süryani

1 /
nefertiti nefertiti
mardin'de mor gabriel adında bir kiliseleri de bulunan,diğer azınlıklardan farklı olarak türkiyeyi birbirine katmadan kendi hayatlarını yaşayan,aynı zamanda maddi durumu gayet iyi olan dini topluluk..
des des
beni bul albümümden bir ahmet kaya şarkısı sözleri şöyledir:

bir alev çıktı kavından
tutuşturdu her bir yanı
bir o yanı, bir bu yanı
heyyo savgan eğ bu yani
mahlemizde hoş süryani

öpeydim sol yanağını
bir o yanı, bir bu yanı
gel öpem sol yanağından
koy çatlasın öbür yanı

bu alev yandırdı canı
kül etti canı cananı
ne kül kaldı ne dumanı
heyyo savgan eğ bu yani
mahlemiz dolu süryani
öpeydim sol yanağını
sophie sophie
sadece aramilerden değil ayni zamanda asurilerden, keldanilerden ve babillilerden gelmedirler.
isa mesih'den once 7.yy fenikce tercumasi hititce olan bir tablete rastlanmisdir suryanice kelimesi asyrien karsisinda syrien yazilmaktadir, yani suryani kelimesi asuri kelimesinden gelmedir

m.s. 37 - 43 yılları arasında elçilerin lideri mor petrus tarafından antakya’da kurulmuş ve kısa zamanda bütün orta doğu'ya bu inancı müjdelemiştir. kilisenin ve mensuplarının kullandığı dil isa mesih’in de konuştuğu süryanice (aramice)'dir. günümüze kadar birçok zorluklarla karşılaşan kilise çeşitli dönemlerde bölünmeler yaşamıştır. kilise patriklik merkezini birçok kez değiştirmek zorunda kalmıştır. patriklik merkezi 1963 yılından beri suriye’nin başkenti şam'da bulunmaktadır. ilk patrik olan mor petrus tan günümüze 121 patriğin başkanlık ettiği kilisenin şu andaki patriği 122. patrik olan moran mor iğnatiyos ı zekka ıwas dır.

günümüzde dünyada 20 milyonu aşkın süryani kökenli insan bulunmaktadır (süryani ortodokslar, süryani katolikler, maruniler, melkitler, melkit katolikler, syro-malabarlar vb.). 3,5 milyonu hindistan da olmak üzere yaklaşık 5,5 milyon süryani ortodoks'un dini liderliğini patrik moran mor iğnatiyos ı. zekka ıwas ve ona bağlı olan hindistan da bulunan doğu mafiryanı mor baseliyos ı. toma ve 40 metropolit yapmaktadır. yukaride adleri gecen kiliselerin her birisinin bir patrigi vardir. süryani orthodoks kilisesine mensup assuri-süryanilerin nüfüsü ancak 350.000 civarındadır.

( kaynak: vikipedi: özgür ansiklopedi oyun; tüm dünyayı saran ve bulaşanları birkaç saat içerisinde insanlara saldıran yaratıklara dönüştüren salgın bir hastalığın başlamasından yirmi y... wikipedia )
kandahar kandahar
mezopotamya bölgesinin kadim halklarındandırlar. bölgedeki varlıkları beş bin yıl öncesine kadar gitmektedir. hristiyanlığı kabul etmeleri ile birlikte hristiyanlık, anadoluda varlık göstermeye başlamıştır. batıya ait birçok eser süryani din adamlarının çevirileriyle ortadoğuya yayılmış ve böylece arap alimler, eski yunan kültüründen haberdar olmuştur.
süryaniler özellikle mimari ve el sanatları alanında gelişmişlerdir. taş işlemeleri ve telkari denilen gümüş işlemeleri dünyaca bilinmektedir.

süryaniler çoğu zaman yoğun şekilde baskılara maruz kalmışlardır. mezopotamya 'daki nüfusları oldukça azalmış olan süryanilerin çoğu yurtdışında, avrupa ülkelerinde yaşamaktadır. hatay, malatya, antep, istanbul'da da süryani nüfusu vardır.(suriye 'de önemli oranda süryani nüfusu vardır)
naylondunya naylondunya
2001 yazında, güneydoğuyu turluyoruz, kuzenim ve adanalı bir arkadaşı ile, şanlıurfa, adıyaman, diyarbakır, harran, mardin. tarihi bir süryani kilisesini gezecez, girişine yaklaşıyoruz, bir baktım içeriden 3-4 ülkücü kılıklı heraf çıktı, ipsiz sapsız, ama takım elbise tamam, hani yani o tip. kuzene ve diğer arkadaşa lan dedim tiplere bak, bunlar kesin içerde papazı bıçaklamışlardır.
adanalı arkadaş yok dedi bunlar süryani, hac gördüm yakasının altında kolyesi vardı elemanın. ekledi, bu süryaniler varlıklıdır, adama iş verirler eş bulurlar, hal böyle olunca bu coğrafyada tip mip farketmiyor, herkes karnı doyunca inanıyor amin diyor dedi.
o gün birşey daha görmüş oldum: cemaati farklı din yorumlarının içine çeken, içeriğinden çok sağladıkları; hangi zümrenin ferdisin konusu yani. güneydoğuda toprak ağalarının sömürdüğü kendi halkı, toprak yok, para yok, iş yok, aş yok, imkansızlıklar içinde ne şekilde tutunabiliyorsa o şekilde tutunuyor.
1 /