sürüntü testi

delikadirulen delikadirulen
covid 19 için tesbiti için yaptıranların videolarını izledikçe içime bir ürperti salmış testir. inşallah yaptırmak zorunda kalmam dememin üstünden bir hafta geçmeden aynı katta çalıştığım bir arkadaş pozitif çıkınca ben de yaptırmak zorunda kaldım. beklentimi çok kötü seviyelerde tuttuğumdan mıdır nedir o kadar da kötü değilmiş diyerek çıktım. yine de rahatsız edici bir his.
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
zıkkımın dibi gibi bir his. burnunun en sonuna kadar salınan çıbık. hapşırsan hapşıramıyorsun, ağlasan ağlayamıyorsun. ama sonra duygusal tospiğe bağlayıp ağladım. ayrıca sağlam girenin virüs kapma ihtimali yüksek o ortamda. üstelik güya benim gittiğim yer memleketin en iyi özel hastanesi. bilemiyorum altan bilemiyorum.
birfincancay birfincancay
netice itibariyle ağzınızdan girip burnunuzdan çıkan test. buraya kadar iğrendiniz mi? iğrenmediniz. devam edeyim:

bugün çalıştığım yerde "samimi" olarak bilindiğim bir arkadaşımın pozitif olduğu iş yerinde duyulunca resmen ben de pozitif sayıldım. saat 12.30 civarından beri iş yerimdeki insanlarla psikolojik savaş içerisindeyim. ben; her gün mesaiye gitmek durumunda olan, mesai saatleri içinde ve/veya dışında da kafe-restoran-market-bakkal-manav-kasap-kuruyemişçi-tornacı-simitçi-kahveci-gazozcu gezip esnaf korona koşullarına uyuyor mu diye denetlemek zorunda bırakılan bir devlet memuruyum. ki belirteyim, polis değilim. bekçi değilim. denetçilik unvanım yok. belediyede çalışmıyorum. alakasız bir alanda devlet memuruyum. ötesi değil. neyse.

ben bu ortamda riskin içinde "bahayım maske takıyonuz muuğğ? aranıza 150 cm bırahıyonuz muuğğğ" diye sualler etmeye karmaşanın içine atılırken beni sorgulamayan çok değerli amirim ve iş arkadaşlarım, iş yerimdeki arkadaşım covid pozitif çıkınca neden onunla yakın olduğumu sorguladılar. samimi derken de kendisi manen benim yakınımdadır ancak pandemi dönemi itibariyle kendisiyle fiziken hiçbir yakın olduğum dönem olmamıştır. tutup da onunla öpüşmedim. sarılmadım. anlatabiliyor muyum? ben zaten kadınlarla öpüşmem. hedef kitlem kadınlar değil. buna da neyse.

arkadaşımın durumuna mı üzüleyim, kendim için endişeleneyim mi napayım derken iş ortamımda bugün "niye yan yana oturdunuz! hep senin yüzünden! bakın arkadaşlar aslıhan pozitifse (benim ismim aslıhan) hepimiz pozitifiz. yandık! benim 80 yaşında anam var ya evde" gibi serzenişlere maruz kaldım. ben haksız yere azarlanırım. problem yok. defaatle haksız yere azarlanmış biriyim. bende taşağın t'si yoktur. ismimden de anlaşılmıştır sanırım. dolayısıyla sorun değil ancak milletin 80 yaşındaki anasının katili olabileceğimin ima edilmesi bana koydu.

gittim en yakın devlet hastanesine. elim ayağım boşalıyor, sanki tüm kanım çekildi. korona testi yaptırmasam da neyse acilin oraya bir yere bayılırım, boşa gitmez diye düşünüyorum. hiçbir korona belirtim de yok bu arada. belirti göstermeyenleri de test yapmak istemediklerini biliyorum. haklı olarak. yine de gittim.

doktor bey "sizi teste almam sizde ateş yok, nabız normal, hiçbir şikayetiniz yok" deyince; "doktor bey, amirime ben de izah etmeye çalıştım. dinlemedi. zorla gönderdi. ve çalıştığım yerde şu anda herkes bana vebalı gibi davranıyor. kendimi ispat etmek istiyorum. çok özür diliyorum ama dediğim mantıklı mı bilmiyorum..." diyebildim ve ağlamaya başladım. doktor şöyle ifadesiz şekilde bir baktı, tamam dedi git. başka bişey söylemedi.

20 dakikalık bir süreç bu test, ki benim doktora dert anlatmaya çalışmam da süreyi uzatmış olabilir. onu da hesaba katın. test alanına gidiyorsunuz, doktorun karşısına geçiyorsunuz, upuzun bir çubuğu önce ağzınıza sokuyor. sonra burnunuzun iki deliğine birden iteliyor. baya canınız yanıyor. hapşırma hissi vesair klasik. bu kadar. hâlâ iğrenmediyseniz ve "neeeee deliğe mi itelemişler muhahahaha! canın yandı mı zuhahahhaha" diyecek üstün kapasiteye sahip değilseniz ben devam ediyorum o zaman yine? tamam.

gün içinde maskesini hiçbir şekilde indiremeyen, ellerini dezenfekte etmekten elleri beyazladığı için kendini rahmetli m. jackson gibi hisseden, dışarıda çaya kahveye hasret kalmış biri olarak bugün maske bile takmayan amirim tarafımdan bin bir zorlamayla, baskıyla, psikolojik şiddetle teste gönderildim. müstakbel ölülerin müsebbibi ilan edildim. testi yaptırdığım dakikadan itibaren sürekli "noldu? semptom var mı? ateşlendin mi? boğazına bişey oturdu mu? ay sanki benim ateşim çıktı, sende çıktı mı? ay, tülaycım senin de teyzen evdeydi di mi? ama bu kadar tedbirsizlik olmaz! noldu? çıktı mı? e nabız'a baktın mı? noldu? öldün mü?" gibi sorulara yorumlara maruz kaldım.

yani netice itibariyle, her yönden, ağzımdan girildi burnumdan çıkıldı. hâlâ iğrenmediniz mi? iyi, güzel. ben iğrendim biraz.

ha test sonucum? negatif abi. tülay hanım'ın teyzesi adına sevindim.

simitçi kahveci gazozcu demişken:

8
mabiş mabiş
burnundan midene ulaşmaya çalışan sağlık görevlisinin elinin hafifliğine kaldığımız test.
tavsiye : dolu mideyle gitmeyin.
kapanış: beni vicdanlı hekimlere emanet edin.
purge me purge me
internette okuduklarım yüzünden bir hafta kadar önce acayip korkarak gittiğim azıcık mide bulandıran ve hapşurtan test. duruma göre hatun etkilemek için, delikanlılığın matbaası bizdedir şeklinde pozlarım şöyle dursun canım tatlıdır amk yalan yok sdklfj.

çok fena yazmışlar ama sosyal medyada be. şöyle oldu, böyle oldu, beynim delinecek sandım falan. abartılı anlatımı ve duyguların hayal gücü eşliğinde güzel bir türkçeyle bana ulaşmasını ben de seviyom da bu nedir yaa.

maço kapanış: burnuma çıbık soktular, işkence ettiler yine de ölmedim gülüm. (memati emojisi)