terör

1 /
azwepsa azwepsa
uluslararası genel bir tanıma sahip olmadığı için dansöz gibi kıvırtılan bir kavramdır.
önerilen en genel ve basit tanımı ise:
"siyasi amaçlar doğrultusunda şiddet kullanma"dır.
spooky spooky
kişi veya belli zümrelerin; şiddet unsurlarıyla halkta panik,korku ve tedirgin yaratarak kendi çıkarlarını elde etmeye çalışması.
ksanikse ksanikse
kalpleri sığ,yıkık,kızgın bırakan anlamına gelen 5 harfli bir kelime olmaktan çok daha ötesini kapsayan,mayınlarla dolu siyah bir terim.
isim vermeyeceem isim vermeyeceem
terör kelimesi tarihte ilk kez, fransız devrimi sonrası fransız hükümetinin, fransız soylularını ve onların yandaşlarını katletmesi ile "terör dönemi" olarak adlandırılan dönem için kullanılmıştır. fakat ilk terör eyleminin bu dönemde yapıldığını düşünmek yanlıştır. hatta ilk terör eyleminin haşhaşiler tarafından yapıldığını düşünmek bile yanlışıtr.

tarihte ilk kez milattan önce 66 ve 73 yılları arasında sicariiler tarafından gerçekleştirilmiş faaliyettir. sicariiler roma karşıtı bir örgüt olup, roma imparatorluğunun işbirlikçisi olarak gördükleri yahudileri güpe gündüz ve özellikle çarşı, pazar gibi kalabalık yerlerde küçük kılıçlarla öldürüyorlardı. böylece roma imparatorluğunun acizliğini gözler önüne sermiş olduklarına ve potansiyel işbirlikçi hedeflerine göz dağı verdiklerine inanıyorlardı.
yakarus yakarus
darkwing duck "ben geceleri uçan terörüm" derdi. kafam karışırdı hep. "darkwing duck iyi adam ama niye öyle söylüyor" diye düşünürdüm. terör benim hayatıma işte bu kadar yakındı. televizyon ekranı, gazete sayfası kadar yakın, o kadar... o yüzden terör üzerine yazacak hiçbir sözcüğüm yok. her gün ölen zavallı gençler ise muhtemelen darkwing duck'ın ne olduğunu bilmezler. biz burada çizgi film izleyelim diye onlar ölüyor. ya da belki başka sebepleri vardır, kim bilir? allah hepsine rahmet eylesin, kahretsin böyle bir kahpeliği.
hayvanat bahçesinde kuş olsam hayvanat bahçesinde kuş olsam
siyasal şiddet. siyasal amacı gerçekleştirmek, siyasal kabul görmek amacıyla şiddetle kayıp verdirmekten çok psikolojik kayıp verdirme amacı taşır. terörün başarıya ulaştığı an asker öldürdüğü veya bomba patlattığı an değil, hükümet ve meclis düzeyinde temsil edilip kabul gördüğü andır.
no pasaran no pasaran
hala modern olan devletimizde diğer modern büyükleri gibi tek taraflı algılanan ve çoğu zaman kana susamış bir vatanseverlikten başka hiçbirşeye hizmet etmeyen eylem tarzı.

şimdi efendim siyasetle silahlı mücadele arasındaki bağı iyi anlayalım.bir kere siyaset sadece ve sadece önceden belirli bir siyasetin, yani mesela kemalist devletin veya örneğin sovyet stalinist cumhuriyetler birliğinin veya en bi neo-liberal abdnin hukuklarını kurarken bağlı oldukları ideolojilerin suç kabul etmediği ve dolayısıyla ceza olarak fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamadıkları eylemleri gerektiren, bu sınılar içinde fikirleri barındıran ideolojileri savunmaktan ibaret değildir.

örneğin bir sosyalistin eylem pratiğinde üniversitede siyaset yapmak olabilir.ancak kemalist devlet öğrenciye uzaklaştırma cezası verecektir.dahası bu sosyalist afiş asmaya sözlü/yazılı propogandaya başlasa yüksek öğrenim hakkı elinden alınacaktır.biraz şanslıyız ki odtü'de itü'de boğaziçi'nde idari amirler bu kuralları kendi meşreplerince "tehlikeli" olduğunu düşündükleri durumlarda uyguluyor ve öğrenciye "kırmızı çizgileri" aşmamak kaydıyla ufak bir propoganda alanı bırakıyor.(padişahım çok yaşa!!!)

ama olayın bir de tersi var.siz örneğin yine bir sosyalist olarak örneğin ankara'da yüksel caddesinde basın açıklaması yoluyla propoganda yapacaksınız.gayet gürültüsüz bir eylem.ancak ortamdaki siviller* sizin hiçbir hakaret içermeyen söylemlerinizde kemalist devletin ideolojisine uymadığını belirleyip çevik kuvvetleri olaya dahil edebilir.sonuçta oluşan meydan muharebesi bu sefer hukuksuz bir iştir.ortada bu sefer uygulanmayan bir yasa değil, olmayan bir yasanın uygulaması vardır.ve ceza alamayacağınız bir eylem sonucu şiddet uygulayan devletin polisinin size özel bir gıcığı olmadığına göre size uygulanan şiddet devletin gayrı meşru tavrıdır.

peki şimdi devlet tarafından olayı değerlendirelim.şunu diyemeyiz "burada devlet böyle istemeyen gider." zira hiçbir devletin vatanında kendi istediği şekilde yaşamak isteyenleri sırf siyasi nedenlerle sınır dışı etme hakkı yoktur.tabi bu benim şahsi kanaatim.ama tarihe de bakarsak çekip gitmek yerine devleti değiştirenlerin tarihi yazdığını görürüz.

devlet bireye veya topluma rağmen bu vatana sahip değilse, devletin ideolojisinin benim ideolojime göre kayrılacak bir tarafı yoktur.ve devletin ideolojisi benim ideolojimi sindirmek için silah kullanıyorsa ve ben de o devletin kendi hukuna göre suçsuz ve de silahsızsam yani "halk"tansam o da teröristtir eli kanlıdır.

polis tarafından kıyasıya dövülüp 2 gün sonra savcının yanındayım salıverilen yani tutuklanman suçsuz birinin dövülmesi de bir çeşit terör değil midir? 12 eylül döneminde 60 gün gözaltı süresinde birsürü insan işkence görüyor ve fakat önemli bir kısmı savcı önüne çıktığı anda serbest bırakılıyor.peki bu insanlara uygulanan şiddet, terör değil midir?

şimdi terör eylemlerinde bulunduğu apaçık olan pkkyı ele alalım.pkk bir ideolojik dayanakla yani belli bir zamana kadar bağımsız sosyalist kürdistan belli zamandan sonra demokratik konfederasyon amacıyla silahlı mücadeleye girdi.bu iki istek de kemalist devlet tarafından kabullenilemeyeceğinden bunu dile getirmenin yegane yolu silahlı mücadeleydi.pkknın salt askeri birliklere karşı silahlı mücadelesi terör değildir.ama askeri araç diye asker çocuğu öldürmek veya mavi çarşı katliamı açıkça terör olayıdır.yani pkk ideolojisi doğrultusunda uluslararası kaidelere göre meşru silahlı mücadelesinin yanında gayrı meşru terör olaylarına girişmiştir.pkknın meşru silahlı mücadelesi de sorunlu tabi ki.zira türk ordusu vicdani ret hakkını tanımadığından bu meşru savaş da terör niteliği kazanmaktadır çoğu zaman.diyeceksiniz ki pkk vuruyor tskya kızıyorsun.ancak bu savaşı vermek istemeyen birini savaş alanına sürmek, esir askeri cepheye sürmek gibidir ve bu durumda karşı taraf değil esiri cepheye süren sorumludur.

devleti ele alalım.devlet belli bir ideolojiden güç alarak örneğin bu işin barışçıl yolları olan "referandum" gibi yolları denemeden ve denetecek bir ortama mahal vermeden pkklıları öldürmektedir.bu da meşru bir silahlı mücadeledir.ancak diyarbakır cezaevinde doğmamış kürt hareketine "yakın" kişilere acımasızca işkence yapılması terördür.direkt olarak halkı sindirmek ve korku yaymak amaçlı şiddet olayıdır.bir paşanın oraya buraya bomba attırması da terör olayıdır.evet belki silahsız dhkpclileri cezaevinde öldürmek tam anlamıyla bir terör eylemi değildir ancak silahsızların yanarak ölmesini sağlamak açıka gayrı meşru bir şiddet kullanımıdır.

velhasıl hali hazırda ne meşru ne gayrımeşru mücadele tek taraflı sürdürülmektedir. ve tarafsız bir bakış açısı ancak meşruluk kavramının devletin tekelinde olmadığını anlamaktan geçer
no pasaran no pasaran
herhangi bir silahsız insan topluluğundan bir kişiye veya bir gruba sırf bu insan topluluğundan olduğu için şiddet uygulayarak bu insan topluluğu üzerinde korku oluşturmak bu yolla bu insan topluluğu üzerinde yaptırım elde etmek eylemidir.

terör eylemi silahsızlar üzerinde olur;
çünkü terör eylemi şiddetin tehdit amaçlı kullanılması demektir.bir silahsız insan topluluğuna uygulanan şiddet "siz isteklerimizi yerine getirmezseniz bu eylemler sürecek" tehdidini barındırır ve hedef kitlesinin savunmasızlığı nedeniyle bu tehdit bir yaptırım niteliği taşır.ancak savunmasız olmayan bir gruba uygulanan şiddetle oluşturulan tehdit böyle bir nitelik taşımaz.

terör belli bir kişiye veya kimlikleri belli bir gruba değil bir insan topluluğunun üyelerine yapılır;
örneğin atatürk'e yapılan süikastin terör niteliği yoktur.çünkü uygulanan şiddet direkt olarak atatürk'edir.örneğin rteye yapılabilecek bir süikast terör değildir.ancak asalanın yaptığı gibi türk büyükelçilerini öldürmek terör eylemdir çünkü bu eylemde kurbanlar bağlı bulundukları insan topluluğu yüzünden şiddet görürler.terör eylemi bir insanı temizlemeyi değil bir grubu tehdit etmeyi amaçlar.

terör yaptırım amaçlıdır;
amerika'da bir sapığın kızılsaçlı kadınları biçmesi terör eylemi değildir.çünkü savunmasız bir gruba yapılan bu saldırı korku yaysa da yaptırımı olan bir tehditi amaçlamaz.sapık kızıl saçlılar -atıyorum- sarışın olsun diye değil kendisi sapık olduğu için şiddet eylemlerinde bulunur.
speleofizik speleofizik
bütün şekilleri, ne amaçla olursa olsun
çok adice, şerefsizce olan
tüm dünyada bu işe * koltuk çıkanların allah başına versin dedirtecek, genellikle tek amacın para olduğu;
yapanlara hiçbir zaman bir menfaat getirmeyecek sadece büyük patronları doyuracak olgudur.
strateji strateji
uluslararası alanda kabul görmüş net bir tanımı yoktur. zira bir tarafın terörist/terör örgütü olarak kabul ettiği bir yapı, öteki taraf tarafından gerilla/özgürlük savaşçısı olarak tanımlanabiliyor. pkk, ira, hamas, çeçen gruplar vb. yapıların ülkelerin çıkarlarına göre terör örgütü olarak kabul edilmediği bilinmekte.

batılı ülkeler pkk'ya "kurdish rebels" diyor, pkk'ya sempatiyle bakanlar gerilla diyor, hamas'a islamcılar terör örgütü olarak bakmıyor, üyelerine militan diyor, çeçen gruplara da türkiye'de sempatiyle bakılıyor, "yurtlarını savunuyorlar" deniyor, üyelerinden terörist değil militan olarak bahsediliyor.

bence bir eyleme terör, bir yapıya terör örgütü, bu yapının üyelerine de terörist denilebilmesi için bulunması gereken en temel koşul "verilen mücadelede sivillere zarar vermek/sivilleri hedef almak" tır. bu koşulun mevcut olduğu bir ortamda terör/terör örgütü/terörist ifadelerini kullanmamak ikiyüzlülüğe işaret eder.
solucandil solucandil
siyasal sistemlerin varlıklarını borçlu olduğu araçlardan biridir.hemen her ülke kendi rejimini ayakta tutabilmek için kendi terörünü yaratır.(eta,ira,el-kaide vs. vs.)bizimki gibi ülkellerde terörün yarattığı korku bireyler üzerinde devlete karşı güvene dönüşür.başka ülkelerde bu daha çok sosyo-ekonomik bi geri dönüşüm sağlar.bütün bunlar olup biterken olan masum insanlara olur.devlet için insanların ölümü önemli midir?değildir ve hiç olmamıştır.
tonguç tonguç
terör, tanınma ihtiyacıdır. patlatılan bombalar, fiziksel varlığa tehdit ederek var olma amacı taşır. tanınma aşamasını, var olan fikirleri tehdit eden ideoloji sanrısı takip eder. insan-insan çelişkisi ortaya koyularak bütüne nüfuz edilmeye çalışılır. terörizm paranoyası haklılığın ispat edilmesi için önemlidir. kurulan baskı, karşı taraftan hak iddia etme zemini hazırlar. teslimiyet sağlandığında da tanzim edilmek istenen ortaya koyulur. tanınan talep eden olacaktır.
1 /