recep tayyip erdoğan

r0x r0x
7 aylık maaşından vazgeçeceğine sarayı 1 hafta kapatsaydı yeterdi.

bu her felakette halktan yardım isteme olayını da anlamıyorum, bizim kadar vergi veren hatta verginin vergisini veren bir ülke daha var mı? nereye gidiyor bu vergiler?

e bi boş senet imzalat bize bari, bir dahaki sefere hiç uğraşma.

evlenmek

renfri renfri
üzerine yazıp konuşunca bak canı evlilik çekiyor derler diye imtina ettiğim müessese. hep içime atıyorum lan. bak evde kaldı bu diye biri işaret parmağıyla gösterir de halime acır diye çok kahırlanıyorum. lisede, üniversitede aynı otobüs durağında birlikte beklediğim bütün arkadaşlarım, çok ayrıcalıklı bir halt yemişler gibi girdi bu dünya evi denilen naneye. hayır o nasıl oldu ben başka bir durakta mı beklemişim, neyi kaçırmışım hala anlamıyorum. bir araya geldiğimizde bebek bezlerinin konforundan, anti alerjik pişik kremlerinden, paraben free etiketlerinden, mama kaşığının kaç derecelik açı ile arzı endam etmesi gerektiğinin mühendisliğinden, kızım bak sana da bizim sıddık' ı yapalım o da evlenmemiş hiç çıkarmalarından ciğerim soldu. sıddık da teselli ikramiyesi amk. hayır sıddık' la sorunum yok, ben zihniyete kızıyorum. yoksa iyi çocuktur sıddık. allahınız varsa evlenmeyin arkadaşlar. çok yalnız kalıyoruz biz lan.
2

evlenmek

sodalimon sodalimon
bir kadını sevip bir süre sonra beraber yaşamaya başladım. başlangıçtaki kadın ile bitişteki kadın arasında evrenler var. böyle bir değişimi hiç bir bilim açıklayamaz; ne evrim ne mutasyon. başlangıçta günde bir mesaj at iyi olduğunu bileyim; boş mesaj bile olur diyen kadın, 6 ay sonra beraber olmadığımız her an telefonla konuşmak isteyen, yatak odasından tuvalete gidince bile mesajlaşmak isteyen bir kadın haline döndü. cevap vermek için düşündüğüm zamanda başkası ile yazıştığımı düşünecek kadar paranoyaklaştı. gece uyandırıp telefon tuşunun sesini duydum diyen bir zombiye dönüştü. haftada bir aynı şehirdeki annemle yarım saat kahve içmeye gidecekken gitme benimle beraber kal diye ısrar edip, bana küsüp eve gelmemi istemediğinde bu gece annende kal diyen, annemde iken telefonla konuşup bir kahve içirtmeyecek kadar bunaltan birisi oldu.
bir gün yine iş yerinde aradı yoğunluktan açamadım. akşam işim erken bitince sevdiği bir yemekten yaptırıp gittim eve. uyuyordu. bok götüren evi temizleyim de temiz güzel bir ortamda oturalım dedim. uyandığını telefondan gelen videonun sesinden anladım. çoktan uyanmış ama ses bile vermemiş. ben senin benim yanımda olmanı isterken yarım saat yemek yaptırıp eve geç geliyorsun bir de temizlik mi yapıyorsun diye yine ben suçlu oldum. bağırış çağırış derken bana vurdu. insan gibi davran haddini bil dedim. vurmaya başladı. cinnetin eşiğindeyim ve ayağım kayıyor. elim kalktı ve iç sesim "sen bir kadına vuramazsın" dedi. elim cama indi. aldım montumu çıktım. bir koli bira aldım ve çantama koydum. içe içe dolaştım tüm şehri. kaç tur attım bilmiyorum. kendimi porsuk kenarında çimenlerde buldum uyandığımda.

size bira içirten kadınları bırakın, sizinle rakı masasını kurup, birlikte oturacak kadınları sevin. evlenmeyin, hayatı beraber hissedin ve yaşayın.
2

müge anlı

autumn sonata autumn sonata
başı çok ağrımış, yazıııık. kendisini ayrıcalıklı gördüğü için bu kadar sinirlenmiş aslında. başka biri dese şunları, belki de çok farklı tepkiler verecek, hekimleri savunacakken kendi başına gelince "koskoca müge anlı'ya bunu nasıl yaparsınız, saksı değilim ben" kafasına girmiş. normal. o kara kutuyla ünlü olan herkes kendini "bir şey" zannediyor.

coronavirus covid 19

ürkek ürkek
eminim hepimiz zor süreçler geçiriyoruzdur şu dönem içinde ve bittiğinde de psikolojik etkileri devam edecek ne yazık ki. inşallah kazasız belasız şu süreci atlatabiliriz; şu an için tek temennim bu.

enfekte olmak kaçınılmaz sonmuş gibi görünüyor. önemli olan bunu olabildiğince yavaşlatmak. bu süreçte duyarsız, alaycı insanları gördükçe ister istemez üzülüyorum. ne yazık ki bunu bütün ciddiyetiyle yapan insanların varlığını görüyoruz; ''gençlere bir şey olmuyor'' algısı hakim. bu algıyı yıkmak mümkün değil. taşıyıcı bir birey olmaları umurlarında bile değil; ya yaşlı sevdikleri yok ya da ölmesini düşlediği kaynanaları var. bunun mantıklı açıklaması olamaz.

ailemde kronik rahatsızlığı bulunan kişiler var. hal böyle olunca; olabildiğince dışarıyla temaslarını en aza indirgemek adına tüm kişisel işlerin sorumluluğunu aldım. eczane, alışveriş, atm vs...bu sorumluluk ister istemez insanın üzerinde yük oluyor. iş yapmaktan gocunmaktan da değil; ne olur ne olmaz eve taşır mıyım düşüncesi hakim. 5 dakikalık işlem bile beni çok geriyor. ''ilk alışveriş ihtiyacında jelibon alacağım'' diyorum mesela. market alış verişinin gerilimi esnasında her şeyi unutuyorum. bir an önce alıp çıkma isteği; kendimi şımartmamı engelliyor. ürkek yüreğim çok üzgün...

dış ortama bakıyorum; insanların üzerinde bir rahatlık hakim. insan çevresinden herhangi birinin başına gelmediği ve canı yanmadığı sürece anlayamayacak sanırım işin ciddiyetini. kısa süre önce köy evine gittim; temiz hava, ortak kullanım alanının kısıtlanması bir nebze de olsa psikolojimizi düzeltir düşüncesiyle. kırsal kesimi biraz cahillikle suçlarlar mesela; ''anadolu çomarları'' diye nitelendirdiğimiz kesim ''şehir barzoları'' ile karşılaştırıldığında daha duyarlı.

sağlığın şakası olmadığını anlatabilsek keşke insanlara.

erkeklerin her 7 saniyede bir seks düşünmesi

birfincancay birfincancay
çok zor iş. her şeyden önce odaklanmayı zorlaştırıyor. oranlı olarak artsa da mesela 14 saniyede iki birim düşünse ya da 21 saniye sonra 3 birim, böyle böyle arttırıp 140 saniye hiç düşünmeyip 140. saniye sonunda 20 birim seks düşünse olmuyor mu mesela? maalesef olmuyor. illa 7 saniyede bir birim.

misal soru çözüyorsun, sınavdasın:

"log8 tabanında 9, n'e eşit ise log 3/4 tabanında 36 ifadesinin n cinsinden eşiti nedir... hımmm.. meme. taban değiştirme uygulamam lazım... en çok işe yarayan taban?? am! evet... 2'yi seçsem.. düzenliyorum. üstten ve alttan gelirse... seks! threesome! neyse.. log 2 tabanında 3... 3n/2 ye eşitse... nasıl çevrilir... duvara yaslarım! log 2 tabanında... soru neydi ya??"

sırf şu nedenle ösym sınavlarında erkek adaylar için 1 soruya 1 dakika vermek yerine 1 dakika + 8 sn verilmesi gerekir. çünkü bir dakika 60 saniyeden... içinde sekiz adet 7 saniye var... artan dört saniye de ikici dakikada bir birim... göt!

pardon.

eba tv de yapılan ateizm tanımı

turan eller var olsun turan eller var olsun
siyasal iktidarın dindar ve kindar nesil yetiştirme organlarından biri olan trt-eba tv'nin, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde devasa bir cehalet abidesi tarafından yapılan über bilimsel tanım:

"ateizm, evreni ve varlıklarını yaratan bir tanrının olmadığını savunan bir inanç biçimidir. sadece tanrıyı değil tüm dini değerleri reddeder ve bu insan fıtratına aykırı bir durumdur.

örneğin hepimizin bildiği bir tabir var: düşen uçağın, batan geminin ateisti olmaz. bu manada baktığımız zaman, insanın her zaman bir yaratıcıya tutunma ve bağlanma isteği vardır."

temelinde uhrevi hiçbir inanca sahip olmamak olan tanrıtanımazlığı, bacak kadar çocuklara bir "inanç sistemi" olarak anlatmasını geçtim, nurcuların pilot kalem muhabbetinden hallice, düşen uçak gibi trajikomik bir örnek vererek tanrıya inanmayı amiyane tabirle göt korkusundan yapılan bir hareketmiş gibi tanıtmak olayın rezalet seviyesini hayli yükseltmiş.

1.5 aylık bir pedagojik eğitimden sonra kpss'de kalem sallamadan 65 puan alarak mülakatla şıp diye atanıp, ortalama 5 bin lira maaş almaya başlayan cahil cühelaya "ahlak bilgisi" dersi verdirilirse, verilen ahlak da böyle kin ve nefret üzerine olur tabii.

www.gazeteduvar.com.tr

sakalları kesince armuta dönmek

murder bar murder bar
içinde bulunduğum naletler gelesice durum.

ya abi sırf bu yüzden memurluğu kafamda bitirdim zaten kazanamazdım da kpss ümidim bile olmadı. hayır zaten memur zihniyetli biri değilim ama özel sektör hayalim de bitti.

gerçekten bu sakala ya da top sakala iş yaşantısında abartmamak şartıyla müsade edilmeli. ben böyle armut ayva gibi çıkmak istemiyorum. suratım yuvarlak ve totoş gibi zaten en azından sakal biraz kamufle ediyordu.

hayır niye etmiyorsunuz ki sakal olsa nolacak müşteri ölecek mi korkup kaçacak mı.