tarihselcilik

depresif depresif
- "gelişmelerin organik bir bağı vardır "
- "yerel şartlar ve farklılıklar sonuçları kesin bir şekilde etkiler" gibi iki ana etkene dayanan, adına tarih felsefesi de denen bir kavramdır. tarihte ne olup bittiğinden çok, olayların nedenleri araştırır
earendill earendill
karl popper'ın ortaya attığı bir kavramdır. tarihten seçinti örnekler aracılığıyla sahte kurgular yapmaya verilen isimdir.

tipik bir tarihselci tarihi sinüs eğrisi olarak algılar. toplum geçmişte çok müthiş bir altın dönem yaşamıştır, sonra düşmeye başlamıştır, ama tekrar yükselecektir. gerçi şu an dipteyizdir, ama yükselmeye de başlamak üzereyizdir. bir tarihselci için tarihin evrensel bir planı ve yasaları kendine özgü sinüzoidal zaman devirleri vardır. tarihin bir ruhu vardır hatta, her devrin kendine göre gerektirdiği bir zamanın ruhu vardır, der tarihselci, daha doğrusu öyle olduğunu sanır, öyle bir yanılgı içerisindedir. mesela hegel'de zeitgeist diye geçen de gene budur, "zamanın ruhu" demektir zeitgeist. platon'da geçen döngüsel rejimler ya da karl marx'ın sınıftan sınıfa atlayan toplumları ve zorunlu diyalektik süreç. bu örnekleri verir popper tarihselci yanılgıya.

tarihselci yanılgı tarihe yanlı baktığı için hep işine gelen örnekleri görür, hangisi kendi kafasında kurduğu sonuca götürüyorsa, ya da kendi kafasında kurduğu plana uygunsa onu örnek verir bir tarihselci. bak hep tarihte de böyle olmuş, demek ki böyle gidecek demek için. tarih hep döngüden ibarettir, olacaklar bellidir onun için, tek yapabileceğimiz olacakları kabullenmek ve onunla özdeşleşmektir. oysa der popper böyle bir şey yoktur, çünkü tarihle bir senet imzalamış değillerdir, buradan sonra böyle gidecek değildir, her gün dünya yeni baştan ve yeni insanlarla kurulmaktadır. ve geçmişe bakarken de kendi pozisyonumuzdan kendi düşüncemizi doğrulayan örnekler görüyor, diğerlerini unutuyoruzdur.
tekil kişilik tekil kişilik
tarihi sevmek başka, tarihsel bakışla her şeyi açıklamaya çalışmak çok başka!
çelişkiler içinde olup kendi kendiyle çelişmenin sonucu çelişik sonuçlar elde ediliyor.
oysa yaşanan hiçbir şeyin bir daha yaşanıp yaşanmadığını yahut bir daha yaşanmayacağını bilmeden yaşıyor ve sonunda ölüyoruz.
yani tarih dediğimiz şey yaşandığı anda yaşanan şeydir sadece.
geleceğin tarihi henüz yazılamadığına ve belki de asla yazılamayacağına göre!
bilebileceklerin anlatılan kadardır hatta sadece anladığın kadardır.
anlayamıyorsun, anlamlandıramıyorsun ya da bilmiyorsun diye yaşananları yok sayamazsın!
tarihi ve yaşananları umursamayabilir hatta hiçbir şeyi umursamadan her şeye kendi açından bakabilirsin...
ama şunu bilmelisin;
yaşanan yaşandı ve tarih seni umursamıyor!