kardeşe yapılan işkenceler

kendinibulamayankız kendinibulamayankız
oyun oynarken bana vuruyordu bazen, ölmüş taklidi yapıyordum. ilk başlarda çok korkmuştu, ağlayarak annemlere "ablam öldü galiba" demişti. sonraları inanmamaya başladı ama ben de dozu arttırıp dakikalarca, bazen yarım saat öylece duruyordum. dayanamıyor, vuruyor, çimdikliyor, gıdıklıyordu. üstümde tepindigini biliyorum. bir keresinde tükürmüştü. o an dayandım ama sonrasında o şakayı yapmadım, tükürmese iyiydi.

28 şubat 1997 darbesi

insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
darbe mi olmuş? ne olmuş?

cihatcıların yetiştiği camiler denetim altına alınmış, radikal dincilere destek veren firmalar boykotlanmış, eğitim zorunlu olarak 8 yıla çıkarılmış, kuran kursları denetim altına alınmış, tarikatlara bağlı okullar meb'e devredilmiş, orduyu din düşmanı gibi gösteren medya kuruluşları kontrol altına alınmış, atatürk aleyhine olan eylemler cezalandırılması, kılık kıyafet yönetmeliğine uyulması... vay be darbeye bak...

cübbesine, takkesine, türbanına güvenen soluğu sokakta alıp "şeriat isteriz, şeriat isteriz " diye gezinsin, sonra mağduruz...
bi'tane müslüm gündüz vardı, sahi ona ne oldu? fadime şahin de vardı hani?
kıyamam ya, nasıl çile çekmişler...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

cold hands cold hands
sabaha karşı büyülenmiş açtım gözlerimi.

hayır, hayır! nasıl olur? burada olmamalıyım, benim ruhum buraya ait değil.
gözlerimi kapatıp uyumayı ve aynı rüyayı görmeyi denemedim hiç.

çünkü gördüğüm asla bir rüya değildi.

tüm iliklerime kadar hissettiğim, ve daha önce asla bu şekilde görmediğim, ki o an görmeyeli yıllar olduğunu fark ettiğim bir gerçekti.

ben baya baya ışınlanmıştım oraya. asla ama asla kelimlerle tarif edemeyeceğim bir mekan.
çok farklı bir alem. orada kalabilmeyi ve asla buraya geri dönmemeyi ne çok isterdim.

ruhumuz bu dünyaya asla ait değil. bunu hissettiğim o nadir dakikalarda içimdeki huzuru anlatamam. her şeyin ama her şeyin anlamını yitirdiği ve her şeyin boş olduğu o anda kalabilmeyi isterdim. ama acı gerçek maalesef çok geçmeden yüzüme çarptı.

sizin için önemli olan şeyleri sevdiklerinize anlatın. çünkü insan değerli şeyleri anlayacağını bildiği kişilere anlatmalı. kıymet veren kişilerle paylaşmalı.

böyle sözlüğe gelip yazma gereği hissetmemeli.
yıllarca sözlüğe yazmama sebebimi de belirtmiş oluyorum böylece.

kadınlardan kadınlara tavsiyeler

müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
kendinizde başka hiç kimseye ve hiçbir şeye güvenmeyin.

o bunu yapmaz, şu bunu yapmaz gibi zayıflıklar göstermeyin, paranoyak olmayın ama aynı zamanda da herkesten her şeyi bekler vaziyette temkinli olun.

ilişkilerinizdeki, işlerinizdeki, evlerinizdeki dertlerinizi kimseyle paylaşmayın. yanınızda size üzülüyor gibi görünenlerin evlerine vardığında ohhhh, buna da sağlam koymuşlar diye sevinmeyeceğinin/ sevinmeyeceklerinin hiçbir garantisi yok. millete fırsat vermeyin, herkes fırsat düşkünü olmuş.

whatsapp

ropte ropte
hayatı inanılmaz kolaylaştıran uygulama. ancak bir takım dingilliği kendinden menkul, eblehliği şahsına münhasır zevatlarca zorlaştırdığı da görülebiliyor tabi.

bilhassa bir evrakın fotoğrafını gönderirken ortaya çıkan sürreal tablolar dehşet verici. uydu fotolarına taş çıkarırcasına teee ebesinin örekelerinden çekilmiş fotoğraflar mı ararsın, bulanıklıkta çığır açmışını mı istersin, yoksa farklı açılardan, farklı kesitlerden yeniden yorumlanmış kübizm temalı eserler mi buyurursun, ne ararsan var.

yani abi, telefonu alacaksın, evrağın ekrana tam sığdığı, tam tepeden çekilmiş, net bir fotoğraf çekip yollayabilmek ne kadar zor olabilir? hani bunun için 10 yaşında atakan olmaya da gerek yok bence. sen ben bile yapabiliriz. bunun için göz, izan ve ekran arasındaki senkronu tutturmak yeterli diye düşünüyorum. zira göz var, izan var diye biliyorum. çünkü var dendiiiiğ, bana var dendiiiğğğ, ee bana var dedileeeğğğr...

eski sevgilinin sözlüğü terk etmesi

birfincancay birfincancay
bi gitse de hisli şeyler döktürsek biz de şuralarda ya. "ellerim dert görsün ellerinden" gibi şeyler yazmak istiyorum. burada olunca yazamıyorum. insan utanıyor. yazsak ayıp olur yani yüzüne yüzüne... sakıncalı. karlı günde, yanıp yanıp da sönmeye yüz tutmuş kandil fotosu atmak istiyorum. gerçi kandilim yok. ama bulurum.

hadi sanatı bir kenara at; biz eski sevgili çekiştiremeyecek miyiz? burada dostlarımız, yola beraber çıktıklarımız var... onlarla bi dedikodu döndüremeyecek miyiz? "tuttu fırlattı kalbimi" linki vermek istiyorum, yapamaz mıyım? nasıl sınırlayıcı koşullar var burada ya, çok saçma. instela gerçekten bitmiş. yazık ya.
1

ölmüş bütün babaları suçluyorum

buldur buldur
turgut uyar'ın büyük saat'inde geçer ( #7025804 )

"...hazırlanıyorum hâlâ yanılmışların ve hazırların gecesine
ölmüş bütün babaları suçluyorum
babalarla ne zorum var aslında
ben ki ölmüş bütün biçimleri kullanıyorum
güneş vuruyor başıma artık, ortalıktayım..."

sıralı ölüm diye bir şey var, eskilerin dualarında çok geçer.
kimse evladının acısını görmesin demek aslında.

bir şair neden ölen babaları suçlar? evlatlarında çoğunlukla dev kraterler, kırılganlıklar, ikame edilemeyen boşluklar bıraktığı için. en azından kendisinde kalmış olsa gerek.

herkes başka türlü etkileniyor bu ölen babalardan:
+ kimi evladıma bunu yaşatamam diye hiç evlenmiyor, evlense de çocuk yapmıyor.
+ kimi erken evlenip çoluk çocuğa karışıyor ki kendi öldüğünde evlatları nispeten doymuş olsun baba duygusuna.
+ kimi olduğundan yüksek bir yere koyup efsaneleştiriyor rahmetliyi.
+ kimi babasının benzerini arıyor evlenmek için, eksiklerini fark etmiyor karşısına çıkanların bu nedenle.
+ kimi babasının öldüğü yaşı kehanet görüp şarkılar yazıyor.
+ kimi de içten ölüp dışardan gömülmeyi bekliyor.

ne diyorduk, ölüm allah ın emri ayrılık olmasaydı...

the mandalorian

azureel azureel
çekimleri, normalde uygulanan yeşil perde (bkz: greenbox) veya mavi kutu (bkz: bluebox) önünde değil, gerçek zamanlı panoramik görüntü sunan led ile oluşturulmuş arka fon ile yapılmış. ışıklandırmanın da doğal olması için benzer led tavan kullanılmış. sinematografi anlamında yeni uygulanmaya başlayan bu teknik hem maliyeti düşürüyor hem süreci hızlandırıyormuş.

set görüntüleri şu şekilde;








daha fazlası için kaynak:

ascmag.com

ayet i kerime

zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

ey muhammed! de ki: "şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin rabbi allah içindir."

"o'nun hiçbir ortağı yoktur. işte ben bununla emrolundum. ben müslümanların ilkiyim."
(en'âm sûresi/162-163)
#hayırlıcumalar
3