sözlük yılmaz güneyi zorla beğendirme timi

dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
katilleri ideolojilerine göre ayırıp kendinden olanı haklı çıkarma, olmuyorsa da bahanelerle suçunu örtme yeni bir şey değil. herhangi bir ideolojiye de has değil. bu ülke katillerle fotoğraf çektirip türk bayrağını buna alet edenleri, insanları diri diri yakıp mahkum olanlar için "sivas olayı mağdurları ):" diye zırvalayanları gördü.

yılmaz güney de diğer cenah için aynı pozisyonda işte. hakimi kafasından vurabilir, sonuçta devletin hakimi. tabii bunu demezler, "hakim de karısına laf etti" gibi, 11 yaşında çocuğun belki inanacağı bir yalan sıkarlar. ama esasında hepsi devletin hakiminin vurulmasından dolayı çok mutludur. 11 yaşında çocuk demişken, yilmoz abêleri 11 yaşında çocuğu ezebilir. çocuktan çikolata istemiştir, vermemiştir falan. hakkı yani.

kısacası kafalar aynı, baktıkları yön farklı. auschwitz bir insanlık ayıbıdır ama gulag, devrimin gericileri cezalandırdığı ilim yuvasıdır. hitler milyonlarca yahudi'yi katletmiş bir şerefsizdir ama stalin yoldaş milyonlarca gericiyi tarih önünde infaz etmiş ilerici bir önderdir. vs. vs.

yapılacak tek şey gerçekleri her yerde söylemek. burada muhatap alınan kişiler de makul insanlar. yoksa yılmaz g*ney'i savunmazsa devrimciliği eksilecek diye korkan adamın neyini muhatap alacaksın?
5

kuzenle sevişmek

topalkırkayak topalkırkayak
bu konuyla ilgili çok enteresan bir yaklaşım var. ben kuzenimle sevişsem şerefsiz bir orospu çocuğu olurum. ne ahlaksızlığım kalır, ne yavşaklığım, ne karaktersizliğim.

aynı mahallede başka birisi kuzeniyle evlense hiçbir şey yokmuş gibi davranılır. düğün dernek kutlama yaparlar. bana sövenler bir araya gelir diğer kuzenlerin düğününde halay çeker, altın takarlar.

olm, nikahlıyken sevişince kuzenin kuzen olmaktan çıkıyor mu, kan bağlarını upgrade mi ediyorsunuz?

insan gerçekten hayret ediyor.

not: kuzenimle sevişmek gibi bir derdim yok. durumu açıklamak için kendimi örnek vereyim dedim ama olursa da size ne lan.

kuran kursları

bengeneldebelgesel bengeneldebelgesel
kuran'ın kursu olmaz,
öğrenmek istiyorsan açarsın okursun.
çocuğun öğrensin istiyorsan, çocuğuna okursun.

daha 4-5 yaşındaki günahsız çocukları,
ne eğitimi aldığı belli olmayan adamların eline vermenin anlamı yok.

ev kiralarının artık çığırından çıkması

coktansecmeli coktansecmeli
bu başlığın başına i̇stanbul koyacaktım ancak gördüğüm kadarıyla tüm türkiye'de kiralar uçmuş durumda. i̇stanbulun en ücra yerinde 30-40 yıllık binalarda bodrum daireler bile 1500'den başlıyor. biraz merkeze yaklaşmaya kalksanız kapı 2500 tl'den açılıyor. hem merkezde hem yeni ev hem de bodrum katı olmayan bir evde yaşamak istiyorsanız 1+1'ler 5000'den 3+1'ler 7000'den başlıyor. lan 7000 ne demek? bir ailede karı-koca çalışsa insan gibi yaşamak için ikisi toplam en 20000 kazanacak ki eve 7000 versinler. bu parayı i̇stanbulda kaç kişi kazanıyor? niye kimsenin sesi çıkmıyor bu duruma? evli olan herkesin evi mi var? evli olmayan herkes ana babasıyla mı yaşıyor? nasıl çıldırmıyorsunuz?
1

celal şengörü hoş görmeli mi

dumrul dumrul
bir soru...

lan bu üç yaşındaki çocuk mu ki hoş görüyorsun? yetişkin insanlar birbirlerinin açığını kapatmazlar, birbirlerini hoş görmezler. hoş görmek bariz şekilde hiyerarşik bir konum almaktır. kendini ya çok aşağı, ya da çok yukarı çekmiş olursun.

adam gece gündüz "bilim de bilim" diyor. celal hocanın goygoycuları bilim denen şeyden biraz nasiplenseler bilimin biricik gelişme yolunun eleştiri olduğunu bilirlerdi. toplumlar "sen beni görme ben de seni görmeyeyim", "kol kırılır yen içinde kalır" vs kafasıyla gelişse ortadoğu bin senedir abad olmuş olurdu değil mi?

tr.instela.com

biz işimize geldiği zaman mı "skeptik" olacağız? biz işimize geldiği zaman mı otoriteye değil gerçeklere kulak vereceğiz?

celal hoca bu mevzuda muhtemelen sallıyor. ama temelde bunun bir önemi yok. mevzu, senin eleştiriyle ilişkin. sen herhangi bir alanda otortite olarak gördüğün kişi ve kurumu eleştirebiliyor musun? senin notun burada ortaya çıkar. yoksa eleştiri dediğin şey senin kendi altında gördüğüne, rakip gördüğüne ya da düşmanına yöneliyorsa o eleştiri değildir zaten.

kendi altındakine öğretirsin. rakibinle yarışırsın. düşmanınla savaşırsın. kendi tarafında gördüğünle ne yaparsın? kendi tarafını geliştirmek için ya da temiz tutmak için ne yaparsın? otorite gördüğünün ağzının içine düşüyorsan herkes kolayca senin ağzının içine sıçabilir. buradan bilim de çıkmaz, ilerleme de çıkmaz.

bu ülkede ekmekten, sudan, eğitimden, özgürlükten önce eleştiri kültürünün oturmasına ihtiyacımız var. zira bu olmadığında ekmeğin de, suyun da, eğitimin de, özgürlüğün de eleştiremediklerinin elinde sana karşı bir koza dönüşür. hiç olursun.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

cekubalim cekubalim
artık sözlükte yazamıyorum, pek enerjim kalmıyor. ruhuma iyi gelen birkaç şarkı ve şiiri paylaşıp kaçıyorum ama öte yandan da bir türlü bırakıp gidemiyorum burayı. çünkü bu kadar yavaş akan bir sol frame olmasına rağmen, burdaki entrika ve kaos vallahi başka yerde yok. her gün bir aksiyon. müthiş. lol.

annenin ölmesi

lö şuhane lö şuhane
bir çocukla muhabbet ediliyor:

-annen hasta, ciğeri bitmiş demiş doktor, ya ölürse?

+saçmalama anneler ölmez ki sadece hastalanır.

anneler her şeyi o kadar güzel telafi ediyorlar ki ölüm gibi sert bir kanunu bile telafi edecek- ölümü alt edecek gibi hissettiriyorlar çocuklarına

örtünmeme özgürlüğü

dumrul dumrul
nagehan afganistan'a gitmiş. böyle şeyleri pek dert ediyor gibi görünmüyor.




edit: afganistan'a gidiyorum ayağına pakistan'a gitmiş.pekii kadın için değişen ne? afganistan'da yüzünü bile göstermeyeceksin, pakistan'da yüzünü açık tutabilecek kadar özgürsün. işte bu dünya görüşünün kadınlara vaatleri şu nüanslar arasında gidip geliyor. yüzünü açabilirsin - açamazsın. kocanın, babanın veya erkek kardeşinin izniyle sokağa çıkabilirsin ya da çıkamazsın. araba sürebilirsin ya da süremezsin.
5

rockçıların satanist olması

nils holgersson nils holgersson
şimdi olduğu gibi bilgiye kolay ulaşılamadığı için yaşanmış bazı üzücü ve elim örneklerin de etkisiyle toplumun hatırı sayılır bir kısmında bir zamanlar kabul görmüş düşünce.

halbuki bence metal müzik dinleyen adamların çoğu belirli bir kültür seviyesine sahip, sanatsal eğilimleri olan, duyarlı ve duygusal insanlardır. metal müziğin amacı da ya dinleyeni epik duygulara sürükleyerek gaza getirerek bir nevi motive etmek veya arabesk te de gördüğümüz gibi acıları kucaklayarak bir nevi terapi etkisi sağlamaktır.

çoğu zararsız ve uzlaşmacı insanlardır metal müzik dinleyenler.

mağdur edebiyatı

gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
bazılarınınki hiç bitmez.




türkiye cumhuriyeti'nin kılcallarına kadar hakimler. ordu, emniyet, yargı, tüm bürokrasi... eğitim, sağlık, tbmm, yürütme... yine de mağdur(?) olabiliyorlar. aslında olmuyorlar, hiçbir zaman da değillerdi.

kadınları, zor durumda kaldığına ve yardıma ihtiyacı olduğuna inandırıp onları kandıran, bu kadınları kaçırıp onlara tecavüz eden ve finalde onları öldüren ted bundy ne kadar mağdur, mazlum ve masum ise islamcılar da o kadar mağdur, mazlum ve masumlar.

diyanet işleri başkanlığı

dumrul dumrul
2021 bütçesi 13 milyar tl idi, 2022'de ise 16,1 milyar olacakmış. yani bütçe yüzde 23 artmış olacak.

sonuçta para yabancıya gitmiyor allah'a gidiyor. o yüzden müsterih olun. götünüzde altı üstü 16,1 milyarlık kazık var diye şikayet etmeyin.

sözlükteki selçuk bayraktar düşmanlığı

anabacı vokke anabacı vokke
analitik düşünme kabızıysanız evet, filhamdi ile aynı fikirde olduğum doğru... faşo prestij ile de. ama analitik düşünmek güzel bir şey bak.

iyi, siz devam edin böyle kendi tribününüze oynamaya bakalım. sen de akp'lilerin yanına git o da gitsin, gitmezseniz üzülürüz falan diye... ama unutmayın, şu anki oylarınız beş benzemezin oyları. tekrar eskisi gibi türkiye'de kendiniz hariç herkesin ensesinde boza pişirmeye kalkarsanız yeniden devrilmeniz hiiiiiççç zor değil...

ben sizin kadar götü kalkık bir topluluk görmedim memlekette. bir kulağınızın arkası kaldı hala artizspor artizspor konuşuyorsunuz.