süleyman ateş

recai pengül recai pengül
türbanın islamın veya imanın şartı olmadığından hareketle üniversitede eğitim almak isteyip de okula alınmayan kız öğrencilere "son kararı kendi vicdanınıza göre verin ancak kuran'daki tesettür şartı eğitiminizi engellemez" şeklinde bir yorum getirmektedir. nasıl alkol tüketimi kişiyi dinden çıkarmıyorsa eğitimi tamamlamak gibi çok daha önemli bir konuda gerekli yerlerde türban takmamak da kişi için bir sorun yaratmayacaktır ona göre. benim gözümde seçimlerden önce "bu sorunu çözeceğiz." diyip oy toplayan sonra da çözüm yolunda hiç bir adım atmayan ve belki de binlerce kız öğrencinin kanına girip onların eğitim hayatını mahveden bazı siyasîlerden çok daha insancıl ve ılımlı bir yaklaşım sergilemektedir bu konuda.

örnek bir yorumu için bkz.http://www7.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=34793&Categoryid=4&wid=31
sycrone one sycrone one
geçenlerde dobra dobra isimli programa şu namaz sırasında kalp krizi geçiren kişiye müdehale edilmemesiyle ilgili olaraktan katılmış, namazın bozulmaması gerektiğini savunmuş, bunun üzerine telefonla bağlanan bir avukatın türkiye cumhuriyeti yasalarına göre ölmekte olan birisine ne olursa olsun müdehale edilmemesi suçtur şeklindeki karşı görüşüne sinirlenip stüdyoyu terketmiştir.

bu olay sonrasında kendisi hakkındaki düşüncelerim "karşıt görüşlere ve yasalara saygılı olmayan, diğerleri gibi bir adam" şekline dönüştü. kaldı ki dinimizde insan hayatının önemi çok açıkça belirtilmişken, olay sonrası tekrarlanabilecek namazın, koşul ne olursa olsun bozulmayacağını savunmakla da gözümden düşmüştür.

ha, insanlar gene büyük bir hoca olarak kabul edebilirler kendisini. ama yukarıda bahsettiğim benim şahsi görüşümdür.
a day in the life a day in the life
geçmiş zamanda bir tv programinda kendisine "hocam iki bayram arası evlenmek günah midir" sorusuna
"ben iki bayram arası olmayan gün bilmiyorum" diyerek kanepeden düşmemi sağlayan ilahiyatçı.
bimekan bimekan
kendisine şeriata göre miras nasıl dağıtılır sorusunu soran okuyucusuna, "ülkemizde medeni hukuk var" cevabını verememiş, ya da vermemiş yazar.
chocolattes chocolattes
kendisi için söylenen bütün "saygın, efendi, doğrucu" gibi özelliklere rağmen, seda sayan'a çıkıyorsa benim gözümde eğlence programlaına çıkan diğer medya maymunu din adamlarından zerre kadar farkı olmayan insan. kişi ağzından çıkacakların önemini belirleyebilecek olan, bulunacağı ortamı doğru seçemiyorsa saygınlığından yitirmeye mahkumdur bence.
çaylakadam çaylakadam
an itibariyle ntv'de konuşuyor ve yanında oturanlara sevgilim diyor, şemsiye yerine umbrella diyor. yürü be süleyman hoca, sevgilim benim!
rasmus rasmus
din adamlarının ne söylediğine pek kulak asmam ama eski diyanet işleri başkanı süleyman ateş islama dair diğerlerinden farklı yorumlarla hep bi adım ötede olmuştur. bildiğim kadarıyla kendisinin evrime, olası bir mesihe ve peygamber mucizelerine dair görüşleri genel akıma aykırı bir yöndedir.

mesela eski yazılarında evrimin tanrı kontrolünde yapıldığını uzun uzun izah etmiştir. ona göre adem ile havva gökten pat diye düşmemiştir. mantığa aykırı zaten. adem dünyada var olan, mağara mağara gezen insanların arasında "insanlık" payesinin verildiği ilk kişidir. eh böyle olunca peygamberlik de kendisine gelmiştir. adım adım gelişerek bu noktaya geldiğimizi anlatmışlığı vardır yani "seni bilmem ama ben maymundan gelmedim" sığlığına düşmemiştir.

mesih konusunda islamda mesih olmadığını, hz muhammed'in son peygamber olduğunu, mesih ve mehdi gibi kavramların diğer inançlardan apartma olduğunu, mesihe inanan ve onu bekleyen insanların daha çok bekleyeceğini kibarca anlatmıştır.

hz muhammed'in mucizeleri konusunda ise akla mantığa uygun olmayan hiçbir şeye inanmamamız gerektiğinin altını çizmiştir. mesela ay'ın ikiye yarılması konusunda "ya öyle şey hiç olur mu? olsa bunu bütün dünya görmeyecek mi? bu kıyamet sırasında meydana gelecek olayların bir betimlemesidir" gibisinden hafiften de sinirlenerek izahatte bulunmuştur.

adam diyor ki akla mantığa uymayan şeylere inanmayın. önünüze gelen her dini kitaba inanmayın. hatta kuran'ın her tefsirine de inanmayın.

velhasıl kendisi dinsiz imansız adamı imana getirir. saygılar hocam.
gece gelen gece gelen
milliyet gazetesi'nin -muhtemelen- kuponla verdiği ''kur'an-ı kerim tefsiri'' adlı eserinin, 1. cildinin, 95'inci sayfasının -96'ıncı sayfasına sarkan- 6. paragrafında ''varlığımız allah'tan gelmiştir, tekrar allah'a dönecektir. beni hiç yoktan şu varlığa getiren allah, benim canımı aldıktan sonra neden onu yeni bir aleme getirmesin? fizikte: ''hiçbir şey yok olmaz, halden hale değişir'' diye bir kanun vardır. bu kanun bile bizim yok olmadığımızı, bu dünyadan ayrıldıktan sonra yeni bir hayata gideceğimizi göstermez mi? her gece uyuyup uyanmamız, kışın ölüm uykusuna giren tabiatın, ilkbaharda taze bir canlılık bulması... her zaman gözümüzün önünde bir ahiret, öldükten sonra bir dirilme örneği vermektedir.'' diyor.

bu kanun bile bu dünyadan ayrıldıktan sonra yeni bir hayata gideceğimizi göstermez mi?, sorusuna cevap veriyorum: göstermez. ''beni hiç yoktan şu varlığa getiren allah,'' dedikten sonra aslı ''hiçbir şey yoktan var olmaz ve var olan hiçbir şey vardan yok olmaz.'' olan kanunun ''hiç bir şey vardan yok olmaz.'' kısmını kullanıp olayı ahirete bağlamakta ne demek oluyor? kanunu dikkate alıyorsak, sen de yoktan var olmadın, yoktan bir varlığa getirilmedin. ve evet, vardan yok olmayacak, toprağa karışıp -bir bütün olarak olmasa da- varlığını devam ettireceksin. ya bir kere, (alttaki paragrafta da belirtildiği üzere) yeni bir hayata gitmekten kasıt bedensel değil, ruhsal manadadır. e ruh, maddi evrenin dışında ve bilimsel olarak kanıtlanamaz iken, konusu madde olan bir bilim dalının kanunu ruh için nasıl geçerli olabilir de yeni bir hayata gideceğimizin göstergesi olabilir? ayrıca -paragrafın sonuna doğru- uyku ve tabiat üzerinden yapılan edebiyat, ucuz edebiyat.

devam ediyor: ''vücudumuz her an temizlenmekte, ölen eski hücreler yerine yeni hücreler yapılmaktadır. çıkardığımız ifrazatlar, kirler, vücudumuzdaki hücrelerin cenazesidir. vücudumuz daima yenilenip değişir, fakat ruhumuz değişmez. eğer değişseydi, yıldan yıla başka insanlar olup çıkardık. benliğimizi sabit tutan, koruyan, değişmeyen ruhumuzdur. ruhumuzu zaman yıpratmaz. yıpranan maddedir. ruhu zaman etkilemez ve eskitmez. işte yüce allah, ahirette şu ölümsüz ruha, ölümsüz bir beden elbisesi giydirerek bizi haşredecek (diriltip toplayacak)tır. mü'minler buna kesin olarak inanırlar.''

eğer siz de yıldan yıla başka insanlar olup çıkmıyorsanız lütfen beni mesaj yoluyla uyarın. uyarın, diyorum çünkü ben değişiyorum. normali değişmemek ise (ki yazar değişmediğimizi kesin bir ifade ile belirtiyor) benim acilen bir doktora görünmem gerekiyor.

edit: cilt sayısını vermeyi unutmuşum da.