stockholm sendromu

1 /
culdesac culdesac
rehin alınan, eziyet edilen, baskı altında tutulan kişinin bir süre sonra bunu yapan kişiye karşı duyduğu sempati, aşk hatta bağlılık durumu.sebebi şöyle açıklanabilir:baskı altında kalan kişi bir süre sonra üstündeki baskıya sebep olan kişiye öyle bir alışır ki onsuz kendini eksik hisseder, ona bağımlı hale gelir. onun yaptıklarını kendi kafasında meşrulaştırmaya ve onu dünyaya açılan tek kapısı olarak görmeye başlar.
muzevir muzevir
kendine zorbalık edene aşık olma sendromudur ve fakat john fowles beyin koleksiyoncu'sunda böyle değildir durum. kız, kendini kaçıran kişiyi zorba olarak görmekten asla vazgeçmez, zamanla ona gönlü düşmez, kaçıran kişinin böyle bir beklentisi olsa da işler böyle yürümez.

nedenini açıklayayım efendim. misal siyasi hedefleri olan bir eleman diyelim ki kalantor bir sermayedarın kızını kaçırdı ve hapisteki arkadaşlarının serbest bırakılması kaşılığında kızı serbest bırakacağını söyledi. rehin sürecinde kız ve erkek aynı yerde bulunuyorlardı diyelim ki ve bu süreç boyunca erkek kıza hiç yüz vermedi, asla askıntı olmadı, yalnız ve yalnız siyasi hedefiyle ilgili kendi kendine düşündü, hatta zaman zaman ettiği birkaç laf dışında bunları kızla paylaşmadı bile. hah. işte bu kız bu adama aşık olabilir. kadınların nasıl aşık olduklarına ilişkin ipuçları bulan varsa bulsun burda.

ancak, erkek kaçırdığı kızı aşık olduğu için kaçırdıysa ve rehin süreci boyunca onun ilgisini çekmek ve onu kendine aşık etmek için uğraştıysa (romanımızda olduğu gibi) avcunu yalar efendim. buradan da ipucu çıkar belki, bilemem.

ne demişler; kediyi, kendini sevdirene kadar sevmeyin.
quantum quantum
stockholm'de bir cumartesi akşamı pub anchor tarzı ortamlarda zaman geçirdikten sonra , istanbul / kartal ilçesine zorunlu olarak geri dönen insanın yaşadığı olumsuz ruh haline verilen isimdir...
dna dna
türk filmlerinin bir numaralı senaryosudur. adam kızı kaçırır kız adama aşık olur sonra kızı bırakır ama kız gitmez giderse de geri gelir. hatta iş öyle bir noktaya gelir ki kaçırılan kız "o beni kaçırmadı ben kendim kaçtım" şeklinde konuşur. yeşilçamda aynı hikaye ısıtıp ısıtıp farklı senaryolarda karşımıza getirilir.
jimela morrison jimela morrison
çok azarlandığı öğretmenine karşı öğrencilerin duyduğu sevgi gibi. masumlukla karışık bir sığınma isteği böyle daha fazla zarar görmemek için de olabilir.
eva eva
kaçırma ve rehin alma olayları sırasında ortaya cıkan kurbanın cani kişiyi koruma cabasına girdiği hatta asık olabildiği ve buna özgü ilk durumun jan eric olsson adlı bi adamın yaptığı soygunda ortaya cıktığı sendrom..muse un da en sevdiğim sarkılarından bir tanesi olup, dağılan blink 182 punk grubunun da böle bi parcası mevcuttur.
tembel tembel
güzide ilimiz stockholm'un en meşhur ihraç ürünü. stockholm'a gidip de bundan tatmamak olmaz. fakat ne ironiktir ki, en güzeli, göteborglu kara halil aile sendrom ve psikoz salonu'nda yapılmaktadır. ( langsjö'de, karakolun hemen karşısında.) süzme koyun yoğurduyla şahane gider. afiyet olsun.
1 /