sungur savran

3 /
dumrul dumrul
adamın dediğini gayet doğru anlıyoruz. "bu savaşta rusya haklı" diyor?

twitter.com

hangi savaşta rusya haklı? ukrayna'yı işgal ettiği savaşta mı? belki gürcistan'ı işgal ettiği savaşta da haklıdır. ama şey de olabilir çeçen nüfusun dörtte birini yok ettiği savaşta haklıdır. o kadar haklıdır ki kadirov liderliğindeki çeçenler ukrayna işgalinde en önde savaştırılıyor.

yani yukarda söyledikleri açık mı? putin değil rusya haklı derken ne demek istiyor? "rusya ayrı, putin ayrı" diye bir ifade kullanmıyor evet. pekii putin değil rusya haklı ne demek oluyor? sorduğum şey bu zaten. işgali rus ordusu sürdürüyor. o ordu da bütünüyle putin'e bağlı. muktedirlerin rusya, amerika, japonya ya da türkiye dedikleri nedir? türkiye derken mesela senden benden mi bahsediyorlar?

ukrayna'da naziler gizli iktidar ortağı evet. peki rusya'dan ne haber? yani bilmiyorsanız söyleyeyim. alın ukrayna ve polonya'yı kenara koyun, dünyadaki bütün neo-nazi örgütleri rusya ile bağlantı halinde. tamamı rusya tarafından yönlendiriliyor. faşizm açısından konuşursak bugün şerrin merkezi rusya'dır ve kusura bakmayın rusya hiçbir konuda haklı falan değil. bu tip lafları sevmediğimi az çok biliyorsunuzdur. x kötü olunca y iyi olmuyor. sungur'un iddia ettiğinin aksine her savaşta haklı bir taraf olmak zorunda değildir. ancak sungur'un anlayacağı dilden konuşursak eski doğu blokundaki bazı ülkeler hariç bugün dünya faşizmini besleyen şah damar rusyadır. le pen mi diyorsunuz? rusya'ya bakacaksınız. bolsonaro mu diyorsunuz? rusya'ya bakacaksınız. altın şafak mı diyorsunuz? rusya'ya bakacaksınız. abd'deki nazi hareketlerinin gözü dahi rusya'dadır. perinçek diyorsan perinçek rusya ve çin'dir. türkiye'nin farkı türkiye'de faşizmin merkezi oluşturması. bizzat nato konseptine göre kurulan mhp ve abd'nin bop'u gereği görev verilen akp dahi bugün rusya ile ilişkilerinden bağımsız şekilde değerlendirilemez.

neymiş haklı savaş varmış. rusya haklıymış. ne bakımdan haklı? ukrayna nato'ya yaklaşınca işgal hak oluyorsa demek ki rusya'nın türkiye'yi işgali de hak oluyor değil mi? o yaklaştıysa bu da üyesi işte. rusya türkiye'yi işgal etse sungur ne yapacak? işgalci rus ordusuna mı katılacak? bu gibi işgal hareketlerinde tek bir doğru tavır vardır. ne natodan ne de rusya'dan yana olursun. kendi askeri aygıtını oluşturur ve gücün yettiğince her iki tarafa karşı da kendini savunursun. tıpkı ukrayna'daki anarşistlerin yaptığı gibi. hayat, sungur gibi çöplerin propaganda ettiği gibi abd ve rusya'dan ibaret değil. abd de dünyadaki tek emperyalist devlet değil.

ukrayna'da yaşanan basbayağı işgal hareketini meşru göstermek için kendilerini yırtıyorlar. vay efendim putin'e karşı savaşan komünist partisi filan lafları kusura bakmayın. boş geyik. türkiye'de erdoğan'ın kanına susayan kemalistler de misal erdoğan'ın her türlü dış politika manevrasının peşinden koşmuyorlar mı yıllardır? siyasal yapı açısından türkiye neyse rusya da aynı bok. aiyasetteki aktörlerin de kafaları tıpa tıp aynı. rica ederim insanları aptal yerine koymayın. rusya ukrayna'yı ilk kez işgal etmiyor. çarlık döneminde abd yüzünden mi işgal ettiler? lenin ukrayna'yı babasının malı gibi almanya'ya abd yüzünden mi satmıştı? sonra orada istenmedikleri halde abd'nin kışkırtmasıyla mı sscb topraklarına katmışlardı?

sungur gibi çöplerin niye zararlı tipler olduğunun çok güzel örneği burada kronstadt hakkında söylenenlerdir zaten. kronstadt'la övünen hiç troçkist görmediyseniz troçki'nin kronstadt hakkında bütün hayatı boyunca söylediği şeyleri okuyun. troçki meksika'ya gittiğinde frida kahlo, diego rivera ve andre breton sayesinde o dönemin bütün önemli aydınları troçki'nin etrafında toplanmıştı ve tam da troçki kronstadt isyanı hakkında atıp tutmaya devam ettiği için etrafı boşalıverdi.

akp bizi yok etmezse biz akp'yi yok edeceğiz. so what? akp gezi karşısında haklı mı çıktı şimdi? kaldı ki kronstadt isyanının talepleri ortada: karşısındakilerin kimler olduğu da ortada. taleplerin neredeyse tamamı ekim 1917'nin kazanımlarını korumaya dönük. anarşizmi kurun da demiyor adamlar. 1917 baharında nisan tezler ve "devlet ve ihtilal"de söylendiği gibi bütün iktidarın sovyetlerde olması isteniyor. idam cezasının yeniden kaldırılması isteniyor. kızıl ordu ile birlikte yeniden tesis edilen rütbe sisteminin ortadan kaldırılması isteniyor. bunlar yapılmayınca ortaya çıkan sonuçları yüz yıldır duymadık mı? troçki stalin'i̇n bürokratik devleti diye ağlarken o bürokratik aygıtın nasıl inşa edildiğinden bahsediyor mu hiç? çarlık bürokratlarını devlete kimler doldurdu? çarlık subaylarının başında olduğu orduyu kimler kurdu? cevap açıksa kronstadt isyancılarının taleplerini açın tekrar okuyun. bu isyan sovyetleri kurtarabilmek için son ihtimaldi. lenin, stalin ve troçki bunu hep birlikte gömdüler. lenin hastalığı vesilesiyle tamamen yalıtıldıktan sonra bol bol mektup yazabilir artık. ama o en azından geç de olsa çarlık aygıtını sovyet sosuna bulamaktan başka bir şey yapmadıklarını görüyor. troçki ölene kadar hala olaylardaki sorumluluğunu inkar peşinde. o öldükten 80 sene sonra da sungurlar lenin'in son yazıları hiç yazılmamış gibi takılmaya devam ediyorlar.

isyanı bastıran kızıl ordu'nun komuta kademesinde kimler var? çarlık subayları. ne güzel sovyet değil mi? kızıl ordu'nun kuruluşu basbayağı bir karşı devrimdir. çarlık bürokrasisinin yeniden rusya'ya hakim kılınmasıdır. troçkistlerin çok bayıldığı lenin'in vasiyeti ve son yazıları büyük ölçüde bunun özeleştirisidir. ama troçki bunu hayatı boyunca savundu.

sungur savran'ın yazısında çok önemli bir bölüm var. diyor ki: "1921'e girilirken sorun başka bir alana kaymaya başlamıştı. ülkenin birçok yerinde köylü ayaklanmaları yaşanıyor, bazen on binlerce köylü silahlı biçimde isyan ediyordu." durum aynen buydu. yalnızca rusya'nın göbeğinde st peterspurg ve moskova çevresinde yüzlerce köylü isyanı yaşandı. bu köylü hareketlerinin en büyüğü yeşil ordu isyanıydı. yeşil ordu tamamı yoksul köylülerden oluşan bir hareketti. içlerinde okuma yazma bilen adam yoktu. bu adamlar en ufak talepleri karşısında karşılarına ordu çıkarıldığı için silaha sarıldılar. siyasetten ve askerlikten o kadar anlamıyorlardı ki kızıl orduyu püskürtükleri köylerden kendileri de çekiliyorlardı ve kızıl ordu onların boşalttığı bu köylere geri dönüp intikam için bütün köyü kırımdan geçiriyorlardı. ve bu köylü isyanları dibine kadar haklı isyanlardı. adamlar böyle yenildiler. bir devlete karşı halkın öz savunma hareketinin yanında mı durulur karşısında mı? işin neresinden baksanız 1918 sonrası devrimin adım adım tasfiye edildiği açıktır. kronstadt'ı batlatan da budur.

kronstadt'ta kızıl ordudaki bolşevik askerler isyancılara kurşun sıkmakta son derece isteksizdi. kızıl ordu'nun kayıpları da buzların üstünde zorla ileri sürülmeleriydi. oradaki kızıl ordu kayıpları halen bilinmez. bunu da buzlara gömülmeleriyle açıklarlar. e sen ordunun mevcudunu ve orada hayatta kalan sayısını bilmiyor musun? ne skim troçkiyse bu artık... gayet basit toplama - çıkarma işlemini de mi bilmiyorlar? sscb kendi kayıplarının sayısını asla tam veremedi çünkü isyancılara kurşun sıkmak istemeyen yığınla kızıl ordu askeri firar etmişti. var mı başka açıklamanız?

tam da bu yüzden stalin'in başında olduğu "milletler halk komiserliği" tamamı anti komünist türklerden ve kazaklardan oluşan birlikleri kronstadt denizcilerinin üstüne saldı. sungur gibilerin anlattığı tarihe niye bakıyorsunuz siz? troçki'nin güç sahibi olduğu dönemde ona buna söylediği her şey eksiksiz onun tasfiyesi sırasında ona karşı da söylenmiştir. çünkü el birliği ile yarattıkları devlet aygıtı böyle bir çukurdu.

sungur savran öyle bir demagog ki kronstadt isyanına dair gerçeklerin 1930'larda ortaya çıktığını söyleyebiliyor. şaka gibi... 1930'larda troçki'nin karşı devrimcilerin uşağı olduğu da ortaya çıkmamış mıydı? aynı bürokratik aygıtın aynı dönemde troçki hakkındaki suçlamaları zırva oluyor ama iş kronstadt isyanına gelince aynı adamların aynı dönemdeki kaynaklarını referans gösteriyor. tam da bunun için çöp diyorum bu adama.

sungur savran şöyle bir cümle de kurabiliyor: "en güvenilir kaynaklarda ölen isyancı sayısı 9 bin olarak verilir. ama kızıl ordu saflarından verilen kayıp sayısı 10 bin ila 25 bin arasında değişir! "şanlı" kronştadt isyanı 15 gün içinde belki de 35 bin insanın hayatına mal olmuştur." kızıl ordunun iki harekattaki buradaki toplam mevcudu 35.000 kişi. ne anlatıyor bu herif?

cümlenin devamında da şunu diyor: "ama kızıl ordu askerleri ile denizciler sokak sokak, ev ev savaşırken isyanın bütün önder kadrosu safları terk ederek buzun üzerinden finlandiya'ya kaçmıştır!"

bütün önder kadrosu dediği asker sovyetinin başkanı stepan petrichenko mesela... petrichenko finlandiya'ya kaçtığında ne iş yapıyor? sovyetleri mi yıkmaya çalışıyor? hayır. 1922'den itibaren finlandiya devletine karşı troçki'nin başında olduğu kızıl ordu adına casusluk yapıyor. ikinci dünya savaşı sırasında almanların sscb'ye karşı saldırı hazırlıklarını rapor ediyor. sscb için çalıştığı ortaya çıkınca finlandiya'da tutuklanıyor. savaş bitene kadar esir olarak kalıyor. savaş bitince sovyetlere iade ediliyor ve 1947'de "sscb'ye karşı terörist faaliyetlerde bulundu" diye kamplarda süründürülüyor ve orada ölüyor.

sungur savran denen herif "o öyle olmuş da şu şöyle olmuş" deyip dururken mesela akp'nin gezi karşısındaki tüm argümanları sıralayıp duruyor. fransız gazeteleri şöyle böyle yazmışlar. çarlık subayı isyancılara danışmanlık etmiş falan filan... herifin kurduğu cümleye bakın: "sovyet yönetimi, isyanın patlak verdiği gün (2 mart 1921) lenin ve trotskiy'in ortak imzasıyla yayınladığı bir bildiri ile eski çarlık generali kazlovski ile "adı henüz tam olarak belirlenemeyen" üç subayının isyanda yönetici konumda olduğunu açıklamıştır" bak sen şu işe. sen şunu sanki 1921'de yazıyorsun. adı belirlenemeyen o 3 subayın adı 100 senedir hala mı belirlenememiş? bunlar böyle bok herifler işte. tayyip'in medyacısını al sungur savran'a vur. değişen hiçbir şey yok. pekii kuruluşundan itibaren kızıl ordu'ya kumanda edenler kimlermiş? çarlığın alçak generalleri kızıl ordunun başına getirilirken bolşevikler içinde hangi itirazlar yükselmiş ve bu itirazlar kimler tarafından bastırılmış.

o öyle olsaydı, şu şöyle olurdu diye bir şey yok. biz yenilmiş haliyle de kronstadt isyancılarını savunuyoruz. kazansaydı bolşevikleri savunacak halimiz yok. çünkü haklı olan taraf apaçık ortada. senin sesini duyurma imkanına sahip olmadığın her yerde isyan haktır. burada saçma bir rölativizm savunusu yapmak sizin işiniz olmamalı.

kim neyi talep ediyor. kim ne yapıyor. olayların içeriği nedir? anarşistler çarlık subaylarının idaresindeki anti komünist birlikler tarafından katledildiler ve hem troçkistler hem de stalin seviciler bunu her zaman savundular. salt kronstadt'ta yaşanmadı bu. ukrayna'da mahnovistler beyazları ne zaman püskürtse hemen ardından kızıl ordu tepelerine bindi. hiçbirinde de silahlı bir mukavemetle karşılaşmadılar. anarşistler beyazları yendi. kızıl ordu tepelerine bindi. beyazlar geri dönünce troçki mahnovistlerle anlaşma için "af" çıkardı. bu şekilde tam üç antlaşma var. sonuncusunda mahnovistler beyazları tamamen yok ettiler ve zafer kutlaması sırasında saldırıya uğrayarak yok edildiler. olay bu. sen bunu hangi dönemin koşulları içinde değerlendirebilirsin. yapmayın şunu gözünüzü seveyim ya...
3 /