tao te ching

1 /
abedi pele abedi pele
lao tzu'nun kaleme aldığı taoizmin kutsal kitabıdır.
lao tzu bu kutsal kitabta öğretisi ile özdeşleşen taocu seksten bahsetmeye gerek duymamış, yol ve erdem hakkında bir kaç kelam etmeyi uygun bulmuştur.
comte de saint germain comte de saint germain
küçücük bir kitap laf kalabalığına, bilgi kirliliğine gerek duymayan. hakikatin aslında çok basit olan özüne uyumlu, dupduru ve apaçık.

binlerce sayfa tüketip hiç bir yere varmadığınızı ve varamayacağınızı, içinizdeki boşluğu doldurmadan dış dünyadaki hiç bir olayın, kişinin, nesnenin size çare olamayacağını görmek demek bu kısacık kitabı anlamak. bakmasını bilene tabi.

ve neden "less is more." dendiğini de tao te ching ile anlayamamak çok zor olsa gerek, bunu anlayacak niyeti insan içinde barındırdıktan sonra.
comte de saint germain comte de saint germain
basıldığı türkçe çevirilerinin malesef hiç bir halta yaramadığı kitaptır da bu aynı zamanda.

penguin'in "great ideas" serisi içinde bastığı versiyonundan bir tane edinebilir bu yüzden, fersah fersah daha iyi bir ingilizce çeviriden metni okumak isteyenler.
puxa vida puxa vida
56. mesel

bilenler konuşmuyor
konuşanlar bilmiyor

çıkışlarını kapa
deliklerini tıka
keskinliğini körelt
karmaşalarını çöz
parlaklığını sönükleştir
tozuna karış dünyanın
budur gizli bir'e varmak

buna erişeni
ne sevgi yaralar ne soğukluk
ne kazanç yaralar ne utanç
ki en saygın olur göğün altında
sisice sisice
22. mesel

kırılmamak için bükül
düz olmak için eğril
dolmak için boşal
parçalan ki yenilen
az şeye sahip olanlar
çoğa kavuşabilirler
çok şeyi olanların zihni karışır.
thispothkey thispothkey
yazarının lao tsu olduğu rivayet edilen, uzak doğu'nun beş bin yıllık bilgelik kitabıdır. dr. wayne w. dyer tarafından yazılan "hayatını değiştirmek için düşüncelerini değiştir" kitabında da , tao te ching'in içerdiği 81 ayrı metnin gündelik hayata nasıl uyarlanabileceği anlatılıyor. yazar bu kitap da öyle bir üslup kullanıyor ki, lao tsu evinize gelip öğretilerini paylaşsaydı ancak bu kadar iyi anlatabilirdi.
polia polia
bütün olmak istiyorsan
eksik olmana izin ver.
doğru olmak istiyorsan
eğri olmana izin ver
dolu olmak istiyorsan
boş olmana izin ver
yeniden doğmak istiyorsan
ölmene izin ver
sana herşeyin verilmesini istiyorsan
her şeyi bırak...
polia polia
1
(a)
gösterebildiğin yol asıl yol değil
ad verebildiğin ad asıl ad değil
adlandırılmazsa o kaynağı göğün yerin
adlandırılırsa o anası bin bir türün
demek
hep tutkusuz olanlar görür onun özünü
hep tutkulu olanlar görür onun yüzünü
bu ikisi birlikte doğar
ve adlandırınca ayrılır
sırdır birlik
sırlar sırrı
kapısı sayısız mucizenin
(b)
söyleyebildiğin söz asıl söz değil
ad verebildiğin ad asıl ad değil
adlandırılmazsa o kaynağı göğün yerin
adlandırılırsa o anası bin bir türün
demek
hep hiçlikte kalanlar tutkuludur özüne
hep varlıkta kalanlar tutkuludur yüzüne
bu ikisi aynıdır aslında
ayrılır adında
aynılıktır sözün sırrı
sırlar sırrıdır
kapısı tüm mucizenin
polia polia
2
göğün altında bilince herkes
güzelliğini güzelin
doğdu çirkin
ve bilince herkes
i̇yiliğini iyinin
doğdu kötü
demek
varlık yokluk birbirini doğurur
zorla kolay birbirini tamamlar
uzun kısa birlikte biçim olur
yüksek alçak birlikte eğim olur
sesle tını birlikte uyum olur
ön ile art birlikte dizi olur
gerçekten de kutlu kişi
edimsizlikte kalır
sözsüz öğretiye uyar
bin bir tür önüne çıkar
hor görmez
yaratır benim demez
yaptığına bel bağlamaz
yarar verir orada
kalmaz
ve orada olmayınca
yüz çevirmezler ondan
polia polia
3
(a)
ödüllendirme yetenekliyi
halk kavga etmesin
değer verme değerli mala
halk hırsızlık etmesin
gösterme istenmeye değer olanı
huzursuz olmasın halkın yüreği
demek kutlu kişinin düzeni
yürekleri boşaltıp
karınları doldurur
i̇stenci zayıflatıp
kemikleri pekiştirir
halkı bilgisiz kılar
ve tutkusuz
bilenleri cesaretsiz kılar
ve edimsiz
edimsizlik eder
ve düzelmemiş bir şey kalmaz
(b)
ödüllendirme yetenekliyi
halk kavga etmesin
değer verme değerli mala
halk hırsızlık etmesin
gösterme istenmeye değer olanı
huzursuz olmasın halkın yüreği
demek kutlu kişinin düzeni zihinleri boşaltıp
tohum eker derinliğe
tutkuları azaltıp
güç verir karaktere
uzak tutar halkı
bilgiden tutkudan
ve uzak tutar bilgeyi
edime cesaretten
edimsizlik eder
ve düzelmemiş bir şey kalmaz
polia polia
4
yol coşkun akar yarar verir ama
dolup taşmadan uyy sanki uçurum
dipsiz atası bin bir türün sanki
keskinlikleri köreltir
karmaşaları çözer
parlaklıkları sönükleştirir
tozuna karışır dünyanın
derinlerde varlık gibidir kimin oğludur
bilmem ya sanırım eskidir yüceler
yücesinden

5
gökle yer sevgi bilmez
bin bir tür saman kukladır ona
kutlu kişi sevgi bilmez
yetmiş iki millet saman kukladır ona
gökle yerin arası
benzer körüğe
boştur ama bakarsan durur dopdolu
devindikçe çıkar ha çıkar içinden
fazla söz boşa zahmet
i̇yisi mi içindekini tut içinde

6
vadi ruhu ölümsüz
derler ki karanlık dişiymiş o
karanlık dişinin kapısı
köküymüş göğün yerin
durmadan yorulmadan
etki yayan dört yanına

7
gök sonsuz yer ölümsüz
ölümsüz ve sonsuz onlar
yaşamazlar çünkü kendilerini
bu yüzdendir yaşamları sonsuz
kutlu kişi de öyle
sona koyar kişiliğini
kişiliği öne geçer
salıverir kişiliğini
kişiliği kalır öylece
öyle değil mi?
i̇stemez kendine birşey
ve yetkinleşir kendi

8
su gibidir yüce iyilik
i̇yidir ki su
binbir türe yarar verir dayatmasız
i̇nsanların hor gördüğü yerlerde
o bu yüzden yakındır yol'a
evin iyiliği yerinde
düşüncenin iyiliği derinde
armağanın iyiliği sevgide
sözün iyiliği doğruluğunda
hükümdarın iyiliği düzeninde
i̇şin iyiliği beceride
hareketin iyiliği zamanlamada
ancak savaşmayan
zararsız olur

9
hem tutup hem doldurmak
denemeye değmez
hem bileyip hem sınamak
uzun süre gitmez
altınla mücevherle dolu evi
koruyamaz kimse
hem zengin olmak
hem soylu hem de gururlu
felaketi çağırmaktır bu
i̇şini bitirince çekilip gitmek
i̇şte budur göğün yol'u
polia polia
10
yaratıp kendini bi̇r'i kucaklayarak
kalabilir misin dağılıp gitmeden
toparlarken tüm gücünü sımsıkı
olabilir misin bir bebek gibi yumuşak
arıtabilir misin giz gözünü
tüm lekelerden
ve cennet kapıları açıldığında
kalabilir misin bir anaç kuş gibi
arıklığıyla yüreğinin
girebilir misin her yere edimsizce
doğurmak ve beslemek
yaratmak benim demeden
i̇şlemek ele geçirmeden
çoğaltmak yönetmeden
i̇şte budur gizli erdem

11
otuz çubuk buluşur tekerin ortasında
ortadaki hiçliktedir arabanın yararı
balçıktan çömlek oyarlar
i̇çindeki hiçliktedir çömleğin yararı
ev yapan kapı pencere açar duvara
oradaki hiçliktedir evin yararı
demek varlık kazanç getirirse
hiçlik yarar getirir

12
beş renk bir arada görmez olursun
beş ses bir arada duymaz olursun
beş tat bir arada tatmaz olursun
av ve yarış coşku verir yüreğe
değerli mal insanı kudurgan eder
demek kutlu kişi yüreğe yönelir göze değil
bırakıp birini demek alır ötekini

13
saygınlık da utanç da korku gibidir
şan ve şeref benlik gibi bir derttir
saygınlık da utanç da korku gibi
ne demek
yükselmek alçaltır insanı
korku ile kazanılır
korku ile yitirilir
bundan işte saygınlık da utanç da korku gibi
şan ve şeref benlik gibi bir dert ne demek
büyük derdim varsa bu benliğim olduğundandır
benliğim olmasaydı derdim mi olurdu
demek
her kim benliğinde kutsarsa dünyayı
dünyayı çekinmeden bırak eline
her kim benliğinde severse dünyayı
dünyayı çekinmeden ver eline onun
polia polia
14
bakan gözler onu görmez
düz derler ona
kulak veren onu duymaz
az derler ona
uzanan el ona değmez
öz derler ona
bu üçü çözülmez ayrı ayrı
bu yüzden birlikte bir olurlar
yükseklerde aydınlanmaz
derinlerde kararmaz
kurumayan kaynaktır
adlandırılamayandır
hiçliğe dönendir
biçimlenmemiş biçim
aslı olmayan resim
karanlıktır kaostur
önüne çıkan görmez yüzünü
ardına düşen görmez tersini
eskilerin yol'unu tutarsan
anlamak için bugünün varını
bulursun eskinin başlangıcını
böyle olur dokuduğu kumaş yol'un

15
eskinin yetkin ustaları
özlü ve gizemliydiler
açıktı onlara her şey
derindiler erişilip bilinmez
erişilmez bilinmezdi onlar ki
bilmem nasıl anlatsam
kışın bir ırmağı geçer gibi
çekingen
komşuların gözü altında gibi
dikkatli
konuklar gibi sakıngan
eriyen buz gibi geçici
i̇şlenmemiş balçık gibi şekilsiz
vadi gibi geniş
sis gibi bulanık
kim berraklık getirir bulanıklığa
sabırlı sükûnuyla
kim sükûnet yaratır
sabırlı değişmezliğiyle
bu yol'u yitirmeyen
doygunluğu aramaz
doygunluğu aramayan
kalır dolmadan
hep açık yeni yetkinliğe
clitor eastwood clitor eastwood
"köreltir uçları, çözer bağları ve karartır ışığı,
çünkü yolun kendisidir yoldaki diken.

bu sessizlik ilelebet süreceğe benzer;
ve hiç kimse bilmez kimin oğludur,
tanrı'dan bile evvel doğan..."
1 /