selahattin demirtaş

plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
sevenleri var sevmeyenleri var. bu gayet doğal bir durum. ben de özellikle gezideki tavrından dolayı çok da hazzetmem kendilerinden.

ancak.

20 aydır tutuklu bulunan bir adam olunca bu adam işler tamamen değişiyor. bir adamı tutuklayacak kadar delilin varsa yargılamaya da başlaman gerekir. hukuken belki bu yeterli değildir yargılama için, hukukçular daha iyi bilir ama kamuoyunda bilinen bir insanın böyle de 20 ay boyunca tutuklu kalması hiç ama hiç akıl kârı değildir.


tüm yargı oturmuş bu adamın suçluluğunu kanıtlamaya çalışıyor resmen. neden yargılamazsın ki 20 aydır tutuklu bulunan bir insanı? gerçi rakibini saf dışı bırakmak için yaptığını biliyoruz malum kişinin. ama cumhurbaşkanlığı seçimlerini unutmuş ve selahattin demirtaş'ın hükümlü olmadığı için seçimlere katılamayacağını atlamıştı hem kendisi hem de danışmanları... şimdi de meydanlara çıkmış "bu cumhurbaşkanlığı seçilme şeyinin de bir şeyi olmalı" diyor. kuraldan filan bahsediyor. e var zaten. var ve selahattin demirtaş ve diğer 4 aday bu şartların hepsini yerine getirirken malum şahsın devam eden bir diploma polemiği var. 16 yıldır biraz tanıdıysak türk milleti olarak, rte'nin mevcut bir diploması olması halinde çıkarıp "aha amk diploma" diyeceğini hepimiz biliyoruz. ki şu saatten sonra çıkarıp gösterse de pek inandırıcı olmayacak.

her neyse... selahattin demirtaş'ın karşısına aday olarak çıkabilme ihtimali bile delirtiyor erdoğanı. sadece demirtaş için değil herhangi birinin karşısına aday olarak çıkması adamı çılgına çeviriyor.

selahattin demirtaş'ı sevmeyebilirsiniz. ama ilker başbuğ gibi, mehmet ali çelebi gibi veya diğer askerler gibi veya fetöyle alakası olmayan ama lisanları iptal edilen öğretmenler, memurluktan atılan diğer memurlar gibi olmak istemiyorsak suçluluğu ispat edilmediği için selahattin demirtaş'ı da öncelikle kendi geleceğimiz için sonrasında ise çocuklarımızın ve ülkenin geleceği için savunmalıyız.

savunduğumuz şey selahattin demirtaş değil adalet olacaktır.

dün ilker başbuğ, bugün selahattin demirtaş, yarın... içimizden herhangi biri..

muharrem ince nin sapık şiirleri

soulmates never die soulmates never die
m. ince'nin yeni milletvekili olduğu zaman yazıp, geliri ile kendi okuduğu ilkokula fen bilgisi laboratuvarı yaptırmış olduğu kitaptır. başarısız şiir denemeleri denilebilir evet, ancak şunların erotik veya sapıkça olarak nitelendirilip ortalığın ayağa kaldırılması düpedüz andavallıktır. üstelik ince, uğur dündar'ın 5 mayıs 2018 tarihli, "muharrem ince, muharrem ince'yi anlatıyor" yazısında zaten bu kitabından bahsetmiştir.

son olarak çok namuslu, ahlâk bekçisi aktrollere önerim; bırakın bu tatanka, kadın kokusu gibi amatör şiirleri. terbiyenizi daha fazla bozmayın. iyisi mi gidin de biraz necip fazıl'dan bir şeyler okumaya devam edin. "kadın bacakları" ve "hayal" isimli şiirlerini atlamamanızı özellikle tavsiye ederim.

meral akşener

badass badass
bu koca koca, göbekli "herif"leri hizaya sokabilecek tek insan. aslan gibi, iyi bir kadrosu var, testosteronun sağladığı dezavantajı yok, ılımlı, makul, yol-yordam biliyor. başkan olduğu takdirde sokakta şort giydi diye birinin tekmeleneceği ihtimali aklımdan bile geçmiyor.

ayrıca gençliğine %600 yürürdüm. kocasını dev-sol'culuktan döndürmesine şaşmamalı.

akp seçmeni

kehkeşan kehkeşan
haftasonu bayram vesilesiyle bu kitleden bir aileyle görüşmek durumunda kaldık. hiç siyaset açmadan insan gibi baklavamızı yutup kalkalım diyorduk ki dayı durup dururken "seçimden sonra yerli uçaklarımız göklerde inşallah, hep gördük tırlarla kanatlarını taşıdılar" dedi.
yok öyle bir şey diyecek olduk, gözlerimizle gördük, aha bunlara sor dedi çocukları da evet hepimiz gördük dediler. sonradan anlaşıldı ki bu muhteremler rüzgar değirmenlerinin pervanelerini taşınırken görüp uçak kanadı zannetmişler.
çok acaip kafalar bunlar, hiçbirimiz erişemeyiz.

sevgiliyle aynı evde yaşamak

topalkırkayak topalkırkayak
evlenmeden önce bir müddet yapılması lazım bence. baktın ki katlanamadığın çok huyu var, yol yakınken bir çözüm yolu ararsın.

dışarıda gördüğün ben, evdeki ben ile aynı değil mesela. dışarıda her ortama uyum sağlarım ama evde kendi sınırlarım vardır. tembelliği, gamsızlığı severim. sınırlarıma müdahele edilmesini sevmem gibi.
2

arkadaşım eşek dinleyip hüzünlenmek

alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri alfredhitchcockunbeynininkaranlıkdehlizleri
türkiye müzik tarihinin büyük isimlerinden barış manço'ya hayranlığımı ifade edecek kadar zengin bir sözcük dağarcığına sahip değilim. birçok şarkısı olur olmadık yerde derin hüzünlere sevk eder beni. bayram günleri radyonun düğmesine bile basmam malum şarkısı çıkar da bayram bayram hıçkırıklara boğulmayım diye. allahtan uzun yıllardır televizyonum yok.
demin bir arkadaşın ofisine gittim laflamaya. bu şarkının o muhteşem girişinden itibaren boğazım düğümlenmeye başladı kendimi tuttum. ama ne zaman ki "ayrılık geldi başa katlammak gerek..." kısmı geldi göz yaşıma hakim olamadım. bir insanın bütün şarkıları bu kadar insana değebilir mi yahu. yoksa sadece benim mi barış abiyle aramda böyle bir bağ var?

yalnızlık

simurga iki çift lafım varr simurga iki çift lafım varr
" hayatın devraldığı
sessiz bir özsudur acı
birikir yüreğinin kıvrımlarında
ve ağar gözlerine ağır ağır
bulutlar yere inmiştir artık
ya da gurbettesindir
unutma

bir hayalet gibi kapındadır
yalnızlık denilen şey
ufkun kararabilir birden
için çölleşebilir
kaçışın bile bir adımdır
ya da dönüşündür kendine
unutma

her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah 'merhaba hüzün'
"merhaba yalnızlık"
diyerek başlarsın hayata
ama hayat bağışlamayacaktır seni
unutma

üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiçbir zaman da tutulmayacaktır
serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar
unutma "

ahmet telli

zorunlu din dersi

dumrul dumrul
değişik kafalar var. fatma barbarosoğlu isimli dinci zorunlu din derslerine karşı çıkanlara atarlanmış.

sekülerler din konusunda bilgili değillermiş ama dindar ailelerin çocukları da bilgisizmiş bilmem ne..

www.yenisafak.com

bu yazıyı paylaşırken de diyor ki camilerde saflar boşmuş.




toplum senin dinine ilgi göstermiyor belli ki. zorla gündeme gelmeye çalışmak niye? sekülerin çocuğundan sana ne? benim çocuğumdan sana ne? sen kendi çocuğunu dindar yetiştirebilme becerisinden yoksunsun hala benim çocuğuma göz dikiyorsun. üstelik iktidar sende, okullar sende, medya sende, para sende, her şey sende ama yetmiyor işte.

götünüze güveniyorsanız zorunlu din derslerini kaldırın toplumda kaç kişi din eğitimi almak istiyormuş görelim.

ya da dininize güveniyorsanız okullarda diğer dini inançları, ateizmi, agnostisizmi ve deizmi de objektif şekilde anlatın da çocuklar neyi seçecek görelim.

yapabilir misiniz? yapamazsınız. çünkü elinizdeki malzemenin ne kadar boş, tutarsız ve dayanaksız olduğunuzu siz de biliyorsunuz. paranızı, iktidarınızı, gücünüzü din üzerinden elde ettiğiniz için bunca ısrar.

samimi olsan, gerçekten inansan allah'ına güvenirsin. dinine güvenirsin değil mi?

sen, senin gibiler, senin hükümetin, bütün terörünüz ve baskınız bir araya gelse benim yakınlarımda bulunan herhangi bir çocuğu dinli yapamazsınız. çapınız yetmez. gücünüz yetmez. bilginiz ve görgünüz yetmez.

ne yaparsanız yapın kar etmeyecek çünkü bir malı piyasaya ne kadar pompalarsanız o malın değeri o kadar düşer. sonra da mal elinizde patlar. götünüze başınıza sürmek de kar etmez. siz bu tarihsel kapışmayı kendi iktidarınız sayesinde kaybettiniz.

ve ders almamakta ısrar ederseniz siz seçim kazandıkça biz yeni kuşakları kazanmaya devam edeceğiz. nihayet kaybettiğinizde sizden geriye hiçbir şey de kalmamış olacak.

adnan 0ktar

dumrul dumrul
bunun başında olduğu organize suç örgütünün elemanları şu sıralarda tayyipçi ve türkçü pozlarında takılıyorlar.

dün fetö kuvvetliyken ise onu yalıyorlardı. aşağıdaki twitlere ve hesap sahiplerinin şimdiki profillerine bakın.

işte bu yüzden her skim hıyar diyene tuzla koşmamak lazım: