sultanmurat

solti solti
sefaköy, tepeüstü arasında sıkışmış bir küçükçekmece semtidir. önceleri göçmen olan nüfusu zamanla daha karmaşık bir hal almıştır. binaların genelde dış cephesi sıva yapılıp bırakılmıştır. yolları karmaşıktır.

semtin merkezinde, opet istasyonu vardır. daha önceleri sadece aygaz lpg istasyonu olan bu işyeri çok hızlı büyümüş, o kadar ara bir yerde istanbulun en yüksek cirolu opetlerinde biri olmuştur. bu tabi o civardaki minibüsçü ve taksici esnafının istasyonu benimsemesiyle oldu.
sakil sakil
toprak ana, gün olur asra bedel, beyaz gemi, cengiz han a küsen bulut, dişi kurdun rüyaları, cemile, elveda gülsarı ve deniz kıyısında koşan ala köpek'in ardından okuduğum 9. cengiz aytmatov kitabı. öncekiler gibi anlatım ve kurgu bakımından neredeyse kusursuzdu. adam resmen yazmak için doğmuş. keşke sonsuza kadar yaşayıp sonsuza kadar yazsaydı.

aslında uzun bir öykü diyebileceğimiz eserde (ötüken neşriyat'ta 135 sayfa) babası cephede olan ve 4 kardeşin en büyüğü olan sultanmurat isimli 15 yaşındaki cesur bir çocuk alınıyor merkeze. bu çocuk, okula gelen başkan tarafından seçilen 5 erkek öğrenciden biri olup okuldan alınıyor ve işlenmemiş bir ovayı sürmek için görevlendiriliyor. bu 5 çocuğun da hepsinin babaları ya cephede savaşıyor ya da orada ölmüş. önce her birine verilen 4'er atı hazırlayıp kışın bitimiyle de işe koyuluyorlar. bu arada sultanmurat'ın aşkını da arka planda izliyoruz. hani böyle içeriği çok dolu bir öykü değil ama okurken de bir an sıkıldığımı hissetmedim. cengiz aytmatov'un da yeteneği burada. çevirmeni de tebrik etmek lazım bu arada. çok akıcı, çok duru bir türkçe kullanmış.