terzi

1 /
invisibleruh invisibleruh
insanın hayatında değiştirmekten sakındığı birkaç hizmetten birini yapar terzi bey. doğru terziyi bulduğunda insan bağımlısı olur, ta kalkar en ufak söküğü, patlayan fermuarı için kilometreler yapar. çünkü iyi terzi zor bulunur ve(bkz: tesbit geliyor) en iyileri en ufak dükkanlarda çalışanlarıdır.
ve yine unutmaması gereken insan(bkz: kuru temizlemeci)
geçmiş zamanın de eki geçmiş zamanın de eki
ebeveynlerden biriyse insanda her beğendiği kıyafetin fotoğrafını çekme dürtüsü uyandırıyor. e mağazada 100 tl'ye satılanı anne maksimum 15 tl'ye mal edince gel de çekme!

yalnız bir çok mağazada çalışanlar duruma bozulabiliyor. e ne de olsa modellerini çalıyorsunuz bir yerde. bunun en iyi çözümü, söz konusu kıyafeti giymek ve çalışana "ben çok beğendim ama eşim-sevgilim-nişanlım-babamdan para istemem lazım, resmini gösterirsem razı ederim" demek. şimdiye kadar hep işe yaradı.
orhanss orhanss
bir ceza parçası sözleri şöyledir:

verse 1:

hiç bir piçin ailesine küfür etmeyenler masum
tahrik etmediğini savunan kendi yalanında boğulur
baş vurduğunuz başka yollar taş koyduğunuz yollarım
kapandı zannettiniz hep ben her zaman sollarım

bir şerefi olsa düşmanın konuşmaz gayri rapten yetse gücü
benimse sözlerimde yatar öcüm
siz devenin hörgücü değil cehennemin debinde köysünüz
gönlünüzde göz yok siz doğuştan körsünüz

siz yaşarken öldünüz zaten yok tutan matemi
en günahkar halisiniz havva ile adem’in
üç kuruşa namusun temizlenmeyecek nafile
kafilem çıkarsa yola tokat vuru kafire

her birimize rütbe konsa ancak torun olursun
sırf sorun yaratmak işin yolunu zor bulursun
bu son durum benim uçup da konduğum ilk pislik değil
yolun sonu toprak ama kim hak eder cenneti

nakarat:

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

verse 2:

rüzgarımla yelken aldı gemin
emin ol ki farkların farkında herkes, yanlış adama kinin senin
düşmanın ben değilim beyim, sen çok kolay zannetin bu işi yalandır
senden korkan hayvan oğlu hayvandır

ben değil bunu isteyen, hep sendin kin besleyen
hiç bir zaman üstün değildin hep bendim seni gizleyen
sen hep duymam sanarsın hiç görmüyorum zannedersin
senin kampından çıkanlarsa anca gider frensiz

amcan bilir doğruyu benim dergâhım bellidir
hiç bir bok bildiğiniz yok sizin yüz dediğini ellidir
dümdüz bir yol görmedim henüz, yollar biraz beklesin
ben halen yokuştayım, isyan etmem derim ya nasip

daha basit bir değişi yok bunun tüm gelişi güzel düzenler bozuktur
yok olmaya yüz tutar hep ilk gülenler
son gülen iyi güler derler, belki doğru
darağacının başında zaten yalandan ağlarmış ipi çekenler

nakarat:

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

verse 3:

bazen ben güneşten önce güneş benden sonra doğar
ben batarsam kimse batmaz güneş batar gece dolar
gönlümdeki dünyam dışardan büyüktür demiştim
karanlıklardır yerim zira aydınlıksa seni boğar

yeni doğan üniteleri var, yeni ölene mezarlıklar
göremeyene fayda gelmez yolunu bulamayanlardan
oyunu yanlış oynayıp sonradan kaybolanlar
oyunu yanlış verip sonradan ağlayanlar var kumarda

halen bir hiçim adım her kitapta yazsa bile
doymaz senin gözün sana dünyayı verseler de
ceza olmak istersin almaktan korkan hergele
hiç kimsenin umrunda değilsin gel iyice gir gölgeme

tüfek vermek gençlere yürek vermekten kolaydır
zaten it köpek dolmuş heryer yumruk atmak kolay mı
bir bilene sorarsın bir birine geçmiş alem
ağzınla kuş tutsan bile unutulmak kuraldır

nakarat:

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

söz: ceza
müzik: roka
aranje: ceza


" bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim " sözleriyle yarmıştır.
illegallions illegallions
cezanın onuncu köy albümündeki diss olduğu bariz belli olan şarkı.sözleri ise şöyle.

hiç bir piçin ailesine küfür etmeyenler masum
tahrik etmediğini savunan kendi yalanında boğulur
baş vurduğunuz başka yollar taş koyduğunuz yollarım
kapandı zannettiniz hep ben her zaman sollarım

bir şerefi olsa düşmanın konuşmaz gayri rapten yetse gücü
benimse sözlerimde yatar öcüm
siz devenin hörgücü değil cehennemin dibinde köysünüz
gönlünüzde göz yok siz zaten doğuştan körsünüz

siz yaşarken öldünüz zaten yok tutan matemi
en günahkar halisiniz havva ile adem'in
üç kuruşa namusun temizlenmeyecek nafile
kafilem çıkarsa yola tokat vurur kafire

her birimize rütbe konsa ancak torun olursun
sırf sorun yaratmak işin yolunu zor bulursun
bu son durum benim uçup da konduğum ilk pislik değil
yolun sonu toprak ama kim hak eder cenneti

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

rüzgarımla yelken aldı gemin
emin ol ki farkların farkında herkes, yanlış adama kinin senin
düşmanın ben değilim beyim, sen çok kolay zannetin bu işi yalandır
senden korkan hayvan oğlu hayvandır

ben değil bunu isteyen, hep sendin kin besleyen
hiç bir zaman üstün değildin hep bendim seni gizleyen
sen hep duymam sanarsın hiç görmüyorum zannedersin
senin kampından çıkanlarsa anca gider frensiz

amcan bilir doğruyu benim dergâhım bellidir
hiç bir bok bildiğiniz yok sizin yüz dediğiniz ellidir
dümdüz bir yol görmedim henüz, yollar biraz beklesin
ben halen yokuştayım, isyan etmem derim ya nasip

daha basit bir değişi yok bunun tüm gelişi güzel düzenler bozuktur
yok olmaya yüz tutar hep ilk gülenler
son gülen iyi güler derler, belki doğru
darağacının başında yalandan ağlarmış zaten ipi çekenler

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bazen ben güneşten önce güneş benden sonra doğar
ben batarsam kimse batmaz güneş batar gece dolar
gönlümdeki dünyam dışardan büyüktür demiştim
karanlıklardır yerim zira aydınlıksa seni boğar

yeni doğan üniteleri var, yeni ölene mezarlıklar
göremeyene fayda gelmez yolunu bulamayanlardan
oyunu yanlış oynayıp sonradan kaybolanlar
oyunu yanlış verip sonradan ağlayanlar var kumarda

halen bir hiçim adım her kitapta yazsa bile
doymaz senin gözün sana dünyayı verseler de
ceza olmak istersin almaktan korkan hergele
hiç kimsenin umrunda değilsin gel iyice gir gölgeme

tüfek vermek gençlere yürek vermekten kolaydır
zaten it köpek dolmuş her yer yumruk atmak olay mı
bir bilene sorarsın bir birine geçmiş alem
ağzınla kuş tutsan bile unutulmak kuraldır

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim

bir damla mürekkeple saltanat gömen elçiyim
zeval verenlerin gittiği yolların tam tersiyim
kabul ettim suçu çünkü siz sahte ben gerçeğim
herkesin elinde gezen o bayrağı diken terziyim
feel alright feel alright
cok sevdiğim insanlardır, zira her seferinde ölçüyü yeniden alırlar. asla önyargılı olmazlar ölçü konusunda, tekrar tekrar bıkmadan usanmadan ölçünüzü alırlar. günümüzün insanlarının da aynı şeye ihtiyacı var belki de. her seferinde "baştan" dinleyebilecek "önyargısız" insanlara ihtiyacımız var.
lanterne magique lanterne magique
tiyatroya sık gidenler için tavsiye edebileceğim, ilk kez gidecekler için tavsiye etmeyeceğim absürt tiyatro. oyunculuklar muazzamdı fakat konu türünden dolayı ağır işlenmişti. gitmeyi düşünenlere şöyle de bir alıntı yapayım:
slavomir mrozek'in 1964'te sürgündeyken yazdığı "terzi", polonya tiyatrosunun olduğu kadar, çağdaş absürt tiyatro (saçma tiyatrosu) biçeminin de dünyadaki en önemli örneklerinden biri kabul edilir. rol kişilerinin, süreçleri olan karakterler değil, evrensel semboller olarak ele alındığı oyunda yazar, politik, sosyal ve kültürel dönüşümlere burlesk (alaycı) bir üslupla yaklaşır. belirsiz bir zamanda ve belirsiz bir coğrafyada yaşanan "barbar" istilası, ülkede yapısal bir dönüşüme neden olabilecek midir, yoksa barbarlar, "terzi"nin giydirerek belirlediği erkin yeni temsilcilerine mi dönüşecektir? bu sorulara yanıt arayan tiyatral bir fabl olarak karşımıza çıkan oyunda "kral hiçbir zaman çıplak olamaz!"... eğer olursa, artık kral değildir.
aşklaryalandöngelbebeğim aşklaryalandöngelbebeğim
görünmeyen dikiş diye bişiy var çoğu bilmiyor onun yerine yapıştırıyorlar az daha sonra gene iniyor aşağı.

özellikle tekbir pardesulerinde bunu yaşıyorum. bıktım terziye götürmekten. boyu tam olan ürünü ben bir daha sırf o yapışkanlı yerleri çıktığı için kapı kapı terzi arıyorum.
onu da bilen yok işte. en son bana şikayet yazdıracaklar o olacak .
1 /