yoksa hiçbir mahkeme cezayı üst sınırdan vermez. diğer suçlarda da istisnai durumlar dışında cezalar her zaman alt sınırdan verilir. bu yerleşik bir teamüldür.

2- ceza üst sınırdan verilse bile bu 2 yılın infazı 16 aydır. iki yılın altındaki cezaların infazı zaten kapalı infaz kurumlarında yapılmaz.

3- hakaret suçlarında tutuklama tedbiri öngörülmez.

4- hakaret şikayete bağlı bir suçtur. ne polis ne de savcı hakarete uğrayan kişinin şikayeti olmaksızın herhangi bir işlem yapabilir.


şimdi bu bilgiler ışığında alaattin çakıcı'ya hakaret ettiği için tutuklanan adamın durumunu değerlendirelim.

alaattin'in bir parti liderine ölüm tehdidi savurması serbest ama kendisine yavşak diyen kişi, yasada böyle bir tutuklama tedbiri öngörülmediği halde tutuklanıyor.

olan şu: alaattin çakıcı, kendisine laf söyleyen olduğunda ağlayarak polise savcıya koşuyor. dünyanın hiçbir yerinde hiçbir mafyacı, konu ne olursa olsun ağlayarak polise koşmaz. tarihte böyle bir şey görülmemiştir. lan alaattin, resmen mafya babalığında çığır açtın. mafyacılık tarihine yazılacak "adam"sın.
1

intikam soğuk yenen bir yemektir

lö şuhane lö şuhane
bomboş bir seçim.


intikam, sizi yavaşlatacak eylemlerin başında gelir.
birinin canını yakmak için sotede bekleyecek vakitle elbet bir atomu parçalayamazdınız ama çıktığınız yıkımdan sonra hayata daha kolay adapte olabilirdiniz.


motivasyonu birinin canını yakmak olanlar, can yakmak için kendinden ödün verenler, zayıf karakterli aciz ve ruh sağlığında deformeler olan insanlardır.

biddi.

instela sözlük modları

asabi jo asabi jo
alooo yetkililer, neden engellediğim herif bana mesaj atabiliyor ?? bu nasıl engel, nasıl ayarlama ? ben mecbur muyum buna ? değilsin defol git diyorsanız.. zamanında bir yazarımız birine bir olay yüzünden cuk oturacak bir küfür etmişti onu uçurmuştunuz :) illa gideceksem,dağa taşa söveyim öyle uçurun beni. yoksa çekidüzen mi veriyorsunuz napıyorsunuz bilmiyorum ama ırkçı,düzenbaz amiplere katlanacağıma defolup giderim daha iyi.

tavuk döner metaforu

randolph carter randolph carter
belli bir zeka ve algı seviyesinin altındaki insanlarla iletişim kurarken kullanılabilecek bir metafor. bugün keşfettim.

bir firmaya teklif götürdüm bugün. adam benim verdiğim fiyatları çok yüksek buldu ve inanılmaz komik rakamlar teklif etti.

teklif ettiği fiyatın komik olduğunu anlatmak için epey çaba sarf ettim. profesyonel bir ekiple çalıştığımı, vergi ödediğimi hatta iş için çeşitli yazılımlar satın aldığımı anlattım. bir yarım saat konuştum belki. anlamadı. en sonunda şunu dedim:

-x bey, bir liraya da tavuk döner bulabilirsiniz, on liraya da. ama bir liralık tavuk döneri yerseniz sağlığınız kötü etkilenir ve kaybınız aradaki dokuz liradan fazla olur.

yemin ediyorum bunu söyleyince anladı adam. "haaaa" dedi düşünmeye başladı. ışık yandı. resmen aydınlanmayı gördüm herifin yüzünde. tavuk döner işin içine girmeden anlamıyor.

velhasıl, recep ivedik klonu birine laf anlatırken bu metaforu kullanabilirsiniz. patent yok. dilediğiniz gibi kullanın.
6

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

cold hands cold hands
pazar sabahı yürüyüş yaparken alice gibi bir delikten düşme ihtimalimi düşünüyorum.

beyaz bir tavşan çıksa karşıma muhtemelen peşinden koşardım. daha önce yapmadığım şey değil..

şu bulunduğumuz mekan ve boyuttan çıkmak çok mu zor sevgili sözlük? hogwartstan gelecek olan bir mektup şahane olmaz mıydı?