soyadına göre seçmen analizi yapmak

dumrul dumrul
bugün yine büyük resmi görebildik şükür.







tahminlerime göre şu kişilerin oy verdiği partiler şunlar:

ahmet türk - mhp
melih altıok - chp
turgut altınok - chp
ekrem imamoğlu - ak parti
önder sav (sallallahu aleyhi ve sellem) - saadet partisi
ahmet iyimaya - iyi parti
meral akşener - ak parti
johann wolfgang von goethe - ak parti
falko götz - ak parti
sandra bullock - chp
kylie minogue - chp
8

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

kiya kiya
kirpiler, soğuk gecelerde ısınmak için birbirlerine sokulup, nefesleri ve bedenleriyle birbirlerini ısıtırlar. ancak üşümeleri geçtikten sonra, dikenlerinin birbirlerini yaraladığını hissedip uzaklaşırlar. uzaklaştıktan sonra tekrar soğuktan üşümeye başlarlar ve yeniden yakınlaşırlar, dikenler de yeniden incitmeye başlar. kirpiler en uygun mesafeyi bulana kadar böyle bocalayıp dururlar. sonunda öyle bir mesafe bulurlar ki, hem ısınıp hem de dikenlerden yaralanmazlar.

insanlar da böyledir der schopenhauer. insanı da yakınlık incitir, uzaklık üşütür. ne onunla olur, ne de onsuz olur. insanlar da tıpkı kirpiler gibi uygun mesafeyi bulana kadar mutlu olamazlar. üstelik insanların işi kirpilerden daha zordur çünkü insanların dikenleri daha serttir. kirpinin diken yarası çabuk iyileşir belki ama insanın dikeni iltihap yapar.

ilahi adalet

querido querido
tam 12 sene önceydi, çok iyi bir firmada satış bölümünde çalışmaya başladım, satışlardan yüklü miktarda pirim alıyoruz bu yüzden de inanılmaz bir rekabet var personeller arasında. meltem diye bir kız vardı hiç fire vermeden en çok satış yapan personel listesinin başını çekiyordu, ben daha işe gireli dört ay olmuştu ve en çok satışı ben yaptım, bundan rahatsız oldular. tartışmalar ve huzursuzluklar başladı, evet düzeni bozan ben oldum ama gerçekten hiçbir şey yapmıyorum işimi yapmaktan başka.
arife günüydü, bayram tatiline hazırlık kuaföre gitmiştim kuaförde meltem le karşılaştık rahatsız oldum ve çıktım kuaförden arkamdan geldiler yanındakilerle beraber beni dövdüler :)) şimdi anlatırken rahatım ama o zaman çok ciddi bir travma yaşadım, iş yeri bu olaydan dolayı meltemi çıkardı, meltem ve ailesi pişkin vaziyet bana bakarak güldüler o gün ama ben sessiz kalmayı tercih ettim şikayetçi olmadım neden bilmiyorum.
aradan iki yıl geçiyor kız kardeşim liseye gidiyor arkadaş ortamında bi çocukla tanışıyor. çocuk ellerini kollarını kullanamıyor, ayakları yan basıyor ama yürüyebiliyor konuşabiliyor, birazda serseri atarlı giderli herkese, sürekli kavgalara karışıyor. kardeşim de arkadaşlık ettiği süre boyunca yemeğini yediriyor suyunu içiriyor, ilgileniyor arkadaşlık ediyor. gel zaman git zaman çocuk kardeşimin ilgisinden hoşlanıyor, teklifte bulunuyor kardeşim kabul etmiyor bu sefer çocuk daha baskıcı oluyor, kardeşim bu arkadaşlıkta bir adım geri çekilmeyi tercih ediyor. görüşmemeye başlıyor. sonrasında çocuk tehdit mesajları yazdırıp gönderiyor. kardeşim o zaman daha 17 yaşında hiç birimizin haberi yok gidiyor savcılığa şikayetçi oluyor.
dava sonuçlanıyor, çocuk kamuya 5 yıl boyunca her ay 500 tl ödemeye mahkum edilmiş. aradan iki yıl geçiyor çocuğun annesi ve ablası geldi bize içerde anneme biz bu parayı ödemekte zorlanıyoruz, kızımın aldığı maaşın yarısı gidiyor, kızınıza söyleyin davayı geri çeksin diyorlar, parayı bizim aldığımızı zannediyorlarmış. neyse durumu anlatıyor annem, içeri girdim genç olan bayanla gözgöze geldik, karşımda meltem, çocuğun ablasıymış meğer.
ilahi adalet.
3

10 nisan 2019 ilk kara delik fotoğrafı

bu adam gitti gider bu adam gitti gider
saat 16:00 itibariyle event horizon teleskobu sayesinde samanyolu galaksimizin merkezinde bulunan sagittarius a isimli kara deliğe ait olay ufkunun ilk fotoğrafı için geri sayım başlamış bulunuyor. bu konuda canlı yayın için aşağıdaki linklerden faydalanabilirsiniz.






edit: gelen görüntünün samanyolu galaksisinden değil, messier 87 galaksisinden olduğu, galaksimizdeki karadeliğin görüntülenmesinin messier 87'e göre oldukça zor olduğu belirtildi.

bugüne kadar yayımlanan tüm fotoğraf ve videolar tahminlere dayalı olmasına rağmen aşağıdaki linkte gördüğünüz kara delik olay ufkuna ait görsel tamamen gerçektir. tam ortasının kara deliğin kendisi olduğu, etrafındaki ışığın ise saat yönünde hareket ettiği söylendi.

news.uchicago.edu

kendisi, oldukça az şey bildiğimiz bizler için pek beklentileri karşılamayabilir ama bilim insanları tarafından oldukça heyecanla karşılandığı bir gerçek. :)
17

fener ol

selimciğim selimciğim
(bkz: futbol/@selimciğim)

20 milyon lira toplanmış. gözlerim doldu. bu gurur hepimizin çocuklar. akşam yiyeceği yemeği hesaplayan adamlar da menajerlerin, prestij kovalayan iş adamlarının, sonradan görme topçuların, çakal komisyoncuların, mafyatik tiplerin, hasılı toplumun türlü asalaklarının rahatı bozulmasın diye ceplerinden para dökmüşler (ve bu paranın devlete, millete, dünyaya bir kuruşluk menfaat sağlamayacağını bile bile.)

bir şeylerle ilgilenin anasını satayım ya, boşta kalan futbola sarıyor. boş adam olmayın. salak salak aidiyetler yaratmayın.

instela

bitli piyade bitli piyade
aaah ah bu sözlükle ilgili yazmaya nereden başlasam bilemiyorum. itü sözlük zamanlarına hiç değinmeyeceğim. (değindi) zira içimde kanayan bir yaradır, mazidir itü sözlük. bi' heves deli gibi tanım kasıyorum sürekli. sonrasında yanlış hatırlamıyorsam sırf bir giride maç linki paylaştım diye şutlandım. zaten çok silik bir yazardım eskiden. sözlükteki tek etkinliğim radyo dinlemekti.
sonrasında yeni bir nickle tekrar geri geldim. geldikten bir süre sonra instela oldu burası. bu yeni hesapla bu kadar silik ezik kalmamalıyım diye düşündüm. hatta o zamanların tabiriyle sözlük celebritysi olmak için türlü türlü şeyler yaptım. hâlâ da bu yolda devam ediyorum. kankacılığın dibine dibine vurup girilerimi onlara favoriletiyorum. o da yetmiyor zirvelere katılıyorum. o da yetmiyor radyo programı yapıyorum. burası egomu nasıl şişiriyor anlatamam. ama acıklı bir durum var ki normal hayatta asosyal içine kapanık pısırık bir insanım. kendimi tatmin edebildiğim yer maalesef burası. belki de bunu itiraflar başlığında paylaşmam daha doğru olabilirdi ancak instela'yla genel olarak düşüncelerimi bu sözlükle olan geçmişimi bu başlıkta anlatmak istedim. velhasıl kelam beni ben yapan yerdir instela.

not: kankalarımın bu giriyi boş geçmeyeceğini biliyorum ama gene de elden ele yayarsak top 20'ye sokarsak çok sevinirim.

edit: bugün de top 20'ye girdik çok şükür. akıyor maşallah.
10

evlilik

kağıttan kule kağıttan kule
sevdiginiz kisi ile uyumlu iseniz gayet de keyifli olup hayati guzellestirebilecek eylem (aksi durumda da tum hayati boka cevirir,dogrudur. risk) herkes nasil da evlilik yolunda gelenek gorenek diye lackalasilabilecegini, ailelerin isin icine girip cocuklarin hayatini zindan edebilecegini ya da artik birbirinden nefret etseler bile toplum baskisindan bosanamayan tiplerin cirkinliginin farkinda. bunlari tekrarlamayacagim. beni rahatsiz eden sey son yillarda evlilikten nefret ettigini soylemeyi marifet sayan erkeklerin turemis olmasi. evlenmek isteyen kadinlari asagilamak ve kezban demek de ortak noktalari. buyuk cogunlugu da enin de sonunda evleniyor, gozlemledim. bunun tamamen ozenti ve cool gorunme cabasi oldugunu dusunuyorum. bir laf populer oluyor (kiyafet gibi tipki) bir bakiyorsun herkes ayni seyi soyluyor.ben evlenmek istemiyorum da yurdum kizlari pesimi birakmiyor da...... ay gotum diyorum hepsine. yagli popolariniza bakmadan kendinize bulunmaz hint kumasi tavri yapmayin valla yemiyoruz.
6

ali ihsan yavuz

birfincancay birfincancay
ibb seçimlerinde sandık başkanlığı yaptım. ben istemedim, zorla verildi görev bana. bir hafta öncesinden verilen eğitimini de saymıyorum.

seçim günü sabah 06.30 da başladı mesaim, gece 02.30 da ysk binasından çıkıp korkudan ayaklarım götüme vura vura tek başıma eve gittim. gün içinde yeri geldi dsp li üyeyle kavga ettim, yeri geldi chp li müşahitle tartıştım, yeri geldi akp li görevliyle polemiğe girdim. sabah verdikleri sandviçten dolayı midem bozuldu, öğlen verdiklerine dokunmadım. oyları teslim etmek için tam dört saat dışarıda aç aç kuyrukta bekledim. soğukta.

toplamda saydım 20 saat görev yapmışım. aldığım ücret 496 lira. 25 liradan az saat başı. vasıfsız işçi saat başına bundan fazla alıyor. memur zaten normalde daha fazla alıyor. halaskargazi de bir travesti var, sakallı. bakımsız. o da benden fazla alıyor. bunları sorguladım mı, hayır.

memleketim için değil, şu kirli yüzler aydınlansın diye de değil.. benim bir şeylerden ümidi keseli çok oldu da, bir görev verilmiş; düzgün yapayım diye uğraştım. başka hiçbir desturum yok. kimseyle ilgim bağım yok. karşılığını hakkıyla aldığım da yok. kimseden teşekkür beklediğim de yok. ama kalkıp da "bu sandık başkanları fetöcü olabilir" denmesi... artık yani...

yazmiim yazmiim diyorum, kızım sen devlet memurusun, siyasetten anlamıyosun. karışma. zaten konuşunca noluyor ki diyorum... susuyorum. işime gücüme bakıyorum. olmuyor abi gerçekten olmuyor ya. şunlardan bi hesap soran çıkmayacak mı? 15 temmuz dan sonra aylarca memura her gün kaydına baktırdınız... atılmış mı atılmamış mı diye... şimdi de aynı şeyi mi başlatacaksınız? her allah ın günü "bugün de ihraç edilmedik, çok şükür" dedik. ertesi güne tekrar şüpheyle uyandık. şimdi başkanlık yaptım diye yine mi soruşturacaksınız?

seçim tekrarlanırsa bana yine görev verilme ihtimali yüksek. arkadaşlarla aramızda geyik yapıyorduk : "valla ben bir daha görev almam, imamoğlu bana güvenmesin" diyordum. başlığa konu olan beyfendi şu açıklamayı yapınca vazgeçtim. bu sefer de görev alıcam. para vermesinler anasını satayım, yine alıcam. çok pis gaza geldim.

saati yirmi beş liradan adam harcayabilirsiniz bu ülkede. çok eğlenceli. içinde olsan dahi çok eğlenceli. kırmızı kırmızı mühür mumları var yakıyorsun damlıyor, üstüne mührü basıyorsun falan... ehehehe... çok eğlenceli.
17

ingilizce

dumrul dumrul
kıraç bey sabah paçavrasının kendisi ile yaptığı söyleşide ingilizce eğitimin kaldırılması gerektiğini söylemiş. bunu da bir vatansever olarak istiyormuş.

bana daha çok bir vatan haini talebi gibi geldi. gerçekten ülkesinin gelişimini arzulayan bir kişi en az üç yabancı dilin 80 milyona gerekirse döve döve öğretilmesi gerektiğini savunurdu. bunlardan biri mutlaka ingilizce diğeri ise çince ya da rusça olmalı. üçüncü isterse papua yeni ginece olsun.

türkiye'de insanların doğru dürüst türkçe bilmemesinin nedeni ingilizcenin öğretiliyor olması değil, herhangi bir şeyin bilimsel temele oturtulmadan salt ideolojik saiklerle kafamıza sokulmaya çalışılması. bu gibilere kulak verdiğinde zannedersin ki okullarda cayır cayır ingilizce öğretiliyor da türkçeye yer kalmıyor.

bu ülkede başbakanlık, meclis başkanlığı, ulaştırma bakanlığı yapmış itü mezunu bir adam g ve ğ arasındaki farkı öğrenemeden türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birini bitirebilmiş. burada ingilizcenin suçu ne arkadaş?
2

1 milyar euro harcayıp dandik bir resim paylaşmak

sw pls sw pls
kara delikler şimdiye kadar sadece matematiksel olarak ispatlanabilen bir kavramdı. o bilim kurgu filmlerinde gördüğünüz tasvirler bu formüle göre çizilmiş şeylerdi. bir nevi robot resim gibi...

işte bu fotoğraf onları ispatladı. ayrıca parayı bu kadar önemsemenin biri lüzumu yok. çünkü olay açları doyurmaksa 1 milyar dolara ihtiyacınız yok. açgözlü şirketler afrikada köle gibi çalıştırdığı işçilerle kârının minicik bir bölümünü paylaşsa yeter.

bilime harcanmış parayı sorgulamıyorum. zira fare gibi üreyip ahlâki açıdan arpa boyu kadar yol alamamış bencil insanoğlu bu gezegeni yaşanmaz hale getirdiğinde umarım yenisini bulmuş oluruz.

mevlüt çavuşoğlu

dumrul dumrul
kime nasıl bir ayar verdiğini anlayamadım. devletler arası ilişkilerde mütekabiliyet ilkesi geçerlidir. bir devlet senin işine gelmeyen bir resmi adım attığında onunla eşdeğer başka bir resmi adım atarsın. haklı olman ya da haksız olman önemsizdir. güç gösterirsin. uluslararası siyaset, ekonomik, siyasi ya da askeri güçle yapılır. çeneyle yapılmaz. meydanlarda ya da salonlarda bağırmanın bir karşılığı yoktur. tweet atmanın bir karşılığı yoktur.

mesela cezayir hakkında atıp tutmak yerine hemen meclisinde cezayir soykırımını tanıma kararı çıkartırsın. x gününü cezayir soykırımı anma günü ilan edersin. "yoh onu yapamıyom ama fransız öpücüğünün adını cezayir öpücüğü olarak değiştirdim" demek diplomatik alanda karşılığı olan bir tavır değildir. anca kendi tribününe oynamış olursun böyle.

benim bildiğim akp 2006'dan beri sürekli olarak aynı geyiği çeviriyor ama cezayir soykırımı diye bir şeyi tbmm tanımış değil.

2001'de mhp sözde kanun teklifi veriyor ama dönemin hükümeti sonradan akp'nin de sık sık yapacağı gibi blöf olarak masaya sürüyor.

www.tbmm.gov.tr

bakın 2006'da akp yalandan kanun teklifi veriyorlar ama mecliste görüştürmüyorlar:

www.tbmm.gov.tr

2011'de bu kez chp ve mhp aynı teklifi veriyor ama akp bunu mecliste reddediyor:

www.trthaber.com

2016'da aynı kolpayı almanya'ya karşı yapıyorlar. sonuç ne?

tr.sputniknews.com

şimdi bu adamların bu ciddiyetsiz hareketlerini görüp "oooo mevlüt çavuşoğlu çok kral konuşmuş aga" diyebilirsin tabii... "ben çok güzel keklenirim aranızda çiftlikbankçı filan varsa gelsin beni bi tokatlasın" demeye eşdeğerdir bu.

karşındaki yasa çıkarıyorsa sen de yasa çıkarırırsın, karşındaki belli bir anma günü ilan ediyorsa sen de aynını yaparsın, çok kızdıysan belli konulardaki ortaklıklarını askıya alırsın, belli projelerden çekilirsin, belli ürün ya da markalara dönük ambargolar uygularsın. hiçbir bok yemeye gücün yoksa büyükelçini geri çekersin.

bunlar diplomatik tasarruflardır. salonda ya da meydanda bağırmak resmi bir işlem değildir.

israil'le ticaretini sürekli artırmaya çalışırken "bi daa da gelmem davos'a" demenin karşılığı yoktur.

bazı şeyleri anlayalım artık. anlayamadığınız ve anlamamakta ısrar edip abidik gubidik hareketleri alkışlamaya devam ettiğiniz sürece hep aynı numaraları çevirmeye devam edecek çünkü bu hokkabazlar.
8

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

sefaletin prensesi sefaletin prensesi
bugün tüm gün kafamda okuduğum bir haber vardı akademide kadın olmak üzerine ve tüm gün kafamın içinde döndü döndü durdu. bir üniversitenin kadrolu akademisyeni değilim, ama araştırma asistanı olarak; prof. makine mühendisi hoca ve bir araştırmacı yüksek mimar ile çalışıyorum yaklaşık 6 aydır. yürüttüğümüz bir proje kapsamında güneydoğu illerinde bulunan meslek liselerine enerji verimliliği farkındalığı için bir ders müfredatı hazırlıyorum. gidilecek iller belli iken, seçimlerden sonra hdp'nin aldığı illerin hepsine gidilmeme kararı alınmış. gerekçe ise güvenlik açığı. yedim mi? hayır. orada vali ve belediye başkanlarıyla iletişim halinde olunacağından teröre(?!) destek diye duyulmasını istemediler. bu haberle biraz moralim bozuldu, ama gittim kahve koydum kendime. aradan zaman geçince, (gündemimiz sürekli seçim) konuşma arasında bir kürt kelimesi geçti ve birlikte çalıştığım mimar; "neyse şimdi kürt falan konuşmayalım da..." diye konuyu kapattı. ve tüm işlerini yaptırdığı, saçma sapan egolarını üzerine attığı çalışanı olan ben, kürdüm.

ısıtma-soğutma-havalandırma sektöründe çalışan olarak 6 yıl bulundum, bunun okulunu okudum, şimdi üzerine yeni bir üniversite ekleyerek ilerliyorum. gerek satış gerek proje çizimi hakimim yani neredeyse sektördeki tüm konulara. ama birlikte çalıştığım prof hoca benim bu çalışma geçmişimi bildiği halde teknik bir konuda rapor hazırlama işini bu konuda hiçbir bilgisi olmayan bir erkek öğrenciye verdi. ilk başta kendimden şüphe edip acaba kıskandığım için mi kafama taktım ben bu meseleyi diye düşündüm ama yok, kıskanmadım, eminim ondan. trijenerasyon ile ilgili teknik bir raporu erkek bir öğrenci hazırlarken ben neyin yazısını yazacağım? disiplinlerötesi düşüncenin ön planda olduğu bir dergi için yazı. makine mühendisliği öğrencisi sıfatıyla tarafıma kendisinden hiçbir teknik araştırma konusu alamayan insan olarak ben, insanlarla iletişim konuları ve dergide yazı yazma işleri konusunda aranan elemanım -ki ben teknik konularda görev almak istiyorum dediğim halde bunlar oluyor.

bunlar sadece 6 ayda yaşadığım olaylar. akademide kalacağım, bak görürsünüz prof olacağım derdinde değilim, hiç de olmadım ama edindiğim bilgilerin ve kişiliğimin mezhebime, ırkıma, cinsiyetime bakılmaksızın değer görmesini istiyorum sadece.

diyeceğim o ki; akademide kadın olmak zor, fakat akademide olmayıp akademi için çalışan bir kürt kadınsanız akademi sizin için çok daha zor.
1