terkeden sevgiliye atılan en son mail

note blue note blue
pek çok güzel şey yaşadım seninle.

herkes mutlu olmayı hak ediyor ve anladım ki bu bir şans işi değil. her üzüntümün sorumluluğunu üstleniyorum bilmelisin. bu uzun ilişki benim için keşiflerle doluydu. sonudaki en kötü sürpriz ise nasıl mutlu olunacağını bugünden sonra nasıl bir insan olmam gerektiğini öğretti bana.

analitik düşünen, ve ne pahasına olursa olsun kazanmak isteyen agresif oyuncular vardır hayatta.

kuralları hiçe sayma konusunda tereddüt etmezler. çıkarları için tuzak kurmaktan çekinmezler. yalan söylerken heyecanlanmazlar. insan olma ve erdemlilik konusunda kaygıları yoktur. hatta bu konuda ısrarcı olanları samimiyetsizlikle suçlarlar. empati yetenekleri de asla gelişmemiştir. reddedilmiş veya başarısızlıkları yakınları tarafından ön planda tutulmuş kişilerdir. asilikleri ile bilinirler. fakat bu duruma inat bir tavırla karşılaştıkları yeni kişilere kendi reklamlarını özveriyle yaparlar. gülümseyen, kibar ve kucaklayıcı bir beden dili kullanırlar. aslında birinci derecede bulamadıkları itibarı ararlar. renkli, parlak, armalı, desenli giysiler onlara kendilerini tamamlanma hissi verir. zor para kazansalar dahi bu uğurda cömert harcamalar yapmaktan çekinmezler. geçmişte yaşadıkları birkaç başarı hikayesini sempati ve saygınlık kazanmak için anlatmaya hazır tutarlar. anlık beğenilme arzusu normal insanlara göre yüksektir. akılda kalıcı olmak onlar için önemlidir. centilmen veya nazik bir izlenim bırakmak, bir kaç puan daha toplamak için gerekli olmayan pek çok jesti yapıverirler. onlar için her zaman birinci öncelik aynı oda içerisinde bulunan kişilerdir. eğer gerçekten değerli birisi onu duyamayacak bir pozisyondaysa o kişi hiç yokmuşcasına davranabilir. örneğin, sevgilisi işteyken bir başkasına kur yapmak onun için vicdani bir mesele değildir. onun için tek kriter o anda sevgilisinin orada bulunmayışıdır.

zaten tüm iyi enerjilerini yeni tanıştıklarına harcarlar. en yakınlarınlarına karşı daima hoyrattırlar. çünkü onu gerçekten tanıyanları kazanmak gibi bir dertleri yoktur. ya da onlara kendisinin iyi biri olduğuna inandırmanın sonuç vermeyecek beyhude bir çaba olduğunu bilirler. ahlaki olarak zayıftırlar çünkü çıkarları doğrultusunda savundukları tarafı anlık olarak değiştirebilirler. tutarlılık kesinlikle değer yargılarından biri değildir. zihinlerinde pek çok duygusal kavramın varlığını tahayyül edemezler. sevgi, erdem, özsaygı, sağduyu, sadakat gibi… onların ölçüt kabul ettikleri kavramlar daha çok görünüme ve izlenime dayalı sıfatlardır. örneğin; genç, havalı, özgür, cilveli … tanımsal olarak soyutlukları tartışılabilecek olan bu gibi kavramlarla yargıya varırlar. beyinlerinde sevgi üretimi gerçekleşmez. seviyorum dediklerine duydukları his ise; kan bağıyla başlayan mecburi bir sahiplenme ve öğretilmiş tepkilerdir. yaşanılan ortak süreyle ilişkili olarak başka insanların geliştirebildiği bağlılık iç güdüsü onlarda gelişmez.

empati yapamazlar. ve sorumluluk yükünü bilmediklerinden olsa gerek, ilgiyi üzerinde tutmak, ikna etmek, iyi hissettiren bir kahraman olabilmek için gerçek olmayan büyük vaadleri hiç çekinmeden söyleyiverirler. söyledikleri bu büyük cümlelerin, hitap ettikleri insanın zihninde beklentiler yaratacağını bilecek kadar öngörüleri vardır. fakat, bunun daha sonra büyük bir üzüntüye dönüşecek olmasını umursamazlar. onlar için anlık itibar, karizmatik görünüm ve 'serseri ama delikanlıyım' profili daha kıymetlidir. şekilicilikte sınır tanımazlar. kozmetikle arası iyi olmayan kişileri yoğun biçimde eleştirirler. üstelik eleştirdikleri konu kişinin kendi elinde olmayan sebeplerden ötürü oluşmuşsa bile. şişmanlık, kamburluk, topallık vs. bu kelimelerin bir insanı tanımlamak için kullanılamaması gerekirken onlar kategorize etmek için kullanırlar.

görünümlerini bir başarı gibi sergilerler. küçük başarı öykülerini defalarca övünç kaynağı olarak kullanırlar. onlar için uzakta olanlar, yabancı olanlar, yeni tanışılacaklar daha değerlidir. yani gerçeği bilmeyenler… bu gelişmiş ülkelerin hiç girilmemiş pazarları kapmalarına benzer. neyse ki bu insanlar sanıldıkları gibi güçlü kişilikler değillerdir.

insan anlam arayışı içinde olan bir varlıktır. eğer bunu yapmıyorsa mutsuzdur. onlar neye sahip olurlarsa olsunlar mutsuzdurlar. mutsuz olmayalım, böyle olmayalım diye...
meursault888 meursault888
mail değil de son mesajım '' tmm hadi eyv.'' dı öyle uzun uzun duygusal mailler atıp duygusallığınızda boğulmaya değecek bir insan olsa ona o anda maille ulaşmıyor olurdunuz. insanın önce kendisine saygısı olmalı. hiç kimse bu kadar ciddiye almaya değmez yıllar sürenler bile.
wendera wendera
kadınlara kesinlikle tavsiye etmem. çok yanlış bi hareket.
uzun uzun yazıyor yine de çoğu kadın.
yazmazsanız 3 ayda dönecek yoklayacak.
yazarsanız 6 ayda