the assassination of gianni versace

tanrım sana geliyorum tanrım sana geliyorum
american crime story'nin yeni sezonu konusu. ünlü italyan modacı versace'nin yaşamını ve cinayetini konu alan dizi 9 bölüm olarak yayınlanacak. rollerde ricky martin ve penolope cruz'da oynuyor. ilk 3 bölümde cinayet öncesi ve sonrası olarak kesik kesik yayınlanan dizi de o dönemde yaşanan eşcinsel yaşamına da dikkat çekilmiş. o dönem orada yaşananlar bugün burada yaşanıyor.





www.imdb.com
brsmsl brsmsl
geçenlerde başlayıp bir solukta bitirdiğim, bölümleri yaklaşık 50 dk ile 1 saat arasında değişen uzunluğa sahip toplam dokuz bölümlük mini dizi.

gianni versace'nin kardeşi donatella versace'yi penelope cruz, gianni versace'nin sevgilisini ise ricky martin canlandırılıyor.



***********spoiler alert*********

dizi, gianni versace'nin katledilişi ile açılıyor.
çalan müzikler, katilin hastalıklı ruh yapısı, versace'nin ölümünden tutun da dizinin çekildiği mekanlar hepsi tam bir görsel şölen.

başta diziden beklentim versace'nin hayatının anlatılmasıydı.
nasıl üst düzey bir designer olduğunun anlatılmasını bekliyordum.
hoş dizide bu konuya da arada sırada değiniliyor ancak genel anlamda versace'nin katilinin işlediği cinayetlerin gelişimine odaklanılmış durumda.

dizide versace'nin katili andrew cunanan, darren criss tarafından canlandırılıyor.
andrew cunanan ise ruh hastası, yalancı üçkağıtçı, hırslı bir babaya sahip.
ve ne yazık ki küçük yaşlarda babası tarafından cinsel tacize ve şiddete maruz kalıyor.

ilerleyen yaşlarda ise yalancı, üçkağıtçı, eşcinsel bir ilgi orospusuna dönüşüyor.

gianni versace de küçük yaşlarda ergen zorbalığına maruz kalmış. ancak bu onu çalışmaya, çalışmaya ve daha çok çalışmaya itmiş..

nihayetinde gianni versace annesine ait küçük bir giyim atelyesini darphane gibi para basan bir designer marka haline getiriyor.
fakat bir diğer tarafta ise andrew cunanan ise çocuk yaşta maruz kaldığı şiddetin neticesinde, kendini ifade etmekten çekinen, eşcinselleri öldüren bir eşcinsel katile dönüşüyor.

psikoanalizden pek anlamam ama andrew cunanan için, homfobiklerin baskısından korkan, korkak eşcinsellerden nefret eden bir birey olarak tanımlayabiliriz.

eşcinsellerle eşcinsel, eşcinsel olmayanlarla ise herhangi bir erkek gibi takılabilen bir tip.
ancak kendini ifade edememenin getirdiği nefret ve kişilik bozukluğu ( tabii bu konuda uyuşturucu kullanımının katkısını da unutmamak gerekir) karakterimizi tanımlanamaz bir ruh hastası haline getiriyor.

adam tam bir mavi ekran.

karakterlerin dönüşümü, arka plandaki müzikler. kusursuz.

ve dizinin verdiği mesaj da çok güzel...

yeteneğin, çalışmak ile desteklenmediği müddetçe asla bir işe yaramayacağını çok güzel anlatmış.

ve tabii ki aile yapısında babanın önemi........

***********spoiler alert*********