bir ülkenin gelişmemiş olduğunu gösteren detaylar

la bocca della verita la bocca della verita
✓ sıra kültürünün olmaması.

✓ vapur gibi toplu taşıma araçlarına insanların itiştirerek koşuşturarak binmesi.

✓ kapalı-açık ayırt etmeksizin, taşaklı cinslerin biraz güzel bulduğu bir kadına öküzün trene baktığı gibi bakması.

✓ kadınların geceleri sokakta rahatça yürüyememesi.

✓ erkeklerin ev işi yapmayı erkekliğine hakaret sayması.

✓ kızların bacaklarını kapat diye yetiştirilirken, erkeklerin göster oğlum amcama pilini kulturuyle yetiştirilmesi.

✓ yaşlıların sadece yaşlı olduğu için otobüste gözleriyle üstünüzde psikolojik baskı uygulaması.

( nerden geliyor peki? salı pazarından. haspam! vermiyorum lan! kudur!)

✓ statünün baskı unsuru haline gelmesi.

✓ liyakatsızlık. amca dayı kültürü. ( altını çiziyorum)

✓ birbirine domates fırlatan, olmadı kol ısıran tiplerin bakan/ millet vekili olması.

✓ sanatın ve sanatçının değer ve destek görmemesi.

✓ evliliğin sorumluluğunu alamayacak bireylerin evlenmesi sonucu evliliği kurtarmak için yapılan psikolojisi bozuk bireyler.

✓ sevginin bir acı sonucu hak edilmesi gereken bir şey olduğunu düşünen zavallı, hastalıklı bir zihniyet.( bunun altında kompleks yatıyor.)

✓ çocuklara sunulan şartlı sevgi neticesinde, cinsellikte oluşan yanlış algı ve bunun bir ödül-ceza
mekanizmasına dönüşmesi.

✓ dış görünüşüne, gosterisin ( kıyafetin, evin, arabanın, paranın) çok fazla önplanda olması.
( oysa ki paranın eğitimin onune geçmesi avamliktir.)

✓ nezaketin güçsüzlük zorbalığın güç sayılması.

✓ tarihi eserlerin üzerlerinin yazılıp çizilmesi.

✓ hayvanlara zarar verilmesi. ( zehirlenmesi, parçalanması, hayvanın hiçbir değerinin olmaması. )



yani bir canın et, bir çiçeğin ot, bir ağacın odun sanilmasi.
2

kanser

al bashino al bashino
bugün babamın 4 sene sonra kanser hastalığının tekrar nüksettiğini öğrendim. ondan uzaktayım yanında olamadım öğrendiğinde, tek başına karşıladı bu haberi. ağır geldi, telefonda torununun sesini duymak istedi ve hüngür hüngür ağladı. elimden geldiğince destek olayım diye telefonda ne kadar moral verilirse o kadar yanında olmaya çalıştım, bana da iyi ki varsın dedi ve yine ağladı. içim parçalandı. ruh gibiyim sabahtan beri. ikinci karısı ona ev aldırmaya çalışırken, boşandığı karısı yani annem arayıp gerekirse kendi evimi satar seni yine tedavi ettiririm deyince ne diyeceğini bilememiş, yüreği parçalanmış yine ağlamaya başlamış. hayat çok acımasız. aile her şey.

zor bir sürece giriyoruz yeniden. allah babama sağlık, bizlere de sabır selamet versin inşallah. hep beraber atlatacağız allah'ımın izniyle.

güzel günler göreceğiz inşallah, güneşli günler ..

piç erkeği değiştirebileceğini düşünen kadın

purge me purge me
çok doğru düşünüyordur helal olsun ona. (alnından öpen emoji) bu piç dediğin erkek türü karaciğeri bırakmış olur zaten bir zaman sonra. değişime mecburdur. karciğer gidik, sigara yüzünden ciğerler gidik, yakında ölür gider. o aralar alıp düzeltsin işte. bakır kapta güveç yapsın ne bilim yapsın bi şeyler. yaşlı piçler kolay yola gelir bence. anında aile hayatına uyum sağlar o eşoleşekler, elleri mecbur. genç piçler ayrı konu. içlerindeki bağımlı olamama duygusu çoksa zor. sabır işi.

baharın getirdiği güzellikler

eski çaçalardan mehtap eski çaçalardan mehtap
yasaklanmıştır. ben antalya'da yaşıyorum, burada bahar zaten toplasan 20 25 gün, sonrası yaz. bahçede güller açtı, aşağı inip yürümek yasak. portakal çiçekleri mis gibi kokuyordur muhtemelen ama kokusu altıncı kata ulaşamıyor. on kilometre ötede deniz var, sahile inip yürümek yasak.

bahar depresyonundayım, her an gözüm dolu, duvarlar üstüme üstüme geliyor.

ev genci

üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
böyle bir şey var maalesef. sözlükte tanımı yapılmamış olması ayrı bir dram.

belli bir okulu bitirmiş, tahsil yapmış, normalde öğrendiği bir mesleği olan yani istihdama hazır ancak işi bir şekilde olmayan (iş bulamayan, atanamayan, işten çık-arıl-an), düzenli bir geliri olmayan ve bu yüzden ailesinin eline bakan bekar gençlere deniyor. bir ülkede bu grubun nüfusa oranının fazla olması o ülkede çarkların, açık söyleyeyim, dönmediğini göstermektedir.
2

subay kızları

sithin sene sithin sene
genelde eğitimli ve alımlı kızlardır. çoğunlukla atatürkçü olurlar ve aldıkları bu terbiye sebebiyle ite köpeğe pek yüz vermezler. elbette bu durum itin köpeğin peşlerinde koşmasına ve boş hayaller görmesine engel değildir.

celal şengör

son of the sea son of the sea
bu adamın herbokologluğundan, absürt siyasi görüşlerinden (ki aslında bazıları doğrudur), elitist düşüncelerinden hoşlanmayız kabul ama bu adam türk televizyonları, türk bilimi ve türkiye için bir renk bunu kabul edelim. yukarıda dendiği gibi abuk subuk mafya dizileri, zengin koca arayan golddigger dizilerindense bu adamın sığ da olsa tarih bilgilerini dinlemeyi tercih ederim. kendisi ve ilber ortaylı sayesinde magazinden başka bir boka kafası basmayan arkadaşlar bu neymiş diye kitap okuyabiliyorlar. buna da şükür.

iş hayatının ilk kuralı

fahisenin cignenen onru fahisenin cignenen onru
herkesin kendi kuralı vardır, benim kurallarımsa:

- emeğimin ve zamanımın sömürülmesine izin vermem
- vefa beklemem, vefa göstermem. gitmeye değdiği an düşünmeden giderim

türkiye gibi emek piyasasının bu denli sıcak olduğu, elini sallasan genç işsize çarptığın bir ülkede, kurallarınla prensiplerinle yaşamak tamamen işverenin insafına bağlı. hele ki ülkemizdeki işçi sınıfının karaktersizliğini göz önüne alırsanız, alternatifiniz her zaman bulunur. o yüzden son kural

- aranan adam olmak için niteliğini arttırmak zorundasın. eğitim masraflarını asla gözünde büyütme. kendi kendini eğit ve bir yerden eğitim verilmesini bekleme.

6 mayıs 2021 sedat peker itirafları

dumrul dumrul
sedat peker'in videoda bahsettiği, (mehmet ağar ve akp milletvekili tolga ağar'la iltisaklı olduğunu söylediği) 4,9 tonluk kokaine dair kolombiya emniyet genel müdürünün 9 haziran 2020'de yaptığı açıklama.

twitter.com

sedat bahsetmeden önce bu haberi duymuş muydunuz? ben duymamıştım. çünkü akp bağlantılı herhangi bir suça dair herhangi bir olayı havuz medyasından duymamız mümkün değil.