suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi

1 /
kahrıbela kahrıbela
mayınlı toprakları neden israil yerine tsk temizlemiyor diye bir soru geliyor akla hemen. yalnız başbakan zaten konuşmasında dedi " şimdi herkes karşı çıkacak ama haklıyız". yani o da zaten biliyor insaların karşı çıkacağını. ama burası türkiye değil mi zaten unuturuz kimse soru bile sormaz..
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
şimdi bunla ilgili komplo teorileri üretiliyor, özellikle madenlerle ilgili. bu konuda maden mühendisleri daha bilgilidir tabii ama mesela bir yerden madenler çıkıyorsa aynı madenin 1 km ötede de bulunması gerekir. koca sınırın gidip de büyük büyük maden yataklarının üstüne inşa edildiğini düşünmüyorum. hele ki sınır 1920'lerde çizilmiş ise o günün teknolojisi buna izin vermeyecektir.

benim endişem madencilik alanı ile ilgili değil, tarımla* ilgili. malumunuz yediğimiz her şey hormonlu, sağlıksız gıdalardan oluşuyor. sağlıklı beslenmek isteyen insanların talebi ile dünya genelinde büyük bir organik ürün pazarı oluşmuştur. organik tarımı* az çok araştıranlar bilecektir, organik tarım yapılacak arazinin toprağının temiz ve doğal olarak zengin olması gerekir. mayınlı araziler işte tam burda önem kazanıyor. çünkü yıllardır buralar mayınlı olduğu için, üstünde tarım yapılmamış, temiz nitelikle ve ürün yetiştirilmediği için her türden minerali barındırabilen bir arazi yapısından bahsediyoruz. üstüne üstlük güneydoğu'da gap ile sulama imkanlarının zenginleştirildiği düşünüldüğünde mayınları temizlendiğinde çok verimli organik çiftlikler kurulacaktır. bunu kamunun işletmesi gerekirken[devletin görevi çiftçilik yapmak değildir diyenler çıkabilir, anlayışla karşılaşırım ama en azından yöre halkına ucuz kredilerle buralar satılabilir, veya kiralanabilirdi] bunu sermayesi belirsiz şirketlere peşkeş çekmek bence mantıklı ve tutarlı bir davranış değildir.
polikina polikina
konuyla ilgili dipsiz kuıyu'da umur talu'nun bir yazısı vardı bugün. küresel sermaye tamam da küresel emek mi problem diye bağlamıştır yazıyı üstad.

"sayın, mayın... faşizan, maşizan
yeni tartışmamız aslında yüz karası bir durum. (bu konuyu defalarca yazdım.) kendi toprağımıza 1.5 milyon mayın döşemişiz.
"korku tarihimiz"in bir özeti de bu.
eşkıya, kaçakçılık, araplar, nato, sovyetler, soğuk savaş, üsler, pkk derken...
milyonlarca açı, yoksulu olan ülke, yüz binlerce kişilik ordusu olan devlet; yüz binlerce mayını çakmış çok verimli olabilecek topraklarına.
açlık korkuyla bastırılmış.
milyonlarca insan kendi topraklarında mayına esir düşmüş.
artık buna eklenen, onca can alan pkk pusu mayınlarını saymayın bile!

mizan
1. türkiye ottawa sözleşmesi imzalayarak, depoları ve toprakları mayından temizlemeyi taahhüt etti.
2. depodakilerin hemen imhası, toprakların 2014'e kadar temizlenmesi gerekiyor.
3. suriye sınırı boyunca mayına batan ve "i̇ki kıbrıs kadar" denen arazinin tarıma açılmasıyla, ölüm kuraklığı yerine "iş ve aş patlaması" bekleniyor.
4. kimi hukuki çerçeve hazırlandı, yüksek yargıdan döndü, hükümet şimdi yeni atakta.
5. mayın temizlemeyi hükümet, maliye bakanı marifetiyle o dönem i̇sraillilere vaat etmişti.
gerçekleşememişti.
6. silahlı kuvvetler'in mayın temizleme altından kalkamayacağı söyleniyor. hükümet de söylüyor.
genelkurmay da nato'yu işaret ediyor.
7. yetkin olup olmayacak yerli firmalar meselesi pek konuşulmuyor.
8. mesele sadece mayınla kalmıyor; arazinin kimlere verileceği, tarımsal üretimi kimin, nasıl, kaç yıl yapacağı düğümü de var.

faşizan
tartışma şimdi alevlendi. mayın temizleme karşılığı arazilerin i̇sraillilere 44 yıllığına yap-işlet usulü verilmesi gündeme geldi.
"i̇sraillilere peşkeş" eleştirisine, başbakan önceki gün "faşizan yaklaşım" dedi.

o zaman
aklıma şu geldi:
filistin işgali berdevam iken, i̇srail filistinlileri yine tankla çiğnerken, akp'den önceki koalisyonda i̇sraillilere "tank ihalesi" verilmişti.
dönemin genelkurmay başkanı kıvrıkoğlu, bu konuda çok yazmış ben de dahil, eleştiri getirenlere, hiç sıkılmadan, "bunlar doğuştan yahudi düşmanı" dedi.
o dönem, "filistin ezilirken bu ihaleyi hemen durdurun" diye bağıranlar arasında, yeni parti kurmuş iki isim de vardı: biri bugün cumhurbaşkanı, diğeri başbakan bugün!

bu zaman
"bugünün başbakanı" diyor ki...
"bu küresel sermaye, şuradan geldi, buradan geldi denir mi? yıllarca bu yapıldı. biz de bu hatalara düştük. farklı etnik kimlikten olanlar ülkemizden kovuldu. bu faşizan bir yaklaşım. yahudi sermayesi diyorlar. paranın dini, milleti olmaz."

i̇man
"paranın imansız olduğunu" biliriz. doğru. ama dinsiz, milletsiz olduğu her zaman söylenemez.
"yahudi sermayesi" demek, ırkçılığa kadar varabilir. doğru.
ama "i̇srail" demek, öyle i̇srail devletinin hep sığınmak istediği gibi ille ırkçılık, anti semitizm, yahudi düşmanlığı olmaz.
bu ülkede farklı etnik kökenden olanlar kaçırıldı, kovuldu. doğru.
ama bunun için ermeni meselesi, mübadeleler, aşkale, 6, 7 eylül, süryaniler, "sev ya da terk et"ler üstüne bir tarih bilinci ile yorumunuz, bir devlet özeleştiriniz gerekir. öyle sadece "para peşin, kırmızı meşin" değil!

i̇zan
i̇ş sadece mayın temizleme olsaydı, hadi neyse...
ama türkiye ile suriye arasında geniş bir toprağa "i̇sral'i sokmak" ciddi karar değil mi?
çok verimli olacağı söylenen koca toprakta kim işçi, ırgat çalıştırılırsa çalıştırılsın, patronun kim olacağı önemsiz mi?
hangi pazara, hangi ürünün nasıl yetiştirileceği, ticaret yanında ne tür faaliyetlere açık olacağı kritik değil mi?
bunları tartışmak değil; bunları tartıştırmamak faşizanlık değil mi!

kazı kazan
bir de kafama takılıyor:
"ermeni açılımı" denirken, başbakan azeriler'in gönlünü alarak dedi ki:
"ermenilerin karabağ işgali bitmeden ermenistan sınır kapısını açmayız."
böyle bir ilkeniz tabii olabilir.
lakin i̇srail'in filistin işgali bitti mi ki, topraklarınızı açabiliyorsunuz!
mayını kazı, toprağı kazan diyebiliyorsunuz.
derseniz... biri "bir devlet"; diğeri "küresel sermaye".
derim ki... biri "yoksul bir devlete can verecek bir sınır"; diğeri "küresel bir güç, boyundan büyük bölgesel devlet, binbir kutsal niyet" ve de "topraklarınızın koca parçası".
(gördüğünüz üzre öyle etnik, şoven, milliyetçi, faşizan karşılaştırma yapmadan da karşılaştırıp "karşı" çıkmış oldum!
bir de, başbakan "i̇srail sermayesi"ni savunayım derken, "burada i̇zak çalışmayacak, ahmet, mehmet çalışacak" diyor. pes dedim. bu ülke vatandaşı "i̇zak" da var. i̇zak'a yasak mı olacak? bu etnik bir şey değil mi! ayrıca i̇srailli i̇zak da gelip işçi olsa ne olur? "küresel sermaye" tamam da, "küresel emek" mi problem?)"
umur talu / dipsiz kuyu / sabah
suskungeveze suskungeveze
her konuda olduğu gibi bu konuda da herkesin söylebilecek bir şeylerinin olduğunu gösteren fikir.

şimdi, ben de herkeslerden olduğuma göre şöyle bir şeyler saçmalayayım.

askeriyede bu mayın işleri ile istihkam denen bölüm uğraşır. uğraşır uğraşmasına da , sözde bu mayın ile ilgili her türlü eğitimin verildiği bazı acemi birliklerinde, bırakın mayın dedöktörünü nasıl kullanacağınızı öğretmeyi, allah muhafaza alete bir şey olursa diye kutusundan çıkarmadan eğitim verilir.

böyle bir eğitimden geçmiş askerlerin bulunduğu bir ordudan da böyle bir temizlik beklenir sonra.


yok yeaa.
wondrous wondrous
i. mayın temizleme mevzusu 2000'lerin başından beri gündemde olan bir mevzu.

ii. ihale henüz yapılmadı. yasalaşmadan sonra yapılacak.

iii. israil'li şirket gelecek diye bir kaide yok. şu ana kadar ihale çağrısına cevap veren 13 firmadan 3'ü israilli. geri kalan firmaların dördü ingiliz, ukrayna, hırvatistan, rusya, fransa, danimarka ve isveç'ten birer adet olacak şeklinde dağılıyor.

iv. mayınların temizlenmesinde hepsini teker teker patlayıcılarla patlatma yöntemi kullanılacak.

v. tsk bu denli geniş bir araziyi temizleyemeyeceğini açık açık beyan etti. nato kuruluşu namsa ise ottawa antlaşmasına göre 2014'te dolacak sürenin sonuna kadar işi bitiremeyeceği görüşü mevcut. tek çıkış özel bir kuruluşa devretmek oldu.

vi. türk petrol yasası'na göre "türkiye'deki petrol kaynakları devletin hüküm ve tasarrufu altındadır." (m. 3) "başka bir kanuna göre alınmış herhangi bir hak, bu hakkın sahibine bir petrol işlemi yapma hakkını vermez." (m. 4) dolayısıyla "satın aldığı arazide petrol çıkınca zengin oldu" haberleri fırsatlar ülkesi birleşik devletler'de vardır, türkiye'de değil.

vii. kişisel görüş olarak kullanım izni karşılığı işlemi bedelsiz yapmak yerine bedeli karşılığı yaptırıp ortaya çıkacak verimli arazileri 50'lerdeki kamulaştırmadan önceki sahiplerine kamulaştırma bedeli usulünce geri alınarak iadesini daha akıllıca buluyorum. bu fikrimi geliştirirken ekonomik gerekçeleri "orası ileride ikinci gazze şeridi olabilir" gibi saçma paranoyalardan daha ön planda tuttum.
bari bari
bir ülke düşünün önce toraklarını elinden alsın ve mayınla doldursun bu arazileri , bu gizli ölüm kuyularıyla dolu yerde; yılarca burada yaşıyan insanları öldürsün.hiç bir zaman bir önlem alınmıyor.peki sonra ne oluyor. yine aynı devlet geliyor. araziyi israillilere temizleteceğiz ve 49 yılığına onlar işletecek.bu yer senin sınır bölgen ve burda adamlar istedikleri gibi herşeyi yapa bilecekler. önüne gelene devlet hayini diyen bu devlet bu yaptığıyla vatan hayini değil ;bir çok tv kanalında da vatan sever oluyor.bununla birlikte orda yaşıyan halkı öldürüp , sakat bırakıp buda yetmezmiş gibi topraklarını bile geri vermezden yabancı sermayenin eline bırakıyor. hani devlet bize sahip çıkıyordu? hani devlet halk için öalışıyordu ? sen bir devlet olarak buraları temizliyemiyorsan nasıl bir devlet kisin? sen halkına sahip çıkmayıp , öldürüp bırakıyosan nasıl bir devletsin? uyan türkiye devletine sahip çık. hükümetlerin rantı değildir ,türkiyeye hükümetlerin pazarı değildir. türkiye burda yaşaıyan halklarındır. atalarımız bu ülkeyi kazma kürekle kazandı kardeşçe . küslükleri unutalım ve sahip çıkalım.
galliani galliani
güzelim topraklar bugüne kadar mayınlıydı ama bu mayınlı topraklar şimdiye kadar ülkücü arkadaşlarımızın aklına gelmemiş. şimdiye kadar binlerce can alan ve almaya da devam edecek olan bu mayınlar uluslararası sözleşmeler gereği temizlenmek zorunda. insani olarak da çok doğru bir karar. tsk bu araziyi temizleyecek teknolojiye sahip olmadığını açıkladı. bu da tsk'nın ayıbı olsun, elin gavuru uzayda cirit atarken bizim ordumuz hala mayın temizleyecek seviyeye ulaşamadıysa asıl bu tartışılmalıdır ya, neyse. mayın temizleme işi yapacak bir ulusal şirketimiz de yok. bu durumda işimiz yine gavurlara kaldı. ihaleye çıkacağız, en iyi teklifi kim verirse işi de ona verceğiz. artık israil firması mı olur, uganda mı, kanada mı bilmiyorum. ortalarda dolaşan söylentiye göre temizlenen topraklarda 49 yıl tarım yapma karşılığında israilli bir firmaya verilecekmiş, kıyamet de buradan kopuyor. keşke bu şartlarda israilli firmaya verilse. organik tarımda israil'in ününü herkes bilir. artık bu memlekette ağız tadıyla sebze ve meyve tüketemez duruma geldik. pahalı da olsa ağız tadıyla temiz meyve-sebze yemek istiyorum. israilliler bunu yaparsa yerli üreticimiz de ırktaşlarını zehirlemekten vazgeçer. rekabete yenik düşmemek için kendilerine çeki-düzen verirler. her türlü güzel, bomba yetişen topraklarda artık sebze-meyve yetişecek.
süleyman hıyarto süleyman hıyarto
şaşırılmaması gereken durum. hele ki bölgeyi israilli bir firma temizliyorsa. çünkü, bu ülkenin başıdır, iletişimi araplara satan. çünkü bu ülkenin başındakidir, israilli hatunlara urfa'da doğum izni veren, böylece onların türkiye'den toprak almalarının yolunu açan, çünkü bu ülkenin başındakidir, mke roket fabrikasında üretilen roketleri sadece israil'e satan, sonra da siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz diye davos'ta karakter atan. o yüzden gayet normal karşıladım mevzuyu. sindiremediğim tek nokta var. urfalıyım ben. akçakaleli hem de. tam suriye sınırındaydı evimiz. öyle dürbüne falan gerek yok. görürsün karşıdaki evin içini rahatlıkla. arada mayınlı bölge var. dikenli tellerle çevrili. az oynamadık o tellerin önünde. bizim oralarda biber falan yetişmez. çoraktır toprağı zaten. dokunmayın mayınlarıma.
çekirdekailem çekirdekailem
1.suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi işlemi zaten yasal zorunluluk.
2.tsk gerekli teknik destek sağlanırsa temizleyebilir ya da natonun ilgili biriminden yardım alınabilir.
3.kim temizlerse temizlesin, sonrası için kiralama olmamalı.
4.araziler, ulusal girişimciye ve topraksız köylülere verilmeli.
bu kadar net benim görüşüm.
dahadeli dahadeli
temizlenmesin arkadaşım. çok çok basit düşünüyorum ben.
neden temizlensin. temizlensin de ordan da mı sızma olsun. ırak tan gelen teröristler yetmiyor mu?
belki tsk da böyle düşünüyordur da yapamam diyordur.

kim hatırlamıyorum tam olarak.
ahmet türk mü ya da dtp li birisi şöyle diyor;
arazi temizlensin. ihtiyacı olan halka bölüştürülsün.
siktir git!

not: zamanında köylülerden mayın için alınan arsaların bedelini devlet ödemiştir.
insansevmeyenhayvan insansevmeyenhayvan
o değil de şeyi düşünüyorum; bir ülkenin 530 metre genişliğinde 500 km boyunda sınır arazisinde 600bine yakın mayını temizleyecek şirket, gidip orda pattes, domtes, maydunuz mu yetiştirecek?

ne şirketmiş arkadaş, mayın temizlemeden kabzımallığa kadar geniş bir yelpazesi var.

ya da artık başka bir işleri var da, tarım diyorlar ona...bilemiyoruz..
1 /