ben böyleyim kılıfına sığınmak

ropte ropte
ayar olduğum davranış. sen böyleysen, ben de böyleyim. siktir git diye yol veriyorum genelde bunu diyene.

kimse kimseyi istediği kalıba sokma hakkına sahip değilse de, aynı şekilde kimse beni tüm öküzlüğümle, tüm hayvanligimla kabul et deme lüksüne sahip değil bence.

ben böyleyim deyip, her istediğini yapmaya çalışan benden uzak olsun ağa. hoş ben uzak tutuyorum zaten.
9

hayatımızdan insan çıkarmak

lö şuhane lö şuhane
kamburu kazıyıp dik yürümenin en bilindik yoludur hayatımızdan insan aforoz etmek.

gereksiz insanlar sadece yüktür, külfettir. yükler sorumlulukları ağırlaştırıp beli büker. kendimize ayıracağımız vakitten çalıp onlara çar çur etmedir bu gereksiz insaniyetli halimiz.

insanın kendi kendisinin hırsızı olmasini sevimli gösteren yersiz bağ kurulur o insanlarla.

yaklaşık 7-8 ay evvel yeni eve taşındım, yeni işim var, arkadaş çevremi eledim, akrabaların hepsi engelli, yetmedi aileden de üstünü çizdiklerim var.

benim için gerçekten(!) önemli kişileri işaretledim. tenhayım...sakinim... özgürüm...

erkek peşinden koşan kız

lö şuhane lö şuhane
ben utanıyorum böyle kadınlardan.

sevgilimin kardeşini seven bir hatun var, yanımızda defalarca kez arıyor açmadı eleman. sonra kalkıp beniminkine mesaj atıyor ağlayarak, neymiş telefonu açmıyormuş kardeşi o da çok merak etmiş

herif yanımızda telde oyun oynuyor diye siklemiyor kızı, kiz deli gibi ağlıyor. sonra kalkıp geldi eve. tam bir loser.

bu model insanların kazanma ya da mutlu olma şansı sıfır kere sıfırdır. tiksinerek acıdım kıza. kendini değersizleştirmenin en hızlı yolu.
4

iş var iş beğenmiyorlar

randolph carter randolph carter
iş hayatı da dâhil olmak üzere yaşamın bütün alanlarına sirayet etmiş bir kültürün sloganlarındandır.

evet, bu bir kültür. ve iğrenç, yoz bir kültür. bu kültüre göre, koşullar ne kadar kötü olursa olsun var oldukları için şükretmek ve susmak gerekiyor. çünkü bu kültür sıradan bir insanın birçok şeyi hak etmediğini, yediği kuru ekmekle içtiği su dışında her şeyin lüks olduğunu ve bunları talep etmenin şımarıklık olduğunu kabullenmemizi istiyor.

hâliyle, bir iş bulduğunuz zaman, koşulları ne kadar kötü olursa olsun kabullenmeniz ve patrona biat etmeniz bekleniyor. evet, bu tam anlamıyla biat. maaşlı kölelik. başka bir açıklaması yok.

bu kültür nereden geliyor bilmiyorum. belki şeyh kızarmış tavuk yerken müritten mayasız kuru ekmeğe talim etmesini bekleyen tarikat öğretileri bir şekilde modern zamana aktarılmış. ya da bir ekmeğe sahip olmanın bile zor olduğu kıtlık dönemlerinde edindiğimiz toplumsal alışkanlıkların devamı. bilmiyorum her koşulda mantıksız.

bu yoz kültürün iş hayatına sirayet etmiş olması korkunç bir durum. birçok işveren bu durumu suistimal ediyor. mesela koca departmanın yapması gereken işi tek kişiden bekleyip utanmadan asgari ücret teklif ediyorlar. eleştiri aldıklarında da verdikleri cevap hazır "iş beğenmiyorlar!"

öyle ki günde 15 saat çalışmayı kabul etmemek, iş dışında bir hayata sahip olmak bile şımarıklık olarak kabul ediliyor. bu durum normalleşmiş. bilhassa kriz dönemlerinde çok güzel suistimal ediliyor. koşullar ne kadar kötü olursa olsun mutlaka kabul edecek birileri var. kabul edenlere de artık kızamıyorum.

yıllar önce bir kitap sitesiyle iş yapmam söz konusu olmuştu. adam her kitap için 100 kelimelik özgün içerik istiyordu ve araştırma gerektiren içeriklerdi bunlar. metin başına teklif ettiği ücret de 25 kuruştu. bu duruma hâliyle öfkelendim, teklifinin hakaretten farkının olmadığını söyledim. elemanın verdiği cevap da şu oldu:

"biz gerçekten para kazanmak isteyen, gerçekten çalışmak isteyen bir arkadaşla yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz zaten"

yani emeğinin değerini talep ettiğinde "çalışmak isteyen" biri olamıyorsun. bunlara göre çalışmak, işveren ne derse kayıtsız şartsız kabullenmek anlamına geliyor. şeyh-mürid ilişkisini çalışan-işveren arasında sürdürmek istiyorlar.

velhasıl, sinirlerim tepeme çıkıyor şu lafı duyduğumda.

sarkozy nin hapis cezası alması

nasennebenhöhlenentzündung nasennebenhöhlenentzündung
fransa eski cumhurbaskani nicolas sarkozy rüsvet yeme ve görevi kötüye kullanma suclarindan 3 sene hapis cezasina mahkum oldu. cezasini ev hapsinde gecirecek. bu ceza ayni zamanda 1958 de kurulan 5. cumhuriyet döneminden beri bir cumhurbaskanina verilen en büyük ceza olmasiyla dikkat cekiyor. darisi tüm acgözlü halk düsmanlarina diyelim...

rakı

a sami bayraklı a sami bayraklı
eskiden bu içecekle alakalı yarak gibi adam tasviriydim. dalyarakça prensiplere falan sahiptim. şu kadar meze olmazsa içemem. 2 lokma şeyle rakı mı içilir? şunlar da lazım, haydari yapalım. yalnızken rakı mı içlir? rakı muhabbet içeceğidir. kavun olsun, beyaz peynir olsun, bu olsun, şu olsun. ohoooo. kısıtlayıcı her şey omzumuzda yükmüş azizim yaş geçtikçe anlıyor insan. başka yükler de gelince dengelemek için bunları bırakıyoruz sanırım.

aydın boysan gibi bi nebze daha rahat bir yaşamım olsaydı ben de rakı ve adabı üzerine saatlerce konuşur nasıl içilip nasıl içilmeyeceğini anlatırdım. şimdi neyzen üstat gibi bi kabın içinde rakı yanında ekmek verin banıp yerim kafasındayım.

son 1 senedir her 1 duble için yarım bardak şalgam şuyu ve kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynirle içiyorum fazlasını aramadan. olursa bi içmeye başlamadan önce çay demliyorum, mango kesip dolaba atıyorum. 3. dubleden sonra bir bardak çay, ilerleyen saatlerde de mango güzel gidiyor. seneler geçtikçe bunlar da gidecek sanırım. bir su ile içer duruma gelirim.
1

zeki kadın

purge me purge me
cins bir türüne denk gelince, içte kalan tüm korkuları su yüzüne çıkaran kadın. normalde gelip, hep takıntığım o kendini beğenmiş tavırlarla dalga geçeceğim şu tip giriye gelip "ağlamak" bile canımı sıktı şu an.

zeki kadın yoruyor öncelikle. çünkü bir sonraki hamlesini asla tahmin edemiyorsunuz. kafasının işleyişini çözemiyorum. çözsem, hemen onu kullanacak taktikler geliştirmeye programlı sırtlan bir beynim var ama yapamıyorum. bu çok rahatsız edici.

zeki kadın, yalan dolan hikaye tırıvırı yemiyor. bir davranışımı açıklarken, aslında hiçbir şey anlattığım ama çok şey anlatmış gibi göründüğüm uzun uzun kelimelerim olur benim. çoğu kadının kafası karışıp çözemediği için, araya bilerek serpiştirdiğim, --aşka davet eden--, ya da nefretle bezeli ama altyazıda çeşitli testler içeren oltalarıma gelir. bu gelmiyor. ömrümü sikti. 1000000 kelime kullansam da gidiyor, aslında ne yapmaya çalıştığımı anlıyor, bir laf ediyor nakavt ediyor beni. kendimi kötü hissediyorum.

bazen de hiç konuşmasam bile yine anlıyor beni. bu kez yine şaşırtıyor.

aldatma olaylarına hiç girmiyorum. arkasında da gözü oluyor bu tip kadınların. sikerler, net. şu an beni bile izliyor olabilir diyerekten pc kamerasına bir kat daha yara bandı yapıştırdım. (üzgün emoji) sabah sabah 2 tane rus escort arkadaş ile anlaştığım telefon konuşmamı duymuş mudur acaba diye telaş yapıyorum.

zeka küpü oldukları için çok irdeliyorlar her şeyi. genelde kadının üstünlüğüne inanıyor bu tayfa. ilişkimizi irdelemekten aşkım memelerin de daşmış demeyi unutuyorum.
8 ay sonra yapacağımız makarna sosunu bile irdeliyoruz. ilişkimizin gidişatında olabilecek tüm olasılıkları tartışıyoruz. zekasına sıçtığım, aynı benim gibi bir anda 30 şey kurabiliyor kafasında.

duygu sömürüsü ile istediğimi elde etmeye kalkınca anlıyor hemen. her boku anlıyor yalan da atılmıyor bunlara. hay allah kahretmesin ya.

gerizekalı diye dalga da geçemiyorum şirin şirin. çok da severdim. "aşkım sen ne anlarsın yaa, bana bırak o işleri" demeye bayılırdım. zeki kadınla bunu yaşayamıyor insan.

korku oluyor haliyle. insan kendini ezik bile hissediyor. allahtan ben uyuyup uyanınca resetleniyorum. şu an yine müthiş egolarımla kalktım. "onun her yeri zeka olsa kaç yazar be" diyerek şiştim. şimdi arayıp meraba desem yine bir ayar çeker bana lök diye kalırım.

bunların sayısal zekaya sahip olanları daha beter dostlarım. kafa beyin bırakmazlar. adamın amına koyarlar.

şu an için düşündüğüm çözüm, yemeklerine benim antidepresanlardan koymak. akıl hastanesi koridorlarında yürüyen tipler gibi sakinleştircem sevgilimin beynini. sadece motor refleksleri yerine getirecek. ne dersem "evet aşkım" "hayır aşkım" gibi cümleler kursun. westworld'deki dolores'in ilk halleri gibi yapcam minnoş şekerimi.

hipnoz da güzel geliyor kulağıma. "bak canım aslında erkeker üstündür, siz tırtsınız az adam ol eğ şu başını" gibi telkinlerle yumuşatacam sevdiceğimi.

bu zeki halleri ile kaçırır bunlar adamı. azcık gerizekalı taklidi yapın olm bu ne lan. arada 2-3 saat "anadolu gadını" pozları atın. mantını açtım bey falan diyin. şöyle bi ağız tadıyla aldatalım, elimizde gülle gelelim vicdan aklamak için, yemiş gibi yapın.

özet: zeki kadınlar enetelektüel ve sorgulayıcı olur. egzajere bir anlatımla duygularınızı absorbe ederek ajitasyonlarınızı yemeden avangart bir tavırla götümüzü siker. hem entel hem feminist olanları çok ayrı siker.

ortalama kadın ne güzel ya. eline vur ekmeğini al sdlkfj.

lö şuhane arkadaşımızı ele alalım misal. (şakamız da vardır diye düşünüyorum, pot kırarsak affetsin)

şimdi şuhanenin kafa basıyor, sosyal zeka var. memeler füze, popo jennifer lopez. ego tavan. gaddar yapıyor bu onu işte. acımadan ilişki bitirebiliyor, aşka inancını, yaşadığı acı tecrübeler sonucunda bitirme noktasına gelmiş ve artık mantığı duygularının önüne geçiyor.

bu da insana korku veriyor. zekasının çekiciliğine kapılıp uğraşsak bile ilk hatada acımadan gider diyor insan. ne gerek var diyip şöyle küçük ayaklı, siyah ojeli kalbi kırık kezo arayışına giriyoruz. (kalbi kırık olunca daha kolay düşüyorlar ondan)

olaylar çok karışık beyler.

(çapkınlar için not: şuhane hocam çocuklu baba olayına düşer bence. alone_man diye fake nick alın. eşiniz sizi terkettiği için aşka inancını yitiren adamı oynayın. bir de 10-12 yaşlarında çocuk lazım. taksim meydanda suriyeliler var. su satıyor sevimli piçler. onlardan birini alın eve güzel olur. hafif esmer. oğluma adadım kendimi deyin. karım başka bir adamla kaçtı diyip üzülün. oradan yürürüz bence. bunu düşüncem akşam, iyiymiş bu.)

zeki kadınlar da oltalanır. umudumuzu yitirmeyelim, yürüyelim aslanlar. onlar zekiyse biz de boş adam değiliz. motor alalım ikinci el. binelim motorumuza, fotoğrafçıyım ayakları yapalım. özgüvenimizi yitirmeyelim. her türlü kadını aşık eder ağlatırız gitme diye. biz var ya bizzz çok iyiyiz be. yaşasın erkekler. yine anlatacağım şeyi karıştırdım ldkjfs.

en son özet: zeki kadından şunu beklemeyin;





tespihi boynunuza dolar, silahla kovalar, pastayı kafanıza geçirir. erkeğine tapmaz bunlar. bu vatandaşları manüple etmek harbi zor. yılmayacağız, başaracağız evelallah. aslan parçalarıyız biz beyler, moral bozmak yok.
4

zeki kadın

dudu hatın dudu hatın
bir erkeğin dudaklarından ya da kaleminden "zeki kadın" tamlaması dökülüyor ise, külliyen yalandır, amaca ulaşmak için söylenen iltifattan başka bir şey değildir. türk erkeğine göre zeki kadın diye bir şey yoktur. alayımız aptalız. zeki ve x kadın diyorlarsa onlar daha çok o x'i tercih ediyor, istiyorlardır.

peki bir kadın olarak zekamızın övülmesi neden hoşumuza gider? doğduğumuz andan itibaren, okul hayatımızda, iş hayatımızda çoğumuzun yetenekleri küçümsenir, fiziki özelliklerimiz daha çok konuşulur. hep bir mücadele, hep bir zeki olduklarını ispatlama gayreti içinde olurlar. sonra yavşağın biri gelip ne kadar "zeki" olduklarını anlatılmaya başlanınca hoşlarına gidiyor. eğer zekanın tescilini erkeklerden bekliyorsa, o kadın o kadar da zeki değildir.

türbe

randolph carter randolph carter
türbeler boş çıkmamıştır. türbelerin içinde yatan yüce zatlar zaman ve mekanı aştıkları için herkese görünmezler. yalnızca galp gözü açık olan kişiler bu zatları görebilirler.

ahahaha ülkede buna inanacak milyonlarca insan var. komedi filmi gibi memleket yemin ediyorum.