sybil

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
everestk
gerçekten yaşamış olan bu karakterin kişiliği 17 farklı insana(kadın ve erkek) bölünmüştür ve ünlü bir psikanaliz vakasıdır.
roman gibi yazılmış psikianalitik bir öykü olan sybilin kitabı ve filmi vardır.

kitabının tanıtımında :
"kadınlı erkekli tam 17 karakter... tek bir vücutta farklı dengeler... sybil, çok kişilikli oluşun ilk psikanalizidir. sybil dorsett olayı, nomale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir. sybil yalnızca insan davranışlarını saptayan bilinçaltı dünyasının tehlikeli güçlerinin yepyeni bir incelemesi olmayıp, baskı ayıtlarından, toplum, din ve ailenin sakatlayıcı etkilerine bir örnekle bakıştır. okuyucu bu kitabı okuduğunda bir bilinçlilik genişlemesine uğrayacaktır. çünkü kendi yaşamını büyüteç altına alarak onları dönem dönem analiz edecektir.
tıp açısından ise bu öykü, akıl hastalıklarının kalıtım ve çevre terimleri içinde ortaya çıkışını; halk dilinde çok ya da farklı kişiliklere mal edilen şizofreniyle sybil'in pek az rastlanan hastalığı grande-hystérie arasındaki ayrılığı ortaya serme amacını gütmektedir."
(bkz: http://www.kitapyurdu.com... )

filmi :(bkz: http://www.imdb.com/title... )
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
don lastiği
gerçekten yaşanmış mı yoksa yaşatılmış mı olduğu belli olmayan kadın. kitabın yazarı gazeteci flora rheta schreiber ile psikolog cornelia b wilbur a kurban gittiği düşünülmektedir. zira wilburun ölümünden sonra asistanı ofisinde sybil ile olan seanslarının ses kaydını bulmuştur. bu ses kayıtlatı esnasında wilburun hastasını hipnoz esnasında farklı kişilikleri oldugunu anlatmakta ve bunlara takma isimler vermektedir. yani isimleri veren ya da karakterleri yaratan sybil değil doktorudur. dönem de kadın bir psikolog olarak başarılı olmak icin wilbur tarafından böyle bir hastalık uyduruldugu düşünülmüştür. var mıdır böyle bir hastalık evet hele ki 1990 yılında filmden sonra hastalıgın artısında %1000 artış görülmüştür. maalesef ki olayın baş kahramanları sybil takma adlı ressam shirley ardell mason ve doktoru wilbur hayatta olmadıgı için çözülememiş bir sır olarak kalmıstır. yine de birçokları wilburun kurmacası olduguna inanır zira wilbur ve floranın bir ses kaydında flora wilbura " annesi kötü olsun. ne kadar acıklı olursa o kadar iyi" demiştir.

shirley ardell mason a gelirsek, genç sanat öğrencisi hakkaten de göz kararması gibi bir problemle wilbura gitmiş ama giderek problemleri büyümüştür. sonrasında kitapta da anlatılan üzere buzlu lavman (rektuma su verilerek bağırsak temizleme işlemi) yapılmış ve suyu ne olursa olsun dışarı çıkartmaması söylenmiş, kancayla rahminden yine anne tarafından tecavüze uğramış, defalarca işkence görmüştür ya da öyle oldugu ileri sürülmektedir. shirley ardell mason ise wilbur ile seanslarına kadar bu kötü anılarını hatırlamadıgını sadece annesinin disiplinli bir kadın oldugunu bildigini söylemiştir. ha bu da wilburun hastasını manipule ettiği iddialarını dogrulamaktadır.

shirley ardell mason namı diğer sybil tarihteki en ünlü kişilik bölünmesi vakasıdır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
one thousand and one nights
ayrıca başrolünde jessica lange in oynadığı shirley ardell mason adlı literatüre çoklu kişilik bölünmesinin doğruluğunu kazandıran film.
filmde wilbur un hastasını etkilemediği aşikar biçimde belirtilmiştir aksine sybil in kişiliklerinden biri olan victoria - ki kendisine vicky olarak seslenilmesini isteyen fransız aksanlı kişilik - sybil ile 3 yaşından beri beraberdir ve diğer 16 kişiliğin ortaya çıkmasına tanık olmuş ve onların üstünde kontrol kurmuştur. kısacası içinde kopan fırtınalardan habersiz tek kişi zavallı shirley dir. ya da sybil. ya da victoria, veya vanessa.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
igna
flora rheta schreiber romanı.
grande hysterie hastası bir kadının gerçek hayat hikayesi anlatılmaktadır.
sibıl(sybıl) takma isimli bu kadın, söz konusu hastalık için psikiyatri alanında rastlanmış en büyük, en zorlu vakadır.
karakter bölünmesi yaşayan ve 17 kişilikli oluşu ile tüm benzer hastalardan da ayrılan bu kadın, ilk kişilik bölünmesini 3 yaşında yaşamıştır.
çok uzun yıllar süren tedavi sonucunda, 43 yaşında tüm diğer kişiliklerini "öldürerek" kişilik bütünleşmesine kavuşmuştur.
konuya ilgi duyanlar açısından ilk okunması gereken kitaptır.
bilinç, bilinçaltı ve psikanaliz hakkında insanı şaşkınlıklara sürükleyen bir romandır ve kitap için sibıl'ın da, doktorunun da durumu, duyguları ve psikiyatrik gerçekliği çok iyi yansıttığını söylemeleri de diğer bir başarısıdır.
öfkelenmeyi beceremediği için, öfke duyan yeni bir karakter yaratmak, pek çok duygu yoksunluğunu yarattığı yeni kişilikler ile ortaya koymak, bilinç hakkında keşfetmediği bir yolculuğa çıkarır okuyucuyu.
sibıl'ın kişiliklerinin "görüntüleri" de birbirinden farklıdır ki, doktoru terapi esnasında başka kişiliğe geçişlerde sibıl'ın fiziksel değişiklik yaşadığını kendi gözlemleri ile farkettiğini söyler.
43 yaşında karakterlerin bütünleşmesi ile yeniden doğan yeni sibıl, hayatındaki kayıp anılara ve bilgilere de ilk kez kavuşur.
örneğin bir karakteri resim yapmaya yeteneklidir, diğer bir karakteri suç işlemiştir ve sibıl onun yaptıklarının yıllarca farkında olmadığı için suçlandığı anlarda ne yapmış olduğunu bilememiştir,(örneğin bu öfkeli karakter bilinci ele geçirip yüzeye çıkıp, mağaza camı kırardı, sonra sibıl'a ceza vermek için bilincin gerisine saklanır ve sibıl az önce yaptığını bilmediği için, yıllarca suçlanmasına mana veremedi), ilkokul 3. sınıfta öğrendiği esnada başka bir kişilik bilinçte olduğu için, ancak 43 yaşındayken çarpım tablosunu öğrenmiştir. işte tüm bu anılara, eksik kalan bilgilere ancak 43 yaşına geldiğinde ulaşmıştır bu kadın.
kesinlikle okunması gereken, bambaşka bir romandır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
orgazmik hebele
çoklu kişilik sendromu olan, bünyesinde 17 farklı karakter barındıran bir kadının iyileşme sürecinin anlatıldığı mükemmel ötesi psikolojik roman. gerçek bir öykü. insan okurken "ulan bende de var galiba bu" şeklinde paranoyaya kapılmadan edemiyor. 1976 yapımı bir uyarlama filmi var, kitap kadar güzel olmasa da o da candır. okuyun, izleyin, yapın bi şeyler.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın