bir hayvanı ölümden kurtarmak

sıçtımm
bir çok defa ölmek üzere olan hayvanları kurtarmış ve güzel insanlara sahiplendirmişliğimiz var. sadece yaralı ve hasta hayvanları değil muhtaç durumdakilerede aynı özeni göstermiş hamile halsiz kalmış beslenememiş tasmalı bir pitbull kırmasını kurtarmış eve almıştık temizleyip pakladık ve çokda güzel baktık 3 gün sonra evde doğum yaptı ve sanki yıllardır bizimleymiş gibi yavrularına dokunmamıza izin vermiş hatta yavrularını biz otururken kucağımıza getirir bırakırdı hep















buda soğuktan donmak üzereyken bulduğumuz ve sahiplendirdiğimiz çirkin :)




yetişkin erkek kedinin ağzından aldığımız avuç içi kadar olan ve bizim sahiplendiğimiz lokum kızımız:)




sokağa terkedilen tarafımızca kurtarıldıktan sonra sahiplendirilen güzel kızımız :)





ve en son yol kenarında ölmek üzereyken bulduğum daha sonra tedavisini yaptırdığımız ve orman bakanlığı yaban hayat bilmem ne dairesine teslim ettiğimiz baykuşumuz :))
















herhangi bir derneğe veya topluluğa üye değiliz ve bunu sadece insan olsuğumuz için yapıyoruz. lütfen sizde biraz duyarlı olun
amannnn boşver yaaa kedi o bişey olmaz demeyin
şimdi veterinet bu köpeğe biton masraf ister siktiret demeyin
onlarda senin kadar yaşama hakkına sahip, ağızları var dilleri yok :(

birazcık duyarlı olalım...!
5

yağma olurken boombox taşıyan zenci

iao
özellikle filmlerde sıkça çıkar bu karakter karşımıza. tabii 80'lerde yapılan filmlerde. sokaklar karıştığında millet gaza gelip ortalığı talan ederken mutlaka sırtında boombox'ını taşıyıp bangır bangır müzik çalan bir tip olur. bu da genelde siyahi bir karakterdir, şimdi zenci dedim diye ırkçı mırkçı demeyin. polis akademisi filminde ilk görmüştüm sanırım.

en son mad max'in yeni çekiminde yağmaya giderken bangır bangır müzik çalan kolonlar ve elektro gitar çalan bir manyak koyarak bu temayı iyice geliştirmişlerdi. tekrar üye olsam belki nickname'im bu olurdu.



konuyla ilgili en iyi parça:

3

türk toplumunun psikolojik durumu

radiance
aşağıdaki görselde 2015 - 2017 (şubat) arası instela'ya "acısız intihar" gibi aramalarla gerçekleşmiş erişimlerin günlük bazda dağılımını içeren bir grafik görüyoruz.


aşağıda ise itü sözlük döneminde 2010 - 2012 arasında intihar ile ilgili tüm başlıklara gerçekleşen erişimin günlük bazda bir grafiğini görüyoruz.


iki zaman dilimi arasındaki farklılaşmaya baktığım zaman intihar olgusunun 2010 - 2012 yılları arasında gündeme düşen sansasyonel olaylar durumunda zaman zaman yükseldiği ancak belli bir standardı koruduğunu görmek mümkün. yine itü sözlük dönemindeki bu kısıtlı erişimdeki " polariteye bağlı mevsimsellik" göze çarpan başka bir detay olsa da ciddi bir seyreklik söz konusu.

dönüp 2015 - 2017 zaman aralığına baktığımızda gündem konularından arındırılmış acısız intihar aramalarında kaydadeğer bir yükseliş görüyoruz ve malesef polarite gibi unsurların getirebileceği mevsimsel depresiflik yerine yukarı yönlü bir grafik göze çarpar nitelikte.

elbette hocalarım daha iyi bilirler ancak ben bu datalara bakarak depresyonun bireyselden çıkıp yıllar içerisinde toplumsal bir soruna doğru evrildiğini gözlemliyorum.

konuyu zamanla daha detaylı değerlendirme niyetindeyim ancak zihin açması açısından bu dataları şimdilik buraya bırakıyorum. bu grafiklere dahi yansıyan kitlesel depresyonun kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğu kanaatindeyim.
12

şaka maka akp nin yavaştan gidici olması

blackslimbright
düşündükçe insanın içine ince bir huzur işleyen güzel bir histir. evet ekonomik kriz geliyor evet burnumuz iki üç sene bunların saçma icraatleri yüzünden boktan kurtulmayacak ama netice olarak yavaş yavaş gidiciler. sanmıyorum ki 2019 seçimlerinde esameleri okunsun.

zira ekonomik krizin çomarlarda ilk tantanaları görülmeye başlandı bile, kriz arttıkça bunlar "akp mi? o kim ya? ben oy vermedim mahmut sen mi verdin? kim verdiyse allah onu kahretsin" moduna girecekler.

neyse, ileride torunlarımıza anlatacak hikayelerimiz oldu. abartırız, "ulan biz akp döneminde yaşadık be, çok zor zamanlardı" falan diye
2

hayata dair iç burkan detaylar

jamie lannister
bugün 100 yaşında bir teyzemizin evine gittik.
evde bakım hizmetleri kapsamında tedavisi yapıldı.
ve teyzem kızına misafirlere elma getir dedi.
fakir bir ev .
zor şartlarda bakılan bir teyzemiz.
ve hala bizi misafir olarak görmesi acısına ağrısına rağmen bize dualar etmesi.
bugüne kadar mesleğimi sevmiyorum dediğime pişman oldum
2

instela yazarlarının itirafları

kehkeşan
bugün doktorun bekleme odasında yalnız başımayken show tv deki magazin programını açıp kimse değiştirmesin diye kumandayı dergilerin arasına sakladım.
başkaları gelince de sanki aşırı saçma bir şeymiş de hiç ilgilenmiyormuşum gibi yapıp büyük bir dikkatle bütün magazin haberlerini izledim. beren saat hala doğurmuyormuş.
6