tam otomatik lüks eşcinsel uzay komünizmi

azureel azureel
teorik "kıtlık sonrası" ekonominin felsefi konularından birisi aslında bu. çünkü kitap tanımı ile nedir ekonomi; sınırlı (kıt) kaynakların insanların sınırsız ihtiyaçları ve istekleri arasındaki denge bilimidir. veya kısaca "kıt kaynakların etkin kullanımı"dır ekonomi.

- peki ya kaynak kıt olmazsa?

oraya gelmeden önce mevcut duruma bakalım: maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en alt katta yer alan şeyler için tüm insanlar tarihin başından beri mücadele ediyor.

- geçmişte nasıldı?

inka veya aztek medeniyetini düşünün, veya orta çağ avrupasını, ya da osmanlı dönemini? uzun bir süre dünyanın tamamına tarım toplumu hakimdi; çoğu insan, belki de nüfusun yüzde 90'ı ise açlık sınırındaydı. zamanla teknikler gelişti, önce makineleşme ile birlikte imalat arttı, traktörler vs geldi, modern tarıma başlandı. sonra da biyoteknolojik ve genetik bilimindeki gelişmelerle tohum kalitesi, verimi arttı.

- bugün nasıl?

çok çok daha az insan tarımla uğraşıyor ve daha fazla sayıda insanı doyurabiliyor yapılan gıda üretimi.

buna rağmen bugün bile gezegendeki hatırı sayılı miktarda insan, ihtiyaçlar hiyerarşisindeki en alt katı bile tamamlamakta zorlanıyor. açlık her yerde, afrika kıtası komple sürünüyor desek yeridir. ama düzelecek, teknoloji penetrasyonu sayesinde elbet düzelecek bu.

- gelecekte nasıl olabilir?

her şey değişebilir.

işte mevzubahis "tam otomatik lüks eşcinsel uzay komünizmi" işte burada ortaya çıkan ütopik bir fikir.

gıda üretiminin ve diğer çalışma hayatı gerekliliklerinin ortadan kalktığını düşünün. insanlar yerine tam otomatik, kendi kendine çalışan (öğrenen) yapay zekalı robot traktörler hasat yapabiliyor mesela. sonra üretilen ürünler depolanıyor, dünyanın her yerine taşınıyor. tüm gıda problemi bu vesile ile çözülüyor. beslenme problemini çözdük.

evleri inşa eden robotlar olsa, beton döken, harç karan, kaynak yapan robotlar? tek bir insan parmağını oynatmadan, barınma sorununu da çözdük.

maslow üçgenindeki (neredeyse) tüm alt katı çözeriz bu vesileyle. yani insanların çalışmasına ihtiyaç kalmayabilir. gözünüzde canlanması için görsel örnek de vereyim, the matrix'te buna benzer senaryo vardı. animatrix izleyenler bilir; robot ayaklanması öncesi, mekanik iş gücünün her şeyi yapması sayesinde insanlar süper rahat bir hayat sürüyordu. (bkz: the second renaissance)

en alt kat problemini çözmüş insan soyu, bu noktada ne yapar? keşfetmeye başlar kendini. felsefe başta olmak üzere, bilime, sanata adar kendini.

sonsuz (tekrar altını çizeyim: `ütopik) ideale yakınsayan toplumda da cinsiyet rolleri ortadan kalkacağından, isteyen istediği şekilde "`queer`" takılabilir. burada başlıkta geçen eşcinsel, queer anlamında kullanılmıştır. yani buradaki eşcinsel sözcüğünü "isteyen istediği insanla takılabilir" anlamında okuyun. hayır, kimse sizi sırf kadınsınız diye zorla bir başka kadınla yatağa sokmayacak.

bilimsel araştırmalara da daha fazla kaynak ayırabileceğimiz için sınırımız dünya olmayacak bir noktada. uzaya açılacağız elbette.

ve düşümüz gerçekleşecek, sonsuzluğa uzanan müreffeh bir insan ırkı.

çok yaşayalım.

ek: ingilizce metinlerde "fully automated luxury gay space communism" veya "queer space anarcho communism" diye de geçtiğini görebilirsiniz. burada hafiften bir transhümanizm tadı da yok değil ama o başka bir yazının konusu.