taklit

greeen greeen
gerçek olmayan ama gerçeğe benzeyendir, üretemeyenlerin seçeneğidir
kendisinden utanmayan insanlar tarafından bıkmaksızın yapılır
örnek almak veya dalga geçmekten kesin bir şekilde ayrıdır, türk müziği ve yapımlarında sıkça görülür
aqua aqua
iş dünyasında;
üretmeyi ve pazarlamayı beceremeyen kişi veya firmaların en çok başvurduğu konudur. reklamı ve pazarı
bol olan bir ürün hemen taklit edilir. orijinalini üreten reklamı ve pazarlamayı yapmaktadır nasıl olsa, bu asalaklara da el altından taklitleri satmak düşer.

sosyal hayatta da çeşitli versiyonları bulunmaktadır taklidin.*
sokaktan gelen adam sokaktan gelen adam
bi çeşit öğrenme yöntemi.

// bi de ecnebilerin şöyle bir sözü var konuya ilişkin:

"look to the master, follow the master, walk with the master, see through the master, become the master"
sarhoş ejderha sarhoş ejderha
"kötü olan taklitten ötürü kazanır; iyi olan kaybeder -özellikle sanatta." f.w.n.

bıyıklı, düşüncesini gayet net ortaya koymuş, katılmamak mümkün değil. yine de kendi imkanlarımla biraz tevil etme niyetindeyim.

taklitçi -ki ben iyi/kötü yahut yetenekli/yeteneksiz ayrımına gitmeyeceğim- taklit edeceği/ettiği şeye hayrandır; onda, kendisinin sahip olmadığı şeyleri görür ve hisseder. kendisinin şahsen beceremediği, elde edemediği yahut üretemediği bir takım şeyleri benzetme yoluyla temin etmeye çalışır. taklitçinin bir başına asla meydana getiremeyeceği şeyleri taklit neticesinde elde etmesi, ilkin onun için bir kazançtır veya öyle gibi görünür. her ne kadar başarılı olsa da taklit, eninde sonunda fark edilir ve nihayetinde kazanç gibi görünen kısımlar da zarar hanesine ekleniverir. buraya kadar olan kısmı kötü olanın kazanması ve iyi olanın kaybetmesi teşhisiyle alaşımlandıracak olursak: bu, kötü olan/yeteneksiz olan için çok da büyük bir kayıp değildir. taklitten esas darbeyi iyi olan/yetenekli olan alır. zira, o elinde tuttuklarına rağmen kendisinde olmayanın peşine düşmüşken ve onları da elde ettiğini düşünürken elindekilerden de olur. ulaştığı konuma taklit yolundan vardığı için eksik kısımları taklitle de dolduramaz.
aygülsebek aygülsebek
anlamadığım, müzik yapan, ne bileyim piano çalan biri mesela, mozart'ın bach'ın eserlerini çalabilir ve hatta bunlarla konserler verip milyonları götürebiliyorken, diğer taraftan bi resim sanatçısı, dali'nin, picasso'nun resimlerini taklit edince bu taklit-sahtekarlık oluyor, komşuya bile gösterilemiyor.