takva

1 /
easy company easy company
üç derecesi vardır:
birincisi cehennem korkusu ile iman edip günahlardan kaçınmak, allah'ın emirlerini yerine getirmek.
ikincisi kesin sınırlarla belirlenmiş helal ve haram kurallarına uymak, farzları yerine getirmek, küçük günahlar denen insanın aklında şüphe uyandırabilecek hususlardan kaçınmak.
üçüncüsü de her yaptığı şeyi allah'ın rızasını kazanmak amacı ile yapmak, kendisini allah'tan uzaklaştıracak herşeyden kaçınmaktır.
her üçü de allah katında kabul görse de en değerlisi tabi ki üçüncü derecesidir.
gudu bet gudu bet
bir oyun.. geçen seneydi sanırım.. televizyonda görmüştüm. takva diye bi oyun yapmışlar. monopoli gibi bişey. karelerde günah olan şeyler yazıyo.. şaka gibiydi..
breath breath
43.antalya altın portakal film festivaline aldığı ödüllerle damgasını vuran filmdir. aldığı ödüller
dr. avni tolunay jüri özel ödülü (en iyi ikinci film)
en iyi erkek oyuncu:erkan can
senaryo: önder çakar
görüntü yönetmeni: soykut turan
sanat yönetmeni: erol taştan
müzik: gökçe akçelik
kostüm tasarımı: ayten şenyurt
makyaj ve saç: nimet inkaya
laboratuar: sinefekt
hobbitt hobbitt
28/11 tarihinde galasını yapmış olan, vizyona girmesini heyecanla beklediğim, senaristi eskişehir'de yaşayan film. kendisiyle istasyon parkında çay bile içmişliğimiz vardır.
sahra sahra
bugün itibariyle izleme fırsatı bulduğum ve tavsiye ettiğim filmdir.öncellikle erkan canın performansı,filmi tek başına izlemeye değer kılmaktadır,çok beğendiğim güven kıraçı bile geride bırakmıştır bana kalırsa.bunun yanında çok hassas bir konu olması itibariyle abartıya kaçılması yüksek ihtimal olan konu büyük bir incelik ve yalınlıkla işlenmiştir ki buda filmi güzel kılan en önemli etmendir.emeği geçenlerin ellerine yüreklerine sağlık olsundur..
miçemez miçemez
yeni sinemacılar yapımı güzel film .
erkan can ve güven kıraç a bir kez daha hayran bırakıyor, zikir sahneleriyle insanı coşturuyor. söylemek istediklerini dozunu kaçırmadan, olayları abartıp kişileri hayatın çok dışından yaratıklar gibi göstermeden anlattığı için, bu kadar hassas bir konuyu ele aldığı halde günah keçisi olmaktan yırtıyor.
toumai toumai
erkan can her zamanki gibi döktürüyor, bir insan bu kadar mı iyi oynar ya, tabi diğer oyuncularında geri kalır yanları yok. film genel anlamda iyi, benim olumsuz bulduğum tek yanı ise, geçişlerin çok hızlı olması idi, tabi saat sınırlaması bundaki en büyük etken. delirmesinin üstüne biraz daha gidilebilirdi, bu kadar cabuk delirmesi- 40 günden fazla sürdü- ama tövbe ederek belki de kurtulabilirdi. filmde o noktada bir kopukluk olduğu kanaatindeyim..

bana göre en güzel sahne, para toplarken bir camiye girmesi ve paraya doğru secde etmesi idi.
diğer en güzel sahne ise çuval dükkanında çırakla tartışmaları sahnesinde yaşanan diyaloglardı..

sinemamızda yeni şeyler oluyor. yeni sinemacılarla yeni bir çağ başlıyor..
herkes bu filmi ve yeni sinemacılarımızı takip etmeli..
neverlander neverlander
...

performansına söyleyecek söz bulamıyorum.erkan can türk sinemasında duayen olmaya doğru gidiyor bence.

onun dışında, takva, türk sinemasının geleceği konusunda içimi hop hop hoplatan, beni umut deryalarına gark eden bir film.

gidilip görülesi.
nejoe nejoe
bazı filmler vardır kim ne derse desin gitmek görmek gerekir. takva da onlardan biri bence, sadece erkan can'ın oyunculuğu için bile gidilebilir ki film, işlediği konu açısından dokunulmayana dokunmuş, bahsedilmeyenden bahsetmiştir. dondurmam gaymak yerine takva mı gitseydi amerika'ya ??
fizban fizban
mantıklı ve güzel bir senaryonun üzerine güzel oyunculuklarla örülü güzel bir film.tarikat konusunu "o"nun veya "bu"nun gözünden anlatmak yerine,baş karakterin gözünden anlatılması ve senaryonun ne "o" tarafa ne "bu" tarafa doğru bir yönelim göstermemesi iyi bir nokta.erkan can da bence en önemli oyunculuklarından birini çıkarmıştır bu filmde.diğer oyuncuların performansları da gayet güzel.kader'le birlikte sezonun en iyi türk filmi diyebilirim.(beş vakit'i izlemedim tabi,izlediklerim içinde en iyi iki türk filmi oluyor bunlar.)
replikas'a da ayrı bir tebrik gerekiyor bence.çünkü çok güzel müzikler hazırlamışlar.gitmeyi düşünenler,müziklere ayrı bir kulak kesmeliler bence.
anarsist anarsist
kanımca filmin din gibi hassas bir konuyla bir alakası yoktur. ne bir karalama nede kaba bir propoganda vardır filmde. sadece temiz iyi bir adamın hüzünlü, trajik öyküsü anlatılıyor. göndermeler var mutlak ama, bu bir tarikat değilde, siyasi bir örgüt, parti v.s. olsada filmin anlatmak istediği şey yine değişmezdi. yani filmin üzerinde durulması gereken kısmı tarikatlara yada dine yaklaşımı değil, kendi içindekine yenilen bir adamın öyküsü.
ornitrin ornitrin
yeni sinemacıların, eurimages'in desteğini de alarak yaptıkları, özer kızıltan'ın yönetmenliğini üstlendiği film. 2006 toronto film festivalinde sanatta yenilik ödülü ve antalya altın portakal film festivalinde 10 ödül almıştır. (bkz: takva takva awards and nominations ımdb )

fragmanının filmden daha ilgi çekici, ayrıca güven kıraç'ın oyunculuğunda yine abartı var rahatsız ediyor, özellikle zikir sahnelerinde, ama izlemeye değer bir film.
baldaki tuz baldaki tuz
kendi halinde yaşayan muharrem efendi'nin tarikatın tahsilat işlerine girdikten sonra alt üst olan hayatı işlenmektedir.. dürüst, inançlı, düzgün, sıradan, cinsellikten uzak bir yaşam süren muharrem efendi, dünyevi meseleler içine girince çeşitli vicdan muhasebeleriyle karşı karşıya kalıyor.. kendi bildiği hak doğrusuyla tarikat hiyerarşisi ve toplum düzeni çelişiyor.. o da bu düzen içinde yitip gitme tehlikesi altında kalır,bocalar,aklını yitime noktasına gelir.. bunun yanı sıra gördüğü cinsel içerikli rüyalar, ruh sağlığını bozar.. bunları sürekli olarak tövbelerle defetmek ister ama başarılı olamaz..

tenkitler son derece yerinde ve ölçülü yapıldığından fazla sırıtmaz, filmin kimyasına karışmış durumdadır.. oyunculuklar, mekan ve diyaloglar filmi güzelleştiren ve dikkati çeken önemli öğeler arasında yer alır.. film altın portakalda dokuz ödül almakla beraber toronto film festivali'nde kültürel yenilik ödülünü almıştır..

http://www.takva.com.tr/ adlı adresten film hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz..dördüncü nesil yazar. hoşgelmiş.
1 /