tahin pekmez

1 /
guest8644 guest8644
ekmeğin taze olduğu,tahinin de koska olduğu hallerde hele bir de pekmezi bolsa* tadından yenmeyecek,hatta insanı aşırı yemekten çatlayacak kıvama getirecek,kısaca tahin ile pekmezin bir çukur kapta aşk yapması diye tanımlanası,orgazmın sofraya yansımış "tatlı" hallerinden yalnızca biri.
untouchable untouchable
yatılı okul kahvaltılarının vazgeçilmez ve muhteşem ikilisi. liseye gidinceye kadar kahvaltıda bu ikiliye tahammül bile edemezdim. ama sabahın köründe sıcacık çay ile ancak bu kadar mükemmel bir hale getirir kahvaltıyı. pekmezi bol olunca mideyi deşer biraz. tahine biraz daha kıyak yapıp çok koyarsanız daha iyi tat verir bana göre.
milwaukee milwaukee
karışma oranlarındaki ufak bi değişikliğin bambaşka lezzetlere yelken açtığı mükemmel ikili.
ayrı ayrı yendiklerinde ise tamamen farklı damak tadı oluşturması ise ayrı bi güzellik.
anthrax anthrax
ekmeği banıp yenmesi ve az tahin-pekmez çok ekmek mantığıyla ilk ders uyumaya karnınız tok olarak gitmenizi sağlayan yatılı okulların efsane kahvaltısı...
dixi dixi
kışın üşüyorum bahanesiyle, tatlı krizine girildiğinde, kriz ya da üşüme söz konusu değilse de tez zamanda bir bahane uydurularak yenilen muhteşem karışım. tercihim tahinin baskın, ekmeğin de çavdar olduğu kombinasyondur.
noldoli noldoli
ev çikolatasıdır.
yıllarca gerçek çikolata sandım ben bu ikiliyi. küçükken "ekmeğe sürülen çikolata" diye tutturunca, hemen mutfakta tahin ve pekmez ikilisi karıştırılıp önümüze gelirdi. afiyetle yerdik kardeşimle. arada gene gelir, afiyetle yemeye devam ederiz.
son günlerde sözlükte daha da belirginleşen durum son günlerde sözlükte daha da belirginleşen durum
ağzımın fena şekilde sulanmasına neden olan lezzet. önünde koca bir tabak elinde çok tazede degil çok bayatta değil böyle sünger kıvamında bir ekmek (o "bir" adet olarakta kabul edilebilir) yavaş yavaş tabaktaki o altta pekmez üstte tahin olan bir birinden ayrı duran ama bir araya geldiklerinde mükemmel olan karışımı elde etmek için ekmegin burnundan küçük bir parça koparılıp yavaş yavaş üstteki o açık görüntüyü bir sağa bir sola doğru karıştırarak üstteki o açık renkli görüntüyü kaybedip yerine biraz daha koyu ve daha lezzetli bir karışım oluşturduktan sonra eldeki o ekmek tabağın köşesinden yavaş yavaş karışım içine batırılır yarısına kadar. ekmeği üzmeyecek yormayacak şekilde ufak ufak darbelerle sünger gibi o lezzeti içine çekmesini sağladıktan sonra yavaş bir şekilde o karışımdan ayrılır ekmek ama hala aralarında bir bağ vardır ekmek ile o lezzetin.onları birbirlerinden ayırmak için ufak bilek hareketleriyle ekmek sağa sola çevrilir o bağ koptuktan sonra artık tamamıyla senin olmuştur o ekmek parçası, üzerindeki ve içine çekmiş olduğu lezzetle.yavaş bir şekilde ağzına götürdükten sonra beyninde bi kıpraşma olur lezzet lezzet diye. hayat budur mutluluk budur.
1 /