the last night of the earth poems

hope is gone hope is gone
içinde tatlı hüzün ve hayal kırıklıkları bulunduran charles bukowski başyapıtı. hem bu kavramların sevimlisi mi olurmuş diye düşünmeyin. hüzün, kimi zaman hayatın en gerçek fonksiyonu oluyor. belki de herkes için en önemli argüman...

"hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi insanlar.
müziğin sesi,
sözcüklerin yazılışı...
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi
bütün bize öğretilenler,
peşinden koştuğumuz aşklar,
öldüğümüz bütün ölümler,
yaşadığımız bütün hayatlar...
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değiller
yakın bir dille değiller.
birbiri arkasından yaşadığımız bu hayatlar,
tarih olarak yığılmış, türlerin israfı,
ışığın ve yolun tıkanması,
olması gerektiği gibi değil
hiç değil, dedi.
bilmiyor muyum? diye cevap verdim. uzaklaştım aynadan.
sabahtı, öğlendi, akşamdı.
hiçbir şey değişmiyordu.
her şey yerli yerindeydi.
bir şey patladı, bir şey kırıldı,
bir şey kaldı."