ünsüzdüşünür

pure life pure life
bu arkadaş giriler altında yaptığı yorumlarda kaçtır bana çeşitli imalarda bulunuyordu. sonra gidip derdi neymiş neyi ima ediyormuş diye sormak için mesaj attığımda fiziksel özelliklerimi bildiği, elinde müstehcen olduğunu ima ettiği doneler olduğu izlenimi veren cevaplar verdi.

nereden bulduğu kimden böyle şeyler aldığı yönündeki sorumu cevapsız bıraktı.

birileri ben olmadığından emin olduğum şeyleri ben gibi millete satıyor belli ki.

sizden ricam bu silsileye dahil olmuş, bu muhabbete şahit olmuş duyarlı yazarların bana ulaşması ve bu saçmalığı başlatan insanı cezalandırmak için bana yardım etmesi.
16

müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi

marine li şarkılar marine li şarkılar
rezalettir. hala batıyla örnek veriliyor. lakin anlamadıkları şu cahillerin: papazlar ve hahamlar asla ve asla resmi nikah kıyılmayan bir nikahı kıyamaz. önce resmi nikah kıyılır. sonra sinagog'a mi gidiyorsun ya da kilise'ye mi, önce resmi nikah yapacaksın belediye'de. normali budur. anlamıyorlar işte.. akp ve mhp tarafından onaylandı zaten. ne chp, ne hdp karşı koyamadı. oy fazlalığı onlarda. yazıklar olsun.

şimdi kız çocukların evlendirilmesinin yolu açıldı. yobaz ve şeriatçı bir ülkeye doğru gidiyoruz dediğimiz zaman inanmayanlar, zaten ne iran'da, ne pakistan'da, ne afganistan'da 1 günde olmadı hiçbir şey. zamana yayıldı. kademe kademe de devam edecek bu türkiye'de.

siz uyumaya devam edin.

melih gökçek

dumrul dumrul
istifa etti ediyor, odasını topladı bilmem ne deniyor ama adam son twitini 13 ekim'de atmış. oğlu ise 12 ekim'de atmış.

ulan adamı öldürüp bi yere gömmüş olmasınlar... ölüm döşeğinde olsa 5 gün - 6 gün twit atmadan duramazdı bu melih.

gerçi altını pislettiği de söyleniyor ama ben bülent arınç'ın yalancısıyım.


2

24 saatin bir gün için az olduğu gerçeği

sessiz soylesi sessiz soylesi
ben yettiremiyorum. 8 saat verimli olabileceğimiz çalışma, 8 saat bünyemiz için gerekli ve sağlıklı olan uyku, 8 saat de kendimize ve ailemize ayıracağımız sağlıklı bir psikoloji ve bir sonraki çalışılacak 8 saatin verimli olması açısından gerekli zaman dilimi.

gel gelelim biz zaten günlük 12-15 saat arası çalışmak zorunda olduğumuzdan geri kalan zaman dilimini hiç bir şekilde ne uykuya ne kendimize ne de ailemize ayırabiliyoruz.

insanlar mutsuz, kendilerine ait saatler istiyor.

biz nasıl olsa en az 12 saat çalışıyoruz zaten günler 36 saat olsaydı iyi olmaz mıydı diye düşünüyorum. sonra bu iş verenler bizi bir 12 saat daha mesaiye tutardı 3 kuruş paraya diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

not: içimden sövüyorum.
3

türkçülük

lanetherif lanetherif
türkçülük bölücülük müdür?
hayır.
türkçü 1 adet bölücü örgüt adı verin. türkçülük bölücülüktür diyelim. konu kilit olsun. .
ha bir de




tamam biladerim. tesadüfen türk oldum. savunmayacağım anlamına gelmez ki? tesadüfen anandan babandan sen oldun. birisi saldırırsa koruyup kollama sakın e mi! tesadüf çünkü o...
yeni bir şey ile gelin artık yeter.

her ırk için, milliyetçilik bir şuur işidir arkadaşım. genetik salaklıkları aşınız. azıcık solcu olanları bırakıp siyasi ajandası olmayan sosyolojik çalışma takip ediniz. ırkçılık dahi artık genetik kümelenme değil, sosyal toplumların etrafında kümelendiği ve aidiyet hissettiği ideadır. bir fransız siyahisi, fransız milliyetçisi ise bu adama ne diyeceksin? genetik mi diyeceksin. sana genetik bir şey verir aklın çıkar homie!


türkçülük ne değildir?
ocakçılık değildir. türkçüyüm diyene "hangi ocağa takılıyorsun" deyin. bir adres veriyorsa türkçü değildir. ocak köpeğidir.
genetik ırkçılık değildir. çatır çatır kürt kesicez diyorsa bir adam maldır. türkçü değil.

nedir peki?
ırkçılık/türkçülük elitist bir tavırdır. cehalet ve zırva götürmez. bilimselliği temel alır. zaten türkiye'de elitist ırkçı / türkçü kuşak son 100 yılda tesis edildiği ve medya'yı elinde tutan kolejliler tayfasından millet şuuruna sahip insan az çıktığı için türkçülük hem medya, hem solcular, hem şeriatçiler, hem dinci sağ tarafından hep susturulmuştur.

artık susturulamıyor farkındaysanız. ilber hoca gibi, celal hoca gibi adamlara cahil diyip mastürbasyon yapıp susuyorsunuz. olan biten bu...

ben türk'üm. aidiyetim türk! dolayısıyla türkçüyüm... başka bir aidiyetim yok. başka bir aidiyete hizmet etme ihtiyacım da yok. türk en üstündür demiyorum. realistim. türk genci en üstün olsun, türk toplumu en refah, en üstün toplumlardan biri olsun istiyorum.
başka toplumların refahı vesairesi beni bağlamaz... enternasyonalizm denen ruh hastalığına kapılmadım. jesus christ değilim ki herkesi kurtarayım. her toplum kendi milli mücadelesini versin. bu kadar basit.


kim saldırır? söylemleri nelerdir?
sol ve solun ekonomik söylemleri "ekonometri" denen bilim sağolsun zaten 80lerde çöktü. yeni bir haber değil. sol zaten kendini politik doğruculuk ile içten içe yok ediyor. bizim yapmamız gereken bir şey yok... türkçülüğe bağıra çağıra bitiyorlar. aynı zamanda bölüne bölüne sıfıra ulaşma çabaları var tabi

ya türksün ya piç gbi söylemlerle demogoji kasıp eleştirdiğini zanneden ahmakların hedefiyiz bir de. esas komik olan o. ay onlar da öyle bi acıtıyo ki sorma abim sorma... 15 yaşındaki tigir er'ci ergenleri al türkçü diye pompala. bu millet mal zaten. yiyen yiyor. neyleyelim...

savaşın sermaye ve halk arasında olduğunu zanneden arkadaşlar arada sokağa çıksın... sokağa sıçan suriyelisi, 1 tl isteyip vermeyene 10 kişi dalan kürt sinyalcisi varken sermaye ile kavgama sıra gelmiyor. onu geçtim. sermaye ile zaten sorunum yok. yok onların şartları şuymuş buymuş. banane be arkadaşım banane. toplumsal mutabakat diye bir şey vardır devlet ile halk arasında. bunlar o mutabakatın da yan maddesi... devleti beslicen ama bunları da beslicen. yok ya... parayı ben sinyalden topluyorum ya çünkü.

sol ile dini sadece sekülarizm ayırır. ikisi de inanç sistemidir. biri eski biri yeni. ne kadim tanrılara, ne de solcuların tanrılarına ve dinlerine iman etmeyecek kadar akıl sahibiyim. akıl tutulması iman etmektir. türkçü'lerde iman, inanç vs.. olanı olmayanı vardır da. net bir şey varsa sadakatleri kendi toplumlarınadır. bu kadar basit.
ben "kondom alacak parası yok" diye işsiz adamın 8 çocuk yapışını savunan bir kitlenin arasında yer almaktan ar ediyor ve bunu zekama karşı saygısızlık olarak görüyorum. siz türkçülere bok atana kadar içinize azıcık mantık takviye edin.

ülkenin de sigortasıdırlar.
bu adamlar olmasa özel kuvvetlere insan toplayamayız. solcu ponçik, dinci piçten özel kuvvetlerin çilesini çekecek adam çıkmaz. var olsunlar. üniter yapımızı koruyorlar. olmasalar klavyeden yeni nesil dinin icmalarını saçanlar hangi deliğe kaçışacağını şaşırır.
her şeyi devletten bekleyen kafadan başka da bir şey çıkmaz zaten...

ha bir de
türkçülük nedir, bellidir. karşısında olanlar da aha şudur. mevzu bu kadar basit.


2017 vergi zamları ve 2018 kemer sıkma politikası

dumrul dumrul
akp'nin 2019'da oy patlaması yapabileceğini gösteren bir emaredir.

bu adamların bir özelliğine bayılıyorum. ülkenin burnunu boka batırdıkları tüm konularda öyle bir goygoy yapıyorlar ki olay muhalefete ihale ediliyor ve akp kazançlı çıkıyor.

alın fetö mevzuuna bakın. koca ülkeyi, tüm güvenlik bürokrasisini, valilikleri, emniyeti fetö'ye peşkeş çekiyorlar. sonra da baklavacıları maklavacıları toplayıp ülkeyi kurtarmış ayaklarıyla oy topluyorlar.

suriye mevzuuna bakın. adamlar suriye'ye yığınla müco taşıyor, eğitiyor, silahlandırıyor, abd, fransa, suud vs ile birlikte iç savaş çıkarıyorlar. üç saatte şam a varırız geyikleri yaparlarken türkiye'de 3 tane şam kurulabilecek kadar suriyeli aç sefil türkiye'ye geliyor. ve akp yarattığı bu rezalet sayesinde oy toplayabiliyor.

pkk mevzuuna bakın. şehirlere on binlerce silah ve binlerce ton bomba yığılırken bunu izliyor ve müdahale etmiyorlar. sonra ortalık yangın yerine dönünce bundan da oy devşirebiliyorlar.

israil'in saldıracağını bildikleri halde gemiyle şov organize ediyorlar. kendi elemanları son anda gemiden iniyor. gemi gazzeye yaklaşınca israil katliam yapıyor. sonra bu adamlar bu olaydan oy devşiriyorlar. sonra 20 milyona davayı kapatıp "giderken bana mı sordular" diyorlar ve yine alkış alıyorlar.

rus uçağı düşürülüyor. "emri ben verdim" deyip oy topluyorlar. sonra "fetöcüler yapmış bizim haberimiz yok" deyip yine oy toplayabiliyorlar.

vergilere hayvan gibi zam yapıyorlar, sonra "bu zam da ne? yazık bu millete, zam oranını indiriyoruz" diye yine oy topluyorlar. zamı cehape yapmış gibi...

teog diye bombok bir sınav getiriyorlar. sonra "bu ne ya, böyle sınav mı olur" diye lendi kendilerine atar yapıp üstüne alkış bekliyorlar.

şimdi ekonominin de içine iyice sıçtıktan sonra bakın oyları nasıl patlama yapacak. müthiş adamlar... hayranlık uyandırıcı...
1

külotlu çorap

ooz han ooz han
lan bu kadınlar donmuyor mu kışın bu soğukta o kısa etekleri giyince diye düşünüyordum..
cevabını askerde öğrendim arkadaş tavsiyesiyle. meğer acayip sıcak tutuyormuş bu külotlu çorap... nöbette filan eksi bilmem kaç derecede, sonrasında da dağ başında tipide fırtınada filan çalışırken yün içliğin içine giymişliğim var. hem sıcak tutuyor hem de esnek olduğu için hareketleri kolaylaştırıyordu direk tepesinde... giydiğim zamanlara can korkusundan çok başıma bişey gelse herkes ne düşünür diye üçbuçuk atmışlığım da var bir taraftan.
1

en güzel viski

elma yemeyi reddeden adem elma yemeyi reddeden adem
tek distilasyon için (bkz: jim beam), 3 distilasyon için (bkz: gentleman jack) der geçerim.

onlar benim bebeklerim, canlarım.

öyle kola ile falan içip de rezil etmeyin. illa bir şeyle içecekseniz bari sade soda ile için.

ama benim tercihim her zaman sek olmasıdır.

yeşil elma ve güzel bir çikolatayı da unutmayın.

afiyet olsun.

favoriye teşekkür etme modasının geçmesi

aunt rhody aunt rhody
eski hesabımla yazdığım dönemde yeni gelme yazarlardan biri yazımı favorilemişti. ben de profilini incelemeden alışkanlık üstüne teşekkür mesajı attım ve bana karşılığında "bu geç saatte mesaj atma hakkını kimden buluyorsunuz, rahatsız etmeyin beni terbiyesizler" diye geri dönüş oldu.

bu gerizekalılardan sonra sıvadık zaten sözlükçe.
görgüsüzler.

türkçülük yapmak bölücülüktür

instela le lo si do instela le lo si do
az önce asli devlet memurluğu yemini organizasyonundaydım. organizasyon dediğim de, müdürün odasına gidip, kahve içtikten sonra ayağa kalkıp, söylediklerini tekrar etmemizle gerçekleşen bir şey. yemin metni şöyle:

türkiye cumhuriyeti anayasasına, atatürk inkılâp ve ilkelerine, anayasada ifadesi bulunan türk milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; türkiye cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; türk milletinin millî, ahlâkî insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan türkiye cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.

hepimiz mi bölücüyüz?