instela da tanışıp sevgili olmak

platonun ütopyası platonun ütopyası
eskiden şöyle bir kanı vardı; insanlar buraya anonim olmanın da verdiği rahatlıkla oldukları gibi içini döküyorlar falan diye düşünülürdü. hoşlanılan kişinin yazılarını baştan sona okuduğunda o kişiyi tanıyacağını falan sanardı insanlar. bu doğrultuda birçok kişinin harcandığına eminim.

bir ay içinde aşırı yakınlaşıp hadi evlenelime kadar muhabbeti getirip ailelerle tanıştıktan sonra biten ilişkiler var. aldatmalı - ama öyle böyle aldatma değil resmen zincirleme aldatmalı- ilişkiler de mevcut. mesela ibrahim yavşağını bilenler bilir. sözlük dışından nişanlı olduğu bir kadın varken aynı anda da sözlükten üç kadınla takılıp gündelik masraflarını da bu kadınlardan karşılayan bir tipti. sonra evli erkeklerin olayları çok fazla olur. uzun süre gizlerler durumu, artık gizlenecek hali kalmadığında ayrılacağız anlaşamıyoruz derler, ilişkiye devam eder bu durumda bazı salaklar-üzgünüm ama cidden salaksınız-. sonra adamın çocukları olduğu öğrenilir, bu kadar yalana rağmen hala ilişkiye devam eden ağır sorunlu tipler de var maalesef. en son bi boşanma davası muhabbeti döner ve erkek kişisi, çocuklarım var yuvam dağılmasın der ve ilişkiyi kapıya koyar. bu erkeklerin bazı yüzsüz versiyonları, bütün olanlara rağmen istersen arada görüşebiliriz der falan. böyle şeyler haddinden fazla. ha mutlu sonlar ya da olağan sınırlarına ulaştığı için kırıp dökmeden biten ilişkiler de var muhakkak ama onlar istisna denilecek kadar az.

görünen o ki sözlüklerde bir insanın kendini olmak istediği biri gibi tanıtması, gerçek hayattan çok daha kolay. o sebeple riskli iştir sadece sözlük kanalından tanıdığın ve elinde başka bir veri olmayan biriyle sevgili olmak.
17

bin yerine k yazan insan tipi

wulfgar wulfgar
kullanılan k'nın ingilizce'den değil yunanca'dan geldiğini bilmeden laf sokulmaya çalışılan insan tipi.

k yunanca bin anlamına gelen kilo kelimesinin kısaltması olarak kullanılır. kilogram yerine bingram, kg yerine bg yazmıyorsanız, 10bin yerine de pekala 10k yazabilirsiniz.

-ingilizce'ye hayvan gibi hakim bir kardeşiniz.
6

aslanmican

radiance radiance
eşi dostu varsa sürekli aşağıdaki tip içeriklerle sövdüğü platforma tekrar tekrar girmeye çalışmasının ne denli omurgasız bir davranış olduğunu kendisine iletmesini rica ediyorum. onurlu bir insan gibi davranarak artık geri gelmemesi gerektiğini anlamasını umuyorum. bitmek bilmeyen varoşluğuna tahammül etmek zorunda değil kimse.
umuyorum ki bu histerik ve yüzsüz arkadaş için yazacağım son satırlar bunlar olur.

çocuk yapmamak için sebepler

delikadirulen delikadirulen
ben yaptım bir tane. babası kurban olsun çok da güzel yaptım. ikinciyi yapmak istemiyorum ama. bazen hanımın hormonları coşuyor herhalde tekrar doğurmak istiyorum falan diyor ama sonra hormonların etkisinden çıkınca yani mantıklı düşününce konuyu açmıyor.
ilk çocukta zor bir hamilelik geçirdi ve prematüre dünyaya geldi çocuğumuz ve kısa bir süre çocuk yoğun bakımda kaldı. ikinci hamilelikte aynı şeylerin tekrarlanma olasılığı yüksek ve ben aynı şeyleri tekrar yaşamak, karım ve çocuğum için endişelenmek istemiyorum.
hadi diyelim yaptık ikinciyi sağ sağlim, kim bakacak bu çocuğa. kayınvalide sağolsun ilkine bakıyor ama kadın yoruldu artık belli. karı koca çalışmak zorundayız. bakıcı desen parasını geçtim kime güveneceksin. al işte pandemi yüzünden kreşe gönderemedik çocuğu kim bakacak, biraz senin annen biraz benim annem diye plan yapıyoruz.
çevredekilerin tek söylediği kardeşi olmadan mı büyüsün. valla büyüsün napalım. bizim yaşlarımızdakilerin çoğunun kardeşi var ama onun jenerasyonunda tek çocuk sayısı çok daha fazla olacak. inşallah kendine güzel arkadaşlıklar edinir.
kısacası tek çocuk bana yetti. babalık duygusunu, bir canlıyı her şeyden çok sevmeyi de öğretti bana. tamam işte daha ne.

istanbul un siktiri boktan bir şehir olması

renklipanda renklipanda
maddi durumunuzla orantılı olarak değişen önermedir. altınızda arabanız varsa, deniz kenarı bir yerde ikamet edip güzel bir işte çalışıyorsanız, hafta sonlarınızı aktivitelerle canlandırabiliyorsanız, cennettir istanbul.
aksi halde, sıkış tepiş minibüslerde veya otobüslerde şehrin bir yerinden diğer ucuna iş çıkışı evinize ulaşmaya çalışıyorsanız (takribi en az 2 saatimi almıştır genellikle), hafta sonlarınız işte çalışarak geçiyorsa, her yanı deniz olan bu şehirde en son ne zaman deniz kenarında bir kahvaltı yaptığınızı hatırlamıyorsanız tam da başlıktaki tanım gibidir sizin için.
ben hangi taraftayım derseniz, ikinci grupta olmamdan mütevellit daha fazla dayanamadım ve geçen hafta itibariyle bursa'ya taşındım. şimdilik gayet huzurluyum.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

dark side yolcusu dark side yolcusu
doktorum. bu dönem korona servisinde görev yapıyorum. bugün bir hasta yakını sürüntü alınacak hastası bilmem kaç dakika bekledi diye salona dalıp "ne zaman aınacak bu sürüntü, kim alıyor bu sürüntüyü, çağırın gelsin" gibi şeyler söyledi. birkaç doktor arkadaşımız cevap vermeye çalıştı, onları susturup bağırmaya devam etti vatandaş. birden sürüntüyü alan asistan geldi aklıma... pediatristti bugünkü görevli. kendi servisinde hastalara bakıp saat başı korona servisine uğrayıp, topluca sürüntü alıyordu.. bu hep böyle oldu. korona servisinden çıkıp kendi bölümlerinde nöbete gitmeler, nöbetten çıkıp korona servisine gelmeler, sürüntü almalar.. kafamda şimşek çaktı aniden o gürültü patırtının arasında.. hasta yakınına dönüp "sürüntüyü alacak doktor çocuk doktoru, çocuklara bakıyor, zaman buldukça da buraya gelip sürüntü alıyor" dedim yüksek sesle.. hala cevap vermeye çalışırken, "bu kadarız işte, yetişebildiğimiz kadar yetişmeye çalışıyoruz" dedim hafiften bağırarak bu kez. vatandaş hafifçe geri adım attı.. ardından acile gidip orda da olay çıkardığını öğrendik. bu olay yaşandıktan sonra arkadaşlar güvenliği aradılar hemen, n'olur n'olmaz diye.. akşam da keçiören'deki olay yaşandı... iyi ki hasta görmeyen bir branş seçmişim kendime. allaha yakın bize uzak olun kardeşim..

instela

dudu hatın dudu hatın
son 3-4 gündür itü sözlüğün eski yazarlarına merak sardım. 2013 yılında neler olmuş öyle. tartışmalardan çıkamıyorum. "fetullah gülen in tırnağı bile olamazsınız" cümlesini kuran akp li yazar var. hem de bir kaç kere yazmış. şimdi ise söyleyeceği şeyler belli ama ben yine de şuan ki düşüncelerini çok merak ediyorum. evet hoca hanım sizi dinliyorum. yoksa fetöcülükten içerde misiniz?
4