tekbir getirerek yangın söndürmek

radiance radiance
ya abi dua edelim falan diyin bari. allah'tan, tanrıdan, odin'den ne ise artık yardım isteyebilirsiniz ama bu iddialı beyanlar, hareketler falan çok sıkıntı be.

geçen sene her gece sela okuyarak, cami hoperlörlerinden "musibetten kurtar ya rabbi" falan diyerek pandemiyi bitirmeye çalışmıştınız. yapın ibadetinizi, yaşayın inancınızı kimse bir şey demez. ama bu iddialı beyanlar bir de boşa düşürüyo durduk yere.

olmayınca, "tüh allah kabul etmedi" mi diyeceksiniz.

türkiye ekonomisi

arizaceker arizaceker
yıl 2016 aylardan ağustos. bisiklet aldım. 850 tl idi. orta seviye bir bisikletti. asgari ücret 1300 tl civarındaydı. bu gün aynı segment ve donanımlarda aynı marka bisikletin fiyatı 6000 tl. asgari ücret 2800 tl. diyeceklerim bu kadar.
3

13 ilde 41 orman yangını 2021

merkez kaç tazı tut merkez kaç tazı tut
ulen amcık hadi terör örgütüsün amacın devleti yıldırmak korkutmak eylem yapmak falan filan bunları anlarım ama orman yakmak nedir amk! oğlum gezegen bu ilkel beynini siktiklerim. doğayı yokedersen o da seni yokeder.

bunlara napalm yangın bombası atcan cayır cayır yansın ibneler, mühimmat yağdırırım yemin ediyorum acımam. belki o zaman ağaçların canının nasıl yandığını hissedebilirler.

şimdi siyaset zamanı değil

dumrul dumrul
vasatın en sevdiği tekerlemelerden biridir. zaten hiçbir zaman siyasetin zamanı olmuyor ve tam da bu yüzden burnuna kadar bokun içindesin kardeşim. bunlara göre beş yılda bir sandığa gitmek dışında siyaset zamanı diye bir şey yok. siyaset zamanı değil dediklerinde de iktidarın vatan - millet - din - iman trenine binmeyi önermiş oluyorlar ama bunun siyaset yapmanın en leş biçimi olduğunu anlamayacak kadar sağduyudan yoksunlar.

bununla set oluşturan diğer tekerlemeler de şunlar:

"haklıyken haksız duruma düşmeyelim"
"iktidarın yaptıkları benim de hoşuma gitmiyor ama makamı yıpratmayalım"
"tamam gavura vurur gibi vuruyollar ama polisimizi yuhlamayalım"
"depkimizi sandığa saklayalım"
"xyz çözüm değil"
"sonuçta hepimiz müşlümanız"
"155'i ararın ha"

tv izlemediğini belirtme isteği

omer e omer e
insanlar ikiye ayrılmalı artık.

tv izleyenler.
tv izlemeyenler.

tv izleyenler kendi arasında ikiye ayrılmalı;
kitap okuyanlar.
kitap okumayanlar.

kitap okuyanlar kendi içinde ikiye ayrılmalı;
düşünebilenler.
düşünemeyenler.

düşünebilenler kendi arasında ikiye ayrılmalı;
iyi düşünenler.
kötü düşünenler.

iyi düşünenler kendi içinde ikiye ayrılmalı;
herkes için düşünenler.
kendisi için düşünenler.

herkes için düşünenler artık ikiye ayrılamaz, kişi;
tv izlemiyor,
kitap okuyor,
düşünebiliyor,
iyi niyetli,
olabilmişse gerçekten kendine faydalıdır.
bu anlamda topluma faydalıdır.

işte nereden nereye.

artı oylanan giriyi bir kaç saat sonra favorilemek

dumrul dumrul
girileri nadiren favoriliyorum. bir giriyi favorilememin de iki nedeni olur.

1- arşivleme isteği
2- daha görünür olması gerektiği inancı.

eğer ikinci tip bir giri söz konusuysa favorilemek için özellikle bir süre bekliyorum. çünkü bir giri yazıldığında zaten belli bir görünürlük alacak. aynı anda favladığım zaman, zaten beni takip edenlerin ana sayfasında var olması muhtemel bir giriye görünürlüğünü artırma şansı tanımamış olurum. oysa aradan zaman geçtiğinde fav işlevini yerine getirmiş olur. yorumlarda da böyle bir durum var. bazen gerçekten de yorum yapmak için yorum yapıyorum ama bazen o girinin görünürlüğünü artırmak için bomboş da olsa yorum atabiliyorum. twitter'da filan da olaylar böyle gelişiyor.

almanyadaki aşı karmaşası

dumrul dumrul
karmaşa almanya'da mı yoksa konuya aşıdan girip allah'tan çıkan yazar arkadaşımızın kafasında mı doğrusu anlamadım.

şaka lan tabii ki anladım.

o onu demiş de bu bunu demiş, şunu diyen de bilmem ne mezunuymuş... her türlü komplo teorisyeni ve din propagandacısının yaptığı gibi somut verilerden bağımsız anekdot bulamacına devam... oysa biz dünyayı anlamak için somut verilere bakarız.

almanya'da aşılamanın başladığı tarih 27 aralık 2020.

10 haziran 2021'e kadar yani 5,5 ayda nüfusun dörtte birinin çift doz aşısı tamamlandı. 10 haziran'dan bugüne geçen 1,5 ayda ise nüfusun yarısının çift doz aşısı tamamlanmış oldu. en az 1 doz aşı olmuş olanların oranı ise yüzde 61.

almanya'da salgının peak yaptığı tarih 30 aralık 2020. o gün tespit edilen hasta sayısı 49.044, hafta bazında günlük hasta ortalaması rekoru se 25.757

günlük ölü sayısında rekor 1734, tarih 19 ocak 2021. 28 temmuz 2021 ölü sayısı 117. şu andaki 7 günlük ortalama 24. 7 günlük ortalama rekoru 873. aradaki fark 36 kat.

hastalık haziran ayında dip yaptı. delta varyantıyla birlikte temmuz ayında yeniden artış eğilimine girdi. artış dediğim de içinde bulunduğumuz haftanın günlük ortalaması 2687. yani ne olmuş? aşılamanın başladığı haftanın günlük ortalaması ile şimdiki arasında 10 kat fark var. işte bunlar aşının farkı.

hastalık siz ona inandığınız için var olmaz. siz inansanız da inanmasanız gerçekliğini tokat gibi suratınıza indirecek olan virüs, bakteri ve mantarlar sayesinde var olur. tersi olsa mikroskobik organizmaların varlığından haberdar olmadığımız binlerce yıl boyunca pandemilerin filan yaşanmaması gerekirdi değil mi?

açın salgınlar tarihine bakın. kimse mikroplara inanmazken salgınlar insanlığın içinden nasıl geçmiş görün. 100 yıl önce ortalama yaşam süresi en yüksek kıta olan avrupa'daki ortalama yaşam beklentisi 50 yıldı. şimdi 80'lere çıktı. bu farkı yaratan şey de insanların daha çok inanması değil, ne olduğunu da siz bulun.

küresel ısınma siz ona inanmaktan vazgeçtiğinizde ortadan kalkmaz. gerekli önlemleri almadığınız sürece yanan ormanlarınız, sular altında kalan şehirlerinizle kafanıza vurur.

hayali arkadaşlarınız size hiçbir konuda yardım edemez. yukarıda dinin en "ılımlı", en "modern" formunun bile niçin dibine kadar zararlı olduğuna çok güzel bir örnek var. bu boş inançlar sizin dünyayı algılama biçiminizi baştan aşağı bozarlar. verilerle ilginiz kalmaz, elinizdeki çarpık çurpuk verileri de ekstra çarpık şekilde yorumlarsınız.

insanların kanatları, pençeleri, yırtıcı dişleri yok. bizi hayatta tutacak şey zihnimizi her an duru ve diri tutmamızdır.

13 ilde 41 orman yangını 2021

mei kusakabe mei kusakabe
bugün ahir ömrüme bir yaş daha eklendi, her gecen gün daha umutsuz bi insan olma yolunda kararlılıkla ilerliyorum.sabah manavgat'ta yangında ölen hayvanların videosu dolanıyordu. uzun zamandır böyle bir çaresizlik görmedim. bugün ülkemin çaresizliğine, sıradan ya da insanca bir hayat yaşamayı bir yana koy, sürekli mücadele etmek zorunda kalan insanlara, garibana, doğaya, ağaca, çiçeğe, kurda, kuzuya müstehak görülene içim parçalanıyor.

pek bilinmeyen bir başka bilgi

gamlı baykuş gamlı baykuş
dünyanın en kurak yeri antarktika kıtasıdır.

buzla kaplı olunca kurak olması fikri baya enteresan da geliyor insana, bu sebeple de çöller dururken buranın dünyanın en kurak yeri olduğu pek bilinmiyor.

edit: bunu biliyor olmamın anısını anlatayım hemen; çok sevdiğim, canım ciğerim bir arkadaşıma (:*) ; "beni şaşırtacak bir şey söylesene" demiştim, o da bunu söylemişti. o gün bugündür unutmam bunu, antarktika ile ilgili bir konu da geçerse hemen anarım kendisini.
buradan alınacak ders; size eşsiz bilgiler sunan arkadaşlar da edinin, iyi oluyor <3

istifa et amınoğlu

nils holgersson nils holgersson
edemez ederse 7 sülalesini daltonlar gibi bağlayıp kodese tıkarlar. seçimde hile hurda olmazsa yüzde 30 u zor görür. i̇şte bu göçmen akını ve yedekte bekleyen suriyeliler beni kıllandırıyor ve fakat muhalefette tık yok.

yerin dibine batsın böyle düzen.

yaz sıcakları ile baş etme yöntemleri

gamlı baykuş gamlı baykuş
kafayı sürekli ıslak tutmak.

çünkü hayatımın herhangi bir yerinde klima yok. düz dünyacı olduğumdan değil; imkanlardan dolayı klima yok hayatımda, olsaydı sarılırdım, o kadar çok seviyorum kendisini. hatta öyle ki, yakında yaşlı amcalar gibi banka işlemlerini şubeden halledeceğin. hatta işim olmasa bile bankalara dadanacağım.

yaz başladığından beri saçım bir kez bile kuru olmadı. sabah kalkıyorum ve duş alıp evden çıkıyorum, saçımın nemini havluyla bile almıyorum. i̇şten çıkıp eve geliyorum, saçım zaten ıslak oluyor ama bir duş daha patlatıyorum. sonra yatarken de altın vuruşu yapıp yine ıslak saçımla yatıyorum. uyandığımda saçım ıslak oluyor ama aynı döngüye giriyorum. özetle saçımın kurumasına asla müsaade etmiyorum.

şaka bi yana benim ve diğer insanların bu kadar duş alması küresel ısınmanın ateşine bir odun daha atıyor muhtemelen (mikro seviyede önemli olsa da etkisi var) ve küresel ısınmanın hızlanma ivmesi iyice artıyor. günün sonunca korkunç bir noktadayız ve farkın bu kadar hissedilir olması daha da berbat.

not: evdeki hayvancağızlar da benim duştan sonra ıslattığım ayak havlusunda teselli buluyorlar asdfghjkl