tasarruf

sycrone one sycrone one
kişinin gelirinden, harcamaları çıkarılmasıyla bulunur.büyük ölçüde faiz oranlarıyla bağlantılıdır.

şöyle ki; eğer faiz oranları düşükse, kişi psikolojik ve ekonomiksel olarak kazandığını saklamak yerine harcama yapacaktır.böylece tasarrufları azalacaktır.bunun sonucunda sermaye girişi de önemli ölçüde azalır.

eğer faiz oranları artarsa, kişi elinde bulunan parayı daha az harcamak isteyecektir.bu elde kalan paralar, banka, sigorta şirketleri vs. aracılığıyla kredi arayan kurumlara aktarılır, yani sermaye olur.

işte böyle dirsek temesı halindedir, faiz, tasarruf ve sermaye...
denker denker
arapça "sarf"* kökünden gelmekte olup, bizim ise gerek günlük hayatta, gerekse iktisatta tam zıt anlamlısı olan "biriktirme", "sonradan kullanmak üzere saklama" anlamlarıyla kullandığımız ve bu tezatına hiç anlam veremediğim kelime..
adeleblochbauer adeleblochbauer
"simli rujum var öpmiyeyim bulaşır şekerim" şeklinde öpücükten tasarruflar sevgiden tasarruf demektir.gereksiz bir tasarruftur.kaz gelecek yerden tavuk esirgemektir.
somonfume somonfume
gelirlerin bir bölümünü bütünüyle tüketim maddeleri alımlarına harcamak yerine bir yana koyma davranışı. tasarruf, bu yolla biriktirilen meblağı da belirtir.
kimyasalıgüzelinsan kimyasalıgüzelinsan
krizin ailenin gelirine darbe vurmasıyla birlikte ev içinde ve ev dışındaki harcamalara özen gösterilmesi.

mesela az kullanılan odaların peteğinin kapatılmasıyla evde az zaman geçiren evladın eve geldiğinde götünün donmasına sebebiyet vererek bir nebze olsa da gerçekleştirilebilecek eylem.
yorkshire yorkshire
iyidir, hoştur.

hani çok bilinen bi hikaye vardır, tasarruf denince hemen o anlatılır:

bi hava yolu şirketi yolcularına verdiği kahvaltıda 5 yerine 4 zeytin vererek yılda bilmem kaç bin dolar tasarruf sağlamış. doğrudur, yanlıştır bilemiyorum lakin kulağa mantıklı geliyor, pek de gerçeküstü durmuyor. ufacık bir değişiklikle, kısıntıyla neler elde edilebildiğini gösteren ibretlik bir hikaye.

ama sevgili sözlük okuru, yemişim ben böyle hikayeyi. ulan nası bi tasarruf lan bu? senin ne hakkın var lan benim zeytinlerimden birini kendine saklamaya? eğer ben 5 zeytinli kahvaltıyla uçarken - atıyorum - 100 lira veriyosam, kahvaltıdaki zeytin sayısı 4'e indikten sonra da yine 100 liraya uçacaksam kusura bakma ama bu senin yaptığın tasarruf değil, düpedüz hırsızlıktır, benim hakkımı yemektir. sen, hava yolu şirketinin sahibi, cebine giren paranın daha az olmasını kabullenip cironun bi kısmını bi kenara koyabiliyo musun? yok. şirketinin genel müdürü kendi kahvaltısından bir zeytin eksiltiyo mu? yok. ee nası tasarruf lan bu? kimin parasından tasarruf ediyosun sen? benden aynı miktarda parayı cebine indiriyosun, bana daha eksik bi hizmet sunuyosun. resmen paramı gasp ediyosun, sonra da bunu örnek bi olay olarak dünyaya duyuruyosun. bi gün biri çıkıp yakana yapışmaz mı sandın lan, ha? kusura bakma, ben senin bu alçak numaranı yemedim. bu olayın bu kadar yayılmasını, bu kadar beğenilmesini de kendime yediremedim. eğer bu olayı ya da hikayeyi bilip de bu yazdıklarımı okuyan bir kişi bile bana hak verirse, olayın iç yüzünü fark ederse bu da bana yeter.

ha diyeceksiniz ki, ulan bi zeytin için ne bu sinir? bugün kahvaltıdan bi zeytin çalan, yarın ikinci zeytini de çalar. öbür gün peynirin yarısı gider. ertesi gün hem reçel hem bal yerine ikisinden birini seçme zorunluluğu getirir. biz tasarruf yapılıyo diye ses çıkarmadıkça hatta alkışladıkça olay tasarruf amacıyla bi koltuğa iki kişi oturtmaya kadar gelir. ama 100 lira veriyoruz bilete hala. tasarrufa bak. şirketin sahibi bi uçaktan kazandığı parayı haksız bi şekilde ikiye katlıyo, adı tasarruf oluyo. alkışlanıyo. cinlerim tepeme çıkıyo lan bu hikayeyi duydukça.

aslında çok pis küfür edesim de vardı ama belki zeytinlerin parasını bi hayır kurumuna bağışlamışlardır diye etmiyorum. bak şirketin sahibi, bağış da güzel bişey ama bu şekilde değil. yine benim paramı bağışlıyosun, hem de benim isteğim dışında. nerden tutsan elinde kalıyo lan senin yaptığın.

oh bee, rahatladım lan!
benicio benicio
karşılığında para verildiği yada bir efor harcandığı ,mal vaya hizmetlerden ,vazgeçilerek elde edilen kazanımdır.örnek olarak sigara içen bir insanın sigarayı bırakmasıyla yapacağı tasarruf , onun üsküdardaki evinden beşiktaşa taşınmasını sağlayabilir.
end myth end myth
bugünki oynadığımız paintball oyununda arkadaşımda gördüğüm büyük olay. sanki mermilerini devletten sayılı almışcasına asla sıkmayan herkes yüz mermi fazladan aldığı halde ondaki mermilerin azalmadığını farkettim. keskin nişancı mı diye düşündüm ama değildi, ben işi garantiye almadan sıkmam dedi, işte o zaman anlamıştım tasarruf böyle birşeydi.
mindrust mindrust
alım gücünden feragat ederek, daha sonra kullanmak veya mezara götürmek üzere maddiyat stoğu yapmaktır.

ben de niyetlendim bu sabah, günde 20 lira tasarruf etsem ayda 600 lira yapar gibilerinden gayet basit bir hesaplamayla evden çıktım.

ne gerek vardı 3 aktarma yapmaya, metroya bulaşma biraz daha erken çık evden tek vesait gidiver. trafikte de kitap mitap okursun dedim. oha ne kadar da haklıymışım, otobüsten indim aktarma basmayarak tamı tamına 1.60 + 1.15 = 2.75 tl şimdiden cepteydi.

sabah sabah bu peynirli zeytinli salamlı sandiviçler ne kadar gereksiz ve lüx kaçıyor diye düşündüm. 7 liralık sandviç yerine 2 tane 1 liralık poğaça da alınabilirdi. oha 5 lira daha kar ettim, otobüsle beraber 7.75 oldu.

sigara sağlığa çok zararlı, büfeyi pas geçiyorum 9 lira daha tasarruf yaz oraya.

öğlen oldu şu işleri bi kenara bırakalım da bi yemek yiyelim. 24 liraya hamburger mi olur lan çok gereksiz, neyse ben şu çorbacıya gidip 6 liraya çorba içeyim. yanına da bol ekmek ohhh mis 18 lira daha cepte.

canım da nasıl sigara çekti, çorba ve ekmeğin üstüne de iyi giderdi. neyse sabret bırakabilirsin, tasarruf yapıyosun sakın bozma.

şu carrefour'dan 2.15 tl ye profiterol mü alsam la. profiterol de bok gibi 2.15 tl etmez, yazık parana yazık hadi devam et, hadi pas geçebilirsin yapabilirsin. bak oldu işte 2.15 daha girdi tasarruf fonunda.

ısdırabını sikeyim sigarasızlık başa vurdu, neyseki mesai bitti. yine tek vesayit döneyim bari. nayss şit otobüs de hemen geldi çok şanslıyım, trafik de yok miss. ne iyi şeymiş bu tasarruf bu zamana kadar nasıl yapmamışım hayret doğrusu.

hıammına sikem karnım acıktı, 2 durak önceden ineyim de şu paşa dönerde 3 liraya yarım döner yiyeyim yanına da küçük ayran içerim. bana bi yarın bi de ayran küçük olsun usta aman diyim. buyruuuun efendim afiyet olsun, alo paşa döner (alo başarılar mı) oha lan açlık başıma vurmuş konuşmaları yanlış anlıyorum. ne kadar, 4 lira al abi hadi eyvallah. 15 liralık akşam yemeğini de 4 liraya kapattık, veri gud.

dur eve giderken de bi hesap yapayım ne kadar kar yapmışım. ddııı bıdıı hııdddı ananısssss 47.65 tl kardayım. beklentimin 2 katından fazla resmen.

hasssktir tekel mi o, la o kadar tasarruf yaptım şurdan 2 bira alayım bari eve geçerken içer yatarım yarın yine tasarrufa devam. poşet alabilirmiyim (siyah poşet en sevdiğim canımsss) 2 birayla da çok boş durdu 3 alayım. yok yok 5 alayım yarın da içerim. hmm dmmm 33.75 tl eder neyse ya bitane de cips alayım bu çok küçük kime yetcek 2 buçukluktan alayım. al abi, duuur duuuuuuuur hayır dur para üstünü verme, sakın verme sigarasızlık başıma vurdu allahını seversen verme abi. bana bitane winston grey ver.

oha lan bu biralar çok ağır eve adar yürünmez taksiiiii, 7 liramı yazdı al abicim.

dur bakalım ne kadar tasarruf olmuş, hmmm gün boyu tassarruf edilen miktar 47.65 tl son yarım saat içinde harcanan para 52.25 tl.

neyse sadece 4.60 tl zarardayım. şidmi içerek bunu kutlayabilirim galiba, cheeeeers.