suzinak

demokles demokles
aşksız geçen günleri düşmeli ömürlerden
akşamın buğulu yorğunluğunda
gözlerinin ormanındayım yine
bir suzinak şarkıya kurulmuş bütün saatler
günlerdir peşim sıra susmak bilmiyor
ertelenmiş hüzünler dolaşıyor ayaklarıma
kantlanıp uçuyor bütün sevinçler

bu şehrin en tenha yeri kalbimdir şimdi
en güzel yeri çiçekçileri
bir demet nergiz aldım sana getiremedim
bugün newroz'du, oturdum hevalno'yu dinledim
tenimde bir ateş yandı günboyu

biliyorum seni sevmek yeni yalnızlıklardır
uzayıp giden bir çığlık, ince bir sızıdır
yoksa ömrünce borçlu kalırım aşka
seviyorum, seviyorum başka seçeneğim yok
yedeğimde yeni acılarım var, öderim diyetini
yeni yazgılar bulurum belki, şiirlere vururum kendimi
başımı kitaplara yaslarım
toplarım şarkılardan yasadışı aşkları sürerim alanlara

seviyorum
başka seçeneğim yok
yeter sınama beni.


hicri izgören
ayrılıkçıtamilgerillası ayrılıkçıtamilgerillası
göçürülmüş ya da eskilerin deyimiyle şed makamlardan biri... hicaz ailesinin zirgüleli olanının rast perdesine yerleşmiş biçimi...

makamlar sadece porte üzerindeki seslerden oluşmadığı için de zirgüleli'ye göre, hatta yine zirgüleli'nin rast perdesindeki bir başka şeddi olan hicazkar'a göre bambaşka bir karakterisitiği olan bir makam...

zaman içerisinde pes tarafta hicaz yerine rast 5'lisi kullanılmışsa da hicazlı olanı daha karakteristik ve ifadelidir.

yakıcı demişler adına. gerçekten de içi yakan, gözleri yakan, kalbi yakan bir ezgilerle süslüdür. hüzünlüdür ve bu hüzün umutsuzsa da kara günleri ve hatırlanmak istenmeyen zamanları değil, aksine eski aşkları, eski duyguları ve eski zaman kahkahalarını anımsatır. bu yüzden insanda geçmiş güzel günlere özlem hissiyatı uyandırır. ziya osman saba'nın şiirlerini andırır bir bakıma.

pek özledim o demleri seninle bu yerleri
gezerdik çemenlerle bezenmiş tepeleri
yalnız aşkım ve sen vardın
bu tatlı rüyadan
bilmem sonra nasıl uyandım