terör örgütü

azwepsa azwepsa
aslında devlettir. illegal ve şiddet eylemlerine meyilli herhangi bir örgüt bugün bir eylem yapar. size bir zarar verir, korkutur, gürültü koparır... hemen peşinden de devlet, "önlem" adı altında o eylemden etkilenen etkilenmeyen herkesi terörize eder.

misal bir vakit ingiltere'de uçaklar düşürülecek diye bir ihbar çıkınca artık uçaklara pet şişede su ile bile binemez olduk. 11 eylül'den sonra amerikan terörüne dünya dar geldi.

israil için bakacak olursanız orada da dehşet seviyede. her gün sirenler, alarmlar, gazetelerde "iran bizi sikecek.", "araplar bizden nefret ediyor.", "tüm dünya bizi yok etmek istiyor" temalı haberler... politikacılardan bu yönde açıklamalar. 3 arabın yanyana gelmesiyle öten sirenler, inen coplar...

türkiye'de de durum çok farklı değil. pkk teröristleri ile mücadele adı altında devlet uyuşturucu çetesi mi tutmamış, halkını mı fişlememiş... hadi onu bırakın, 1 mayıs 1977'de bir grup, insanların üzerine ateş açtı ve 33 sene boyunca meydanlarda devlet&polis terörünü gördük. bununla büyüdük.
moralini bozarım moralini bozarım
arkasında halk desteği olmayan yani marjinal olan örgüttür. ama eğer arkasında bir halkın desteği varsa ve marjinal değilse bunlar terörist değil gerilladır.
dumrul dumrul
bu konuya dair temel soru şudur: bir terör örgütünün halk içinde yüksek oranda destek bulması, onu terör örgütü olmaktan çıkarır mı?

tüm terör örgütleri için bu sorunun cevabı "evet" tir. eğer örgüt küçükse bu kez haklılık argümanına sarılınır.

mesela yapılan araştırmalar ışid'n islam dünyasında en az yüzde 5 - 6'lık bir desteğe sahip olduğunu söylüyor. bu oranın rakamsal karşılığı 75 - 80 milyon arkadaşlar... ışid bir terör örgütü olmaktan çıkıyor mu? ışid'e ve ışid'cilere göre çıkar.

pkk'nın türkiye'deki destekçi sayısı minimum 5 milyon. avrupa'da bu sayı 1 milyon. bunun suriyesi, iranı, ırakı var daha...

akp destekçisi emre aköz bu nedenle pkk'ya terör örgütü diyemezsiniz diyor.




akp milletvekili terörist orhan miroğlu "kendi topraklarında" siyasi mücadele vermek ölçütünü de koyarak ışid ve pkk'nın terör örgütü olamayacağını iddia ediyor.




mesela gülen cemaati devletin her yerine yerleşmiş. bakanlar, milletvekilleri, müsteşarların haddi hesabı yok. ordunun komuta kademesinde yüzde kırklık bir hakimiyet kurmuş. polis teşkilatının yüzde yirmisi bunlardan oluşuyor. polis teşkilatının yönetiminde yüzde 90'dan yüksek bir oran yakalamış. (82 il emniyet müdürünün 74'ü) daha bunların yardımcıları var. şube müdürleri var. var oğlu var... valileri kaymakamları sayamıyoruz bile... yargıda yarıya yaklaşmışlar. hatırlansın 2015'te yargı içindeki seçimlerde chp, mhp, akp, hdp birleşip fethullahçıları ancak yenebildi.

yani gülen cemaati aslında devlet olmuş, bizim devlet bildiğimiz şey de onun paraleli haline getirilmişti.

pekii bu durum gülen cemaatini terör örgütü olmaktan çıkarır mı?

taliban'ın afganistan ve pakistan'da çok büyük destek bulması onu terör örgütü olmaktan çıkarır mı?

hah işte... çok kalabalık, çok güçlü bir terör örgütü düşünün. ama hayatınıza anında etki edebilecek kadar güçlü bir terör örgütü...

onun gücüne boyun eğer misiniz? çok güçlü olması onu meşru kılar mı?

tepki çeken paylaşım: hayır diyenleri bekliyoruz!' düzce'de oturan s.a., 15 temmuz darbe girişiminin ardından kentte demokrasi nöbetlerinin tutulduğu anıtpark meydanı'da, bir arkadaşıyla ellerinde t... hürriyet
dumrul dumrul
bir terör örgütü yeterince güçlüyse onun bir terör örgütü olduğunu söylediğinizde başınıza büyük iş almış olursunuz. yeterince güçlü olduğu zaman ona terör örgütü demek de mangal gibi yürek ister.

mesela fethulahçı terör örgütüne yıllarca terör örgütü diyemediniz değil mi? çünkü bunu ima eden söz söylediğinizde başınıza iş geliyordu. bunu ima eden bir kitap yazsanız kitap daha baskıya girmeden toplatılıyordu ve siz de hapse tıkılıyordunuz.

ama kimse söyleyemese de gülen cemaati'nin bir terör örgütü olduğu gerçeği değişmiyordu.


arabada besk evde on besk arabada besk evde on besk
eskiden bu örgütleri ortaya çıkartması kolaydı. vardı çünkü. eskiden adamı alırdın, döverdin, işkence yapardın. o da olmadı öldürürdün. ama adamı konuşturarak ama çevrede bulduğun delilleri birleştirerek silahını da bulurdun gizli matbaasını da. yani birileri rtük yada bydk denetimine tabi olmadan binlerce dergi basıp, dağıtabiliyordu memlekette. "dağıtamazsın" diyince de basıyordu kurşunu. eskiden bir fezleke yazıyorsan eylem diye baya silahlı külahlı eylemi koyuyordun, yayın diye de enikonu yasadışı yayını koyuyordun masaya. şimdi örgüt yayını diye more to read'i alıyorlar, eskisi gibi tem masalarında silah falan sergilenmiyor zaten. eskiden bir yakaladılar mı masa cephanelik gibiydi. tem masasında bir keleş ya da bazuka görmeye hasret kaldık yemin ediyorum.

taylan kulaçoğlu'nun fezlekesine koydukları halay fotoğrafı güldürürken düşündürdü beni. abi siz delil bulmuyorsunuz, delil icad ediyorsunuz. cephenin zaten silahlı eylem yapabildiği yok da pkk kendisini lağvetse kimi neyle suçlayacaksınız, hakikaten çok merak ediyorum. hadi pkk'nın derdi belli de türkiye solu'nda illegaliteyi sürdürmeye çalışanların foucault'cu anlamda bir güvenlik sorunu ve iktidar gerekçesi yaratmak dışında bir anlamı yok. hayır, işin ilginç tarafı yeni bir güvenlik gerekçesi de bulamadılar. yıllar evvel hanefi avcı demişti "tamam eskiden marksist örgütler çok ciddi eylemler yaptı bu ülkede ama artık böyle bir tehdit yok, bizim tehdit tanımını değiştirmemiz lazım artık" diye. bu ülkede dhkp c olmasa "polis gözetimindesin rahat sıç" diyebileceğiniz hiç mi bir şey yok allaşgına? millet youtube'dan birbirini tehdit ediyor, alenen zorla para aldığını falan anlatıyor. böyle bir ülkede dhkp c'den başka iktidarı meşrulaştıracak bir polisiye vaka bulunamıyor. önümüze koydukları polisiye vaka da halay çekmek. ilginç...