süreyya yalçın

1 /
arinna arinna
bu gün radikalde adına yazı dizisi çıkmış ve pek güzel anlatılmış, görmemişliğin son noktalarını yaşayan, kına gecesinde serdar ortaç çalmadığı için ağlayan, düğününde altın getirenleri küçümseyip kabul etmeyen ( pırlanta set takmak gerekiyormuş), köpeğini ferhat göçer konserine götüren, yanlış anlamadıysam 21 yada 22 yaşlarında olup en az 30 yaşında gösteren şahıs.
(bkz: allah akıl fikir versin)
cherryblossomgirl cherryblossomgirl
bir yazlık beldesinde komşumuzdu bunlar bizim eskiden. çocukluğunu bilirim. yaşam şartlarına, yetiştiriliş şekline bakarak, böyle olacağı belliydi demekten kendimi alamıyorum. çocukken onaltı köpeğiniz, otuz korumanız, yirmi bakıcınız, elli arabanız olursa, 21 yaşında siz de böyle davranabilirsiniz. aferin demiyorum sadece eleştirirken tabloyu daha geniş görmeye çalışıyorum.
coco coco
bu 20 yaşındaki kız çocuğunun hergün gazetelerde gözümüze sokulmasından paris hilton bile sevimli gelmeye başlayabilir bi süre sonra. böyle insanlar bide gazetelerde yer aldıkları için kendi içlerinde sevinç yaşıyorlar. boşu boşuna okul okumuş ziyan insandır bu babasnın okul masrafları için verdiği parayla güneydoğuda yüzlerce çocuk okutulurdu. bunun gibi dünyaya birşey vermeyip,tüketici kapital sistemin değişmez taşları olan insancıkların dünyaya gönderilme amaçları neydi acaba?
anosias anosias
kimdir nedir tanımam bilmem bilmem ama, hakkında bu kadar olumsuz eleştiri olması ilginç. bu kadın ya da kız (kaç yaşında bilmiyorum) şarkıcı değil, oyuncu değil. manken de değil herhalde. soyadına bakıp da ünlü birinin kızı olduğunu da çıkaramıyorum. e o zaman eleştirilmesi gereken süreyya yalçın mı yoksa onu gazete manşetlerinden, ana haber bültenlerinden düşürmeyen gazeteciler mi? bazen durup bunları düşünmek gerekiyor sanırım. sonuç olarak süreyya yalçına dönersek, benim anladığım kadarıyla kendisi türkiye magazininin yeni gözbebeklerinden biri. kendisine hayırlı olsun deyip, magazin gündemini, dolayısıyla türkiye gündemini belirleyecek yeni kişi bulunana kadar bu acıyla yaşayabilmesini umuyoruz. ha haftanın şıkı rüküşü olmak ona acı değil, ünlüyüm ben artık diye zevk veriyorsa bilemeyeceğim.
coco coco
böyle gazetelere çarşaf çarşaf fotoğrafları döşenen,medyanın kendi tüketim zinciri için ortaya atılan herhangi birkaçından sadece birisi.... o da silinecek sayfalardan daha sonra çark yerine başka çevirecek malzeme bulacak. çok önemli kıymetli gözterilmeye çalışılsada aslında bu sistemin en basit taşlarından birisi o.
yvessaintlaurent yvessaintlaurent
paris hilton a benzetilmesine rağmen aralarında bariz farklar vardır :

- paris hilton seksi olmaya çabalar , süreyya yalçının böyle bir derdi yoktur .
- paris hilton kendini yeniler , süreyya yalçın ise olduğu gibidir .
- paris hilton hesaplı ve planlı hareket eder , süreyya yalçın ise saf bir insandır .
- paris hiltonun ayakkabı numarası 45 dir , süreyya yalçın ise 38 - 39 giyer .
- paris hiltonun marka takıntısı yoktur , süreyya yalçın , kendisini markalara bağlar , özellikle roberto cavalli hastasıdır .
- paris hilton limitsiz davranır , süreyya yalçın ise kendini ayda 10.000 dolarla sınırlamıştır .
- paris hiltonun nerden çıkacağı belli olmaz , süreyya yalçın genelde bodrumdadır .
- paris hilton sevgililerine uyar , süreyya yalçın sevgililerini kendine uydurur .

her şeyine rağmen , kendisini bilen ve yaptıklarını olduğu gibi kabul eden [ kokoşum kime ne demiştir kendisi ] , hatalarını bilen , ancak kendince sebeplerden ötürü , değişmeyen , kötü niyetli olmayan birisi , onun çevresindeki herkes aynıdır , türkiyede herkes , basında görünme , dikkat çekme , en çok konuşulan olma , en popüler olma hevesindedir ve bu uğurda zırvalarlar , bu nedenle , en azından kendini kabullenmiş birinin üstüne çok fazla gidilmemelidir .

çok gençtir , ancak , giyim tarzı rezalettir , hiç bir kıyafetini birbirine uydurmaz ve kendini isteyerek çok yaşlı gösterir , ancak o bundan mutlu oluyorsa , kendini böyle rahat hissediyorsa , kime ne dir .

merak edenler bodrumda görebilirler kendisini .
ulysses i anlamadım ulysses i anlamadım
aziz yıldırım'ın dayısının kızıdır kendisi. faruk yalçın'ın kızı yani. aralarında mocan yalısı'nın da olduğu birkaç (!) yalıları vardır. genellikle isviçre'de arz-ı endam ederler kendileri. yılın belli günleri de buralara geldiklerinde magazin sayfalarından inmiyorlar. isviçre'de de öyle midirler acaba?

sosyeteden (!) falan olduğumdan değil, firmalarında çalışan bir arkadaşım olduğundan biliyorum. küçük dedikodu ve çene yorma hadiseleri yani.
horny meydan horny meydan
paris hilton'un türkiye şubesi olmak konusunda kapışan 3-5 isimden biri, geçen sene meşhur oldu. paris'in bayiliği kime vereceğini bilmiyorum ama eda taşpınar kendisinden bi adım önde gibi. zira eda ne aşk skandallarıyla ne de başka bi şeyle gündeme gelmiyor. sadece yatıyor sabahtan akşama kadar, fazla güneşten oyun hamuru kıvamına gelen derisini biraz daha kızartmak için kasıyor. süreyya ise yok gider evlenir, boşanır, eski sevgilisini tokatlar, tokat yer, küfür eder.. kedi kadın gibi lan, hep bi aksiyon hep bi aksiyon.. eda'da başlarsa aksiyona falan ne halt edecek düşünüyo mu hiç acaba? cepten yiyor ancak.. kınıyorum.
holydiver holydiver
bir insan daha ne kadar bronzlaşabilir ki dedirten görgüsüz zilliyet.jet sosyete janrının yegane üyelerinden süreyya hanım kanımca paris hilton olma yolunda koşar adımlarla ilerliyor.hazırcı,asalak tek derdi ambalaj olan böylesi eften püften falan fıstık şahsiyet süreyya yalçın,ülkemizde barbi kız rüyasını kovalıyor.tek sıkıntıları kim daha pahalı esvaplarla gözükecek,kim filancayı yeni saçıyla,kaplan derisi çantasıyla alt edecek gibi satıh mevzu bahis olan böylesi sonradan görmeler,yalancı gündemleriyle bir çoğumuzu da oyalıyor o da cabası.her şeyin tamamen duygusal olduğu yurdum topraklarında,fiziksel üstünlük saydıkları görgüsüzlükleriyle kendilerini kandırıyolar ben şöyle iyiyim,ben şöyle güzelim diye.her şeyin estetik olduğunu düşünen,güç istemiyle yanıp tutuşan,aynı fabrikadan çıkma tek düze bu tipten insanlar da türkiyemin girift gerçekleri.neyse allah böylelerini kem gözlerden efsunlardan korusun amiiinnnn
poppy poppy
karar vermek için bir otorite olduğum söylenemez ama yorumda bulunmakta herkes özgürdür.
dolayısıyla kendisine şöyle demek istiyorum: parayla güzellik olmaz süreyya.
1 /