the away days

1 /
paramour paramour
2011 de kurulan indie grubu.müziklerindeki nerden geldiği belli olmayan ingiliz etkisi yüzünden ilk dinlediğimde ingiltere bazlı olduklarını sanmıştım meğer türklermiş. vokalde oğuzcan özen, davulda berk tekelioglu, gitarda sezer koc ve basta ercan evren'den oluşuyor. elbette ki hepsinin adını daha ilk defa duyuyoruz ama iyi işler çıkaracaklar gibi duruyor. kesinlikle dinlenmeli.
golden brown golden brown
nisan ayında antalyalı bir arkadaşım sayesinde keşfettiğim -grup da antalyalı bildiğim kadarıyla-, dressing room adlı şarkılarıyla vay be türkiye'de ciddi anlamda indie müzik yapan insanlar var dememe sebebiyet vermiş ve o günden bugüne takip ettiğim, yurtiçi ve dışındaki birçok festivalden davetler alan başarılı grup. dear blender adlı şarkılarını dinlemeye doyamıyorken bir de ufak bi kısmını yayınladıkları şu şarkıyı
tam anlamıyla dinleyebilmeyi dört gözle beklemekteyim.

zamanın ötesinden gelen edit: bahsettiğim teaser'ı youtube üzerinden kaldırmışlar fakat şarkı tamamlandı hatta klibi çoktan geldi bile. tek kelimeyle şahane.


karsinoma karsinoma
bu sabah rüyama girmiş grup.

bir yerde sahne alsalar da gidip dinleyelim dediğim gruplardan. umarım parlamadan kayan yıldızlar gibi olmazlar.

not: konserlerine gidiyordum rüyamda ve basçılarını değiştirdiklerini görüyorum. baya baya uyuz oluyormuşum basçıya, bildiğin sevindim rüyamda basçı değişmiş diye.
miss cat miss cat
"siz bunları birkaç yıl sonra görün neler yapacaklar" demek istediğim gruptur. türkiyede bu kadar az tanınmasını indie ve dream pop kültürümüzün pek olmamasına veriyorum ama onun da zamanı gelecek.
elektrik adam elektrik adam
türkiye yerine bi ingiltere'de çalsalardı hayatları kurtulurdu.hiç sıkılmadan dinliyorum bu herifleri.şarkıları depresif gibi gözükse de dinlenildiginde insanı mutlu ediyor. özellikle vokalin sesi beni benden alıyor. gitar arpejlerini hiç saymıyorum bile.videolarını izlerken gitarcı eleman bi bas çalıyor bi elektro çalıyor.neden böyle fantezi yapiyor anlamadim.
janhuntelaar janhuntelaar
turkish foals desek abarmış olmam, şimdilik sağlam baya şarkıları. çizenbayanı hiç sevmem(dışarda bir kaç mekanda denk geldim kendisine, suratsız bir şekilde telefonuyla uğraşıyordu her seferinde) ancak bu çocukların geleceği umarım iyi olur. ülkemizde müzik adına güzel şeylerin de olduğunun kanıtı.
kendinizekizannedendahi kendinizekizannedendahi
canlı canlı dinledim kendilerini vokalin ortalama bi kızdan çok daha tripli olması biraz sinirime dokunmuştu reverbü az kıs işığı arttir her şarkıda bi istek derdi bitmedi oğulcan mıydı neydi ama yine de türk olduklarını öğrendiğimde çılgınlarca mutlu oldum yolunuz açık olsun hipster gardaşlarım
bitli piyade bitli piyade
bu ülkede hâlâ güzel şarkılar var dememize neden olacak, muhteşem tınılarla müzik yapan türk indie grubu. türk müziği kalitesinin çok üstündeler. zira ingiltere'de, finlandiya'da ya da herhangi bir kuzey ülkesinde şu müziği yapsalar şimdiden indie rock'ın ilahı haline gelmişlerdi. yaptıklarıyla, yapacaklarıyla daha yeni bir dinleyicisi olarak beni heyecanlandırıyor açıkçası. istanbullu oluşları ise epey şaşırttı. güzel işler yapmışlar, umarım bundan sonra daha güzel işler yaparlar.
birkaç tadımlık bırakmak gerekirse





tripped tripped
davulcusunun eski grubu (bkz: the klink) ile çok güzel punk yaparlardı. the klink dağıldıktan sonra davulcu the away days'e diğer elemanlar ise (bkz: palmiyeler)i kurmuştur. davulcu katıldığı andan itibaren ki yılda obama karşısında konser vermiş ve derece almış bir gruptur the away days. izmir menşeiili arkadaşlardır. izmir'de punk ve indie bambaşkadır! (bkz: harcıalem) (bkz: düz mantık)
1 /