alman vs avusturyalı

nautilus nautilus
ırkçılık; avusturya da nazilik ezilmemiştir. çok doğrudan söylemeseler bile nazilik pek utanılacak bir şey değildir. almanya ise bu konuda diğer tarafa çok kayarak hala israil e nükleer füze de yerleştirebilen denizaltılar hediye edebiliyor.

köylülük; viyana hariç avusturyalılar köylüdür. almanlar çok daha fazla şehirlidir.

kültür; viyana 110 yıl öncesine kadar, paris ve londra ile en büyük imparatorluk başkentleriydi. st. peterburg ve madrid bile yanına yaklaşamazdı. pastane kültürü, müzeleri hala bu etkiyi devam ettirmektedir.

insanlar; avusturya imparatorluk bakiyesi olarak çok daha fazla kozmopolitti. 110 yıl önce viyana nın %20 si çekti örneğin.

not; viyana, otto skorzeny nin cenazeti ve 1975 yılı. bu fotoğraf almanya da çekilemezdi.


veyis ateş

dumrul dumrul
bu elemanı izlemenin dinlemenin tam zamanı. programlarını izleyin, neleri savunduğunu görün. bu on milyon euro muhabbeti ile birlikte değerlendirin. bu ülkede hangi masallar hangi dolapların çevrilebilmesi için anlatılıyor, bu masallarla neler gizleniyor görün, bilin, hatırlayın.

bunlarla niçin uzlaşamayacağımızı, niçin aynı gemide filan olmadığımızı kavrayın.

hala görmüyormuş, bilmiyormuş gibi davrananlar siz de tercihinizi yapın. bu yolun sonu sizin için bombok bir yere çıkıyor. aptalım, malım, gandırıldım demekle affedilmeyecek şeyler var dünyada.

aşı karşıtlığı

müthiş sol ayak müthiş sol ayak
yaptırmak istemiyorlarsa, sıralarını bana devredebilirler.
aşı hakkım var görünüyor ama mart ayında test pozitif çıktı diye, en erken eylül ayında aşı olabiliyormuşum, saçmalığa bak.
ayrıca, o test sonucu da şaibeli, hiç semptom yoktu, verilen tableti de kullanmadım.
4

veyis ateş

written and directed by written and directed by
gazeteci sevilay yılman tarafından sezgin baran korkmaz'ı tehdit ettiği konuşmanın içeriği yayınlanmış olan eski din kültürü hocası, gazeteci bozuntusu. 10 milyon euro'lar, lüks oteller, şantaj ne ararsan var herifte. her gün yüzü kızarmadan, utanmadan haber sunup bir de haber aralarında onu bunu eleştiren bir tip ha bu. o rezil konuşma ise şöyle:

veyis ateş diyor ki özetle; "biliyorum canın çok acıyor. her tarafı yakıp yıkmak istiyorsun. çıkıp her yere konuşmak istiyorsun. yaşadıklarını anlıyorum. hak da veriyorum sana. sen de eşine, ailene çoluğuna, çocuğuna kavuşmak istiyorsun… hiçbir şey olmamış gibi ülkene dönmek istiyorsun… ankara'dayım… az önce senin görüşmeni yaptım. şunu anladım ki seninle uğraşan bir klik ve lobi var ama bu arkadaşlarla işi tersine çevirmek mümkün…"

bunun üzerine sbk diyor ki; "abi ben hukuken zaten haklıyım ama yine de sen söyle nasıl olacak?"

veyis ateş şöyle cevap veriyor; "önce senin samimiyetini göstermeni bekliyorlar…"

sbk ise; "nasıl göstereceğim abi?"

veyis; "talep ettikleri meblağı yollayacaksın" diyor.

sbk da; "abi diyelim yolladım 10 milyon euro… peki ya sonra bu insanlara ulaşamazsak… ne olacak o zaman?" diye soruyor…

veyis de diyor ki o zaman:

"hiç merak etme… ben her iki tarafın da hakemi ve kefiliyim. para, iş bitene kadar bende duracak!"

www.haberturk.com

gyuliçkimi

bizi bozguna uğratan yargılarımız bizi bozguna uğratan yargılarımız
marsis grubunun 2009 yılında çıkardığı marsis dağı albümünün gül gibi parçası.




baştan sonra lazca olup sözleri şöyledir;

coxo-skani "e" do "f"ten geyicken
gyuli-çkimi, guri muten eyimçkven
merağiz goşaxe guri domaçven
omçkomi do gemişkvi gyuli-çkimi

dido mskva re dido gogixtu meti
avla-skani diyu doren cenneti
daha var gaçkinu çkimi kıymeti
omçkomi do gemişkvi gyuli-çkimi

ar nana giyonun gnze şişmani
elçi momiyoniz mod ipişmani
ma si var ekçopi dobipişmani
omçkomi do gemişkvi gyuli-çkimi

çevirisi ise;

bundan böyle dağ dağ dolaşırım
yüreğim çok yaralı, derdim var
karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
yaktın kül ettin sen beni gülüm

yeni odaya perde astım
rüyamda boynuna sarılmıştım
ağlıyordum uyandığımda
yaktın kül ettin sen beni gülüm

çarşıya inerdiniz bazı bazı
babandan habersiz gözlerdim seni
gülüm sen başkasına gitmeye
bil ki benimsin gülüm

not: sözler alıntıdır.

iki sevgili muck muck yaparken üçüncü kişi olmak

anabacı vokke anabacı vokke
üçüncü olmadım da bir kere dördüncü oldum. bakın dördüncü oldum diyorum ajsdsxlkyzjss.

yıllar evvel yani en geç 2010'dur, istanbul'un bu bitmeyen çileli uzun güzergahlı bilmemkaç t otobüslerinden birisinde binmişim. bindiğim gibi de alt kat arka koltuğa oturdum. beşli koltukta paşa gibi yayılıyorum böyle... otobüs kalkmaya yakın bir kız iki tane de zenci çocuk koştur koştur geldi, yanıma geçti. kız ortalarında bir ona yumuluyor bir öbürüne yumuluyor. yumulurken öbürü boş durmuyor. tam kesitötesi ziya'nın "samet senin garıyı üçlü beşli götürüyolar" dediği durum sözkonusu. yani hiç de kamil bir adam sayılmam ama ben bile 2 dakika içinde "nereye düştüm lan ben" diye bir mini şok geçirdim. bangbus, interracial, mmf, threesome pornolarda ne gördüysek hepsi birden sağ yanımda cereyan ediyordu. hani otobüsten inecek olsan önüne bakamazsın yani ajsdsdsds... 345 t diye yanlışlıkla bangbus'a akbil basmıştık yani.

abi ta beylikdüzü'ne kadar yiyişip durdular. nereden baksan 1 saatlik yol, bakmadan duramıyorsun. yani istemsiz bir şekilde arada dönüyor kafa o tarafa... zaten yanında 1 saat boyu durup nefeslenmeden yiyişiliyor, bir neye benziyorlar diye merak da ediyor insan ajsdsdsjjj. bir böyle izleyedaldım, biraz rahatsız oldular kafamı çevirdim. ama kız izlenmekten çok mutluydu zannımca...

yakın duraklarda indik, kızın her türlü fanteziye açık olduğunu görünce hani bir "may i join you" demeyi düşündüm. sonra "olm adamlar zenci" dedim, kolibali yarrağı görmüş hasan şaş gibi şaşırıp kalmak da var dedim vazgeçtim msjdfdsdsdsdssss.

her neyse efendim, birkaç sene sonra alabildiğine tikky bir ortamdayım. insanlarla tanışıyorum, bir tane trabzonlu bir müteahhitin kızı var. tahmin edebileceğiniz üzere yedi ceddi akp'li... kız ben seni tanıdım, sen beni hatırladın mı demesin mi.... yoooo, manyağa bak ne hatırlıycam. bir de orospu orospu gülüyor, ben de "aha rezil olduk" diyorum içimden... bir göte açılan şemsiye kokusu aldığım için çok oralı olmadım tabi. sonra ortamda bir mevzubahis hatun kişisinin zenci sevdiği lafı geçti. kuzeniyle birlikte buluşuyorlarmış hatta... neyse orada da ampül yanmadı bende. ama ne kadar ötelemeye çalışsam da kafam "bu karı beni nereden tanıyor ki" sorusuyla meşgul olmalı ki aklıma beylikdüzü bangbusındaki zencilerle yiyişen kız geldi. şeklini şemalini hatırlamaya çalıştım. evet, aynı siyah saç beyaz ten kombosu, aynı kilolar, güzel olmayan yüz ama tüm afrikalı halklarını açlıktan kurtarmaya yetecek memeler...

bu da böyle saçma bir anımdır. çok zor bir bir-bir buçuk saat geçirmiştim. hangi haysiyetli milliyetçi müteahhidin kızıydı kimbilir...