the affair

1 /
iprefernickel iprefernickel
fringe ten peter bishop (bkz: joshua jackson) , luther dan alice morgan (bkz: ruth wilson) , appropriate adult dan fred west (bkz: dominic west) ve er dan abby lockhart (bkz: maura tierney ) ı başrolünde bulunduran showtime dizisi.

hikaye nereye gidecek, bağlanacak bilmem de en güzel yanı; yaşananları kadın ve erkeğin farklı algı ve bakış açılarından seyretmemizi sağlayarak tek taraflı önyargı oluşturmamızı engellemesi.
matte kudasai matte kudasai
çok ses getirecek, çok izleneyecek dizi. bir aldatma hikayesini böylesine güzel işleyebilmek, iki farklı insanın gözüyle böylesine ince görebilmek zor zanaat. dizi hakkında ilerleyen zamanlarda her yerde bir takım giriler olur. asıl dokunmak istediğim konu ruth wilson. sen nasıl güzel bir şeysin be hey allahın kulu? her mimik, her kelime yakışır mı bir kadına? tamam prisoner ve luther'dan da biliyorduk seni ama burada bambaşka bir şey olmuş. tablo gibi. "-"içnot: yazar burada çok pis iç geçiriyor."
ıuno ıuno
henüz ilk iki bölümünü izlediğim ama şimdiden çok sağlam olduğuna ikna olduğum showtime dizisi.

benim için tek sıkıntı hayatımın dizisi diyebileceğim fringe'den sonra joshua jackson'ı bu dizide görmek diyebilirim. fakat bu durum tamamen kendi psikolojik problemim. şöyle ki; joshua jackson peter bishop karakteriyle o kadar bütünleşik ki beynimde, bu dizide karısı olan alice'in onu her cole diye çağırışında "cole değil o, bishop. peter bishop." diyip ağzının üstüne bir tane vurasım geliyor ama kendimi durduruyorum.
mardy bum mardy bum
çok erken konuşmak istemiyorum ama bayıldığım dizi. 2 tane bölümü çıktı henüz ve hemen beni kendine bağladı. joshua jackson'ın da bunda büyük payı var tabii. kadının ve erkeğin gözünden olayları görme imkanına sahip olmak da çok güzel. ilk sezonu 10 bölümden oluşacakmış bakalım çok mu erken konuşmuşum yoksa az mı bile övmüşüm öğreneceğiz kısa zamanda.
mecazi mecazi
dominic west ile ruth wilson'ın başrolünü paylaştığı farklı bir dizi. bir aldatma hikayesi ve esrarengiz bir cinayeti iki kahramanın farklı bakış açılarıyla anlatıyor. izlenmeye değer
cesurjessijames cesurjessijames
erkek karekterin daha iyi seçilmesini beklediğim dizi. ayrıca ruth wilson'un ' bu kaçıncı seksimiz ? on bin olmuş mudur ? ' sorusunu sorarken ki yüz ifadesini herkesin görmesi gereken dizi.
en azından bence öyle en azından bence öyle
yazı komple spoiler o yüzden ayırmadan başlıyorum.

dizi başlarda, olaya bir de aldatanların gözünden bakın tavrıyla empatiye zorlarken zamanla bu aldatan tiplerin hakikaten de orospuluktan aldattığını gösterdi.

çirkin ağızlı olan kadın zaten ilk bölümden beri ağlak bir karakter çizerken dizi ilk bölümlerde size zayıf olduğu bir dönemde talihsizlik olarak evli bir adama aşık olması şeklinde düşündürüp daha sonraları her ağladığında gözyaşını silene götünü veren bir tip olduğunu gösteriyor. bunu bu şekilde yazmak istemezdim ama orospunun dibisin kızım. zaten ağlakları sevmiyorum iyice nefret ettim senden.

noah desek hadi çok aşık oldun kaç çocuğunun karının hayatının içine ettin öteki kadına gittin.
o kadar aşık olmuştun madem onu niye aldatıyosun. dizinin bir yerinden sonra noah da her önüne gelene vermeye başlıyor. dizinin başlarında yine bir çekiciliğin vardı hepten içine ettin. sonuç olarak kötü evlilik falan bahane ikisi de seks bağımlısı bunların.

geliyorum aldatılan eşlere. ikisi de bir süre sonra mis gibi ideal eşleri bulmuşken eski eşleri ne zaman seni aldattığım adam-kadın kalbimi kırdı sinirimi bozdu biraz da sana vereyim dese her şeyi unutup yavşaklandılar. abi bu kadar aptalca davranmak zorunda mısınız? gelmişsin 50 yaşına hala anı yaşıyosun mk. müstahak size de.
bu sefer kesin bu sefer kesin
dizi.
daha ilk bölümünü yeni izledim ve dizinin işleniş tarzına bayıldım.

----spolier sayılmaz aslında ama öyle diyecek olanlar olabilir----

kadın-erkek bakış açısının ne kadar farklı olabildiğini ne güzel gördük! konusu çok sarmadı sanki beni ama sırf bu bakış açısı farklılıklarını gözlemleyebilmek adına izleyebilirim diziyi.
istanbula gidince değişen kız istanbula gidince değişen kız
şimdi dördüncü sezonu bitirdim. önceki sezonlar ve 4 arasında çok uzun süreli ara verdiğim için belki de söylediğim şey konusunda diziyi baştan izlesem fikir değiştirirdim ama bence en güzeli dördüncü sezondu. tam ağlayacağım esnada güldüm fln ki bu dizi öyle güldürmeli bir dizi değildir. gerçekten güzeldi.
izlemeyen bin pişman ama durağan bir olay akışı olduğu için genelde çok sevilmiyor sanırım. çok önerdim ama henüz doğru düzgün izleyen çıkmadı. üzücü.
ve helen rolündeki kadın bence çok karizma.
1 /