the man who was thursday

usuyitik usuyitik
chesterton sıradan bir ingiliz polisiyesi yazıyor gibi görünüyor, sonra iş kafkaeskleşiyor ve hemen ardından borgesvari yerlere gidiyor, sonra bir bakmışız ki hristiyan teoloji üzerinden bir alegoriymiş meğersem diyoruz demesine ama, her şey aslında bir rüyaymış diye bitiriyoruz kitabı.

demem o ki, olaylar olaylar.
bu başlıktaki 1 giriyi daha gör