su arıtma cihazı

hoşgelmiş dördüncü nesil yazar hoşgelmiş dördüncü nesil yazar
liseden az önce mezun olmuş, öss sorularından 27. matematik sorusu halen daha aklımdayken "lan bi iş bulayımda çalışayım aileme yük olmayayım,lise de bitti eşşek kadar olduk,yazık pedere" düşüncesiyle gazetelerde niteliksiz eleman arayan ilanlara bakarken karşılaştığım "öğrenciler için iş fırsatı,üstelik günde sadece 4 saat çalışarak!!" şeklindeki ilanla hayatıma giren alettir.
"az çalışıp çok para kazancaz olum lam" şeklinde kafaladığım ve benden çokta akıllı olmadığı her halinden belli olan sivrizekalı arkadaşımı alıp iş görüşmesine gittiğimde içerideki grupta gördüğüm taş hatun sebebiyle hemen atladım tabi işe. ertesi akşam "sahaya" çıktık. böyle terimler kullanınca kendimizi bi skim zannettik tabi. lise yeni bitmiş neticede,büyümüş insan havasına girmek çok zor olmadı kumaş pantolon üstü gömlekle. sonra biz çömüz tabi,verdiler en taşaklı elemanın yanına git öğren diye. adam (adam dediysem benden 1 yaş büyük) allem etti kallem etti ilk girdiği yere sattı. hayvan gibide indirim yaptı. ben dumurdayım tabi, sattığımız ev gecekondu, içinde yaşayanlar yiyecek yemeği zor buluyo belli,ama aldı gariban 8 taksitle. o an bi hayranlık duyuldu haliyle o "adam"a. sattı neticede,hemen idolüm oldu. çıkınca bana dönüp "bak sen satış gör diye verdim o fiyata,yoksa o kadar inilmez yani" dedi. "sağol abi,ehi" diyebildim sadece. adam yerine koydu lan beni resmen, benim için bişey yaptı, belki koca şirket zarar etti ben işi öğreniyim diye. neyse ilk akşam böyle geçti,döndük minibüse oturduk. "taş hatun" un arkasına oturdum tabi bende. kızda döndü benle konuştu. evet evet istediğim şey olmuştu işte. kesin vericekti bana. nerde okuyosun napıyosun falan derken kızın benimle yaşıt olduğunu öğrenmiştim, içim kıpırdamıştı. neyse o gün öyle bitti eve gittim. bi sonraki iş için can atıyordum...
bi sonraki gün oldu. artık öğrenmiştim,ankete yanlız çıktım tabi. randevu aldım hemde,ama tabi satışa yalnız gitmicektim. başka bi eleman vardı onunla gittik bu sefer. süper adamdı acayip muhabbetti. iş bulamamışta o sebeple bu işi yapıyomuş,ama ipneler para vermiyomuş falan hepsini anlattı. zaten bi önceki gün beraber çıktığım elemanda patronun kardeşiymiş meğer. o sebeple o kadar hayvan indirim yapmış. birden soğudum tabi. neyse dedim. "hatunu tavlıyımda sora bırakırım olmassa bende". sonra satamadan döndük tabi minibüse. lan baktım bizim hatunla "patronun kardeşi" elele geziyo,oturuyolar falan,öpüştüler bile lan oha mına koyim. hayatımın en sağlam "haskktrrr" lerinden biri o an ağzımdan çıkıverdi. sonra eve bırakıldık tabi. sonra ben bi daha gitmedim,haber de vermedim gelmicem diye, onlar da aramadı zaten. o gündür uyuz olurum su arıtma cihazlarına. zaten modası da geçti.
bu başlıktaki 11 giriyi daha gör