sushi

1 /
gündüz ayrı ayrı gece de birlikte yüksek sesle gündüz ayrı ayrı gece de birlikte yüksek sesle
cocoon un, where the oceans end albümünün ilk şarkısıdır. tapabilirsiniz. tapanlar var.

sözleri de şöyle;

ın the morning i will go down the graveyard
to make sure you are gone for good
to make sure you wont hurt again
may you rest in peace

poney riding, sushi cooking
ı'll may you be where you wanted
oh we talked about it
after 1 or 2 beers

and the worst days that life brings
all the bad movies and all the earthquakes
all the worst days are just buried into the snow

holy water
plastic flowers
ın the end you got what you got what you are
always running after, always running after

and the worst days that life brings
all the bad movies and all the earthquakes
all the worst days are just burried into the snow

and the worst days that life brings
all the bad movies and all the earthquakes
all the worst days i have just burried into the snow
aurora borealis aurora borealis
iki ayda bir canım çeker ve arkadaşlar dürümü iskenderi alırken köşedeki quick chinadan alırım bi menü.

iki ayda bir tiksinirim. zamanla ya sushi ya benim damak tadım değişecek zannediyorum.

o zencefil turşusu ve wasabi yiyecek mi yoksa işkence aleti mi biri açıklasın bana? ya da belli bi sırada mı karıştırınca bişeye benzeyecek çözemedim.
frauke1978 frauke1978
wasabi ve soya sos olmadan kuru ama ikisi eklendiğinde, yerken insanı cennete götüren yiyecek.

canım çetki şimdi iyi mi, gel de bul gecenin bu saatinde..
sekiz kenarli altigen sekiz kenarli altigen
somondan yapılan versiyonlarını norveçlilere borçlu olduğumuzdur.

yani, olduğumuz derken, yediğimden değil.

bazi sushi ustalarının belirttiğine göre japonya'da somon çiğ olarak tüketilen ve tüketilmek istenen bir balık değilmiş. ardından, vaktinde norveç'de somon o kadar fazla çıkarmış ki akıllının biri somonu burada kullanmayı düşünmüş. o gün bugündür somon kullanımı sushilerde mevcut.
gravity gravity
hic yemedim bu yuzden yemicem heyecan olsun hayatima arada insanlara sorarım sezercik gibi nasil tadı diye bir gun ben de yicem demicem cunku kasıtlı olarak yemiyorum.
naptınnettin naptınnettin
bi haftadır uzakdogulu arkadaşlarım saolsun gün aşırı yediğim besindir. pek doyurucu olduğunu düşünmüyorum. aperatif gibi daha çok bana kalırsa ama severiks tabi.
sorandana sorandana
sushiyi llk kez tadan biri olarak dayanılmaz farklı bir tat gibi geldi. balık yemeyi oldu olası seven biri olarak sushi hayatımda mideme indirebildiğim zor yiyeceklerden biri. güzel bir para verince ister istemez devamı da geliyor tabiki.
a sami bayraklı a sami bayraklı
çok pahalı. yani bu kadar pahalı olmamalı ki biz de ağız tadıyla yiyelim.

midye gibi olsun mesela, git başına, hop ustam bana 2 tane salmon and avocado de, tut hemen soya ve wasabi hazır karışmış kenarda duruyor olsun, bandır ordan yut, usta 2 de salmon and prawn de göm yol üstü bak. mekandan çıkmışsın elinde biran var yapıştır 4 tane geç. 10 lira. ne amk 50-60 liralar.

böyle bir lezzete 50-60 lira veririm okey ama doymam lazım. 6 parça sushi ile kim doyacak? ıslak hamburger, midye, sushi bunlar ortak lezzetler olmalı. mekan çıkışı kazınan karnı hemen doyurmalı.
nikim ne nikim ne
ben yarı vejeteryan sayılırım. gitgide kırmızı et ve tavuk etini azalttım. şu an sadece deniz mahsülleri kaldı. onu da azaltacağım. o da ara—ara sushico, sushi express falan oluyor. balık sezonu başlayınca normal balık da alırım. çiftlik balığı sevmiyorum. benim için iyi bir seçenek oluyor japon&çin mutfağı. bir çok seçenek var sebze olarak da.
vegan menüleri hoş duruyor.
www.sushico.com.tr
1 /