tanzimat fermanı

diego diego
tanzimat’ı hazırlayan etmenler
osmanlı devleti’nin gerileme nedenleri araştırılırken bunun devlet kurumlarında ve anlayışında ilerleme ve yenilenmelerde geri kalınmasından meydana geldiğinin anlaşılmasından doğan ıslahattır.
avrupalılaşma yolundaki ilk adımdır.
başka bir deyişle osmanlı devleti’ne batı anlamında bir düşünce ve yönetim şekli getirmek için,avrupa’dan esinlenerek yapılan programlı bir yenilik ve kültür hareketidir.
amacı
imparatorluk içerisindeki halkın bir kısım haklarını genişletmek,müslüman ve hıristiyan toplumları manen ve siyasi yönlerden birbirine yaklaştırmak iç barışı ve bütünlüğü sağlamaktı.
tanzimat padişah abdülmecit (1839-1861) ilan edilmesine rağmen hazırlanışı ll. mahmut döneminde olmuştur.
2.mahmut ıslahatları
1826‘da yeniçeri ocağı’nı kaldırıp yerine avrupa standartlarında ordu kurdu.
geleneksel “divan” örgütünü değiştirerek batı devletlerindeki şekle uygun bir devlet kurdu ve bakanlıklar arası iş bölümü yaptı.
iç düzeni sağlamak adına valileri maaşlı hale getirip merkeze bağladı.
güçlü bir merkeziyetçiliğe gitti
1834 yılında harp okulu,tıp okulu gibi yeni okullar kurdu.
1824 de ilkokulları açtı ve ilk öğretimi mecburi hale getirdi.
eğitim ve öğretim için ilk defa avrupa’ya öğrenci yollandı.
giyimde bazı yenilikler ile ülke genelinde ilk nüfus sayımı yapıldı.
vergi koyma ve toprak düzenlenmesinde avrupa yöntemlerinden yararlanıldı.
pasaport ve karantina uygulamaları getirildi.
1831 yılında takvim’i vakayi adlı ilk resmi gazete çıkarıldı.
böylece ll. mahmut döneminin sonlarına kadar avrupa’nın bilim ve tekniğinden de yararlanılarak,geniş kapsamlı yenilik hareketlerine girişilmiştir.bu ise ülkede ,yeni görüşlere sahip bir yönetici kadrosunu oluşturmaya ve yenilik hareketlerinin hızlanmasına neden olmuştur.bunun sonucu olarak da ,abdülmecit’in tahta çıkmasından hemen sonra,tanzimat ilan olundu
tanzimat’ın ilanı (3 kasım1839)
1839 nizip yenilgisinden sonra daha da önem kazanan mısır sorunu osmanlı için büyük sorun teşkil ediyordu.
mehmet ali paşa kazandığı başarıdan sonra anadolu’yu da tehdit etmeye başlamıştı.bu bakımdan mısır sorunu çözümlenmeli idi.
işte devletin bu iç ve dış sorunlarla karşı karşıya bulunduğu sırada,iç barışı ve bütünlüğü sağlamak,avrupa hükümetlerini kazanmak ,yenilikler yaparak devleti zayıf durumdan kurtarmak için o güne kadar yapılan yeniliklerden farklı amaçlara sahip tanzimat adı altında yen bir harekete girişildi.
tanzimat fermanı adı ile anılan bu metinde,osmanlı devleti’nin 150 yıldan beri çeşitli nedenlerle şeriata ve kanunlara uyulmadığı için fakirliğe ve zayıflığa sürüklendiği; gerekli yeni kanunlar yapıldığı takdirde,coğrafi konumu ,toprağının verimliliği ve halkının yetenekleri dolayısıyla devletin çok ısa zamanda ümit edilen seviyeye ulaşacağı belirtiliyordu
yeni kanunların esasları ise şu şekilde olacaktı
-müslüman ve hıristiyan bütün uyrukların; eşitliğinin, can, mal ve namus güvenliliğin sağlanması,
-vergi ve askerlik yükümlülüklerinin belli yöntemlere dayandırılarak düzenli hale getirilmesi,
-kanunların her gücün üstünde olması

fermanın ilanından sonra padişah bu fermanın getirdiklerine uyacağına dair and içti böylece tanzimat dönemi başlamış oldu.
tanzimat osmanlı devleti için düşünce alanında büyük bir yenilikti.avrupa’da yayılmış hukuk ve devlet anlayışına ait düşüncülerden geniş ölçüde etkilenmişti.ancak asıl amacı ülkeyi kalkındırmak olmasına rağmen yönetimi şeriata ve mutlakiyete dayandırmaya devam ediyordu.

ferman avrupa da olumlu karşılandı.fakat ülke içerisinde tutucular ve yenilikçiler arasında yeni bir mücadelenin doğmasına neden oldu
tanzimat ilen edildikten hemen sonra uygulanmak istendi.bunun için ,fermanı yürütmek ve halka açıklamak üzere illerde özel komisyonlar kuruldu.ardından fermanın öngördüğü kanunlar çıkarılarak yönetim,askerlik,sosyal,ekonomi,eğitim ve kültürel alanlarda geniş kapsamlı yenilik hareketlerine girişildi.
fakat çeşitli nedenlerden tanzimat yeniliklerinden istenilen sonucun alındığı söylenemez.ancak ne olursa olsun ,tanzimat daha sonraki yenilik ve gelişmelerin temelini teşkil etmesi yönünden osmanlı tarihinde ayrı ve önemli bir yeri olmakta devam etmiştir
theone theone
tarih kitaplarımızda ıslahat fermanı ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte yere göğe sığdırılamayan, batılaşma ve modernleşme(!) hareketlerinin 1839 tarihlisi.

bize çok süper bir olaymış gibi anlatılan bu tanzimat fermanının arkasında yatan aslında zaten son 200 yıldır osmanlı devleti içerisindeki ilk olarak toprak sistemi bozukluğundan kaynaklanmış ve bununla birlikte çığ gibi büyümüş gerilemeyi, fakirleşmeyi ve osmanlı'nın batı devletleri sömürgesine girme sürecini hızlandırmış bir oluşumdur; kendisi başta ingiltere ve fransa olmak üzere bir çok devletin gözetiminde* hazırlanmış ve azınlıklar ile yabancı tüccarlara osmanlı devleti sınırlarında istedikleri gibi at koşturma sömürü yapma imkanı tanımıştır ama bu durumdan pek de memnun kalınmamış ve 2 yıl sonra gelecek olan paris anlaşması ile birlikte başka haklar verilmiş, imtiyazlar tanınmıştır, sonradan da zaten ıslahat fermanı ve meşrutiyet dönemi ile birlikte süregelen gelişmeler osmanlı halkı'nın günümüzde de süregelmekte olan herşeye sahip olan küçük bir zümre ve it gibi çalışıp bu topluluğa fayda sağlarken aç bilaç gezen halk şeklinde bölünmesine, sınıflanmasına sebep vermiştir.

zaten 1808 de sened-i ittifak ile devletin zayıflığı gözler önüne serilmiş, osmanlı içerisinde iltizam sistemi nedeniyle oluşmuş olan fiili feodal yapı resmileşmiştir, köylü topraksız ve kazançsız çalışıp mültezimlere ve tüccarlara mallarını çoğu zaman yok pahasına vermekte, sonra batıya satılan bu mallar, küçük zengin topluluğumuzun tüketimi için osmanlı ülkesine yok denecek kadar az gümrük vergileri ile girmekte ve tüketilmektedir.

osmanlı dönemindeki ilk borç alımı 1854 yılında yapılmıştır yani batılaşma hareketlerinin resmen başladığı 1839 tanzimat fermanından 15 yıl sonra. ülke ekonomisi yıldan yıla açıklar vermiş borçlar artmış, alınan borçların yarısı emisyona vs. ye gitmiş kalan yarısı da önceki dönem borç ödemeleri için kullanılmıştır.

bir yerlerden tanıdık mı geliyor? cevabınız evet ise;

(bkz: türkiye de geri kalmışlığın tarihi)
kendi çapında bir çember kendi çapında bir çember
" gavurlara bu vakitten sonra gavur denmeyecektir " gibi ironik maddelerin -belki de fütursuzca- insan haklarının savunulduğu avrupa coğrafyasındaki kilometre taşlarını hak ve hukuk sorgulanmaksızın gülhanede yayımlayan zihniyet ürünü, protokolsüz lansman...
chixculub chixculub
fermanın öncesini ve sonrasını şu tümce oldukça açıklıyor:

"imparatorluğun dağılmaması için reform lazım, ama reform yaptıkça imparatorluk dağılıyor"*

*gökhan çetinsaya'nın "ismi olup da cismi olmayan kuvvet" ii. abdülhamid'in pan-islamizm politikası üzerine bir deneme adlı yazısından alınmadır.
nanokozmos nanokozmos
öncelikle tanzimat döneminin öncesine bakacak olursak:

osmanlı imparatorluğu yükselme devrinde, kendi uygarlılarını batı'dan yüksek görmüşler, batı'nın bir model olarak izlenmesi sorun olarak ortaya çıkmamıştır. imparatorluk gerilemeye başladığında , gerilemenin başlıca sebepleri:

*ekonominin zayıflaması
*devlet yönetiminin bozulması
*batı'nın askeri üstünlüğü olarak görülmüştür.

(bkz: üçüncü ahmet)(1703-1730) döneminde savaşları kazanmada teknoloji mi yoksa tanrının mı daha etkili olduğu tartışılmıştır. teknolojinin daha üstün olduğu görüşü daha sonradan görüş olarak ortaya çıkacak ve bu sefer geç kalınmasına rağmen batı'nın askeri kurumlarının ve silah gücünün imparatorluğa nasıl getireceleciği devlet sorunu olarak ortaya çıkmıştır.
üçüncü ahmet döneminde bu sorunu çözmek amacıyla (bkz: lale devri)adı verilen bir döneme girilmiş, fakat başarılı olunamayarak (bkz: patrona halil isyanı)ile sona ermiştir. batı'yla kurulan ilişkileri halkın yararlarının unutulması olarak değerlerdiren, osmanlı toplumunun içinden kaynaklanan bu isyan cumhuriyet devrine kadar sürecek olan etki-tepki mekanizmasının ilk örneğini teşkil etmektedir.(diğerleri: (bkz: kabakçı isyanı)(1807), (bkz: kuleli vak ası)(1859) ve (bkz: 31 mart 13 nisan) 1909 hareketi))

batı'nın askeri kuruluşlarından örnek alma çabaları birinci mahmut(1730-1754), birinci abdülhamit(1774-1789) ve özellikle üçüncü selim(1789-1807) dönemlerinde hızlanmış fakat geleneksel osmanlı kültürünün tepkisi ve geçimleri tehlikeye girenlerin birleşen akımlarıyla bir daha sekteye uğratılmıştır.

şimdi gelelim ilk tanzimat * tekliflerine:

avrupa ile ilk sistematik değerlendirmeler, devamlı diplomatik ilişkilerin bir ürünü olarak batı'da görevlendirilen osmanlı (bkz: hariciye memurları)ndan gelmiştir.

ikinci mahmut(1808-1839) kendinden önceki reformcuların kötü tecrübelerini göz önünde tuturak askeri yeniliklere karşı bir odak noktası olan yeniçeri ocağını topa tutmuş ve piyada kuruluşunu lağvetmiştir ve üçüncü selim döneminden gelen çağdaş askeri birlik düşüncesini faaliyete geçirmiştir.ayrıca batı'nın sadece askeri birlikleriyle değil:
*mali kaynakları
*vergi toplama sistemi gibi nedenlerle de ayakta durduğunu öğrenildiği için bu konularda da değişikliğe gidilmiştir: tebanın verimliliğini artırmak amacıyla koruyucu tedbirler alınmıştır ve mülkiyet haklarının garanti alınmasını ve eğitimin halka yayılmasını zorunlu hale getirmişlerdir.

ikinci mahmut dönemindeki bu gibi değişikliklerden sonra 1839'da (bkz: tanzimat fermanı) gülhane hatt-ı hümayun ilan edilmiştir. tanzimatın asıl amacı: osmanlıyı birleştirmektir.
osmanlı devlet adamları milli çapta idari, hukuksal ve iktisadi tedbirlerle osmanlı imparatorluğu'nda yüksek sayıda yer alan kültür birimlerini eritebilceklerini bir osmanlılık şuuru yaratabileceklerini sanıyorlardı.uzun vadede bu amaç gerçekleşemedi, fakat milli eğitim sistemi, yeni yargı mekanizması, yeni bir idari sistem gibi yenilikler getirildi.

tanzimatın başarısız olmasını tanzimatı başlatanların çok iyi anlamadıkları bir husus çeşitli devletlerin birbiriyle ticaret alanında amansız bir savaşa girmiş oldukları ve 19. yy ilerledikçe emperyalizmi benimsemeleriydi. osmanlıların 1838'ten itibaren çeşitli devletlerle imzaladıkları ticaret anlaşmalarında tarım ve endüstri politikalarında çıkarlarını koruyamaması batı'ya karşı tepkilerin artmasına ve tanzimatın başarısız olmasına sebep olmuştur.

giyim, ev eşyası, paranın kullanışı, evlerin stili, insanlar arasındaki ilişkiler avrupai olmaya başlamıştır, fakat bu hayat değişikliği eski osmanlı değerleriyle çelişmiştir. 1860'larda (bkz: yeni osmanlılar) * tanzimatın sömürü olayı olduğunu, bir üst tabaka meydana getirdiğini, kendi kültürlerini kösteklediğini ve yüzeysel batılılaşma meydana getirdiğini ileri sürerek tanzimatçıları eleştirmişlerdir.
fantastik fantastik
tanrı hepimizi başarılı kılsın; yasalara uymayanlar tanrı'nın lanetine uğrasın ve ömürleri boyunca rahat yüzü görmesin. amin.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
tabu niteliğindeki fermandır. zira bu ferman ile birlikte kolunu kaldırdığında el pençe divan olunacak, kapıkulu ocaklarının can borcu ödemekle yükümlü olduğu padişah resmen halkın müslüman ya da gayri müslim ayrım yapmadan güvenliğini sağlayacağını taahüt ediyor, mahkemeleri tarafsızlaştırıyor, mahkemelerdeki rütbe, kademe, dini ağırlık faktörlerini ortadan kaldırıyordu.. etnik köken ayrımı yapmadan, bir osmanlı milleti oluşturma adına yapılan devrim niteliğindeki bir fermandı ama işte ne gayr-i müslimleri ne de müslümanları memnun etti.. zaten bunun örneğini bu günde görüyoruz.. birine bir hak vermeye dur hemen daha fazlası istenir.. nitekim o zaman da böyle oldu ve peşisıra ıslahat fermanı geldi
strange kind of woman strange kind of woman
sadeleştirilmiş hali;

herkesin bildiği gibi, devletimizde, kuruluşundan beri kuran'ın yüce hükümlerine ve şeriat yasalarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tab'asının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli nedenlerle şeriata ve yüce yasalara uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. oysa, şeriat yasaları iel yönetilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır.

tahta geçtiğimiz mutlu günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlemizin refahı amacına yönelik oldu. eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi konumu, verimli toprakları ve halkının yetenekleri gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce tanrı'nın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz götürmez.

ulu tanrı'nın yardımına ve peygamberimiz hazretlerinin ruhaniyetine sığınarak, yüce devletimizin ve ülkemizin iyi bir biçimde yönetilmesi için bundan böyle bazı yeni yasalar çıkarılması gerekli görüldü.

söz konusu yasaların başında can güvenliği; ırk, namus ve malın korunması; vergi toplanması; halkın askere alınıp silah altında tutulma süresi gibi hususlar gelmektedir. şöyle ki; dünyada can, ırz ve namustan daha kıymetli birşey yoktur. bir insan bunları tehlikede görünce, yaradılıştan kötü olmasa bile, canını ve namusunu korumak için olmadık çarelere başvurur. bunun devlet ve memlekete zarar vereceği açıktır. buna karşılık, can ve namustan emin olan bir kimse sadakat ve doğruluktan ayrılmaz, işi ve gücü ile devletine ve milletine yararlı olur.

mal güvenliğinin olmadığı yerde ise kimse devlet ve ulusuna ısınamaz, ülkesinin yükselmesi ile ilgilenmez, hep korku ve üzüntü içinde yaşar. buna karşılık, malından, mülkünden emin olmadığı zaman hep kendi işi ve işinin genişletilmesi ile uğraşır. devlet ve millet gayreti, vatan sevgisi kendisinde her gün artar.

vergi konusuna gelince: bir devlet, ülkesini korumak için askere ve gerekli öbür masraflara muhtaçtır. bu, para ile olur. para, tab'adan toplanacak vergiler ile oluştuğundan bunun en iyi şekilde toplanması gerekir.

evvelce gelir sanılmış olan "yed'i vahit" belasından ülkemiz hamdolsun, kurtulmuşsa da yıkıcı bir yöntem olup hiçbir zaman yararlı sonuç doğurmamış olan iltizam usülü hala sürüyor. bu, ülkenin siyasi işlerini ve mali konularını bir adamın keyfine, hatta cebir ve zulmüne teslim etmek demektir. bu adam iyi bir insan değilse hep kendi çıkarına bakar, bütün davranışlarında kötülüğe, zulme yönelir. bu nedenle, ülkemiz insanlarının her biri için, malına ve gelirine göre bir verginin saptanması ve kimseden bundan fazla birşey alınmaması gerekir. yüce devletimizin karada ve denizdeki askeri masrafları ile öbür masrafları yasalarla belirlenip sınırlandırılmalı ve uygulama ona göre yapılmalıdır.

askerlik de, yukarıda belirtildiği gibi, önemli konulardan biridir. ülkenin korunması için asker vermek halkın başlıca borcudur. fakat, bir memleketin mevcut nüfusuna bakılmaksızın, şimdiye kadar yapıldığı gibi, kiminden tahammülünden çok, kiminden az asker alınması hem düzesizliğe; hem tarım, ticaret ve bayındırlık işerinin kötü gitmesine; hem ömür boyu askerlik bıkkınlığa; hem de nüfusun azalmasına yol açar. bu nedenle, her memlektten alınacak asker miktarı için uygun yöntem konulmalı ve dört veya beş yıl hizmet için sıra ussulü getirilmelidir. bunlar yapılmadıkça devletin kuvvetlenip gelişmesi, huzur ve asayişin sağlanması mümkün olmaz. bütün bunların dayanağı yukarıda açıklanan hususlardır.

bu nedenle, bundan böyle suç işleyenlerin durumları şeriat yasaları gereğince açıkca incelenip bir karara bağlanmadıkça kimse hakkında, açık veya gizli, idam ve zehirleme işlemi uygulanmayacaktır. hiç kimse, başkasının ırz ve namusuna saldırmayacaktır. herkes malına, mülküne tam sahip olacak, bunları dilediği gibi kullanacak, bunu yaparken de devlet büyüklerinin müdahalesine uğramayacaktır. birinin suçluluğunun saptanması halinde mirasçıların o işle ilgileri bulunmayacağından suçlunun malları elinden alınıp varisleri miras hakkından yoksun bırakılmayacaklardır.

yüce devletimizin tab'ası müslümanlarla öbür uluslar bu haklardan tam yararlanacaklardır.
can, ırz, namus ve mal konularında, ülkemizin tüm halkına şeriat yasaları gereğince garanti verilmiştir. öbür konularda da oybirliği ile karar verilmesi için, meclisi ahkam-ı adliye üyeleri gerektikçe artırılacaktır. yüce devletimizin bakanları ile ileri gelenleri belirli günlerde orada toplanarak, görüşlerini çekinmeden açıkça söyleyeceklerdir. can, mal güvenliğine ve vergilerin belirlenmesine ait yasalar böyle hazırlanacaktır.

askerlikle ilgili konular bab-ı seraskeri dar-ı şurası'nda görüşülüp karara bağlandıktan sonra sonsuza dek uygulanmaları için tasdik edilmek üzere tarafıma gönderilecektir. söz konusu yasalar sırf din, devlet, ülke ve ulusu kalkındırmak amacı ile çıkarılacaklardından bunlara tam uyacağımıza yemin ederiz. bu konuda, hırka-i şerife odasında, tüm din adamları ile bakanların hazır bulunacakları bir sırada yemin edecektir.

din adamı ve vezirlerden yasalara aykırı hareket edenlerin, kanıtlanacak suçlarına göre, rütbelerine ve hatır ve gönüle bakılmaksızın cezalandırılmaları için özel ceza yasası çıkarılacaktır.

memurlara yeterli maaş bağlanmış olup, henüz bağlanmış olanlarınkiler de belirlenecektir. bu yolla da, şeriata aykırı olan ve ülkenin gerilemesinde başrolü oynayan rüşvet belası güçlü bir yasa ile ortadan kaldırılmış olacaktır.

bütün bu sayılan hususlar eski hükümlerin tümden değiştirilmesi demek olacağından işbu fermanımız istanbul halkına ve ülkemiz halkına duyurulacaktır. bundan başka, dost devletlerin de bu yönetimin sonsuza dek uygulanmasına tanık olmaları için fermanımız, istanbul'daki tüm büyükelçilere resmen bildirilecektir.

tanrı hepimizi başarılı kılsın; yasalara uymayanlar tanrı'nın lanetine uğrasın ve ömürleri boyunca rahat yüzü görmesin. amin.
sevinç dölleyen adam sevinç dölleyen adam
şu tarihlerde tbmm başkanlığı görevini gerçekleştirmekte olan cemil çiçek tarafından hakkında aydınlatıcı açıklamalar yapılmış dönem. 150. ölüm yıldönümünde birinci abdülmecit'i anma etkinliği sırasında şöyle diyecektir;

" cumhuriyete giden yolda birçok önemli karar o zaman alınmıştır."
bombacı kazım bombacı kazım
(bkz: demokratikleşme pakedi)

osmanlıyı ekonomik kıskaca alan avrupa demokratikleşme, ilerleme bahanesiyle osmanlı ya istediklerini yaptırmak ve emellerine ulaşmak için bu fermanı çıkartmıştı. bu fermanda bulunanlar da osmanlıyı ilerletecek çarelerden çok bölecek, merkezi yapıyı zayıflatıp etnik bölünmeleri kolaylaştıracak azınlık hakları ve avantajları içeriyordu. şimdi osmanlı padişahı ile aralarında sadece zaman farkı bulunan osmanlı tohumu akp kabinesi de aynısını yapmaktadır.