taarof

venom venom
bbc'de yazan makaleye göre iran'da ilginç bir nezaket kuralı.
birinin istediği hatta hak ettiği bir şeyi, kendisine sunulduğu halde reddetmesi.
bizde de biraz vardır. kabaca misafirliğe ya da bir müşteriyi ziyarete gidilince "bir şey içer misin" sorusuna zahmet/kabalık olmasın diye "yok abi sağol" denir, sonra mekan sahibinin ısrarıyla "ehh hadi bir çay içeyim bari" diye kıvrılır ya.. he işte onun abartılmışı.
çünkü anlatılana göre taksici bile para ödeyen müşteriye iki üç kez "yok bacım kalsın".. diyip karşı tarafından ısrarından sonra ücreti kabul ediyormuş.

"bir keresinde tahran'da taksiden inerken daha önce pazarlıkla anlaştığımız 250 bin riyali ödedim. parayı almak istemedi. israr ettim, yine reddetti. bunun üzerine ben şaşkın bir halde gülümseyip teşekkür ederek arabadan indim."
daha sonra arkadaşım reza, taksicinin "sana taarof yapıyordu" dedi. "tabii ki para ödemeni bekliyordu. senin daha fazla ısrar etmen gerekirdi. taksici bu şekilde sana saygısını gösteriyordu. taarof geleneğine göre, teklif edilen şey iki-üç kez reddedilir. bundan sonra istediğinizi söyleyebilirsiniz, bu kabalık olarak görülmez. önce kibarlık yapılır, ama sonunda mutlaka parasını ödersiniz."


dergi - iranlılar ve ısrarlı nezaket kuralları - bbc türkçe iranlıların bu geleneği, bakkaldan eşya satın almaktan nükleer müzakerelere kadar her tür sosyal iletişimde insanların birbirine nasıl davranması g... bbc türkçe
a la carte a la carte
arapça kökenli bir farsça kelimedir ve iran'ın karmaşık görgü kurallarını tarif eder. buna göre, söylenen söz kelime anlamından ötesini ifade eder. iran'da bu gelenek bakkaldan eşya satın almaktan nükleer müzakerelere kadar geniş bir yelpazede rol alır.
taarof geleneğine göre; insanlar kabul etmek istedikleri şeyi reddeder; yani kastetmek istemedikleri şeyi söyler, hissetmedikleri şeyi ifade eder. aslında tersini yapmak ya da söylemek yoluyla gönlünden geçenleri aktarmak ister.


"bir keresinde tahran'da taksiden inerken daha önce pazarlıkla anlaştığımız 250 bin riyali ödedim. parayı almak istemedi. israr ettim, yine reddetti. bunun üzerine ben şaşkın bir halde gülümseyip teşekkür ederek arabadan indim. daha sonra arkadaşım reza, taksicinin "sana taarof yapıyordu" dedi. "tabii ki para ödemeni bekliyordu. senin daha fazla ısrar etmen gerekirdi. taksici bu şekilde sana saygısını gösteriyordu. taarof geleneğine göre, teklif edilen şey iki-üç kez reddedilir. bundan sonra istediğinizi söyleyebilirsiniz, bu kabalık olarak görülmez. önce kibarlık yapılır, ama sonunda mutlaka parasını ödersiniz."

fakat taarof'un taarof olarak görülmemesi gerekir. bu ne kadar az belirginse o kadar başarılıdır. şüpheye düştüğünüzde yapılacak en doğru şey kendinizi karşıdaki insanın yerine koymak ve onun ihtiyaçlarına öncelik vermektir.