taksici

1 /
the weakest link the weakest link
ticari araç kullanan profesyonel sürücülere verilen kısa ve pratik ad.
bu mesleğin sahipleri orada burada sık sık öldürülmektedir.
zira bu iş çileli bi iştir.
paranoidandroid paranoidandroid
sizi sürekli olarak hava alanına götürmek isteyen şöfor.elinizde bavullarla 2 sokak ötedeki otobüs terminalımsi bir yere gitmek istediğinizi söylediğiniz anda asla yüzüne bakmamanız gereken kişi.
bir başka tanımda:lise yıllarında sürekli geç kalan öğrenciye arkadaşları tarafından takılan sıfat.bu tür hadiseler öğrencinin lise hayatını mahvedebilir,mümkün olmadıkça taksiye binmemesine neden olabilir.
keshuri keshuri
tüm genellemeler yanlıştır sözünü tekzip edercesine ortak bir hareket içinde olan bir grubun güzide üyeleri. bir taksiciye el ettiğinizde anayolda en sol şeritte bile olsa bir hamlede önünüze gelebilir ama eğer taksici için işlerin bol olduğu bir gün ise ve taksici o gün arabasına binenleri çoktan seçmeli bir şekilde tespit etmeye niyet etmişse, yanınıza yanaşmadan önce sizi bir süzerek google earth'ün henüz yapamadığı bazı lokasyon hesaplarını yapar ve kısa mesafeye gitmeyeceğinize kanaat getirirse yaklaşır. yok şüphede kalmışsa yine yaklaşır sizin binmenizi engelleyecek bir şekilde nereye gideceksin diye sorar. sanki az sonra 4-5 kilometrelik bir yer dediğiniz için burun kıvıracak olan adam kendisi değilmişçesine insan görüntüsü takınarak size bakış atar. tabi onun beklentisi atatürk havalimanı denmesidir. bunların ileri yuvarlama sistemleri 0.5 ten değil 0.2 den başlar. küfür vazgeçilmez bir unsurdur ve yol boyunca bir fon müziği gibiymişçesine duyulur. bir de bunun çok yakın bir yer söylediğinizde arabadan indireni vardır. yaşanmıştır. taksinin arkasından aptal aptal bakılmıştır. bir müddet sonra taksicileşip* küfürler savrulmuştur.
i am a man who walks alone i am a man who walks alone
her biri farklı modeldir. kimi kısa mesafe götürmez, kimi uzun mesafe, kimine sağlam küfredersiniz hakeder bunu, kimi ise teşekkürü hakeder sizi bir yere falan yetiştirerek. pek çok defa kullandığım bu kişilerle ilgili genelleme yapacak olursak istanbul için etiler ortaköy arası çalışanları pek bir eğlencelidirler, güldürürler, rahatlıkla sohbet edersiniz. bir de korsan taksiciler vardır ki hava alanına gidecek olanlar havaş yerine bunları tercih ettikleri görülmüştür. yine istanbul için üsküdardan hareme taksiyle gitmek ölüm olur genelde. her 5 taksiciden birinden olumlu cevap alırsınız. insanı çileden çıkarırlar. piçlik yapma oranları taksiye rahbetin yoğun olduğu zamanlarda örneğin tatil öncelerinde artar, genellikle elinizde valizinizle sizi almak istemezler. kimi çok sıkı küfür eder, her gördüğü araca saydırır, sonra bakmışsınız aynı hareketler kendisinden geliyor. böyle enterasandırlar.
gakko gakko
türkiye'nin en siyasi insanları. ankara'da bir taksiden indiğim vakit tbmm'den çıkmış milletvekili gibi hissediyorum.
1925 1925
türkiye'de büyük çoğunluğunun "bir bok olamadım bari taksici olayım" felsefesinde insanların oluşturduğu meslek. hatta hemen tipik türk taksicisi özelliklerini yazıp, genellemenin doruklarına erişeyim,

- ücret 5.70 ytl gibi bir tutarsa, 6 ytl alırlar, bozuk yoksa "git bakkal bul bozdur gel" derler.
- geceleri çalışanların büyük çoğunluğunun ya alkolden ya da uyuşturcudan kafası 1 milyondur, buna rağmen hiç bir polis çevirmesine girmezler, "devam et" der polis amcalar bunlara.
- manyak gibi araba kullanmalarının yanı sıra, her türlü trafik kuralını çiğneme özgürlükleri vardır.
- özellikle istanbul'da sırf taksi dolu görünmesin diye koltukların kafalıklarını söküp, insan hayatını hiçe sayarlar. (geçtiğimiz aylarda sırf bu hayvanlıktan kaybettiğimiz kaybettiğimiz üniversite öğrencilerimizi hatırlayalım)
- şehre yabancı olduğunuzu anlarlarsa sizi dolandırırlar. *

daha birçok şey sayabiliriz de peki dünyada nasıl işliyor taksicilik mesleği ona bir göz atalım. şimdi yazacaklarım birçok gelişmiş medeni ülkede geçerlidir.
öncelikle herkes taksici olamaz, belli bir süredir sürücü ehliyetine sahip olmalıdır. tüm trafik cezaları incelenir, alkollü araç kullanmak vb. cezası varsa sittin sene taksici olamaz. taksici lisansı çıkarmak için ayrıntılı bir sınava tabi tutulur. bu sınavda arabayı nasıl kullandığı, müşteriye nasıl davrandığı, belli bir yerden diğerine giderken hangi yolları kullanabildiği (farklı veya kestirme yolları bilip bilmediği) incelenir. bu taksici lisansı belli bir süre geçerlidir ve yenilenmesi gereklidir. yukarıda saydığımız türk taksici özelliklerinden herhangi birini yaptığında, hayatı boyunca bir daha taksicilik mesleğini icra edemez. ayrıca hani filmlerde gördüğümüz, her taksicinin kafasının üstünde taksici lisansı/kimliği yer alır, bir müşteri taksiciyi şikayet ederse, taksici incelemeye alınır.

sözün özü, sadece taksilere ve taksicilik kavramına bile bakarak, ülkemizin sosyo ekonomik ve kültürel analizini yapabiliriz. ha hiç mi düzgün taksici yok, var tabi ki, takım elbiseli istanbul beyefendisi olanlar, havaalanına bırakırken "10 ytl yeter, hadi hayırlı yolculuklar, aileye selamlar" diyenler de vardır. %1 diyebiliriz bu kesime.

bonus veriyorum bir tane de:

unbreakable unbreakable
hayatta hiçbir baltaya sap olamamış insanların son çaresi olan meslektir,bu yüzden hemen hemen hepsi sinirli,kültürsüz,trafik kurallarını hiçe sayan insanlardır.kendilerini çok iyi şöför zannederler fakat kaliteli sürüşten bihaberlerdir.%99 'u insanda dövme isteği uyandırır.
thunder ekmeği thunder ekmeği
yeri gelir muhabbetin dibine vurursun yeri gelir bi gram konuşmaz/sın. o denli değişik o denli sıcaktır. izmir'deki taksicileri içindir bu yazılanlar. ama çoğu gerçekten çok yardımsever, çok iyilerdir.

sevgili okuyucular, böyle içkinin dibine vurup, götü dağıttığımız bi zamanda herkesin hadi ekmek git gari sen, bi taksi çağıralım da siktr git mına koyum, gebercen içmekten puhaahahaha diye söylemlerinden sonra beni bi taksiye koydular ve çekip gittiler benim sevgili arkadaşlarım. beni taksi ve taksiciyle yalnız bıraktılar. ben de içkinin etkisiyle;

- çorba içelim mi dayı..?

dediydim. düşünün bak, ne bir selam ne bir merhabalaşma. direk adama çorba içelim mi dayı dedim. adamda konuşmadı, biz çorbacının yolunu tuttuk. geldik, çorbalarımızı söyledik. hala ne taksici ne de ben konuşmuyorduk. çorbalarımızı içtik, hala konuşmuyoruz. sonra el attım, hesap dedim. çorbaları ısmarlayayım bari dedim para yoktu bende. adam allah razı olsun ödedi. nereye gideceğimizi bilmeden, ne yaptığımızı bilmeden yine yola koyulduk. en sonunda muhabbet açıldı:

- bilader bayaa içmişsin de biz nereye gidiyoruz..?

dedi. bende,

- abi yorgun düşmüşsündür, bize gidelim istersen..

dedim.

sonra adam

- hadi hemşerim, eve bırakayım seni, iyi değilsin fazla sen..

dedi.

öğlen kalktım, arkadaşlarla kamp yerine geldiğim zaman yüzmek için tişörtümü çıkarınca herkese bi haller oldu ve gülüşmeye başladı. sonradan öğrendim ve sırtım tamamiyle çizik, yara bere içindeymiş. ne oldu, dün ne yaptım, o yaralar nasıl oldu bilmiyorum. tabi milletin ağzına meze olduk, baya bi taşak geçtiler.

dostlarım amacım o anda içkininde verdiği şeyle iyilikti. şoför yorgun düşmüştür, uykusu gelmiştir diye eve davet ettim. o gelmedi biliyorum. o zaman evde kim vardı ya da ben tek başıma kendime bu denli nasıl zarar verdim onu bilmiyorum..
hocacevval hocacevval
11 ekim'de miting yapacaklar istanbul'da.. ama işlerine gelince 9.22'yi 9'a değilde 10'a yuvarlamakta üstlerine yoktur.. itiraz edersen cevapları hep hazır; ''zaten kısa mesafeydi''.. ee yarrağım verdiğim kadar daha versem ankara'ya giderim lan dallama.. böylede terbiyesizleri vardır içlerinde..

birde her zaman ''ee her meslekte iyisi-kötüsü vardır.. onlar istisnadır'' geyikleri vardır ki, yapana kafa atılmalıdır.. taksicilik her zaman bir kültür olmalıdır.. ulan yeri geliyor kafan 2 milyon oluyor, sızıyorsun.. adama götünü emanet ediyorsun.. var mı ötesi? ama o senin paranı tıtrılıyor.. harbiye üzerinden üsküdar yapıyor..

ee o zaman kusura bakma, o egzosu sokarım bir tarafına..
1 /