sungur savran

demokles demokles
geçen pazar günü radikal 2'de yayınlanan yazısında kriz konusunu işlemeye devam etmiş ve devletlerin iflasını açıklamaya çalışmıştır.

"sonuç olarak, gerek dünyada gerek türkiye'de, en azından 2009 sonbaharından itibaren üretim, yatırım, kapasite kullanımı, tüketim, uluslararası ticaret ve benzeri birçok göstergede bir canlanma ortaya çıkmaya başlamıştı. nouriel roubini veya joseph stiglitz gibi istisnai örnekler hariç, düzen yanlısı iktisatçıların ezici çoğunluğu bu gelişmeleri önce 'yeşil filizler' olarak nitelediler: yani krizden çıkışın ilk umut işaretleri belirmişti. filizler boy vermeye başlayınca da krizin aşılmakta olduğunu ilan ettiler. gerçi herkes biraz temkinli idi, ama genel atmosfer iyimserdi.
üretim ve ticaret alanlarındaki bu canlanmanın nedenlerine bakılmaksızın bu gelişmelerden krizin sona ermekte olduğu sonucunu çıkarmak, çok basit, çok temel bir hataydı. üretim ve ticaretteki bazı göstergelerin iyileşmesinin ardında, dünyada (ve türkiye'de), devletlerin hem finans kurumlarını kurtarma hem de faiz oranlarını düşürerek, vergileri azaltarak, harcamaları artırarak talebi yükseltme yoluyla dünya ekonomisini uçurumun eşiğinden geri çevirmesi yatıyordu. ama ekonomide her şeyin bir bedeli vardır. devletlerin krizi engellemek için sermayeye koltuk değneği olmasının maliyeti, muazzam bütçe açıkları ve bu açıkları karşılayabilmek için kamu borçlarının çığ gibi büyümesidir. devlet harcamalarının boyutlarını hayal etmek bile güçtür. bu konuda bir fikir verebilmek için şu karşılaştırmayı aktaralım. dünya üretimi kabaca 60 trilyon dolar dolayındadır. 2008 sonbaharından 2009 sonbaharına kadar bir yıl içinde dünya çapında bütün devletlerin finansal kurtarma ve ekonomiyi canlandırma amacıyla yaptığı harcamalar ise 14 trilyon dolar. yani neredeyse dünya üretiminin dörtte biri!
bu kadar yüksek bir harcama ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan son derece yüksek kamu borçluluğu, kolay kolay altından kalkılacak bir şey değil. devletlerin bu denli borçlu olmasının sonucu, ya bazılarının temerrüte (borçlarını ödeyemez duruma) düşmesi ya da enflasyon (ve son tahlilde hiper enflasyon) olacaktır. yani, kriz ortadan kalkmadı, yer değiştirdi. devletler, dünya ekonomisini uçurumun kenarından kurtarabilmek için kendilerini tehlikeye attılar. 2008 sonbaharı ve sonrasında finans kuruluşlarının, hatta general motors gibi üretim sermayelerinin iflası söz konusu iken, şimdi sıra devletlerin iflasına geldi!"

şarlo l'si - #radikal2 ekonomide şarlo l'si: üretim hızla düşüyor, işsizlik artıyor ve ekonomi uzun süre toparlanamayacak haber: sungur savran / arşivi bundan önce yayınl... radikal
bu başlıktaki 26 giriyi daha gör