susuz yaz

1 /
lillymarlin lillymarlin
necati cumalı'nın "susuz yaz"la beraber 11 öyküsünün bulunduğu öykü kitabıdır.
susuz yaz sinemaya uyarlandığında 1964 yılı berlin film festivali'nde büyük ödül altın ayı'yı kazandı.
karlar kraliçesi karlar kraliçesi
ankara'da ancak bikaç aylık su rezervi kalmış olmasına rağmen, seçimlere kadar kesinti yapılmayacağı, seçimlerden sonra su kesintisine başlanacağı yolundaki söylentiler doğru ise; bu yazdır...
tashicardi tashicardi
film urlanın bademler köyünde çekilmiştir, yazar necati cumalı da urla da yaşamıştır. susuz yaz halem bademler köyünde tiyatro şeklinde oynanmaktadır.
kaskate kaskate
malum şahsiyetler-ki bu şahsiyetler vatandaşa duş almamalarını ve yağmur duasına çıkmasını öğütleyenlerdir- dolayısıyla bu yaz ankara'nın mazur kalması ihtimaller dahilinde olan yaz
(bkz: melih gökçek)
elephant woman elephant woman
metin abimizin ilk büyük filmi olan susuz yaz, sinemasal olarak ilk uluslararası başarı olmasının yanında, cinsellik, hukuk ve adalet, kırsal yaşam, aile kurumu gibi olgu ve kavramları tartışan enfes bir filmdir. filmde ege yöresine ait halk ağzına bağlı kalınmış, doğal bir atmosfer yaratılmıştır.
dedivegitti dedivegitti
selvi boylum al yazmalım, çiçek abbas, seven ne yapmaz, senede bir gün, dağınık yatak ve daha onlarcası. bence hepsi türk sineması tarihinin unutulmazları ve vazgeçilmezleri olsa da, "eskilerden ne var seni her izlediğinde vuran?" diye bir soru sorsalar, susuz yaz derim. filmlerdeki en sevdiğim tür olan psikolojik-toplumsal-dram türünü yıllar önce bu kadar güzel işleyip, aynı zamanda ilk defa altın ayı ödülünü alarak uluslarası platformlarda da ne kadar şahane bir film olduğunu kanıtlamıştır kendisi.
rüzgar kanatlı atlı rüzgar kanatlı atlı
o zamanlarda hayvan haklarının olmadığını gösteren film.film içerisinde osman bir tavuğun boğazını kesip gövdesini geline fırlatmakta,başka bir sahne de ise osman'ın köpeğinin tüfekle vurularak öldürülmesine şahit olmaktayız.tamam,anladım,köy gerçeği falan ama bilemiyorum,içim acıdı be.
sinefilolog sinefilolog
filmde başrol oynayan ve aynı zamanda filmin yapımcısı konumunda bulunan ulvi doğan'ın sonradan ek sahneler ekleyerek ve adını değiştirerek avrupa'nın çeşitli ülkelerinde porno film olarak pazarladığı ve böylelikle türk denilen tiplemenin henüz bu kadar büyük bir ödülü hak etme zihniyetinden tümüyle uzak olduğunun göstergesi olan filmdir. üstelik de bu metin erksan'a yapılmış onca ayıp içinde en iç burkan, en budalaca, en dangalakça olanıdır. erksan türk sinemasında iş yapanları ve sinemamızın zihniyetini şiddetle eleştirmekte sonuna kadar haklıydı bence. peki yapımcıya ne oldu derseniz, erksan elemanla selamı sabahı kesmiştir ve bu haksızlığı önlemek istemiştir; ama yapımcının hakları gereği o dönemde hakkını herhangi bir mahkemede savunamamıştır.
neandertal neandertal
birçok unutulmaz sahne barındıran metin erksan filmi.

- osmanın baharla konuşmadan önce tarla korkuluğuna baş örtüşü giydirerek bahara ne söyleyeceğine dair prova yaptığı,
- radyoda konuşma yapan siyasinin verdiği af haberinde kullandığı üslubun ne kadar yabancı, anlaşılması güç olduğu köylülerin yüzlerinden anlaşılan o sahne,
- baharın bacağını yılan ısırınca bunu fırsat bilen osmanın hemen yardıma koştuğu ve bacağını emerek yılanın zehrini attığı ve bunu yaparken aldığı zevk,
- ve filmin son sahnesinde ölen osmanın cesedinin şu yüzüne çıkarak açılan kanaldan aşağı doğru akıp gitmesi.

kuşkusuz türk sinema tarihinin en iyi filmlerinden.
1 /