the closer

depresif depresif
e2 de yayınlanan polisiye dizilerden. başrolde brenda leigh johnson rolüyle kyra sedgwick var. sorgu teknikleriyle ve her cümlenin sonunda teşekkür etmesiyle ilginç bir karakter. çok fazla beklenti içine girilmeden izlenebilecek, e2 nin güzel dizilerinden biri.
kasaba insanı kasaba insanı
ortalama bir ilk sezondan sonra, herhalde daha kötüye gider diye umduğum, ama ikinci sezonla birlikte iyi yönde değişim sağlayan, temposunu daha iyi ayarlayan, karakterleri daha güzel işlemeye başlayan, kadrosundaki iyi oyuncularının hakkını veren ve daha izlenir olmaya beceren bir ikinci sezona sahip dizi.
muzevir muzevir
bir şekilde komiser columbo'yu hatırlatıyordu bana, hobik/mesleki dürtüler bir yana geçmişinde kalan hoş şeyleri özleyen herkes gibi kaçırmamaya özen gösteriyordum. genelde her sayı tam macera ekolünü sürdürüyordu ve en çok without a trace, olmadı cold case tadı alınabiliyordu; çoğu zaman da csi serilerinden biri, en yakını miami kadar bir lezzeti oluyordu.

lakin geçtiğimiz ardışık üç bölümüyle beni benden aldı. olup olabilecek en güzel polisiyelerden birini izlettirdiler bana.
örtülü özne örtülü özne
kyra sedgwick kişiinin suratındaki o acıklı ifadeyi sevmememe rağmen boş zamanımı doldurmak için seyrettiğim dizi. dinamizmi sadece başroldeki kadın karakter çılgınca bir şey yaptığında ortaya çıkıyor. polis arabasını malikanenin duvarına yanaştırıp duvardan atlamak gibi.sadece o durumlarda dizi eğlenceli hale geliyor. yoksa csi:ny, cold case efendim ne bileyim bir without a trace le karşılaştırılamaz bile.

edit:ne yazmışım yahu ben böyle.şimdi hiç de öyle düşünmüyorum.gayet güzel dizidir.tavsiye ederim.
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
her iyi şeyin ve başarıların sadece güzel kadınların başına gelmediğini bize hatırlatan en gerçekçi polisiye dizilerden biri. ne csi'da ki gibi inanılmaz adli tıp teknikleri (inanılmaz derken hakaten inanılmaz, geçen adamın biri ceset simülasyonu üstünde barsaklarını dışarıya falan çıkarıyordu) ne cold case'de ki gibi müthiş cinayetleri çözmek, biraz sorgu biraz adli kanıtlar... tamamen karşıdaki kişinin psikolojisi üstüne kurulu, onu kanunlarla sıkıştırmak üzerine kurulu bu açıdan epey gerçekçi. özellike brenda üzerinde kurgulanmış olan sosyal-psikolojik yeteneğe hayran kalmamak gerçekten elde değil. meşhur, joker gülümsemesi ve thank you demesi, karşıdakinin sıçtığının bir numaralı kanıtını oluşturur.

en son izlediğim bölümde ise, cidden içimi dışımı paramparça ettiler anlattıkları hikayeyle. şimdi merak edilcek hmm neymiş o dencek falan. ama hiç annatmakla uğraşmicam. hmm merak etmediniz mi? nasıl yani... garip ya ben merak ederdim.
felan felan
şüphelilere olay hakkında binlerce yalan söyleyip psikolojik olarak çökerten sonra da onlardan gerçekleri öğrenen bi kadın etrafında dönen dizi. be hey orospu bu nasıl bi anlayış bu ne şerefsizce sorgu şekli. ben senin ta ananı skiyim. 1 bölümünü bile sonuna kadar izleyemedim senin yüzünden. sinir hastası ettin beni. kaltak.
cek denyils cek denyils
sıradan polisiye dizilere benzese de bu diziyi farklı kılan brenda adlı karakterin bulunduğu dizi. farklı bir kadın ve her şeye farklı bir bakış açısı getirebiliyor. ayrıca cinayet itirafını alabilme yeteneği de büyüleyici. gerçi bir süre sonra sıradan gelmeye başlıyor, alışkanlık olsa gerek. biraz dağınık olması bazen gözünüzü rahatsız edebilir. ama sanırım bu kadar çok şekerleme, çikolata vb. şeyleri görebileceğiniz sayılı dizilerdendir. "fringe'de ki walter bishop karakteri ile brenda'yı yanyana getirmemek akıllı bir davranış olacaktır aksi halde dünyadaki tüm şekerlemeleri beraber yiyebilirler"gibi bir fantezi dünyasına da dalabilmeyi sağlayan bir dizidir.
boş vaktim vardı boş vaktim vardı
dur bi' dakka! aşağıda yazılanlar spoiler içeriyor olabilir.

dizinin bir 5. sezon bölümünde brenda johnson, cinsiyet değiştirmiş eski bir polisin duruşmada ifade vermesini istemiş; fakat savcı buna karşı çıkınca "we need her testimony, not her testicles" cevabını vermiştir.

yani, bu dizi bir polisiye olmasının yanı sıra gerçekten iyi bir komedidir de. ayrıca diğer birçok suç dizisinden daha kalitelidir. tabii bu konuda law and order special victims unit ve csi da örnek gösterilebilir bana göre.

dipnot: ilk, orijinal csi'dan bahsediyorum. trt'de "kanıt peşinde" adıyla verirlerdi bir aralar.