şumnu

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
r feynman
doğduğum, büyüdüğüm, çocukluk yıllarımın geçtiği topraklar.

insanların (hala) bir arada pek göremeyeceği futbol stadyumu, motokros alanı, sirk alanı ve daha aklıma gelmeyen bir çok sosyal oluşumu bünyesinde barındıran ve hala ayakta kalmaya çalışan modernimsi şehir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tanrim ben nerdeyim
93 harbi ve balkan savaşları sırasında osmanlı devletinin ordu karargahı olmasından sonra türklerin yerleşim bölgesi haline gelmiş bulgaristan'ın kuzeydoğusunda yer alan bir şehirdir. bulgarca söylenişi şumen şeklindedir. özellikle deliorman bölgesi türklerin en yoğun yaşadığı bölgedir.
bu yaz ilk defa gittiğim ve kendimi evimde hissettiğim güzel şirin bir kasabadır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
floydian
tepesinde anıtvari yapılar bulunan, buraya merdivenlerden çıkarak yürüyenleri en az üç saat orada kalmak zorunda bırakan, colosseum isimli müthiş bir eğlence mekanını bulunduran şirin bulgaristan kenti.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
swetlana
atalarımın 93 harbi öncesi yaşanan huzursuzluk dolayısıyla çanakkaleye göç etmeden önce yaşadıkları yer.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
mihajlovic
memleketim. kelime anlamı hakkında çok şey söylense de "uğultu" anlamına gelen "şum"dan türediği söylenmektedir. bu arada serbo-hrvatski'de "şuma", "orman" demektir. geniş parklarında kalın gövdeli, boylu ağaçlar vardır. ihtiyaç duyduğunuz oksijeni fazlasıyla alırsınız burada. bir istanbullu ilk gittiği gün zaten uyuşur. bira fabrikasını biraz geçince durmadan akan oluk görürsünüz. yazı kışı fark etmez, oradan akan su buz gibidir. oradan kıvrılan yolu çıktığınızda meşhur anıtın yakınlarına geleceksiniz. daha sonrasında upuzun ve kartpostallarda gördüğünüz gibi etrafı ağaçlarla ve yere düşmüş yapraklarla çevrili bir yola geleceksiniz. onun sonunda yıkık bir kale vardır. kapısında bu kalenin osmanlılardan haçlılar tarafından bilmem kaç yılında alındığı yazar. tabi sonrası yazmaz. köylerinde tatarlara rastlayabilirsiniz. tarihi ve güzel bir şehir olmasına rağmen şimdi sokaklar boştur. kuytu köşeler işsiz gençlere ve çingenelere emanettir. türkiye'deki ekürisi olarak eskişehir'i gösterebilirim. yine de fark çok.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın