swat 4

zeus zeus
yeni swat oyunu..sierra imzalı..eski oyunları zaten başarılıydı, onun üzerine tamamen yenilenmiş grafik ve fizik motoru eklenince tadından yenilmez bir oyun olmuş..oynanış ve gerçekçilik açısından daha da ileri gidilmiş..özellikle yürürerek ateş etme olayında biraz fazla gerçekçi olmuşlar*..öte yandan ses açısından da hiç eksisi yok gibi oyunun..republic commando edası içerisinden ordan burdan, emirler yağdırarak dalıyorsunuz mekanlara..

bir de ekstrem bir özelliği var oyunun, fazla aksiyon sevenleri pek sevinmeyecek ama swat demek güvenlik demektir, adam öldürmek değil..bölümü ne kadar az kanlı bitirirseniz o kadar çok daha fazla puan kazanabiliyorsunuz..yani fazladan adam öldürmek, bölümü doğru dürüst oynamış olsanız bile, yetkiyi aşırı kullanmaktan sizi bölümü tekrar oynamaya zorlayabiliyor..hatta ve hatta, oyunun en zor modunda çok çok zor durumda kalmadıkça düşman vurmanızı, kesinlikle de rehineye zarar vermemeniz isteniyor..
zaknafein zaknafein
özellikle multiplayer olayı çok zevkli olan oyun.muhteşem grafiklerle beraber takımınızla çok etkili taktikler geliştirebiliyorsunuz.o gerçekçilikle bir de adam gibi oynayan oyuncuların olduğu bir server bulursanız başından kalkamayabilirsiniz.
gunsnrosesfan gunsnrosesfan
rehinelerin mal oğlu mal olduğu oyun. bu güzide oyunumuzda rehine arkadaşlara bile kelepçe takmamız gerekmekte, ardından da merkeze bildirmeliyiz gelin alın bu dallamaları diye. ancak gelin görün ki, rehineyi buluyorsunuz, "kardeşim kelepçe takmam lazım, bende emir kuluyum" diyorsunuz. adam kabul etmiyor kelepçe takılmasını. e ben ne yapayım bunun üzerine? adamın ayağına bir kurşun, sora tıpış tıpış kabul ediyor kelepçe takılmasını. yani uzattım bu kadar lafı ama sonuç itibariyle "güzellikten anlamayan rehinelere sahip oyundur" swat 4. güzel midir peki? hastasıyız.
aggressive aggressive
odaya aniden girip suçluya "drop the gun! hands in the air!"diye bağırıldığında suçlunun silahı yavaşça yere doğru götürürken kararsızlığı,silahı bırakıp bırakmamadaki belirsizliği ve bunun oynayana verdiği gerilim ile gönlümü fethetmiş oyundur.
azureel azureel
irrational games'in unreal engine 2 ile yaptığı güzel oyun. swat 3'ün kanser eden donuk ortamından ve antika yapısından sonra, 4 ile karşıma çıkan oyun motoru ve grafikleri beni kendisine aşık etmiştir, rahat kontrolleri ve bol silah seçeneği, takım oyunu içerisinde çok güzel birleştirilmiş. hatta irrational; * bu başarısının ardından take two interactive tarafından satın alındı ve 2k games altında hayatlana devam etti.
swat 4, tom clancy s rainbow six vegas ile birlikte türünün en iyi örneklerindendir.
yazar kafa yazar kafa
irrational games in yaptığı oyun. oyunu bitirmek için şu bölümleri geçmek gerekiyor.

* ford wall restaurant
* fairfax residence
* qwik fuel convenience store
* a- bomb night club
* victory imports auto center
* red library offices
* northside vending and amasuments
* duplessis wholesale diamond center
* childeren of the taraonne tenement
* st. michael's medical center
* the wolcott projects
* old granite hotel
* mr. treshhold research center
keyif pezevengi keyif pezevengi
zaten güzel olan swat 3'ün gelişmiş daha gerçekçi hali. gelişmiş de bizim takım elemanları biraz zihinsel özürlü. daha önce de dendiği gibi hemen şiş kebaba dönebiliyorlar. optic wand denen teknolojik aletle bakıyorum kapı altına bir adam elinde mac 10 zırh yok, bi de kadın o da zırhsız elinde tabanca. hemen odaya yallah tazyik dalıp katliam yapamadığımız bir oyun olduğu için elemanlara gaz atın diyoruz. "eheheh belalarını siktim" diye düşünürken bizim red team komple yerde tavanı seyrediyorlar. bre allahsız mandalar birinizin elinde colt öbürünüzün elinde otomatik pompalı var indirin aşşaa. tövbe tövbe. ondan sonra biz kevgire dönüyoruz takım elemanları ölmesin diye, fedai gibi atılıyoruz odalara. biz de emir kuluyuz, maaşa baglıyız dimi ama?!
oyun kanımca normal modda bile zor. en az 50/100 yapmanız gerekiyor bölümü geçmeniz için. ama şu "unauthorized use of deadly force" yok mu! ah ulan ah. adam kaçıyor vuramıyorsunuz. ancak, önce "drop your weapon!" diye çığıracak ondan sonra suçlumuz size ateş açarsa şişleme hakkınız var. bu da oyunu cidden zorlaştırıyor. çünkü bağırdıktan sonra elemanın ne yapacağını kestirmek zor. zaten kafaya mermiyi yediniz mi direk mevta.

(bkz: the stetchkov syndicate)
leopold leopoldoviç leopold leopoldoviç
ekipteki elemanların zekasının tecrübeyle sabit olduğunu düşünmekteyim(misal kırmızı ekip daha bir tecrübeli, 30 yıllık adam var, mavide 6 ve 18 olması lazım), ama 3 ünü kaybedince pek önemi kalmıyor, son kalan reynolds'la da omuz omuza çarpışırken ölünce ortaya türkiye manzaraları çıkıyor. vah kardeşim reynolds'ım benim. adamla dalmışız içeri, karşımıza 3 kişi çıktı, yallah daldık adamlara ama pompalı var itlerde deştiler bizi, birbirimizin üstüne yıkıldık reynolds la.
valandilancalimon valandilancalimon
hiç bir şekilde co-op olarak oynamayı beceremediğimiz oyundur...

sürekli critical error hatası verip oyundan atıyor...

yüklemediğimiz patch kalmadı, oyunlarda aynı sürüm zaten...

problemi çözemedik, bilen biri var mı acaba ?
100 numaralı adam 100 numaralı adam
4 tane andavalın liderliğini yaptığınız oyun.

başımdan geçen bazı olayları anlatınca hak vereceğinize eminim.

hastanede geçen görevde bir odanın önünde durup takımıma "içeri flashbang atın ve temizleyin" emrini verdim. raynolds denen embesilin attığı flashbangın kapıdan sekip koridora düşmesiyle beraber ekran bembeyaz oldu. tekrar görmeye başladığımda ise artık çok geçti. 4 ü de kapının eşiğinde paspas gibi yatıyordu. kapının solunda köşede bekleyen terörist keklik gibi indirmiş bunları.

herneyse. başka bir görevde "suspect is visible" lafını duyunca heyecanlanıp biraz uzak mesafedeki teröristi vurmaya çalışıyorum. jackson denen hıyar benim önümden geçince yaralanıyor ve bunun üzerine diğer 3 eleman benim hain olduğumu düşünerek beni öldürüyor.

diğer bir görevde, gece klübünü basıp onlarca kişiyi rehin alan teröristlere operasyon düzenliyoruz. "ulan, bu sefer önden gideyim" dedim. kapının altından optiwand ile baktım, içerde bir terörist var, mal mal bakınıyor. dedim "ben bunu yerim". fields dedi "nah yersin." yersin yiyemezsin derken gaza gelip daldım içeri. iki adım atmamla karşımda 6 teröristle göz göze geldim. küfür ede ede kaçmaya çalışırken bizim 4 öküzün kapıda yanyana durması sebebiyle çıkamadım ve sırtımdan yediğim onlarca mermi ile oracıkta can verdim.

tüm bunlardan sonra görevlere tek başıma devam etme kararı aldım. oyun başlarken adamlarıma dönüp "yapacağınız operayonu s.keyim ,ben gidiyorum" deyip kara murat tarzı operasyona gidiyordum ve ,ilginçtir, daha çok puan topluyordum.

swat ekipleri gerçek hayatta da böyleyse abd'lilerin vay haline.
keyif pezevengi keyif pezevengi
arada bir kafama esince kurup oynadığım yahşi oyun. closed quarters tactical shooter türünde çünkü çok az oyun var. yalnız şu rules of engagement (roe) olayı bazen çok can sıkıcı olabiliyor.

mesela buyur burdan yak: failed to apprehend a fleeing suspect

ibne suçlu tabanları yağlamış kaçıyor. ama roe diyor ki "vuramazsın". harbi hümanist bir swat elemanı isen elinde non-lethal shotgun veya pepper-gun vardır. menzili yeterse suçluyu kısa süreliğine öksürtüp durdurabilirsin. ama büyük ihtimalle menzil yetmeyecek ve suçlu kaçıp gidecek. ben böyle bir götlek olmadığımdan mp-5 ile veriyorum küsküyü bunun bacaklarına bacaklarına. ha kaç şimdi bakalım ancuh tango. gene penalty tabii de en azından içinin yağları eriyor adamın.

veyahut: unauthorized use of deadly force

genelde söyle olur: piçin arkasında belirirsin. tabii haberi yok senden, duvara doğrultmuş silahını. herhangi falso bi durum yok, yanı sike sike "bırak lan silaaaaaa" diye bagiracan. vay sen misin bağıran? tam dönüp seni şişleyecek fakat sen daha atik davranıp işkembesini kurşunla dolduruyorsun. roe'e göre haklisin. çünkü suçlu sana silah doğrulttu. ama mission failed! nasıl failed lan?! bazen iste oyun suçlunun sana silah doğrultmadan önce vurduğunu sayıp seni sinir krizlerine sokabiliyor.

iste durum böyle olunca harbiden devlet memuru olmanın sıkıntıları başgösteriyor. amaaaa...eğer suçlu kek gibi duvara kapıya ateş etmeye başladıysa, deme keyfime. al abi colt'u full auto moda. ha aldın mi? boşalt şimdi şarjörü. zik anasını ibnenin. çünkü roe ne diyor? ateş etmeye başlayan suçlunun katli vaciptir.

bir de rehinenin kafasına silah tutan tipler var. bunlar da vurulacak ördek. heeeç bağırmaya gerek yok. çak kafasına mermiyi. yalnız muhterem suspectimiz sizden önce davranırsa rehine şiş kebap ve mission failed. ama bu genelde bu tip suçlulara bağırdığınızda oluyor. o yüzden direkt indireceksin puştu. hayat kurtarıyoruz lan!

sniper ve c2 de yasal yollardan adam öldürme araçlarımız. hele ki şunu çok seviyorum: kapının altından optic wand ile bakıyorum, suçlu kapıya doğru geliyor. kapıyı açmaya çalışıyor kek karşısında benim blok etmeme rağmen. arkadaş iste o zaman çıkarıyorsun c2'yi, elemanı uçuruyorsun kapı arkasından. oh yeah!

bir de door wedge'i seviniz ve kullanınız. ibneleri köşeye sıkıştırmak için ideal bi alet. yalnız o da başa bela olabilir elinizde non-lethal bir silah yoksa. çünkü sonunda bunlar kaça kaça tek odaya sıkışacaklar. mesela 5 suçlu ve birkaç rehine tek mekanda olabilir. tam bir orgy yanı. elemanlarınız içeriye sting atsınlar siz de gaz atın yoksa mümkünatı yok oradan şişlenmeden çıkamazsınız. hatta bi de flashbang atın üstüne. buna rağmen içeride çok ateşli anlar yaşanacak.
"at lan silahı"
"dur lan rehine! kaçma!"
"abooov mavi takım mort"
"pepper-gun almayan kafamı sıkım"
"hasiktir taser herife rastgelmedi"
"[gürültüyü duyan herifler yan odadan çıkıp gelir] lan siz nerden çıktınız? ratatatatata (lead is down!)"
uuuuu beybi!

günahınla sevabınla iyi oyunsun swat 4.
sinebiryan sinebiryan
12-13 yaşlarında oynadığım değerini yeteri kadar veremediğim oyunlardan biridir. bir ara indirip tekrar kurmayı düşünüyorum. her ne kadar kafa fps oyunları ile çalışsa da denildiği kadar tactical shooter olma özelliği de taşıyor sanırsam. tekrar oynayıp göreceğiz.