takiye

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
vincent vega
yapılan eylem ve güdülen amaç arasında kel alaka bulunması halinde kullanılabilecek ,arapçadan türkçeye geçmiş kelime.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
easy company
özellikle iki kesimin türkiye'de sürekli yaptığı şey.

birincisi, allah inancını saklamak zorunda kalan insanlar. ne acıdır ki bir sürü var bunlardan. siyasetçilere zaten çoğu noktada güvenim olmadığı için onları direk es geçiyorum. her tür siyasetçinin her türlü kaypaklığına şahit olunan bir ülkenin vatandaşıyım. o yüzden tayyip mayyip demeyin bana. ama türkiye'de akademik dünyada bir yere sahip olmak istiyorsanız takiye yapmak zorundasınız. zira allah inancı olana bu alanda ekmek yok. kıyısından köşesinden akademik dünyanın içindeyim. doçentlik sınavını, sınava üçüncü girişlerinde gümüş yüzüklerini çıkarıp altın yüzük takarak, sakalını kesip top sakal bırakarak, yakasına da bir atatürk rozeti takarak geçen bir sürü insan biliyorum. muhtemelen aynı yollardan ben de geçeceğim. hele hele orduda bir yere sahip olmak istiyorsanız işiniz iyice zor. istediğiniz kadar takiye yapın, bir şekilde öğrenıyorlar aslınızı ve kapı dışarı ediliveriyorsunuz. lise arkadaşlarımdan da askeri okula gidenlerin çoğu bu durumda. kendi çevrenden örnekleme yapıp genelleme yapıyorsun bik bik leri ile gelmeyin bu işin böyle olduğunun siz de farkındasınız.

ikinci kesim ise akıma uyarak tekiye yapanlar. o sırada güç kimin elinde ise o yönde davrananlar. chp iktidarında yakasından atatürk rozetini eksik etmeyenler, akp iktidarında cuma saatinde camiye giden veya gidiyormuş gibi yapanlar, bu yolla bir çıkar sağlayacağını ümit edenler.

her iki kesimi de yargılamak çok zor. birisi belki ideallerine ulaşabilmek için, birisi tek geçim kaynağı olan işinden olmamak için takiye yapıyor diyebiliriz. ama insanları takiye yapmaya iten zihniyetleri yargılamak hepimizin boynunun borcu. çağdaşlık gücü eline alanın kendi borusunu öttürmesi, kendi borusu ile oynamayanları "tehlike" olarak görmesi değildir. bu en ilkel kabilelerde geçer sistemdir ve modern ve çağdaş olduğu iddia edilen türkiye cumhuriyetinin geçer sistemi olmamalıdır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
üşengeç adam
"tek amacım itü sözlük yazarlarının kültürel gelişimine elimden geldiğince katkı sağlamaktır." budur.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
kayler
kitlenin karşı çıktığı bir şeyi, türlü taklalar atmak ve şirin gözükmek suretiyle yapmak. amacını gizleyerek insanları aldatmak.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
rafinevinterize
yapanın onurundan feragat ettiği eylem.takiye yapark hem karşı görüştekileri hem de yandaşlarınızı kandırırsınız.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
bulanti
islam terminolojisinde zor durumlarda(küfürün galip olduğu şeklinde ifade edilir) yapılması caiz olan davranıştır. inancının tersini söylemektir bir bakıma. müdara olarak da bilinir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
karahisari
yapılması yer ve zamana göre değişen bir sosyal tavır. takiyye değil de takiyye yapanlar hakkında en azından değerlendirilebilir bir sunuş;

"eğitimli insanlarınızın erdem ortalaması yüksek değilse, anayasal düzen, kuvvetler ayırımı ve bu kuvvetlerin arasındaki uyum hakkında tartışmak sadece havanda su dövmektir. zihni gerilik budur. böyle bir toplumda fiil her şeydir, felsefe ise hiçbir şey... fiiller somuttur, fikirler cıva gibi kaygan...

ayrıca fikir diye ortaya atılan görüşler çoğu zaman, her kökenden takiyyecinin sözlü maskeleri gibidirler. şu son kutuplaşmamız, yine görünürde ana muhalefet ile iktidar partisi arasındadır ama gerilimin dış boyutu artık her şüpheci beyinde bir yer bulmuş durumdadır. bu gerilimin gerisinde türkiye'ye dönük oyunları eksik olmayan güçlerin çekişmesini görmemek için körlük yetmez!

ne var ki, dış boyuta rağmen fitnenin tabanı bizim insanımız... böylesine arızalı kutuplar varken türkiye üzerinde fitne tezgâhları işletmek için ingiltere kadar fesat, amerika kadar çirkin olmak şart değildir. ismi cisminden büyük yunanistan bile üzerinizde oyun oynar da ruhunuz duymaz. nitekim oynamakta ve bayağı da mesafe elde edebilmektedir. 'fitnenin tabanı bizim insanımız' derken en çok da 'toplam takiyye katsayımız' hakkında ciddi bir sorgulamayı öngörüyorum: ülkemizde takiyyecilik kimin uzmanlığıdır? ilk bakışta buna verilecek cevap bellidir: 'elbette islâmi iddia sahiplerinin, bilhassa da köktendinci unsurların uzmanlığıdır!' doğrudur, bir kısım islâmcı veya köktendinci unsur için türkiye şartlarında takiyye meşru, hatta zorunludur ve yapılmaktadır. fakat ülkemizin yüzölçümünden büyük genel takiyye bataklığını kurutmanın önündeki asıl engel köktendinciler değil, laiklik istismarını sürekli sinsi bir tasarı olarak işletebilen cemaattir.

sözün özü şu ki; türkiye'nin en büyük takiyye sistemi, kökten laikçilik düzeneğidir. bize resmi din olarak kökten laikçiliği dayatır görünenler, gerçekte kendi cemaatleri adına iktidar savaşı verirken küresel oyuncuların nüfuz kavgasına maşalık ederler. biz bu 'cambaza bak' oyunuyla meşgulken altımızdan ülkenin imkân, zaman ve varlıkları çekilip götürülür...

samimi veya sahte, haklı veya haksız birtakım gerekçelerle köktendincilikten kaygıya sürüklenen yüzde 15-20 oranında halk kesimi de bu takiyyeci güruhun kitle dayanağını oluşturur. laiklik takiyyecileri, medyamızın asli efendilerine alet olarak, yüzde 15-20'lik kitlenin tehdit altında bulunduğu yaygarasıyla kendi dar cemaat çıkarını gözetirken ülke altından oyulur ve soyulur.

1950'den beri sadece elbise değiştirip aynı iktidar oyununu sahneye koyan, kökten laikçi takiyye cemaatidir. bu cemaat için karşı çıkılacak iktidarın islâmi veya islâmcı olması şart değildir! islâm'a azca saygılı davranan her sağ iktidara karşı aynı takiyye silahı kullanılır, dinden daha keskin bir kutsallık atfedilen laiklik istismar edilir.

türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük inanç istismarcısı, kökten laikçiliği resmi devlet dini olarak kullanan chp'dir! bu ülkede ister sağdan, ister soldan, ister islâm'dan, ister laiklikten yola çıkmış her köktenci akım, küresel güçlerin aleti olmaya mahkûmdur. atatürk sonrasının gizli tarihi budur."

ömer lütfi mete/bugün
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
metuss
gelinin nikâhı cevriye hanımın isteğine uygun olarak çabuk kıyıldı.
damat 32, gelin 19 yaşındaydı. gelini saadet hanımın evinin selamlık kısmına oturttular.
annesi kızının başını büyük pembe bir başörtüsü ile örttü. sonra belindeki kuşağını çözdü.
bu arada saadet hanım sürekli dua ediyordu.
...
erkek tarafı yandaki odadaydı. kayınpeder reşat bey gelinden vekalet almıştı.
bu arada birisi kuran-ı kerim okuyordu. hoca efendi nikâh kıymadan önce kapı aralığından genç kızın rızasını aldı. reşit bey (kızın babası) aracılık ediyordu. hoca sorusunu iki defa tekrarladı ancak üçüncüsünde titrek bir ses duyuldu:
-evet efendim.
916 yılının mart ayında nikahlandılar. misafirler üst kattaki salona alındıktan sonra damat gelinin yanına gitti. iki nikâhlı serbestçe tatlı bir sohbete daldılar.
...
kimin nikâhının hikâyesi olduğunu tahmin etmeniz zor.
bu nikâhı hikâye eden milli şef inönü nün torunu. anneannesinin nikâhını anlatıyor.
....
kuleli hatıralarını emekli bir subayın kitabında okumuştum.
1900 lü yılların başını anlatıyordu.
cemaatle namazdan kaytarmak için tuvaletlere gizlenirdik. filanca komutanımız bu numaramızı yutmazdı. kapıları tek tek tıklatır, bizi dışarı çıkarırdı, diyor.
yıllar sonra aynı tuvaletlerde namaz kılan öğrenciler gizlendi.
bir uçtan bir uca nasıl geliniyor?
ne için geliniyor?
mesela ismet inönü, o tarihte bu usule neden riayet etmiş? âdet öyle olduğu için mi, başka türlü uygulama yadırganacağı için mi, mecbur kaldığı için mi?
bundan on sene önce bir ordu mensubunun nikâhını bu usulle kıydırdığı tespit edilseydi.. mesela kamera kayıtları ele geçseydi "içimizdeki düşman" ilan edilir, gereği yapılırdı.
kendini gizlediği için amirleri, maiyeti, arkadaşları kendilerini aldatılmış hissederlerdi. bazıları işi daha da ileri götürür, bize ihanet ettin, derdi.
o zaman bu açıdan bakınca, eğriden doğrudan önce birilerinin kendini gizlemesi ihanetse bundan 90 sene önce kendini gizleyenler de o dönemdeki arkadaşlarına, amirlerine ihanet etmiş olmuyor mu?
dinî nikâha inanmadığın halde.. o günün cari ritüellerine riayet eden, nikahında kuran-ı kerim okutan, 20 sene sonra iktidara geçip, milli şef olduğu zaman kuran-ı kerim okumayı yasaklayan ne yapmış oluyor?
milli şef dönemini yaşayanların hatıralarını dinleyenler bile gitti gidiyor.
insanlar baskın ihtimaline karşı köylerinin girişine nöbetçi diker öyle ibadet edermiş, kuran-ı kerim okurmuş.
insanlar kasketsiz kasabaya inemezmiş. minareye çıkıp ezan okuyamazmış..
belki o gün bu zulümler yapılmasaydı sonraki nesiller bu kadar diri kalmazdı, istemedikleri istikamete bu kadar meyilli olmazdı.

ahmet sağırlı
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı?