the blind side

1 /
sokak kültürü sokak kültürü
2010 oscar töreninde en iyi film ve en iyi kadın oscarı adaylarında ismini gördüğümüz film,sandra bullock ve quinton aaron başrolleri paylaşıyor diyebiliriz.film gerçek bir hayat öyküsünden alınmış.koruma duygusunu direk merkeze yerleştirerek çeşitli duygu oyunlarıyla süslenmiş bir film.sandra'dan çok 84'lü oyuncu quinton'un performansı oldukça dikkat çekiyor.
strangelove strangelove
yapım gereği her şeyin arz-talep-pazarlama üçgenine yerleştiririm. bu yüzden hollywood filmleri her zaman beni kendine çekmiştir. lakin sonuçta film filmdir izlenir biter öyle çok duygusal bağlar kurmanın da lüzumu yoktur.

the blind side da bir film nihayetinde. yalnız bir şey daha eklemek lazım geçek bir hikaye anlatıyor. (bkz: michael oher - wikipedia, the free encyclopedia michael jerome oher (; born may 28, 1986) is an american football offensive tackle for the tennessee titans of the national football league (nfl). ... wikipedia ) michael oher geçen sene nfl'ye draft edilmiş bir oyuncu ve film onun hikayesini anlatıyor. yani siz filmi bitirseniz bile film aslında devam ediyor. "film filmdir izlenir biter" burada yok.

filmde michael oher'in varoşlardan kopup adam olma hikayesinin yanı sıra onu evlat edinen ailenin de hikayesini de anlatıyor. ama öyle seksenlerdeki gibi sımsıcacık "aileyi değiştiren yabancı" formatında değil. the blind side'da aile zaten mutlu. alıp bir çocuğu adam edip daha mutlu oluyorlar. film seyircisini ufak tefek bir kaç yer hariç sıkıntıya sokmuyor.

ayrıca bu ailenin çelik gibi cumhuriyetçi bir annesi var.
işte o anne rolündeki sandra bullock bu rolüyle 2010 en iyi kadın oyuncu oscar'ına aday. gerçek anneyi de filmin sonundaki slayt gösterisinde görünce bu kadar benzerlik olmaz diyor insan. rolünün hakkını vermiş şimdi. oscar'ı da hak etmiş mi? eh etmiş... göreceğiz.

her neyse içinizin sıkıntısını alacak bir film aryorsanız, hatta amerikan futboluna ilgiliyseniz ya da kişisel gelişim hadisesine yatkınsanız film tam size göre. bu kategoriler uzayabilir tabi... kısa keseyim: bu sene en iyi film oscar'ına aday the blind side bir "must see".

filmin aldığı yıldızlara ve oyuncularına şuradan ulaşabilirsiniz: (bkz: the blind side (2009) directed by john lee hancock. with quinton aaron, sandra bullock, tim mcgraw, jae head. the story of michael oher, a homeless and traumatized boy w... ımdb )
pyros pyros
sandra bullock'un başrolda olduğu "micheal ohen" isimli nfl oyuncusunun hayatını anlatan film. belki çok izledik böyle "başarı hikayeleri"ni. yoksulluktan çıkıp güzel bir hayata adım atmayı, evet gene aynı konu ama güzel film.
sj karakteri zaten tüm film boyunca eğlendiriyor sizi. öyle oğlum olsun isterim vallahi. ha tabi sandra bullock gibi de karım olsa fena olmaz hani...

tekrar konuya dönersek, klasik amerikan kenar mahallesinde "gang" halinde takılan bir zenci "homie" grubunun içinden şans eseri kurtulan bir gencin nfl'e kadar giden yolculuğu.

imdb üzerinde 7.7 lik oy almış ve 2009'un en iyi filmi ile en iyi kadın oyuncu dallarında oscar adayı. aday olarak kalacağı kesin. çok daha sağlam film ve oyunculuklar var çünkü ama film güzel, sandra güzel...
tatito tatito
gayet şukela bir film olmuş.

birincisi hikayenin gerçek olması, hatta filmin sonunda gerçek michael oher ve tuohy ailesinin fotoğrafları gösterilince vay amınakoyim diyorsunuz. zira tuohy ailesi ile michael oher'ın çok çok benzerleri seçilmiş sanki. özellikle ayakları dışında ilgimi çekmeyen sandra bullock'un performansı üst düzey. filmi izledikten sonra fotoğrafları gördüğüm halde ulan hakikaten mi gerçek diye bir araştırma yaptım youtube'da falan. gerçek leigh anne tuohy'nin konuşmasıyla, filmdeki sandra bullock'un konuşması birebir aynı. afalladım hatta. bu kadının bu kadar yetenekli olduğunu bilmiyordum doğrusu.

gerçekten hoş bir film. micheal oher'ı canlandıran karakterin oyunculuğu inanılmaz. sandra bullock ile birlikte taşıyorlar filmi.

izlenmeli.

ufak bir belgeselvari bir şey var burada;


ceyus ceyus
gerçek bir hikayeden alındığı için etkileyici olan bir film.
insanların yetenekleri doğru yönlendirilirse kendilerine iyi bir gelecek hazırlarlar teması da bulunan bir film. bu tema dışında hala amerika'da var olan siyah-beyaz ayrımı, zengin-yoksul karşıtlığı gibi konulara da değinmiştir.
güzel filmdir, izlenebilir...
gloria gloria
film konusunu aldığı gerçek hikâyeden dolayı mıdır yoksa quinton aaron ve sandra bullock gibi başarılı oyunculuklardan mıdır bilinmez tadı damağınızda kalanlar arasında yerini alır..akademinin en iyi film seçmemesinin sebepleri ayrı..filmde beni en etkileyen yönlerden biri leigh anne tuohy(sandra bullock) karakterinde bir kadının sergilediği hareketlerdir.."beklenmeyeni normal yapmak" olarak değerlendirebilirim sanırım..çok tanıdık olan bu "beklenmeyeni normal yapmak" çok başarılı bir oyunculukla hayat bulmuş bu filmde..
seyredilmesi gereken filmler listesindedir..
yengec26 yengec26
ben filmi izlemeden önce gerçek hayat hikayesinden alındığını bilmiyordum ve bu şekilde filmi izlemeye başladım.

bu tip aile filmleri her zaman hoşuma gitmiştir zaten.film ilerledikçe herşey o kadar güzel gidiyordiki ben hep haah şimdi başlarına bişey gelicek herşey bitecek beklentisiyle filmi izlemeye devam ettim ve ufak tefek problemler yaşasalarda sonu mutlulukla bitti filmin.

filmin sonunda gercek hayattaki görüntüler gelince şok oldum desem yeridir zaten böle filmlerde cok duygusala bağlarım bi anda yaşananların gerçek olduğunu görünce adeta bende bir duygu seli oluştu.

sonuç olarak kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir emin olun izlediğiniz zamana değen bir film.ayrıca sandra bullock'a bu filmde aşık oldum resmen.
capry capry
ben neden bu filme bu kadar ağladım bilmiyorum ama ilerde çocuğum olsa bile evlat edineceğimi birkez daha kendime ispatlamış oldu bu film.bir insanın ki o insan sandra bullock doğru bir iş yaptıktan sonra yaşadığı gurur ancak bu kadar iyi yansıtılabilir beyazperdeye.
illharess illharess
mutlu sonla bitmesini deli gibi istediğim ender filmlerdendir. abartıya kaçılmadan verilen dram sahneleri beni hönküre hönküre ağlatmıştır. sandra bullock çok başarılı bir performans sergilemiş, bu performansını da oscar ödülüyle taçlandırmışdır.
kedinin adı yok kedinin adı yok
sandra bullock'un saçları dışında inanın göze batan tek bir sahne bile yok.hayatımda izlediğim en sade anlatımlı ama en güzel filmlerden.

spoiler

filmin en eğlenceli sahnesi sj'in micheal'e antreman yaptırdığı sahnelerdi.sj sen nası bi tatlılıksın öyle o nasıl bi oyunculuktur olduk biz sana!
tabi ki en hüzünlü sahneside sandra bullock'un filmin sonunda gazete haberlerini okurken ölen evsiz çocuklar için "o ölen çocuk benim oğlum da olbilirdi."demesiydi.
film derinden yaraladı vesselam.

spoiler
fırtına öncesi sessizlik fırtına öncesi sessizlik
an itibariyle izlediğim ve keyif aldığım filimdir.gerçek bir hikaye olmasının yanında filmde yönetmenlik ve oyunculuklarla insanı içine çekmiş güzel bir yapıt. koruma içgüdüsü gayet başarılı bir şekilde anlatmıştır. ailenin ne sadece senin doğumuna katkıda bulunan insanların olmadığını, yaşamın her anında ümidinin tükenmediğini ve keskin virajlarla hayatınn nasıl değiştiğini anlatır. her kesimden ister lüks hayatın içinde bir birey ister gettolarda bırakılmış 12 çocuklu bir ailenin terk edilmiş bireyi olsanda hayatın kötü şartlarına göz yum ki iyi şeylerin geleceğini bil der.

sevginin ama karşılık beklemeden saf sevginin bir örneğidir. filmin sonlarına doğru '' gerçekten bir çıkar ilişkisi mi var '' dedirtir fakat verilen cevaplarla sana bu yanılgını gösterir. sporun ve azmin insana neler kazandırdığını ve yanlış seçimlerle doğum gününde kurşunla öldürülmen gibi hayatın seçimlerinin ne kadar önemli olduğunu gösterir sana. ne kadar düşünemiyo yada algılayamıyor olsanda karşındakilerin ön yargısız yaklaşımları sonunca neler başarabileceğini hatırlatır insana.
1 /