süleyman soylu vs ümit özdağ

dumrul dumrul
komplo teorilerine gerek yok. bir kişi ya da grup başka bir kişi ya da grubun işine yarayacak hamleler yapıyorsa bunun birlikte kurulan bir oyun olması gerekmez. hemen açayım:

ulusal ya da uluslararası siyasette birbiriyle çıkarları çatışan ve birbiriyle çıkarları kesişen farklı güç odakları, toplumsal kesimler ve gruplar vardır. bunlar zaman zaman yer değiştirebilirler. yani benim çıkarlarım belli bir konuda seninle çatışabilir, başka bir konuda kesişebilir. bir başkasıyla aynısı olur. sonra bir başkasıyla... bazılarıyla hiçbir konuda çıkarlarımız kesişmeyebilir. her konuda çıkarların kesiştiği grupların ve güç odaklarının olması ise söz konusu değildir. çünkü bunun olabilmesi için ya sürekli bir ideal durum ya da sürekli bir felaket halinde yaşaman gerekir.

ortada sadece x ve y grubu yoktur. pek çok farklı grup vardır ve bunlar birbirlerine karşı sürekli yeni hamleler yaparlar. kimse her zaman doğru hamleler yapamaz ama oyunu en esnek şekilde oynayabilen genellikle kazanır. çünkü karşıdakilerin hamlelerine göre gerektiğinde oyunu yeniden kurmak büyük bir esneklik gerektirir, enstrüman çeşitliliği gerektirir. ingiliz ve amerikan devletleri bu esnekliğe sahip olduğu için bunlar özellikle düşmanlarına tanrısal güçlere sahiplermiş gibi görünürler. ama yine mesela rusların elinde sadece çekiç vardır.

ümit özdağ türkiye'de siyasetin aşırı sağa kayışından faydalanabilecek bir unsur ve buna oynuyor. daha sağa kaymak chp'nin filan yararına değil ama chp bunu görmekten uzak. özdağ türkiye'deki partiler içinde sağın en ucunda duruyor. onun pozisyonu akp'ye yarar ama aynı zamanda kendisine de yarar. niye akp'ye yarar? sandıklı siyasette merkezde duranın kazanma ihtimali her zaman daha yüksektir. akp'nin şu andaki sıkıntısı kendini çok fazla sağa çekmiş olması. muhalefet de onunla birlikte kendini sağa kaydırdıkça akp'nin merkezden uzaklaştığı çok görünür olmuyordu. iş mhp eliyle daha sağa gitme yarışına döndürülünce muhalefetin bu yarışı kazanma şansı yoktu dolayısıyla akp kendini o kadar sağa çekti ki onun sağında kimse kalmadı. bunun kaçınılmaz sonucu da yeni bir merkezin oluşmasıdır. muhalefet akp ile arasını açacak şekilde makule kayarsa akp merkezin çok uzağında aşırı sağ bir parti olarak marjinalleşebilirdi. ancak özdağ akp'nin sağındaki boşluğu doldurarak akp'nin yeniden merkezi oluşturmasına yol açma potansiyeli taşıyor. ben bunları söylerken garibinize gidebilir ama merkez derken eski merkezden söz etmiyorum. merkez, vasatın biriktiği yerdir. illa sağın ve solun ortası olması gerekmiyor.

süleyman soylu ve ümit özdağ arasındaki dalaş ise ümit özdağ'ın arayıp da bulamadığı bir şeydi. ümit özdağ akp'ye, chp'ye, iyi parti'ye, hdp'ye filan sürekli giydiriyor ama bir "imaj" olarak mhp'yi karşısına almaktan uzak duruyor. çünkü en başından beri onun hedefi türkeş'i̇n partisinin başında olmaktı. süleyman soylu ise mhp'li değil ama bahçeli'nin kabinedeki uzantısı gibi hareket ediyor. özellikle istifa hamlesinden beri soylu, akp - mhp koalisyonunun kabinedeki somut karşılığı olarak duruyor. bir anlamda erdoğan'ı rehin almış gibi. erdoğan da soylu gibi bir tipe çok bayılmıyor olmalı ama koalisyonu bozmayı göze almadan soylu'yu koltuğundan kaldıramaz. işte ümit özdağ bu kavga sayesinde mhp'yi hedef almadan mhp'yi dövme peşinde. süleyman soylu burada kendi eliyle kendi bacağına sıkmış durumda.

bizim için sıkıntı neyin akp'ye yarayıp yaramadığı üstüne çok kafa patlatmamız. lan neyin akp'ye yarayıp yaramadığı bizim meselemiz değil ki. bizi ilgilendiren tek şey bize neyin yarayıp yaramadığı. kendi dertlerinin, kendi sorunlarının, kendi umutlarının peşine düşmediğin sürece senin zaten siyasette kendi lehine bir etki üretebilme ihtimalin yok. hayatın boyunca reaktif kalmaya devam edeceksin. hayatın boyunca nesne olarak kalacaksın. nesne nedir? özne olmayandır. sen sürekli güdüleceksin anlamına gelir bu. zafer partisi akp'ye mi yarar? chp akp'ye mi yarar? bize yaramadıktan sonra kime yarayacaklarının bir önemi var mı? akp kazanınca sen kaybediyorsun, türkiye kaybediyor. burası kesin. bunu zaten hepimiz biliyoruz ama asıl soruyu soramıyoruz çünkü kafamız siyah ve beyazın dışına basmıyor. asıl soru şu: akp kaybedince her durumda sen kazanmış oluyor musun? senin çıkarların akp'nin tam karşısında tamam ama akp ile çıkarları çatışan başka grupların çıkarları seninle kesişiyor mu? burada ortalığı çok karıştırmamak adına başka bir uçtan örnek vereyim: senin çıkarların furkan vakfının çıkarları ile kesişiyor mu? hayır. siyaset siyah ve beyazdan çok daha dinamik bir şey. bu yüzden de siyasi stratejiler kurulurken ya da bunlar üstüne kafa patlatırken üzerine düşünülmesi gereken şey senin çıkarının nerede olduğu hakkında düşünüp buna uygun stratejiler geliştirmektir.

örnek: ümit özdağ mansur yavaş üzerinden bir oyun kurdu. orada amaç mansur yavaş'a güç katmak değildi. onun üzerinden kendisine güç devşirmekti. sonuç tam da bu oldu. bu hamleyle mansur yavaş'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı ihtimali sıfırlandı ama ümit özdağ'ın popülaritesi arttı. ümit özdağ türk siyaseti açısından aşırı derecede yanlış adam ama siyaseti diğerlerinden çok daha iyi bildiği kesin.

ilke milke filan diyenler oluyor. alakası yok. ilkeli olsa mhp içindeyken ilkeli olurdu. ya da sedat laçiner gibi bir ak-fetö uşağını kendi kurduğu avrasya stratejik araştırmalar merkezinde ortadoğu masası başkanı yapmazdı. aşırı sağda ilke ne gezer arkadaş? tabiatına aykırı... bunun fanları popülizme bu kadar meyyal oldukları için hayatları boyunca sürekli kandırılmış olma hissiyle yaşayacaklar. bunun tarafından hayal kırıklığı yaşayınca bir başka benzerine koşacaklar. onda da aynısı olacak. bu arkadaşların cezası kendilerine yeter ama diğerleri bir durup düşünmeliler. sürekli komplo peşinde koşarak ancak kendi aklınıza kendi elinizle tuzak kurmuş olursunuz. tayyip'i, ümit'i, kemal'i̇ bi boş verin. kendi sorunlarınız, kaygılarını ve umutlarınız hakkında kafa yormaya başlayın artık.
3
joepescix joepescix
ümit özdağın mansur yavaş üzerinden kendisine güç katması konusuna katılıyorum bunu bizim evde konuşmuştuk. ama ümit özdağ konusunda fazla olumsuzsunuz. ben ümit özdağa oy vermem ama türkiyede bir sağ parti çok oy alacaksa ümit özfağ çok oy alsın isterim bahçeliden de tayyipten de 1000 kat daha fazla türktür 1000 kat daha iyidir.
dumrul dumrul
ya tayyip'in süleyman'ın karşısına çalı süpürgesi koysan o da onlardan bin kat iyidir. bizim ölçütlerimiz dibe vurduğu için ümit özdağ gibileri ciddiye alıyoruz. ben adamı ta asam'ı kurmadan yani tv kanallarında güvenlik uzmanı diye çıkmaya başlayıp şöhret olmadan önce takip ediyordum. yeni hayat diye dergi çıkarıyordu o zamanlar necip hablemitoğlu ile birlikte. korkunç bir dergiydi. benim orada gördüğüm profil tayyip'i bile aratabilir. o kadarını söyleyeyim.
anabacı vokke anabacı vokke
net aratır. bu arada ne günlerdi ya... bunun gençlik örgütlenmesini iyi dağıtmıştı solcular. böylece mhp'nin genç nesil radikalleri balon gibi sönmüştü. çoğu tam 1 diyalog ve sevgi insanı oldu sonra... çözüm süreci kafasına girenler bile oldu. muhtemelen deva partisinde daha çok eski özdağcı vardır =) ülkü ocakları da geleneksel yozgatlılara kaldı. çünkü kalması gerekiyordu
bu başlıktaki 18 giriyi daha gör