the blue lagoon

beyazrobot beyazrobot
unutamadığım, türkçesi mavi göl olarak yayınlanmış film.

küçüktüm o zaman, brooke shields kanıyorum diyince ne oluyor lan demişim, gözlerim suda pirana, köpekbalığı gibi aksiyonlu canavar arıyordu. sonradan anladım durum daha masummuş.

brooke shields e aşık olmamıştım ama kendisine karşı bi elektriklenme olmuştu yalan yok.
purge me purge me
ıssız adaya düşen iki ergen çocuğun cinselliği keşfini ve aşkını anlatan bu leziz filmi yemin ederim ki star tv'nin kırmızı noktalı film verdiği zamanlarda çocuk yaşta izlemiştim. net hatırladığım şey, star bunu kırmızı nokta olarak verdi gece. sebebi de malum sahneler tabii. (sahneler aşırı softmuş, ne açmışız ya diyerek hayıflandım şu an)

filmi şu an ileri sararak, hafıza tazeleyici olarak hızlıca kontrol edip hatırladım ki, tamamen, katıksız bir aşk filmi. çekimlerin yapıldığı mekan da harika zaten (bkz: nanuya levu)
giriyi yazma nedenim de, sevgili netflix bunu ve (bkz: return to the blue lagoon) u almış eklemiş listesine dün gördüğüm üzere. meraklısına ve nostalji yapmak isteyen yaşlı tayfaya duyurayım. bizi etkilemişti o dönem, yalan yok.
2