tarım kulübü

de te fabula narratur de te fabula narratur
şubat ayı editörden köşesiyle kendini şu şekilde ifade etmiş dergidir:

"elinizde tuttuğunuz dergi türkiye'nin ilk ve tek sosyo-ekonomik tarım ve toprak dergisi,
adı; tarım kulübü.
kesinlikle sektörel bir yayın değil. ekonomik ve sosyal değişimlere tarım, toprak ve ekoloji
penceresinden bakan bir ekonomi ve aktüel dergi… daha doğrusu bu dergi hiç karşılaşmadığınız
kadar cesur, aklı başında, yaratıcı ve dinamik özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde nüfusun büyük bir oranının tarımla geçindiği
gerçeğinin üstünü örterek, gelişmiş ülke olmak adına tarımla yaşamını sürdürenlere dayatılan
göçü ve onlara biçilmiş uydu kentlerdeki ucuz emek olma rolünü görmezden gelerek
hazırlamadık bu dergiyi. bunlar nefes aldığımız gerçekler zaten.

tarım dergisi dediğinizde herkes bir an duraklıyor, zira bana ne tarımdan diye düşünenlerin
sayısı hiç de az değil.
tarladaki domatesin benim hayatıma ne gibi bir etkisi olabilir, diye düşünenlerdenseniz
size tunus ve cezayir'de son bir ay içinde yaşananlara daha dikkatle bakmanızı, olup biteni iyi
okumanızı tavsiye ederiz. yükselen gıda fiyatlarının nedenlerini algılamadan hiçbir sosyal analiz
bir ülkenin kaosa ya da devrime nasıl gittiğini açıklayamaz.
tarlada kullanılan domatesin hangi tohumdan üretildiğini bilmeden bir ülkenin dışa bağımlı
olduğunu ya da tam bağımsız olduğunu dile getirmenin derinliği ezberlenmiş bir köşe yazısından
fazlası değil, emin olun. o domatesin tohumu, yetiştirildiği toprak, o domates ve o kapitalist
mekanizma şayet sistem içinde hak ettiği yeri alamazsa bir ülkeyi kıtlığa, bir savaşa ve daha
da kötüsü bir kaosa götürebilir.
hatırlatmak isteriz ki yenilenebilir dediğimiz kaynaklar tükeniyor, toprak da su da.

işte tüm bu nedenlerden ötürü bir farkındalık yaratmak için hazırlıyoruz bu dergiyi. hem
de dergilerin topluca kapatıldığı, yazılı medya unsurlarının geleceğini tartışmanın en popüler olduğu
dönemde.
tarımın sorunları sadece bir sektörün sorunları olmayı çoktan aştı. dünyanın ve sistemin belki
de yeniden yorumlanmasının zamanı geldi de geçiyor.
bir domatesin nelere kadir olduğu gerçeğinden hareketle okumalısınız tarım kulübü'nü.

arkanızda kim var?
bu soruyu o kadar çok duyduk ki! ilk sayının çalışmaları sırasında karşılaştığımız herkesin kafasında
aynı soru vardı, pek çoklarında hâlâ var şüphesiz. bir dernek, bir sermaye grubu, bir meslek
odası, bir gizli güç, bir teşkilattı beklenen yanıt ama değil. bizler genç girişimci gazetecileriz
ve aklıselim sahibi her gazeteci gibi bizler de doğal olarak özgürce, baskılara meydan okuyarak,
sistemin gazeteciler üzerinde kurduğu maddi ve manevi baskıyı göğüsleyerek, üreterek
ve ideolojilerden uzak, herkese eşit mesafede durarak, gazetecilik yapmak ve ayakta kalmak istiyoruz.
gazeteciliğin başka türlü yapılabileceğine de inanmıyoruz. bir plazada ajansa düşen haberlerden
farklı formlarda farklı ideolojilerle damıtılmış haberler kopyalamaya zorlayanlarla ve üretimin
önüne set çekenlerle sorunumuz var, evet.

basının medyaya dönüşümü sırasında kaybettiğimiz değerlere saygıyla"


tarım kulübü